----------------------------------------------------------Ana Sayfa------------------------------------------------www.vitrindekikitaplar.com

Çocuk Kitapları

EskiSayılar: 32 33 34 35 36 37 38-39 40 41
Nun Gelince
Seza Kutlar Aksoy, Pencere-Sey, 2002, 95 Sayfa, Resimleyen Sibel Demirtaş, (8+)

Kıvırcık saçları var Cansu'nun; biri 'yapma, dokunma, dağıtma, yeme, olmaz' deyince dikeliveren kıvırcık saçları. Bir de bıkmadan usanmadan zıplayan, tepinen ayakları. İnatçı mı inatçı bir kız Cansu anlayacağınız, aklına bir şey düştü mü onu yapmadan bir türlü içi rahat olmuyor. Herkes şikayetçi bu inatçı kızdan, annesi, babası, öğretmeni, apartmandaki çocuklar, büyükler...

Can sıkıcı bir gündü. O günün Cansu'nun hayatında önemli değişikliklere neden olacağını kim bilebilirdi! Başına gelen tuhaf şeyler, annesiyle üst kattaki komşuya gidip, canı sıkılınca tek başına eve dönmek istemesiyle başladı. Annesi anahtarı vermek istemedi Cansu'ya ama inatçı kızının ısrarlarına dayanamadı. Keşke annesi Cansu'ya 'Sakın sağa çevirme! İki kez sola çevir! Ayrıca bahçeye ineyim deme. Kapıda kalırım. Duydun mu Cansu?' demeseydi, anahtarı verirken. Çünkü Cansu'nun inadı kabardı, tepesindeki saç lülesi yine öfkeyle titredi. Önce inatla anahtarı iki kez sağa çevirdi, sonra da eve girmeden doğruca bahçeye indi. Cansu bahçede Ayşe'yle annesini gördü, bahçeye izinsiz indiği yetmezmiş gibi bir de onlara katılıp köpek yavrularını sevmeye gitti. Geri döndüklerinde anahtarları kaybettiğini fark etti Cansu ve işte başına gelen tuhaf şeyler köpekleri sevdikleri yere geri dönmek istemesiyle başladı. Cansu kayboldu! O an uçuvermek istedi, anahtarı bulmak, eve dönmek, kötü giden her şeyi düzeltivermek... Ama olan olmuş, Cansu kaybolmuştu. Daha önce görmediği bir yerdeydi. Hiç görmediği tabelaların ve işaretlerin olduğu bir yerde!... Cansu ondan biraz daha küçük olan ayakkabı boyacısı Dumçuk'la tanıştı bu garip yerde korkuyla dolaşırken. Kaybolduğunu söyledi Dumçuk'a. Dumçuk da Cansu'nun evi bulması için tek yolun H.D.D olduğunu fısıldadı kulağına. Yani 'Her Derde Deva'. Dumçuk'la Cansu'nun yolculukları böyle başladı H.D.D'ye. Yolda neler oldu dersiniz?... İki küçük çocuk denizleri dağları nasıl aştı?... H.D.D'de Cansu'ya verdikleri kutudan çıkan Nun adlı canlı bebek ona nasıl yardım etti?... Nun aslında kimdi, ne istedi?... Cansu evine dönebildi mi?... Uçan çocuklar, konuşan tavuk, hazine avcıları, bilseniz daha neler neler var bu kitapta!!

Nun çocuklarla tanışınca onların yaşamlarında çok şey değiştireceğe benziyor. Kimi zaman Nun'un öğretmenliğinde, kimi zaman da satır aralarında verilen yaşam bilgileri sanki bütün çocuklara uçmayı öğretebilecek gibi... Şiddet, bilgisayar oyunları, televizyon, para, hırs, yalan, kıskançlık, bencillik ve sevgisizlik çocuk bakışından ele alınmış Nun Gelince' de. Öyle parmak sallayarak da anlatmıyor bütün bunları. Konudan konuya uça kona, güle oynaya öğreniyorsunuz her şeyi. Çocuk afacanlığı ve yaramazlığı da her satıra sinmiş. 'Onun okuyacağı gazete sayfası yırtılıp kaybolur, evdeki tek kesmeyen bıçak, çatlamış tek fincan onun önüne konurdu. O zaman babanın bıyıkları zıplar, 'Beni çıldırtmak mı istiyorsunuz!' diye borazan gibi bir sesle bağırırdı' (S.45)... 'Benim babam çok kuvvetli. Burnu birazcık büyük, kaşı da çok fazla. Yine de annem ona yakışıklı diyor. Hem babam kel değil, çok saçı var. Hiç şapka takmaz... Şapka taksa daha iyi olurdu, dedi Nun. Mesleğini de şapkasıyla birlikte askıya asardı. Evdeki her şeyi incelemek zorunda kalmazdı...' (S.47)... Kitabın çizimleri ve sayfa düzeni de afacanlıktan payını almış.

Kitabın sonunda Dr. Ped. Yeşim Kesgül Sercan tarafından yetişkinlere hitaben yazılmış bir yazı var. 'Oku, düşün, tartış, üret'... Büyük küçük herkese kitabın sadece boş zamanları değerlendirme aracı değil, düşünme ve üretme aracı da olduğunu hatırlatabilecek birçok bölüm... Çocuklara önerilen aktivitelerin çeşitliliği resimden dramaya, dil çalışmalarından öykü yazmaya kadar uzanıyor. ''Siz Her Derde Deva'ya gitseniz, hangi derdinize çare arardınız?... Tavtav gezegenini daha önce hiç duydunuz mu? Sizce böyle bir gezegen var mı? Gezegeni çizer misiniz?... Dumçuk ve Nun'la tanışmadan önceki Cansu'yu en iyi tanımlayan ifadeleri yuvarlak içine alalım. Bu özellikleri oynayalım, taklit edelim... Aşağıda tanımlanan sahneleri oynayınız Komşu evinde eşyaları karıştıran, kıran Cansu ve komşu teyze... Nun'un 'Balık tutmayı öğretmiyor, balık yakalayıp veriyor' sözüyle ne anlatmak istediğini açıklar mısınız?''... Çocuklar Nun'la birlikte oynaya zıplaya kitabı tekrar tekrar okumanın, okurken eleştirel olmanın, kendisinden faklı düşünenlere saygı duyup kendi düşünceleri arkasında durabilmenin keyfini de keşfedecekler bu kitapla...

Nun kulağımıza birçok şey fısıldayacak anlayacağınız. Eğitim sisteminin eksikliklerini, anne baba figürünün çocuk yaşamındaki önemini, çocuğa yaklaşım biçiminin onun hareketlerindeki etkisini... Nun gelince sanırım sadece çocukların değil, yetişkinlerin de hayatında değişiklikler olacağa benziyor, ne dersiniz?

Okul Hayaleti Kuno
Gerald Jatzek, Günışığı Kitaplığı, 2003, 63 Sayfa, Resimleyen Stephanie Wagner, Kapak Gözde Bitir, Türkçeleştiren Suzan Geridönmez, (6+)

Okulun ilk günü, herkes heyecanlı. Çocuklar, veliler, öğretmenler... Okul müdürü açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkıyor ve;

'Ben çiçekli müdürcüğüm... Ah pardon, müdürün çiçekçiğim, hayır hayır çiçek müdürüyüm... Okul çarıklarınız ne kadar güzelmiş böyle... Yani okul çanaklarınız demek istemiştim... Yok yok, okul çatalları, çatal kaşık, çatapat yani, çatlak patlak...' (S.10). 'Bugün yaşlanmanın ciddiyeti başlıyor. Yok yok, yapışmanın ciddiyeti. Hayır, kapışmanın; yani tanışmanın, danışmanın, karışmanın...' (S.12), diyor. Herkes, Müdür'ün bu eğlenceli açılış konuşmasına bayılıyor. Aslında müdür bunları söylemek istemiyor ama kelimeler ağzından çıkıveriyor. Müdür şaşkınlıktan ne yapacağını bilemiyor. Ama büyük küçük herkes sevinçle el çırpıyor, gülüyor, Müdür'ün konuşmasına eşlik ediyor. Böylelikle sevimli Kuno'nun yardımıyla, elli yıldır ilk kez eğlenceli bir okul açılışı gerçekleşmiş oluyor.

Kuno kim mi? Kuno, bu okulda yaşayan yalnız bir hayalet! Yeşil saçları var Kuno'nun. Kömür tozuyla fırçaladığı simsiyah dişleri ve kıpkırmızı gözleri. Gözünü kırptığı anda neler oluyor bir bilseniz! Ama Kuno'dan kimse korkmuyor, okuldaki bütün çocuklar onu çok seviyor. Onunla birlikte oldukları zaman çocukların okulda hiç canları sıkılmıyor. Kuno onları nasıl eğlendiriyor dersiniz?

Kuno gözünü kırpar kırpmaz öğretmenin tahtaya yazdığı B, babanın gözlüğüne dönüşüyor. C, palyaço Cino'nun ağzı, D ise bir evin damı... 'Sözcük Trenleri' oynuyor çocuklarla Kuno. Biri 'kurşun' diyor, 'kalem' ekliyor bir başkası, 'Kurşunkalem' oluyor. Sonra oyun devam edip gidiyor Kurşunkalem açacağı fabrikasının sahibinin pantolonunun rengi... Her şey çok eğlenceli bu okulda. Resim çizmek, yazı yazmak, matematik öğrenmek... Dersler bulmaca gibi, oyun gibi... Ama bir gün okul müdürü, Kuno'yu yakalaması ve okuldan uzaklaştırması için bir hayalet avcısını görevlendiriyor. Sizce bu hayalet avcısı Kuno'yu yakalayabilecek mi?

Avusturyalı yazar Gerald Jatzek, yazdığı çocuk kitapları, radyo oyunları, şiirleri ve şarkıları ile çocuk dünyasına adım atmayı başarabilmiş küçük büyüklerden. Çocuk bakışı, çocuk afacanlığı sanki her satıra işlenmiş. Okul öncesi çocukların çok sevdiği ses oyunları, tekerlemeler, şiirler, şarkılar öykünün içine ustaca yerleştirilmiş. Yazar, kitabın sonunda bir 'hayalet kukla' yapım tarifi ve notalı bir hayalet şarkısı vermeyi bile unutmamış! Okuyucular tarafından oynanabilecek oyunlar birkaç sayfanın dipnotunda açıklanarak çocuklara okurken düşünme ve katılımcı olma şansı da tanınmış. Kısacası Okul Hayaleti Kuno, çocukları her noktadan yakalayabilecek eğlenceli bir kitap.

Önce Nun, sonra Kuno! Sanki birileri bize bir şeyler anlatmaya çalışıyor! Yoksa yetişkinlerin çocuklara, okumayı ve yazmayı gerçekten sevdirebilmesi için sihir ve büyüye mi ihtiyaçları var!!... Yetiş Kuno, yetiş Nun! Bütün evlere ve okullara tek tek uğra, sihirli değnekle hepimizin başına dokun! Dokun ki hayal gücümüz sınırlılıklarından kurtulsun!

EskiSayılar: 32 33 34 35 36 37 38-39 40 41

Ö z k a n P A P A T Y A
Genel Yayın Yönetmeni
admin@vitrindekikitaplar.com