----------------------------------------------------------------------------------Ana Sayfa-------------------------------------------------www.vitrindekikitaplar.com

Çocuk Kitapları

EskiSayılar: 32 33 34 35 36 37 38-39 40 41 42 43 44-45 46 47-48 49 50-51-52 53-54 55-56 57 58 2004/01
La Fontaine'in Masalları

Orhan Veli, YKY Doğan Kardeş, 2003, 93 sayfa, Resimleyen Dağıstan Çetinkaya

1948-2003... 55 yıl içinde çok şey değişti dünyada. Neler yazıldı, çizildi ama La Fontaine'nin söyledikleri yüzyıllardır değişmedi... La Fontaine'in Masalları, 55 yıl aradan sonra YKY Doğan Kardeş Kitaplığı'ndan çocuklara tekrar sesleniyor. 51 tane masal, hem de Orhan Veli'nin çevirisiyle...

''Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum.'' dese de Orhan Veli, bakın kitabın önsözünde çocuklara neler anlatıyor neler

''Bu kitapta okuyacağınız şiirleri gerçi sizler için tercüme ettim. Ama hiçbir zaman onları çocukça bulmadım. Zaten sizi de küçük görmüyorum. Güzel şeyleri siz de büyükler kadar anlar, büyükler kadar seversiniz. Elbette, yaşınız ilerledikçe, bilginiz de artacaktır. Ama bu bilginiz artıncaya kadar kötü şeyler, basit şeyler okuyacaksınız demek değildir. Bilginizin, anlayışınızın artması, zevkinizin incelmesi ancak büyük eserler, kıymetli eserler okumakla olur.'' (S.12)

Yıllar önce bizlere söyleyeceğini söylemiş Orhan Veli. Anlayana sivrisinek saz...

''Bir gün bir öküz görür kurbağa; Hayran olur boyuna bosuna. Döner bir de kendine bakar Yumurta kadar. İmrenir, o da onun gibi olmaya kalkar. Ikınır, şişer, bağırır, öter; Bir yandan da hep - Baksanıza, der, Yetmez mi? Ha? Olmadım mı hâlâ onun kadar? -Ne gezer! derler. -Peki, şimdi? -Hayır. -Ya şimdi? -Yaklaşmadın bile! derler. O vakit bizimki, Bir ıkınır, çatır çatır çatlar. Dünya böyle budalalarla doludur işte; Nicelerin gözü asılzadeliktedir. Kimininki ağalık, beylikte, Kimininki şehzadeliktedir.'' (S.15)

Yazdığı önsözde, çocuklara La Fontaine'in yaşamı hakkında bilgi vermeyi, fable'ın ne demek olduğunu ve bunun Aesopus masallarıyla ilişkisini anlatmayı da unutmamış Orhan Veli...

Unutmadığı bir şey daha var Orhan Veli'nin Nasrettin Hoca fıkraları. Oturmuş onları da derlemiş. Okumuş araştırmış, fabl'lara benzeyen bir anlatımla bu fıkraları yeniden yazmış...

Nasrettin Hoca Fıkraları (Orhan Veli, YKY Doğan Kardeş, 2003, 130 sayfa, Resimleyen Dağıstan Çetinkaya) Şevket Rado'nun desteğiyle, ilk baskısını 1949'da yapmış ve 54 yıl aradan sonra, o da La Fontaine'in Masalları gibi, yeniden Doğan Kardeş'le çocuklara ulaşmış... Nasrettin Hoca Fıkraları'nın Orhan Veli'nin şiirsel anlatımıyla tanışmak için de güzel ve eğlenceli bir başlangıç olduğunu söyleyebiliriz.

''Bir gün biri Hoca'ya bir ciğer tarif eder; -Hele bir pişir de gör, ne kadar lezzetli! der. Hoca da bu tarifi, tutar, kâğıda yazar. Akşam eve giderken, dolaşıp çarşı pazar, tarife en uygun ciğeri bulur. Alır, evinin yoluna koyulur. -Sen misin ciğer elde eve giden?- Düşüne düşüne yürürken Hoca, gökten ok gibi inen bir atmaca, kaptığı gibi ciğeri elinden, Bir anda yedi kat gökleri boylar. Hoca, garip, birdenbire, afallar. Önce anlayamaz ne olduğunu, Sonra göğe uzatıp yumruğunu, Der ki -Hiç yorulma, tarifi bende; Ne kadar istesen de, Ağız tadıyla yiyemezsin onu.'' (S.31).

Okul Hayaleti Kuno
Gerald Jatzek, Günışığı Kitaplığı, 2003, 63 Sayfa, Resimleyen Stephanie Wagner, Kapak Gözde Bitir, Türkçeleştiren Suzan Geridönmez, (6+)

Okulun ilk günü, herkes heyecanlı. Çocuklar, veliler, öğretmenler... Okul müdürü açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkıyor ve;

'Ben çiçekli müdürcüğüm... Ah pardon, müdürün çiçekçiğim, hayır hayır çiçek müdürüyüm... Okul çarıklarınız ne kadar güzelmiş böyle... Yani okul çanaklarınız demek istemiştim... Yok yok, okul çatalları, çatal kaşık, çatapat yani, çatlak patlak...' (S.10). 'Bugün yaşlanmanın ciddiyeti başlıyor. Yok yok, yapışmanın ciddiyeti. Hayır, kapışmanın; yani tanışmanın, danışmanın, karışmanın...' (S.12), diyor. Herkes, Müdür'ün bu eğlenceli açılış konuşmasına bayılıyor. Aslında müdür bunları söylemek istemiyor ama kelimeler ağzından çıkıveriyor. Müdür şaşkınlıktan ne yapacağını bilemiyor. Ama büyük küçük herkes sevinçle el çırpıyor, gülüyor, Müdür'ün konuşmasına eşlik ediyor. Böylelikle sevimli Kuno'nun yardımıyla, elli yıldır ilk kez eğlenceli bir okul açılışı gerçekleşmiş oluyor.

Kuno kim mi? Kuno, bu okulda yaşayan yalnız bir hayalet! Yeşil saçları var Kuno'nun. Kömür tozuyla fırçaladığı simsiyah dişleri ve kıpkırmızı gözleri. Gözünü kırptığı anda neler oluyor bir bilseniz! Ama Kuno'dan kimse korkmuyor, okuldaki bütün çocuklar onu çok seviyor. Onunla birlikte oldukları zaman çocukların okulda hiç canları sıkılmıyor. Kuno onları nasıl eğlendiriyor dersiniz?

Kuno gözünü kırpar kırpmaz öğretmenin tahtaya yazdığı B, babanın gözlüğüne dönüşüyor. C, palyaço Cino'nun ağzı, D ise bir evin damı... 'Sözcük Trenleri' oynuyor çocuklarla Kuno. Biri 'kurşun' diyor, 'kalem' ekliyor bir başkası, 'Kurşunkalem' oluyor. Sonra oyun devam edip gidiyor Kurşunkalem açacağı fabrikasının sahibinin pantolonunun rengi... Her şey çok eğlenceli bu okulda. Resim çizmek, yazı yazmak, matematik öğrenmek... Dersler bulmaca gibi, oyun gibi... Ama bir gün okul müdürü, Kuno'yu yakalaması ve okuldan uzaklaştırması için bir hayalet avcısını görevlendiriyor. Sizce bu hayalet avcısı Kuno'yu yakalayabilecek mi?

Avusturyalı yazar Gerald Jatzek, yazdığı çocuk kitapları, radyo oyunları, şiirleri ve şarkıları ile çocuk dünyasına adım atmayı başarabilmiş küçük büyüklerden. Çocuk bakışı, çocuk afacanlığı sanki her satıra işlenmiş. Okul öncesi çocukların çok sevdiği ses oyunları, tekerlemeler, şiirler, şarkılar öykünün içine ustaca yerleştirilmiş. Yazar, kitabın sonunda bir 'hayalet kukla' yapım tarifi ve notalı bir hayalet şarkısı vermeyi bile unutmamış! Okuyucular tarafından oynanabilecek oyunlar birkaç sayfanın dipnotunda açıklanarak çocuklara okurken düşünme ve katılımcı olma şansı da tanınmış. Kısacası Okul Hayaleti Kuno, çocukları her noktadan yakalayabilecek eğlenceli bir kitap.

Önce Nun, sonra Kuno! Sanki birileri bize bir şeyler anlatmaya çalışıyor! Yoksa yetişkinlerin çocuklara, okumayı ve yazmayı gerçekten sevdirebilmesi için sihir ve büyüye mi ihtiyaçları var!!... Yetiş Kuno, yetiş Nun! Bütün evlere ve okullara tek tek uğra, sihirli değnekle hepimizin başına dokun! Dokun ki hayal gücümüz sınırlılıklarından kurtulsun!

Ay Avcısı

Derleyen Cemal Türkmen, Artım Yayınları (Seçme Dünya Masalları), 2002, 16 Sayfa, Resimleyen Soner Girgin

(7-9 Yaş)

Hiç Ay'ı yakalayıp top gibi yuvarlamayı, evinize getirip lamba gibi tavana asarak aydınlanmayı düşündünüz mü? Moki bunu düşünüyor. Bir eskimo olan Moki köy halkına yardım etmek, kandillerinin yağı bitse de hep aydınlıkta olabilmek için Ay'ı yakalamak istiyor. Sizce bunu başarabilir mi dersiniz?

Bir İzlanda masalından derlenen Ay Avcısı, Artım Yayınlarının Ege Can Okuma Sandığından çıkan dünya masallarından yalnızca biri. Macar masallarından Buğday Tanesi, Kedicik ve Ördekçik; İngiliz masallarından Minik Serçe, Yuva Değiştirmece, Ayı Yavrusu; Polonya masalından Rüzgar Horozu; Alman masalından Çalar Saat; Çin masalından Guguk Kuşu ve bir Afrika masalından da İnatçı Küçük Fil derlenmiş, okumanın keyfine yeni varmış çocukların beğenisine sunulmuş. Şirin resimleri ve iri puntolarıyla, öğrencilere hızlı, doğru ve anlayarak okuma becerisi kazandırabilecek, onlara okuma zevkini tattırmanın yanı sıra onların sözcük dağarcıklarını da zenginleştirebilecek bir set Seçme Dünya Masalları...

EskiSayılar: 32 33 34 35 36 37 38-39 40 41 42 43 44-45 46 47-48 49 50-51-52 53-54 55-56 57 58 2004/01

Ö z k a n P A P A T Y A
Genel Yayın Yönetmeni
admin@vitrindekikitaplar.com