| La Fontaine'in
Masalları Orhan Veli, YKY Doğan
Kardeş, 2003, 93 sayfa, Resimleyen Dağıstan
Çetinkaya
1948-2003... 55
yıl içinde çok şey değişti dünyada. Neler
yazıldı, çizildi ama La Fontaine'nin
söyledikleri yüzyıllardır değişmedi... La
Fontaine'in Masalları, 55 yıl aradan sonra YKY
Doğan Kardeş Kitaplığı'ndan çocuklara
tekrar sesleniyor. 51 tane masal, hem de Orhan
Veli'nin çevirisiyle...
''Bir yer var,
biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce
yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum.''
dese de Orhan Veli, bakın kitabın önsözünde
çocuklara neler anlatıyor neler
''Bu kitapta
okuyacağınız şiirleri gerçi sizler için
tercüme ettim. Ama hiçbir zaman onları
çocukça bulmadım. Zaten sizi de küçük
görmüyorum. Güzel şeyleri siz de büyükler
kadar anlar, büyükler kadar seversiniz.
Elbette, yaşınız ilerledikçe, bilginiz de
artacaktır. Ama bu bilginiz artıncaya kadar
kötü şeyler, basit şeyler okuyacaksınız
demek değildir. Bilginizin, anlayışınızın
artması, zevkinizin incelmesi ancak büyük
eserler, kıymetli eserler okumakla olur.''
(S.12)
Yıllar önce
bizlere söyleyeceğini söylemiş Orhan Veli.
Anlayana sivrisinek saz...
''Bir gün bir
öküz görür kurbağa; Hayran olur boyuna
bosuna. Döner bir de kendine bakar Yumurta
kadar. İmrenir, o da onun gibi olmaya kalkar.
Ikınır, şişer, bağırır, öter; Bir yandan
da hep - Baksanıza, der, Yetmez mi? Ha? Olmadım
mı hâlâ onun kadar? -Ne gezer! derler. -Peki,
şimdi? -Hayır. -Ya şimdi? -Yaklaşmadın bile!
derler. O vakit bizimki, Bir ıkınır, çatır
çatır çatlar. Dünya böyle budalalarla
doludur işte; Nicelerin gözü
asılzadeliktedir. Kimininki ağalık, beylikte,
Kimininki şehzadeliktedir.'' (S.15)
Yazdığı
önsözde, çocuklara La Fontaine'in yaşamı
hakkında bilgi vermeyi, fable'ın ne demek
olduğunu ve bunun Aesopus masallarıyla
ilişkisini anlatmayı da unutmamış Orhan
Veli...
Unutmadığı
bir şey daha var Orhan Veli'nin Nasrettin Hoca
fıkraları. Oturmuş onları da derlemiş.
Okumuş araştırmış, fabl'lara benzeyen bir
anlatımla bu fıkraları yeniden yazmış...
Nasrettin Hoca
Fıkraları (Orhan Veli, YKY Doğan Kardeş,
2003, 130 sayfa, Resimleyen Dağıstan
Çetinkaya) Şevket Rado'nun desteğiyle, ilk
baskısını 1949'da yapmış ve 54 yıl aradan
sonra, o da La Fontaine'in Masalları gibi,
yeniden Doğan Kardeş'le çocuklara
ulaşmış... Nasrettin Hoca Fıkraları'nın
Orhan Veli'nin şiirsel anlatımıyla tanışmak
için de güzel ve eğlenceli bir başlangıç
olduğunu söyleyebiliriz.
''Bir gün biri
Hoca'ya bir ciğer tarif eder; -Hele bir pişir
de gör, ne kadar lezzetli! der. Hoca da bu
tarifi, tutar, kâğıda yazar. Akşam eve
giderken, dolaşıp çarşı pazar, tarife en
uygun ciğeri bulur. Alır, evinin yoluna
koyulur. -Sen misin ciğer elde eve giden?-
Düşüne düşüne yürürken Hoca, gökten ok
gibi inen bir atmaca, kaptığı gibi ciğeri
elinden, Bir anda yedi kat gökleri boylar. Hoca,
garip, birdenbire, afallar. Önce anlayamaz ne
olduğunu, Sonra göğe uzatıp yumruğunu, Der
ki -Hiç yorulma, tarifi bende; Ne kadar istesen
de, Ağız tadıyla yiyemezsin onu.'' (S.31).
|
Okul
Hayaleti Kuno
Gerald Jatzek,
Günışığı Kitaplığı, 2003, 63 Sayfa,
Resimleyen Stephanie Wagner, Kapak Gözde Bitir,
Türkçeleştiren Suzan Geridönmez, (6+)Okulun ilk günü, herkes heyecanlı.
Çocuklar, veliler, öğretmenler... Okul
müdürü açılış konuşmasını yapmak üzere
kürsüye çıkıyor ve;
'Ben çiçekli
müdürcüğüm... Ah pardon, müdürün
çiçekçiğim, hayır hayır çiçek
müdürüyüm... Okul çarıklarınız ne kadar
güzelmiş böyle... Yani okul çanaklarınız
demek istemiştim... Yok yok, okul çatalları,
çatal kaşık, çatapat yani, çatlak patlak...'
(S.10). 'Bugün yaşlanmanın ciddiyeti
başlıyor. Yok yok, yapışmanın ciddiyeti.
Hayır, kapışmanın; yani tanışmanın,
danışmanın, karışmanın...' (S.12), diyor.
Herkes, Müdür'ün bu eğlenceli açılış
konuşmasına bayılıyor. Aslında müdür
bunları söylemek istemiyor ama kelimeler
ağzından çıkıveriyor. Müdür
şaşkınlıktan ne yapacağını bilemiyor. Ama
büyük küçük herkes sevinçle el çırpıyor,
gülüyor, Müdür'ün konuşmasına eşlik
ediyor. Böylelikle sevimli Kuno'nun
yardımıyla, elli yıldır ilk kez eğlenceli
bir okul açılışı gerçekleşmiş oluyor.
Kuno kim mi? Kuno, bu okulda
yaşayan yalnız bir hayalet! Yeşil saçları
var Kuno'nun. Kömür tozuyla fırçaladığı
simsiyah dişleri ve kıpkırmızı gözleri.
Gözünü kırptığı anda neler oluyor bir
bilseniz! Ama Kuno'dan kimse korkmuyor, okuldaki
bütün çocuklar onu çok seviyor. Onunla
birlikte oldukları zaman çocukların okulda
hiç canları sıkılmıyor. Kuno onları nasıl
eğlendiriyor dersiniz?
Kuno gözünü kırpar kırpmaz
öğretmenin tahtaya yazdığı B, babanın
gözlüğüne dönüşüyor. C, palyaço Cino'nun
ağzı, D ise bir evin damı... 'Sözcük
Trenleri' oynuyor çocuklarla Kuno. Biri
'kurşun' diyor, 'kalem' ekliyor bir başkası,
'Kurşunkalem' oluyor. Sonra oyun devam edip
gidiyor Kurşunkalem açacağı fabrikasının
sahibinin pantolonunun rengi... Her şey çok
eğlenceli bu okulda. Resim çizmek, yazı
yazmak, matematik öğrenmek... Dersler bulmaca
gibi, oyun gibi... Ama bir gün okul müdürü,
Kuno'yu yakalaması ve okuldan uzaklaştırması
için bir hayalet avcısını görevlendiriyor.
Sizce bu hayalet avcısı Kuno'yu yakalayabilecek
mi?
Avusturyalı yazar Gerald
Jatzek, yazdığı çocuk kitapları, radyo
oyunları, şiirleri ve şarkıları ile çocuk
dünyasına adım atmayı başarabilmiş küçük
büyüklerden. Çocuk bakışı, çocuk
afacanlığı sanki her satıra işlenmiş. Okul
öncesi çocukların çok sevdiği ses oyunları,
tekerlemeler, şiirler, şarkılar öykünün
içine ustaca yerleştirilmiş. Yazar, kitabın
sonunda bir 'hayalet kukla' yapım tarifi ve
notalı bir hayalet şarkısı vermeyi bile
unutmamış! Okuyucular tarafından oynanabilecek
oyunlar birkaç sayfanın dipnotunda
açıklanarak çocuklara okurken düşünme ve
katılımcı olma şansı da tanınmış.
Kısacası Okul Hayaleti Kuno, çocukları her
noktadan yakalayabilecek eğlenceli bir kitap.
Önce Nun, sonra Kuno! Sanki
birileri bize bir şeyler anlatmaya
çalışıyor! Yoksa yetişkinlerin çocuklara,
okumayı ve yazmayı gerçekten sevdirebilmesi
için sihir ve büyüye mi ihtiyaçları var!!...
Yetiş Kuno, yetiş Nun! Bütün evlere ve
okullara tek tek uğra, sihirli değnekle
hepimizin başına dokun! Dokun ki hayal
gücümüz sınırlılıklarından kurtulsun!
|
Ay
Avcısı
Derleyen Cemal
Türkmen, Artım Yayınları (Seçme Dünya
Masalları), 2002, 16 Sayfa, Resimleyen Soner
Girgin
(7-9 Yaş)
Hiç Ay'ı
yakalayıp top gibi yuvarlamayı, evinize getirip
lamba gibi tavana asarak aydınlanmayı
düşündünüz mü? Moki bunu düşünüyor. Bir
eskimo olan Moki köy halkına yardım etmek,
kandillerinin yağı bitse de hep aydınlıkta
olabilmek için Ay'ı yakalamak istiyor. Sizce
bunu başarabilir mi dersiniz?
Bir İzlanda
masalından derlenen Ay Avcısı, Artım
Yayınlarının Ege Can Okuma Sandığından
çıkan dünya masallarından yalnızca biri.
Macar masallarından Buğday Tanesi, Kedicik ve
Ördekçik; İngiliz masallarından Minik Serçe,
Yuva Değiştirmece, Ayı Yavrusu; Polonya
masalından Rüzgar Horozu; Alman masalından
Çalar Saat; Çin masalından Guguk Kuşu ve bir
Afrika masalından da İnatçı Küçük Fil
derlenmiş, okumanın keyfine yeni varmış
çocukların beğenisine sunulmuş. Şirin
resimleri ve iri puntolarıyla, öğrencilere
hızlı, doğru ve anlayarak okuma becerisi
kazandırabilecek, onlara okuma zevkini
tattırmanın yanı sıra onların sözcük
dağarcıklarını da zenginleştirebilecek bir
set Seçme Dünya Masalları...
|