Ana Sayfa
Çocuk Kitapları

ESKİ SAYILAR: 32 33 34 35 36 37 38-39

Kelile ve Dimne

Beydeba, Hazırlayan Şeref Yılmaz, Papatya Yayınları, 2002, 215 Sayfa

(10 +)

Başımıza gökten üç elma düşmeyeli ne kadar zaman oldu dersiniz? Peki ya Zümrüdüanka kuşunun kanatlarında Kaf Dağı'na uçmayalı? Çevremizde dinleyecek masal çok ama bunlar gibisi yok! Bu masallar yüzyıllardır iyilikseverliği, dürüstlüğü, adaleti, bilginin önemini bıkmadan usanmadan anlatıp duruyor insanlara.

Doğu Klasiklerinin temel kitaplarından biri olan Kelile ve Dimne MS 3 yy'da bir Hint bilgesi tarafından yazılmış. 6. yy'da Farsça'ya çevrilmesiyle beraber yavaş yavaş dünyaya yayılmaya başlayan kitap Türkçe'ye ilk kez 1360 yılında çevrilmiş. Daha sonraları Ahmet Mithat Efendi'nin çabalarıyla halkın anlayacağı sade bir dile kavuşan bu hayvan masalları, unutulmadan ve kaybolmadan dilden dile sekerek Papatya Yayınları'nın kapısına kadar dayanmış. Şeref Yılmaz da bilgisayar ve internetin büyüsüne kapılan günümüz çocuklarını tekrar masalların o büyülü dünyasına çekebilmek amacıyla yeniden derleyip toplamış Kelile ve Dimne'yi...

Masallardan önceki iki bölüm Büyük İskender'in Hindistan Seferine ve Beydeba'nın Debşelim'e öğütlerine ayrılmış. Sefer'den sonra İskender tarafından başa getirilen hükümdarın halk tarafından nasıl tahttan indirildiği ve yerine Debşelim'in getirildiği; Debşelim'in zamanla şımarıp halkını nasıl küçümsediği; Bilge Beydeba'nın Debşelim'i bu yoldan vazgeçirmek için onu adalete nasıl davet ettiği ve zindana atıldıktan sonrasında neler yaşadığı masalsı bir anlatımla açıklanıyor. Sonraki masallarsa Binbir Gece Masalları gibi birbirinin içine geçmiş masal dizisiyle birbirine bağlanıyor. Kitapta 15 bölüm ve 41 masal var. Debşelim'in daha sonra hatasını anlayıp Beydeba'yı affetmesiyle ve ondan hükümdarların yanlışlarını anlatan bir kitap yazmasını istemesiyle başlayan Kelile ve Dimne'nin yolculuğu ilerliyor. 'Tarla Kuşu ile Fil, Kurnaz ile Budala, Bit ve Pire, Güvercin, Demir Yiyen Fare, İki Balık, Martı ile Deniz Perisi' masallardan bir kaçı.

La Fontaine'nin fabllarından Nasrettin Hoca'nın fıkralarına kadar daha bir çok eserde etkilerini gösteren Beydeba'nın dileği gerçekleşmiş. Neymiş bu dileği dersiniz? Dinleyin... Debşelim bir gün hatasını anlayıp Beydeba'yı zindandan çıkarttırmış. Ona halkı aydınlatacak masallarını yazabilmesi için bir sene süre tanımış. Masallar sonunda tamamlanmış. Masalları çok beğenen Debşelim Beydeba'ya 'Dile benden ne dilersen demiş'. Debşelim 'Ey yüce hükümdar' demiş. 'Senden herhangi bir maddi beklentim yoktur. Yalnız bir isteğim var Senden önceki eserlerin korunduğu gibi, bu eserin de titizlikle korunmasını istiyorum'... Dileği yerine getirilmiş. Kitap hükümdarın hazine sandığında saklanmış, yıllardır söylenegelen bu masallar böylelikle hiç unutulmamış, kaybolmamış. Farklı farklı dillerde ve kültürlerde yaşamaya devam etmiş...

Sorunları, yolsuzlukları, anlaşmazlıkları ve haksızlıkları hayvanlar üzerinden anlatan Beydeba, masallarında bilgelik yapmaktan, dinleyenlere öğüt vermekten kaçınmıyor. Bakın canını korumak için kavga etmekten çekinmeyeceğini söyleyen Şetrebe'ye ne demiş Dimne 'Başka çareler bulunduğu halde kendini tehlikeye atmak akıllıca bir davranış değildir. Akıllı kişi, kavgayı son çare olarak düşünür. Düşmanı zayıf görüp onunla kavgaya tutuşmak seni yanıltabilir. Akıllı insan, düşmanı zayıf bile olsa ona karşı ne demek, yapmak gerektiğini düşünen kimsedir. Eğer düşmanın zayıflığına aldanır da onu hor görürsen, martı kuşu yüzünden deniz perisinin başına gelen senin de başına gelir' (S.61).

Konuşan hayvanlar çocukları genellikle eğlendirir. Ama Kelile ve Dimne çocuklara akıl hocası gibi okunur ve okutturulursa can sıkıcı bir kitap olabilir. Kurtta, aslanda, farede, filde hangi insanı görebilir çocuklar? Ya da anlatılan olayları hangi tarihi ya da güncel konuyla ilişkilendirip ondan dersler çıkarabilir dersiniz?... Bırakalım çocuklar büyüyünce anlasın Beydeba'nın ne demek istediğini, şimdi sadece masal dünyasının o gizemli dünyasında gönüllerince dolaşsınlar, gökten başlarına düşen elmaları toplayıp, Zümrüdüanka'nın kanatlarında Kaf Dağı'na uçsunlar.

Rüya Dansçısı

Brigitte Blobel, çev. Zeynep Zuhal Göçmen, Epsilon Gençlik Kulübü, 2002, 141s.

(14+)

Sarah hayalleri olan genç bir kız. Grazia da. İkisi de dansa bayılıyor. Hamburg Devlet Opera'sında sunulacak büyük gösteriye seçilmiş olmanın heyecanı içinde bulutlarda geziyorlar. Kostüm provasına giden Sarah ve Grazia rengarenk tüllerin içinde dolaşırken kendilerinden geçip, ilerde baş balerin olmanın hayalini kuruyorlar ilk kez ayak bastıkları kuliste...

Gelenek üzerine her yıl Gala Gecesi gösterisine 3. sınıf akademi öğrencilerinden iki kişi de alınmaktadır. Sarah ve Grazia bu gösteriye seçilmiş olmanın sevincinin yanı sıra aslında sahne korkusu yüzünden de oldukça gergin günler geçirmektedir. Yoğun provalar, okuldaki sınavlar, ödevler derken büyük gün gittikçe yaklaşmaktadır. Akademi uluslararası üne sahip yatılı ve oldukça da sıkı bir disiplinle yönetilen okuldur. Diğer yetenekli öğrencilere de fırsat verebilmek için başarısız olan öğrencilerin okulla ilişiği hemen kesilmektedir.

Ancak işler Sarah ve Grazia'nın hayal ettiği gibi gitmez. Grazia son zamanlarda artık kendini ne okul derslerine ne de provalara verebilmekte, dalgın dalgın ortalıkta dolaşıp durmaktadır. Sarah ile aynı odayı paylaşan Grazia geceleri de gizlice dışarı kaçmaya başlar, okul derslerine ve provalara geç kalarak yönetimden sık sık uyarı alır. Sarah da arkadaşı yüzünde zor durumlarda kalır. Grazia'nın yaz tatilinde beraber olduğu erkek arkadaşı Allesssandro'nun İtalya'dan Hamburg'a gelmesi yüzünden Grazia kendini kötü hissetmektedir. Allesssandro Grazia'yaya okulu bırakması ve onunla birlikte İtalya'ya dönmesi için baskı yapmakta, yazın yaşadıklarını Grazia'nın ailesine anlatmakla onu tehdit etmektedir. Oysa çaresizlik içindeki Grazia iyi bir dansçı olmak istemekte, Allesssandro'yu sevmediğini söylemesine rağmen onu bir türlü buna inandıramamaktadır. Allesssandro kaba ve anlayışsız tavırları ile Grazia'yı zor durumda bırakır. Grazia ne yapacak dersiniz? Büyük gösteride rol alabilecek mi? Sarah ile arasındaki anlaşmazlık çözülebilecek mi? Allesssandro ile ilişkisi nasıl olacak?... Sadece Grazia'yaya neler olacağını değil, akademi yaşamının nasıl olduğunu, yurtta kalan kızların problemlerini, balerinlerin hangi şartlarda çalışıp neler hissettiklerini, kıskançlıklarını, öğretmenlerin sanata ve sanatçılara nasıl yaklaştığını da Rüya Dansçısı'nda bulacaksınız...

Kısacası, Rüya Dansçısı, ergenin sosyal korkularının yanı sıra kendisiyle ilgili olan korku, endişe ve çelişkilerini de anlatan bir kitap. Bu anlamda, Sarah ve Grazia, ergenin kendini ve çevresini sorgulamasına, anlamasına ve çözüme ulaşmasına yardımcı olabilir. Eğitim sistemini eleştiren, yurt ve okuldaki disiplini sanat, beden ve ruh eğitimi olarak nedenlendiren Rüya Dansçısı, isyankâr ve sabırsız ergene harekete geçmeden önce belki bir kez daha düşünmesi için bir fırsat verebilir...

'Zaten yurttaki öğrencilerin hemen hepsi dünyanın çeşitli ülkelerinden gelmişlerdi, ortak dilleri İngilizceydi. Pek azı Almanca biliyordu. Sarah'ın yanından hiç ayırmadığı, Almancadan İngilizceye ve Almancadan İtalyancaya iki küçük sözlüğü vardı. Grazia, çok iyi Almanca konuşmasına karşın bazı sözcükleri hatırlamakta zorlanıyordu.' (S.7)... Kitabı okuyan herkesin İngilizce ve İtalyanca bildiği varsayılarak bazı konuşmaların çeviri yapma gereği duyulmaksızın -kurgu gerektirmediği halde- İngilizce ve İtalyanca olarak ifade edilmesi Sihirli Değnek'e iş çıkartıyor. Sihirli Değnek, gençlerin yukarıda verilen bilgi ışığında, kimin kiminle hangi dili konuşabileceğini düşünecek kadar akıllı olduklarını biliyor ve kitaptaki bütün İngilizce ve İtalyanca cümlelere dokunarak hepsini Türkçeye çevirmek istiyor! Sihirli Değnek işe başlamışken, bölüm aralarını ayırmak için kullanılan 'bale ayakkabısı' deseninin yanlış yerleştirilmesinden dolayı yarım kalan cümleleri de tamamlayıveriyor!...

Ay Avcısı

Derleyen Cemal Türkmen, Artım Yayınları (Seçme Dünya Masalları), 2002, 16 Sayfa, Resimleyen Soner Girgin

(7-9 Yaş)

Hiç Ay'ı yakalayıp top gibi yuvarlamayı, evinize getirip lamba gibi tavana asarak aydınlanmayı düşündünüz mü? Moki bunu düşünüyor. Bir eskimo olan Moki köy halkına yardım etmek, kandillerinin yağı bitse de hep aydınlıkta olabilmek için Ay'ı yakalamak istiyor. Sizce bunu başarabilir mi dersiniz?

Bir İzlanda masalından derlenen Ay Avcısı, Artım Yayınlarının Ege Can Okuma Sandığından çıkan dünya masallarından yalnızca biri. Macar masallarından Buğday Tanesi, Kedicik ve Ördekçik; İngiliz masallarından Minik Serçe, Yuva Değiştirmece, Ayı Yavrusu; Polonya masalından Rüzgar Horozu; Alman masalından Çalar Saat; Çin masalından Guguk Kuşu ve bir Afrika masalından da İnatçı Küçük Fil derlenmiş, okumanın keyfine yeni varmış çocukların beğenisine sunulmuş. Şirin resimleri ve iri puntolarıyla, öğrencilere hızlı, doğru ve anlayarak okuma becerisi kazandırabilecek, onlara okuma zevkini tattırmanın yanı sıra onların sözcük dağarcıklarını da zenginleştirebilecek bir set Seçme Dünya Masalları...

ESKİ SAYILAR: 32 33 34 35 36 37 38-39

Ö z k a n P A P A T Y A
Genel Yayın Yönetmeni
admin@vitrindekikitaplar.com