KAYGININ GİDERİLMESİNDE
AİLENİN ROLÜ
Aileye düşen
sorumlulukları şu şekilde sıralayabiliriz:
Aile, çocuklarının
sınavlara hazırlanması için gerekenleri ellerinden geldiğince yerine
getirmeli, onlara maddi ve manevi koşulları hazırlamaya çalışmalıdır.
Aileler, çocuklarının
zekâlarını sınavla ölçme yanlışlığına düşmemelidir. “Sen akıllıysan bu
sınavı kazanırsın. Kazanamazsan aklından şüphe ederiz.” gibi
yaklaşımlardan uzak durmalıdır.
Aile, çocuklarını başka
ailelerin çocuklarıyla kıyaslamamalıdır. “Bak, falanın çocuğu nasıl
çalışıyor. Sen niye onun gibi değilsin? Sen niye çalışmıyorsun? Senden ne
köy olur, ne kasaba. Sen adam olmazsın. Bu kafayla sen zor kazanırsın!”
gibi yaklaşımlar sergilememelidir.
Aileler, çocuklarını
kendileriyle ve kardeşleriyle de kıyaslamamalıdır. “Bak ablana, ağabine, o
bizim yüzümüzü ağarttı. Biz senin gibiyken...” türü karşılaştırmalardan
kaçınmalıdır.
Aile, anlayışlı olmalı,
çocuğun sorunlarını dinlemeli, sorunlarıyla ilgilenmeli, sorunlarına çözüm
bulma adına ona yardımcı olmalı, özellikle onun konuşmasına fırsat
vermelidir. “Sen ne bilirsin? Sen sus. Küçükler konuşmaz.” yaklaşımlarına
hiç girmemelidir.
Aile, çocuğa sağladığı
imkânları onun gözüne sokmamalıdır. “Neyin eksik? Biz senin gibiyken...”
gibi sözler sarf etmemelidir.
Aile, çocuğa sürekli:
“Çalış!” demek yerine: “Ne yaptın, nasıl gidiyor, beraber gözden
geçirmemizi ister misin, bizlerden bir beklentin, bir isteğin var mı?”
tarzında bir yaklaşımı tercih etmelidir.
Aile, başkalarının
yanında kendi çocuklarını eleştirmemelidir.
Aile, çocuğuna onun
yaşına göre davranmalı, onun kapasitesine göre beklentilere girmelidir.
Dolayısıyla da çocuğu iyi tanımalıdır. Bunu için öğretmenleriyle
görüşmeli, uzmanlardan yardım almalıdır. Çocuğun kapasitesini belirlerken
duygusal davranmamalı, gerçekçi olmalıdır. Onu olması gerektiği gibi değil
olduğu gibi değerlendirmelidir.
Aile, kendi sınav
heyecanını çocuğa yansıtmamalıdır.
Aile çocuğa güvenmelidir
ki çocuk da kendisine güvensin.
Aile çocukla ilgili
sorunları onunla konuşarak çözme yolunu tercih etmeli; asla şiddete
başvurmamalıdır.
Çocuk aileyi sevmelidir.
Aileyi seven çocuk onun söylediklerine değer verir ve sözlerini de sever.
Aileyi sevmeyen çocuk, ailenin beklentilerini dikkate almaz, onun
söylediklerini de sevmez.
Aile yaşantısıyla çocuğa
örnek olmalıdır. Aile plânlı, programlı olursa, öğrenmeyi ve kendini
geliştirmeyi önemli görürse çocuğun aileden etkilenmemesi mümkün değildir.
Bütün bunlara rağmen
öğrenciden beklenen davranışlar hala gerçekleşmiyorsa aile yine de bu
saydıklarımızı uygulamaya devam etmelidir. Başka yollara özellikle şiddete
asla başvurmamalıdır. Unutulmamalıdır ki her başarı uzun mücadelelerden ve
sabırdan sonra gelir. Bir latin atasözü şöyle der: Hiçbir zafere çiçekli
yollardan
gidilmez.