----------------------------------------------------------------------------------Ana Sayfa-------------------------------------------------www.vitrindekikitaplar.com

Çocuk Kitapları

EskiSayılar: 32 33 34 35 36 37 38-39 40 41 42 43 44-45 46 47-48 49 50-51-52 53-54 55-56 57 58 2004/01 02
Çocuklar İçin Kitaplar

On üç yaşındaki Ewald yaklaşan yaz tatili için hayaller kurmaktadır. Ancak annesi, Ewald'ın karnesinde 'orta' olarak göze batacak ingilizce dersi için endişelenmektedir.

Yaz tatilinde bu sorunu halletmek için gizlice planlar yapan anne ve babası, sonunda Ewald'ın İngilizcesini ilerletmesi için, bir İngiliz çocuğu evlerinde konuk etmeye karar verir. Bu durum, Ewald'ın tatil planlarına ve hayallerine hiç uymamaktadır. Ancak annesi gelecek konuk için hazırlıklara çoktan başlamıştır bile... İngiliz Tom, çok terbiyeli, içe kapanık, okumayı çok seven 'harika bir çocuk'tur. Bu durum bütün kış boyunca anneannesinin bostanına gitmeyi ve oradaki kulübede tek başına bir yaz tatili geçirmeyi planlayan Ewald'ın canını fena halde sıkmaktadır. Ancak, Ewald'ın ve ailesinin canını asıl sıkacak şey uçakta gelmektedir. Son anda bacağı kırılan konuk çocuk Tom yerine, uçaktan onun ağabeyi Jasper iner. İçi taş koleksiyonuyla dolu olan bavulunu sürekli yanında taşıyan, konuşmaktan, yıkanmaktan ve düzgün yemekten hoşlanmayan Jasper, acaba Ewald'la ve ailesiyle geçinebilecek mi?.. Konuk Değil Baş Belası, acaba gerçekten de Ewald'ların başına bela mı olacak?..

Sihirli Değnek, aylar önce, Christine Nöstlinger'in Kim Takar Salatalık Kral'ı ve Konrad ya da Konserve Kutusundan Çıkan Çocuk adlı kitaplarını tanıtmıştı. 1973'te Alman Gençlik Edebiyat Ödülü'ne, 1984 yılında da Hans-Christian Andersen Ödülü gibi pek çok ödüle layık görülen Nöstlinger, çocuk gerçekliğini, otoriter ve baskıcı yaklaşımı, eğitim sistemini ve toplum yapısını eleştiren önemli yapıtlarıyla dünya çocuklarına, gençlerine ve büyüklerine seslenen, eğlenceli üslubuyla onları eleştiren ve düşündüren Avusturyalı bir yazar... 1998 yılında Almanca basılan Konuk Değil Baş Belası, 2003 yılında Suzan Geridönmez'in çevirisiyle Türk çocuklarıyla da buluştu. Her şeyin göründüğü gibi olmayacağını, karşılıklı hoşgörü ve anlayışın her kapıyı açabileceğini, farklı olanı dışlamamak gerektiğini vurgulayan Konuk Değil Baş Belası, sadece çocuklara değil anne babalara da sesleniyor ve onlara çocuklara yaklaşımları konusunda yol göstermeye çalışıyor...

"Onu almıyoruz, çünkü onu istemiyorum! diye bağırdım. Lene başını iki yana doğru hafifçe sallayıp, dilini dudakları arasından çıkararak, 'Thhh!' yaptı. 'Sanki senin fikrini soran var da, Waldi'ciğim!' diye de ekledi... Kafamdaki bütün kan yine mideme inip kaynamaya başlamıştı. Hem de her zamankinden daha çok. Lene'nin benimle konuşma tarzından, evdekilerce önemsenmediğimin ve onlara sözümü geçiremediğimin sınıftaki herkes tarafından bilindiği gibi lanet olası bir durum çıkıyordu ortaya." (S.29)

"Şimdi de tümüyle çıldırdı! Bostanda tek başına kalmak ha! Bir münzevi olmak istiyor! diye haykırdı babam... Bostan cücesi olacağına, evime yedi konuk çocuk daha alırım! O kadar çizgi dışıysan, başka çocuklara da alış bakalım! İşte bu kadar! diye haykırdı babam. 'İşte bu kadar!' babam için tartışmasız son söz yerine geçer. Bu konuda deneyimliyimdir. Babam, böyle dedi mi, tartışma kapanmıştır. O noktadan sonra itiraz cümleleri formüle etmenin hiçbir anlamı yoktur. Her şey boşunadır!" (S.35)

Kontrol edemediği durumlara sinirlenen, hoş görmeyen, ona uymayan durumlarda çevresindekilerin anlattıklarını dinlemeyen ve olanları anlamaya çalışmayan, her şeyin onun istediği biçimde ve yönde gitmesini isteyen anne tipiyle de çok şey söylüyor Ewald'ın annesi...

"Annem, şikâyet dolu bir sesle Bu ketçap canavarıyla bir lokantaya girmeyi ise hayal bile edemiyorum. Öyle bir yerde, onun adına utançtan yerin dibine geçerim ben." (S.80)

"... Düzineyle kazağın var. Birini ödünç versen ne olur? Bu korkunç giysiler içindeyken Jasper'la hiç bir yere gidemem ben!... Bille'yi izlerken, işte şimdi patlayacak diye düşündüm. Haklıydım! Bille titreyen ellerini sıkıp yumruk yaptı, ayağıyla yere vurdu ve bağırmaya başladı 'Sizlerden öyle nefret ediyorum ki' hiç kimseyi rahat bırakamaz mısınız siz? Herkesi sizin gibi olması için zorlamak zorunda mısınız sanki! En azından zavallı Jasper'la uğraşmaktan vazgeçin!" (S.88)

"Açık duran salon kapısından onu rahatlıkla görebiliyorduk. Annem sessizce ciyakladı ve o anda ağzına götürmeye çalıştığı mantı parçasını çatalından düşürdü. Jasper düpedüz çırılçıplaktı! Bizim aile geleneklerimizde ise çıplak dolaşmak yer almıyor! Belki çıplak dolaşma yasağı açıkça konmadı, ama kimse bunu yapmıyor!" (S.69)

"İngilizce öğretmeninin kötü bir gün geçirdiği falan yoktu. Annemin ona ders arasında, koridorda çullanmasına sinirlenmiş olmalıydı. Çünkü salamlı sandviçini yerken, anneler tarafından lafa tutulmak ve not sorunlarıyla rahatsız edilmekten nefret eder... bunu bize daha önce birçok kere açıklamıştı. 'Görüşme saatim ne güne duruyor,' demişti... Annem İngilizce öğretmenim için, salamlı sandviçin karnemden önce geldiğini bir türlü hayal edemiyor." (S.13)

Konuk Değil Baş Belası, eğlenceli üslubuyla güldürürken, ergenlik dönemindeki kızların ve erkeklerin problemlerine de değiniyor. Ergenlerin yaşama bakışları, arkadaşları ve aileleriyle olan açmazlarına farklı yaklaşım önerileri sunarak yardımcı olmaya çalışıyor. Önyargıların insanları nasıl çıkmaza sürükleyebileceğini göstererek, karşılıklı hoşgörü ve anlayışla aslında her sorunun çözülebileceğine ve doğru yaklaşımın her kapıyı açabileceğine dikkat çekiyor Konuk Değil Baş Belası...

Yine Nöstlinger anlatıyor, büyük küçük hepimiz dinliyoruz, gülüyoruz, düşünüyoruz... Kapınız çalıyor! Kim geldi dersiniz? Jasper mi?

KONUK YORUMCU'NUN SİHİRLİ DEĞNEĞİ

Mavisel Yener

Zamanda Yolculuk - Gözünü Güneşe Diken Devler,

Nur İçözü, Morpa Kültür Yayınları, 64s, 1.Basım 2003

Resimleyen Sibel Demirtaş

Okuma yaşı 9-13

Gözünü Güneşe Diken Devler, on kitaplık "Zamanda Yolculuk" dizisinin ilk kitabı. Dizinin her kitabında kısa öyküler var. Öyküler bir bütünü tamamlayacak biçimde kurgulanmış. Tek tek de okunabilecek bu kitaplar bütünüyle Türkiye'deki güzellikleri ve tarih içindeki önemli söylenceleri çocuklara aktarıyor. Söylencelerin öyküleştirilerek aktarılması zevkli bir okumaya çekiyor çocukları.

Bulut'la Yıldız birbirine tıpatıp benzeyen ikiz kardeşler. Bilgisayar oyunlarını çok seviyorlar. Yıllarca yurtdışındaki uzay merkezlerinde uzay mühendisi olarak görev yapmış olan dedelerinin adı Bilgin dede. Bilgin dede birkaç yıldır kimselere göstermeden bir buluş yapmaya çalışıyor. Buluşunu yaptıktan sonra bunu ilk paylaştığı kişiler torunları. Bu bir zaman makinesi. İstedikleri zaman dilimine ayarlayarak, zaman içinde dilediklerince dolaşabilecekleri bir makine.

Torunlar ve dede, bu makinenin yardımıyla ülkenin dört bir yanını gezmeye başlarlar. İlk durakları Antalya bölgesindeki Aspendos antik tiyatrosudur. Binlerce yıl öncesine gitmiş, tiyatro yapılmadan önce orada olmuşlardır. Bu tiyatronun mimari Zeno ile karşılaşmak hepsini heyecanlandırır. Buradaki serüvenleri bitip de eve döndüklerinde hep birlikte bir karara varırlar. Zaman yolculuğunu bir plan yaparak gerçekleştireceklerdir. Geziye Ankara'dan başlarlar. Anıtkabir ilk duraklarıdır. Zaman makinesini 10 Kasım 1953'e ayarlayıp yola çıkarlar. Anıtkabir'de büyük bir tören vardır. Çocuklar çok meraklanırlar. Atatürk 1938'de öldüğüne göre bu tören ne için yapılmaktadır?

Kitabın bir sonraki bölümden Ağrı Dağı'na giden Bulut, Yıldız ve Bilgin dede, burada ilginç kişilerle tanışır. Dağın adının nereden geldiğini öğrenirler. İçine düştükleri zaman dilimi onları geçmişin sır dolu bilgilerine ulaştırır.

Kitabın son öyküsü Çanakkale'ye yapılan zaman yolculuğudur. Görkemli Troya kentinde kraliçe Helena ile tanışırlar. Bu tanışıklık onları tarihin çok önemli bir olayının tanığı yapacaktır.

Kitabın sonundaki "Araştıralım, öğrenelim", "Bilgi Kutusu" ve "Yolculuk haritası" geçmişle bugünü birbirine bağlayan, çocuklara öykülerin başka bir yönünü de gösteren çalışmalar. Öğretmenlerin sosyal bilgiler derslerinde konular geldikçe bu öykülerden yararlanmaları gerektiğini düşünüyorum. Eğlenceli bir tarih dersi için iyi bir kaynak.

Yaz dinlencesinde geziye çıkan çocukların dizinin o bölgeyle ilgili kitabını yanlarında bulundurmalarını öneriyorum. Zaman Makinesi tüm çocukları bekliyor, iyi yolculuklar...

Büyükler, siz de okuduklarınızı, anne babalarla, eğitimcilerle ve yazarlarla paylaşmak istiyorsanız, Sihirli Değnek'in ''Konuk Yorumcu'' bölümü için bir kitap tanıtabilirsiniz...

EskiSayılar: 32 33 34 35 36 37 38-39 40 41 42 43 44-45 46 47-48 49 50-51-52 53-54 55-56 57 58 2004/01 02

Ö z k a n P A P A T Y A
Genel Yayın Yönetmeni
admin@vitrindekikitaplar.com