| Konrad
ya da Konserve Kutusundan Çıkan Çocuk Christine Nöstlinger, Günışığı
Kitaplığı, 2003, 174 Sayfa
Resimleyen Gözde Bitir,
Türkçeleştiren Mine Kazmaoğlu
(9+)
''... banyo dolabından
tüpler, küçük şişeler ve kalemler
çıkararak, yüzünü yine pembe, kırmızı,
siyah, kahverengi, yeşil ve laciverte boyadı. O
arada rimel tüpünün neredeyse boşalmış
olduğunu fark etti. Bu nedenle beyaz
fayansların üstüne rujla, 'Rimel al!' diye
yazdı. Sonra banyo süngerini alıp, daha önce
yine rujla fayanslara yazılmış 'tuvalet
kağıdı al!' yazısını sildi; çünkü onu
bir gün önce almıştı." (S.12)
Yalnız yaşayan Bayan Barlotti
çocukluğunda annesi, gençliğinde ise eşi
tarafından 'örnek insan' olarak yetiştirilmeye
çalışılmıştır. Ancak Bayan Barlotti
giysileri, makyajı ve yaşam şekliyle
alışılmışın dışında bir kadındır.
Kocasından ayrıdır. Yalnız yaşayan ve halı
dokuyarak yaşamını sürdüren Barlotti, kupon
ve eşantiyon biriktirmeye bayılmaktadır. Bu
uğraş onu öylesine sarmıştır ki bu sipariş
tutkusu yüzünden evi tuhaf şeylerle
dolmuştur. ''... bir paket gri erkek merserize
çorabı, yirmi dört kişilik plastik çay
takımı, biri balık yetiştirenlere biri
çıplaklar kampına yönelik iki gazete
aboneliği. Ayrıca, bir Türk kahvesi değirmeni
(ancak, kahve çekmek için değil, başucu
lambası olarak kullanılmak için), battal boy
on angora kilot, Hint işi dokuz tütsülük...
144 adet gömüş kaplama çay kaşığı...
kerpeten ve delgi aletiyle birlikte indirimli
verilen metal çıtçıtlar...'' (S.17).
Bir gün postacı Bayan
Barlotti'ye büyük bir paket getirir. Paketin
içinden kocaman bir konserve kutusu çıkar.
Kutuyu heyecanla açan Barlotti'ye, sevimli ama
buruşuk bir cüce, 'İyi günler, sevgili
anneciğim' dediğinde Barlotti şaşkınlıktan
donakalır... Kutudan çıkan besin tozuyla
suladığı cüce, bronz tenli, pembe yanaklı,
açık mavi gözlü, beyaz süt dişli ve sarı
lüleleri olan 7 yaşındaki bir erkek çocuğuna
dönüştüğünde daha da şaşırır Bayan
Barlotti. Düşünür, taşınır ama bir türlü
ne zaman bir çocuk sipariş ettiğini
hatırlayamaz... Bir fabrika ürünü olan bu
sevimli çocuk, paketin içinden çıkan mektubun
söylediğine göre en son teknoloji
ürünüdür. İlgi ve sevgiye gereksinim duyacak
şekilde tasarlanmış, gittiği aileye mutluluk
getirecek 'ideal' bir çocuktur Konrad...
Çocuk gerçekliğini kabul
eden yazarların başında gelen Avusturyalı
yazar Christine Nöstlinger, Konrad tiplemesiyle,
geleneksel aile ve okul kurumunu
eleştirmektedir. Çünkü Konrad
çalışkandır, yazısı düzgündür. Bütün
derslerde en başarılı öğrencidir.
Öğretmenin sözünden hiç çıkmadığı için
öğretmenin kuzusudur. Yaramazlık yapan
arkadaşlarını öğretmenine söyleyen, küfür
bilmeyen, yüzü kızaran, yalan söylemeyen
ideal bir çocuktur Konrad! Kim böyle bir
çocuğu sevmez ki!.. Arkadaşları bu ideal
çocuk hakkında neler düşünüyor dersiniz?
''Hepsi de Konrad'ı çok, ama
çok iğrenç buluyordu. Öğretmenleri Bayan
Stainz, saat başı neredeyse üç kez 'Konrad'ı
örnek alın!' diyordu... Sınıfta bir problemi
kimse anlamadığında, Bayan Stainz, 'Konrad
bunu kesinlikle anlamıştır' diyordu. Ve
gerçekten de tek anlayan Konrad oluyordu.
Çocuklar bundan hiç hoşlanmıyorlardı.''
(S.118).
Sadece okulda değil, evde de
ideal bir çocuktur Konrad. Evi dağıtmayan,
kırıp dökmeyen, önüne konan her şeyi yiyen,
annesine yardım eden, evcilik oynamayı bilmeyen
bir çocuk! Oysa alt kattaki komşunun kızı
Kitti, yedi yaşın getirdiği bütün
özelliklere sahiptir. Meraklıdır, yaramazdır,
arkadaş ilişkilerine önem vermektedir.
Hepsinden önemlisi de okul dışında aciz
kalan, arkadaşları tarafından dışlanan ideal
çocuk Konrad'ı korumaktadır.
Kitti, her fırsatta, böyle
davranmaya devam ederse çocukların onu asla
sevmeyeceklerini anlatmaya çalışır Konrad'a.
''... on iki çarpı on iki, eksi on yedi, artı
otuz altının sonucunu niye Fredi'ye
söylemiyorsun ki?.. Konrad, çocuklar
öğretmene ispiyonlanmaz!'' (S.121). Aslında
Konrad da içinde olduğu duruma üzülmekte,
çelişkiler yaşamaktadır. Ancak yapacak bir
şey yoktur. Ürün Tamamlama Bölümünde ona bu
şekilde davranması öğretilmiştir. Bir gün
fabrikadan bir mektup gelir Bayan Barlotti'ye.
Mektupta, Bayan Barlotti'nin aslında hazıfa
güçlendirici bir ilaç istediği, Konrad'ınsa
ona yanlışlıkla gönderildiği söylenmekte, o
yüzden bir an önce onu iade etmesi
istenmektedir. Bayan Barlotti'den ayrılmak
istemeyen Konrad ne yapacak dersiniz? Bayan
Barlotti, Konrad ve Kitti'nin düşündüğü o
müthiş plan nedir? Plan işe yarayacak
mıdır?..
1975 yılında ilk kez
yayımlanan kitap, çocuk gerçekliğini
eleştiren önemli yapıtlardan biridir.
Eğlenceli bir üslupla, prototip aile ve toplum
yapısını eleştiren Christine Nöstlinger,
Çocuk Edebiyatı Nobel Ödülü ve 1984
Hans-Christian Andersen Ödülü gibi pek çok
ödüle layık görülmüştür... Konrad ya da
Konserve Kutusundan Çıkan Çocuk, yazarın
neşeli bakışının yanı sıra Gözde Bitir'in
pek sevimli çizimleriyle de çocukların
ilgisini çekeceğe benziyor... Konrad, sadece
çocuklara değil, konserve çocuklara bayılan
yetişkinlere de çok şey söylüyor!
Gözlerimiz ve kulaklarımız konserve kutusundan
çıkan çocukta. Çünkü gerçekten
düşünecek çok şeyimiz var, anne baba olarak,
eğitimci olarak, toplum olarak...
|
Mevsimler
Kralı'nın Doğum Günü Aytül Akal, Uçanbalık Yayınları,
2003, 40 Sayfa.
Resimleyen Ender Dandul
(okul öncesi)
İyi ki doğdun Saray Horozu,
iyi ki doğdun Küçük Prens derken Mevsimler
Kralı'nın da doğum günü geldi çattı. O
gün sonbaharın ilk günü. Kral heyecanla
uyanır ve doğum günü hazırlıklarına
erkenden başlar. Bir an önce doğum günü
pastasını yemek isteyen Kral, nedense bir
türlü sonbaharı boyayamaz. Bütün
çabalarına rağmen bahçede hâlâ yaz mevsimi
devam eder. Açlıktan ölmek üzere olan
Kral'ın aklında hep doğum günü pastası
dolaşmaktadır. Ancak, Kraliçe, sonbahar
gelmeden onun pastayı yemesine izin
vermeyeceğini söyler. Mevsimler Kral'ı neden
sonbaharı bir türlü boyayamıyor dersiniz?..
Mevsimler Kralı'nın Doğum
Günü, Ender Dandul'un doğadan kâğıda
taşıdığı sonbahar renkleriyle, hareketli
çizimleriyle dopdolu. Ana kompozisyonun sağına
soluna saklanmış ayrıntıları keşfetmekse
çok eğlenceli... Daha önce, Saray Horozu ve
Küçük Prens'in Doğum Günü için de
söylediğimiz gibi, ülkemizde çocuk
yayımcılığı adına güzel bir kazanım bu
mevsimler dizisi... Ne yazık ki resimli
kitaplar, özellikle maliyetinin yüksekliği
nedeniyle, ülkemizde hâlâ alışılamadık bir
kitap türü olmaya devam ediyor. Aileler, haklı
olarak, bir tane resimli kitap almak yerine
birkaç tane masal ya da öykü kitabı almayı
tercih ediyorlar! Ancak çocuklarda, yazı kadar
resim okuma becerisinin de geliştirilmesi
gerekliliği unutulmamalı. Eğitim sistemimizde,
ezberciliğin yaratıcılığın önüne geçerek
yarattığı problemlere aslında sihirli
çözümler gerekmiyor. Biraz sağduyu, biraz
emek, biraz destek...
Yazı, baharı ve sonbaharı
yaşadık. Sırada kış mevsimi olsa gerek!
Kraliçe'nin Doğum Günü yaklaşıyor...
Resimli kitapları seven çocuklar için, işte
Aytül Akal'ın ve Mustafa Delioğlu'nun
yarattığı sihirli kitaplar... Dedemin Sihirli
Dolabı, Sanatçının Sihirli Odası,
Kardeşimin Sihirli Okulu ve Öğretmenin Sihirli
Şapkası... Sihirli Değnek, herkese sihirli
yolculuklar diliyor!
|