| Çocuklar İçin Kitaplar On üç yaşındaki Ewald yaklaşan
yaz tatili için hayaller kurmaktadır. Ancak
annesi, Ewald'ın karnesinde 'orta' olarak göze
batacak ingilizce dersi için endişelenmektedir.
Yaz tatilinde bu sorunu
halletmek için gizlice planlar yapan anne ve
babası, sonunda Ewald'ın İngilizcesini
ilerletmesi için, bir İngiliz çocuğu
evlerinde konuk etmeye karar verir. Bu durum,
Ewald'ın tatil planlarına ve hayallerine hiç
uymamaktadır. Ancak annesi gelecek konuk için
hazırlıklara çoktan başlamıştır bile...
İngiliz Tom, çok terbiyeli, içe kapanık,
okumayı çok seven 'harika bir çocuk'tur. Bu
durum bütün kış boyunca anneannesinin
bostanına gitmeyi ve oradaki kulübede tek
başına bir yaz tatili geçirmeyi planlayan
Ewald'ın canını fena halde sıkmaktadır.
Ancak, Ewald'ın ve ailesinin canını asıl
sıkacak şey uçakta gelmektedir. Son anda
bacağı kırılan konuk çocuk Tom yerine,
uçaktan onun ağabeyi Jasper iner. İçi taş
koleksiyonuyla dolu olan bavulunu sürekli
yanında taşıyan, konuşmaktan, yıkanmaktan ve
düzgün yemekten hoşlanmayan Jasper, acaba
Ewald'la ve ailesiyle geçinebilecek mi?.. Konuk
Değil Baş Belası, acaba gerçekten de
Ewald'ların başına bela mı olacak?..
Sihirli Değnek, aylar önce,
Christine Nöstlinger'in Kim Takar Salatalık
Kral'ı ve Konrad ya da Konserve Kutusundan
Çıkan Çocuk adlı kitaplarını
tanıtmıştı. 1973'te Alman Gençlik Edebiyat
Ödülü'ne, 1984 yılında da Hans-Christian
Andersen Ödülü gibi pek çok ödüle layık
görülen Nöstlinger, çocuk gerçekliğini,
otoriter ve baskıcı yaklaşımı, eğitim
sistemini ve toplum yapısını eleştiren
önemli yapıtlarıyla dünya çocuklarına,
gençlerine ve büyüklerine seslenen, eğlenceli
üslubuyla onları eleştiren ve düşündüren
Avusturyalı bir yazar... 1998 yılında Almanca
basılan Konuk Değil Baş Belası, 2003
yılında Suzan Geridönmez'in çevirisiyle Türk
çocuklarıyla da buluştu. Her şeyin
göründüğü gibi olmayacağını,
karşılıklı hoşgörü ve anlayışın her
kapıyı açabileceğini, farklı olanı
dışlamamak gerektiğini vurgulayan Konuk Değil
Baş Belası, sadece çocuklara değil anne
babalara da sesleniyor ve onlara çocuklara
yaklaşımları konusunda yol göstermeye
çalışıyor...
"Onu almıyoruz, çünkü
onu istemiyorum! diye bağırdım. Lene başını
iki yana doğru hafifçe sallayıp, dilini
dudakları arasından çıkararak, 'Thhh!'
yaptı. 'Sanki senin fikrini soran var da,
Waldi'ciğim!' diye de ekledi... Kafamdaki
bütün kan yine mideme inip kaynamaya
başlamıştı. Hem de her zamankinden daha çok.
Lene'nin benimle konuşma tarzından, evdekilerce
önemsenmediğimin ve onlara sözümü
geçiremediğimin sınıftaki herkes tarafından
bilindiği gibi lanet olası bir durum
çıkıyordu ortaya." (S.29)
"Şimdi de tümüyle
çıldırdı! Bostanda tek başına kalmak ha!
Bir münzevi olmak istiyor! diye haykırdı
babam... Bostan cücesi olacağına, evime yedi
konuk çocuk daha alırım! O kadar çizgi
dışıysan, başka çocuklara da alış
bakalım! İşte bu kadar! diye haykırdı babam.
'İşte bu kadar!' babam için tartışmasız son
söz yerine geçer. Bu konuda deneyimliyimdir.
Babam, böyle dedi mi, tartışma kapanmıştır.
O noktadan sonra itiraz cümleleri formüle
etmenin hiçbir anlamı yoktur. Her şey
boşunadır!" (S.35)
Kontrol edemediği durumlara
sinirlenen, hoş görmeyen, ona uymayan
durumlarda çevresindekilerin anlattıklarını
dinlemeyen ve olanları anlamaya çalışmayan,
her şeyin onun istediği biçimde ve yönde
gitmesini isteyen anne tipiyle de çok şey
söylüyor Ewald'ın annesi...
"Annem, şikâyet dolu bir
sesle Bu ketçap canavarıyla bir lokantaya
girmeyi ise hayal bile edemiyorum. Öyle bir
yerde, onun adına utançtan yerin dibine
geçerim ben." (S.80)
"... Düzineyle kazağın
var. Birini ödünç versen ne olur? Bu korkunç
giysiler içindeyken Jasper'la hiç bir yere
gidemem ben!... Bille'yi izlerken, işte şimdi
patlayacak diye düşündüm. Haklıydım! Bille
titreyen ellerini sıkıp yumruk yaptı,
ayağıyla yere vurdu ve bağırmaya başladı
'Sizlerden öyle nefret ediyorum ki' hiç kimseyi
rahat bırakamaz mısınız siz? Herkesi sizin
gibi olması için zorlamak zorunda mısınız
sanki! En azından zavallı Jasper'la
uğraşmaktan vazgeçin!" (S.88)
"Açık duran salon
kapısından onu rahatlıkla görebiliyorduk.
Annem sessizce ciyakladı ve o anda ağzına
götürmeye çalıştığı mantı parçasını
çatalından düşürdü. Jasper düpedüz
çırılçıplaktı! Bizim aile geleneklerimizde
ise çıplak dolaşmak yer almıyor! Belki
çıplak dolaşma yasağı açıkça konmadı,
ama kimse bunu yapmıyor!" (S.69)
"İngilizce öğretmeninin
kötü bir gün geçirdiği falan yoktu. Annemin
ona ders arasında, koridorda çullanmasına
sinirlenmiş olmalıydı. Çünkü salamlı
sandviçini yerken, anneler tarafından lafa
tutulmak ve not sorunlarıyla rahatsız
edilmekten nefret eder... bunu bize daha önce
birçok kere açıklamıştı. 'Görüşme saatim
ne güne duruyor,' demişti... Annem İngilizce
öğretmenim için, salamlı sandviçin karnemden
önce geldiğini bir türlü hayal
edemiyor." (S.13)
Konuk Değil Baş Belası,
eğlenceli üslubuyla güldürürken, ergenlik
dönemindeki kızların ve erkeklerin
problemlerine de değiniyor. Ergenlerin yaşama
bakışları, arkadaşları ve aileleriyle olan
açmazlarına farklı yaklaşım önerileri
sunarak yardımcı olmaya çalışıyor.
Önyargıların insanları nasıl çıkmaza
sürükleyebileceğini göstererek,
karşılıklı hoşgörü ve anlayışla aslında
her sorunun çözülebileceğine ve doğru
yaklaşımın her kapıyı açabileceğine dikkat
çekiyor Konuk Değil Baş Belası...
Yine Nöstlinger anlatıyor,
büyük küçük hepimiz dinliyoruz, gülüyoruz,
düşünüyoruz... Kapınız çalıyor! Kim geldi
dersiniz? Jasper mi?
KONUK YORUMCU'NUN SİHİRLİ
DEĞNEĞİ
Mavisel Yener
Zamanda Yolculuk - Gözünü
Güneşe Diken Devler,
Nur İçözü, Morpa Kültür
Yayınları, 64s, 1.Basım 2003
Resimleyen Sibel Demirtaş
Okuma yaşı 9-13
Gözünü Güneşe Diken
Devler, on kitaplık "Zamanda Yolculuk"
dizisinin ilk kitabı. Dizinin her kitabında
kısa öyküler var. Öyküler bir bütünü
tamamlayacak biçimde kurgulanmış. Tek tek de
okunabilecek bu kitaplar bütünüyle
Türkiye'deki güzellikleri ve tarih içindeki
önemli söylenceleri çocuklara aktarıyor.
Söylencelerin öyküleştirilerek aktarılması
zevkli bir okumaya çekiyor çocukları.
Bulut'la Yıldız birbirine
tıpatıp benzeyen ikiz kardeşler. Bilgisayar
oyunlarını çok seviyorlar. Yıllarca
yurtdışındaki uzay merkezlerinde uzay
mühendisi olarak görev yapmış olan
dedelerinin adı Bilgin dede. Bilgin dede birkaç
yıldır kimselere göstermeden bir buluş
yapmaya çalışıyor. Buluşunu yaptıktan sonra
bunu ilk paylaştığı kişiler torunları. Bu
bir zaman makinesi. İstedikleri zaman dilimine
ayarlayarak, zaman içinde dilediklerince
dolaşabilecekleri bir makine.
Torunlar ve dede, bu makinenin
yardımıyla ülkenin dört bir yanını gezmeye
başlarlar. İlk durakları Antalya bölgesindeki
Aspendos antik tiyatrosudur. Binlerce yıl
öncesine gitmiş, tiyatro yapılmadan önce
orada olmuşlardır. Bu tiyatronun mimari Zeno
ile karşılaşmak hepsini heyecanlandırır.
Buradaki serüvenleri bitip de eve
döndüklerinde hep birlikte bir karara
varırlar. Zaman yolculuğunu bir plan yaparak
gerçekleştireceklerdir. Geziye Ankara'dan
başlarlar. Anıtkabir ilk duraklarıdır. Zaman
makinesini 10 Kasım 1953'e ayarlayıp yola
çıkarlar. Anıtkabir'de büyük bir tören
vardır. Çocuklar çok meraklanırlar. Atatürk
1938'de öldüğüne göre bu tören ne için
yapılmaktadır?
Kitabın bir sonraki bölümden
Ağrı Dağı'na giden Bulut, Yıldız ve Bilgin
dede, burada ilginç kişilerle tanışır.
Dağın adının nereden geldiğini öğrenirler.
İçine düştükleri zaman dilimi onları
geçmişin sır dolu bilgilerine ulaştırır.
Kitabın son öyküsü
Çanakkale'ye yapılan zaman yolculuğudur.
Görkemli Troya kentinde kraliçe Helena ile
tanışırlar. Bu tanışıklık onları tarihin
çok önemli bir olayının tanığı
yapacaktır.
Kitabın sonundaki
"Araştıralım, öğrenelim",
"Bilgi Kutusu" ve "Yolculuk
haritası" geçmişle bugünü birbirine
bağlayan, çocuklara öykülerin başka bir
yönünü de gösteren çalışmalar.
Öğretmenlerin sosyal bilgiler derslerinde
konular geldikçe bu öykülerden yararlanmaları
gerektiğini düşünüyorum. Eğlenceli bir
tarih dersi için iyi bir kaynak.
Yaz dinlencesinde geziye
çıkan çocukların dizinin o bölgeyle ilgili
kitabını yanlarında bulundurmalarını
öneriyorum. Zaman Makinesi tüm çocukları
bekliyor, iyi yolculuklar...
Büyükler, siz de
okuduklarınızı, anne babalarla, eğitimcilerle
ve yazarlarla paylaşmak istiyorsanız, Sihirli
Değnek'in ''Konuk Yorumcu'' bölümü için bir
kitap tanıtabilirsiniz...
|