----------------------------------------------------------------------------------Ana Sayfa-------------------------------------------------www.vitrindekikitaplar.com

Çocuk Kitapları

EskiSayılar: 32 33 34 35 36 37 38-39 40 41 42 43 44-45 46 47-48
Konrad ya da Konserve Kutusundan Çıkan Çocuk

Christine Nöstlinger, Günışığı Kitaplığı, 2003, 174 Sayfa

Resimleyen Gözde Bitir, Türkçeleştiren Mine Kazmaoğlu

(9+)

''... banyo dolabından tüpler, küçük şişeler ve kalemler çıkararak, yüzünü yine pembe, kırmızı, siyah, kahverengi, yeşil ve laciverte boyadı. O arada rimel tüpünün neredeyse boşalmış olduğunu fark etti. Bu nedenle beyaz fayansların üstüne rujla, 'Rimel al!' diye yazdı. Sonra banyo süngerini alıp, daha önce yine rujla fayanslara yazılmış 'tuvalet kağıdı al!' yazısını sildi; çünkü onu bir gün önce almıştı." (S.12)

Yalnız yaşayan Bayan Barlotti çocukluğunda annesi, gençliğinde ise eşi tarafından 'örnek insan' olarak yetiştirilmeye çalışılmıştır. Ancak Bayan Barlotti giysileri, makyajı ve yaşam şekliyle alışılmışın dışında bir kadındır. Kocasından ayrıdır. Yalnız yaşayan ve halı dokuyarak yaşamını sürdüren Barlotti, kupon ve eşantiyon biriktirmeye bayılmaktadır. Bu uğraş onu öylesine sarmıştır ki bu sipariş tutkusu yüzünden evi tuhaf şeylerle dolmuştur. ''... bir paket gri erkek merserize çorabı, yirmi dört kişilik plastik çay takımı, biri balık yetiştirenlere biri çıplaklar kampına yönelik iki gazete aboneliği. Ayrıca, bir Türk kahvesi değirmeni (ancak, kahve çekmek için değil, başucu lambası olarak kullanılmak için), battal boy on angora kilot, Hint işi dokuz tütsülük... 144 adet gömüş kaplama çay kaşığı... kerpeten ve delgi aletiyle birlikte indirimli verilen metal çıtçıtlar...'' (S.17).

Bir gün postacı Bayan Barlotti'ye büyük bir paket getirir. Paketin içinden kocaman bir konserve kutusu çıkar. Kutuyu heyecanla açan Barlotti'ye, sevimli ama buruşuk bir cüce, 'İyi günler, sevgili anneciğim' dediğinde Barlotti şaşkınlıktan donakalır... Kutudan çıkan besin tozuyla suladığı cüce, bronz tenli, pembe yanaklı, açık mavi gözlü, beyaz süt dişli ve sarı lüleleri olan 7 yaşındaki bir erkek çocuğuna dönüştüğünde daha da şaşırır Bayan Barlotti. Düşünür, taşınır ama bir türlü ne zaman bir çocuk sipariş ettiğini hatırlayamaz... Bir fabrika ürünü olan bu sevimli çocuk, paketin içinden çıkan mektubun söylediğine göre en son teknoloji ürünüdür. İlgi ve sevgiye gereksinim duyacak şekilde tasarlanmış, gittiği aileye mutluluk getirecek 'ideal' bir çocuktur Konrad...

Çocuk gerçekliğini kabul eden yazarların başında gelen Avusturyalı yazar Christine Nöstlinger, Konrad tiplemesiyle, geleneksel aile ve okul kurumunu eleştirmektedir. Çünkü Konrad çalışkandır, yazısı düzgündür. Bütün derslerde en başarılı öğrencidir. Öğretmenin sözünden hiç çıkmadığı için öğretmenin kuzusudur. Yaramazlık yapan arkadaşlarını öğretmenine söyleyen, küfür bilmeyen, yüzü kızaran, yalan söylemeyen ideal bir çocuktur Konrad! Kim böyle bir çocuğu sevmez ki!.. Arkadaşları bu ideal çocuk hakkında neler düşünüyor dersiniz?

''Hepsi de Konrad'ı çok, ama çok iğrenç buluyordu. Öğretmenleri Bayan Stainz, saat başı neredeyse üç kez 'Konrad'ı örnek alın!' diyordu... Sınıfta bir problemi kimse anlamadığında, Bayan Stainz, 'Konrad bunu kesinlikle anlamıştır' diyordu. Ve gerçekten de tek anlayan Konrad oluyordu. Çocuklar bundan hiç hoşlanmıyorlardı.'' (S.118).

Sadece okulda değil, evde de ideal bir çocuktur Konrad. Evi dağıtmayan, kırıp dökmeyen, önüne konan her şeyi yiyen, annesine yardım eden, evcilik oynamayı bilmeyen bir çocuk! Oysa alt kattaki komşunun kızı Kitti, yedi yaşın getirdiği bütün özelliklere sahiptir. Meraklıdır, yaramazdır, arkadaş ilişkilerine önem vermektedir. Hepsinden önemlisi de okul dışında aciz kalan, arkadaşları tarafından dışlanan ideal çocuk Konrad'ı korumaktadır.

Kitti, her fırsatta, böyle davranmaya devam ederse çocukların onu asla sevmeyeceklerini anlatmaya çalışır Konrad'a. ''... on iki çarpı on iki, eksi on yedi, artı otuz altının sonucunu niye Fredi'ye söylemiyorsun ki?.. Konrad, çocuklar öğretmene ispiyonlanmaz!'' (S.121). Aslında Konrad da içinde olduğu duruma üzülmekte, çelişkiler yaşamaktadır. Ancak yapacak bir şey yoktur. Ürün Tamamlama Bölümünde ona bu şekilde davranması öğretilmiştir. Bir gün fabrikadan bir mektup gelir Bayan Barlotti'ye. Mektupta, Bayan Barlotti'nin aslında hazıfa güçlendirici bir ilaç istediği, Konrad'ınsa ona yanlışlıkla gönderildiği söylenmekte, o yüzden bir an önce onu iade etmesi istenmektedir. Bayan Barlotti'den ayrılmak istemeyen Konrad ne yapacak dersiniz? Bayan Barlotti, Konrad ve Kitti'nin düşündüğü o müthiş plan nedir? Plan işe yarayacak mıdır?..

1975 yılında ilk kez yayımlanan kitap, çocuk gerçekliğini eleştiren önemli yapıtlardan biridir. Eğlenceli bir üslupla, prototip aile ve toplum yapısını eleştiren Christine Nöstlinger, Çocuk Edebiyatı Nobel Ödülü ve 1984 Hans-Christian Andersen Ödülü gibi pek çok ödüle layık görülmüştür... Konrad ya da Konserve Kutusundan Çıkan Çocuk, yazarın neşeli bakışının yanı sıra Gözde Bitir'in pek sevimli çizimleriyle de çocukların ilgisini çekeceğe benziyor... Konrad, sadece çocuklara değil, konserve çocuklara bayılan yetişkinlere de çok şey söylüyor! Gözlerimiz ve kulaklarımız konserve kutusundan çıkan çocukta. Çünkü gerçekten düşünecek çok şeyimiz var, anne baba olarak, eğitimci olarak, toplum olarak...

Mevsimler Kralı'nın Doğum Günü

Aytül Akal, Uçanbalık Yayınları, 2003, 40 Sayfa.

Resimleyen Ender Dandul

(okul öncesi)

İyi ki doğdun Saray Horozu, iyi ki doğdun Küçük Prens derken Mevsimler Kralı'nın da doğum günü geldi çattı. O gün sonbaharın ilk günü. Kral heyecanla uyanır ve doğum günü hazırlıklarına erkenden başlar. Bir an önce doğum günü pastasını yemek isteyen Kral, nedense bir türlü sonbaharı boyayamaz. Bütün çabalarına rağmen bahçede hâlâ yaz mevsimi devam eder. Açlıktan ölmek üzere olan Kral'ın aklında hep doğum günü pastası dolaşmaktadır. Ancak, Kraliçe, sonbahar gelmeden onun pastayı yemesine izin vermeyeceğini söyler. Mevsimler Kral'ı neden sonbaharı bir türlü boyayamıyor dersiniz?..

Mevsimler Kralı'nın Doğum Günü, Ender Dandul'un doğadan kâğıda taşıdığı sonbahar renkleriyle, hareketli çizimleriyle dopdolu. Ana kompozisyonun sağına soluna saklanmış ayrıntıları keşfetmekse çok eğlenceli... Daha önce, Saray Horozu ve Küçük Prens'in Doğum Günü için de söylediğimiz gibi, ülkemizde çocuk yayımcılığı adına güzel bir kazanım bu mevsimler dizisi... Ne yazık ki resimli kitaplar, özellikle maliyetinin yüksekliği nedeniyle, ülkemizde hâlâ alışılamadık bir kitap türü olmaya devam ediyor. Aileler, haklı olarak, bir tane resimli kitap almak yerine birkaç tane masal ya da öykü kitabı almayı tercih ediyorlar! Ancak çocuklarda, yazı kadar resim okuma becerisinin de geliştirilmesi gerekliliği unutulmamalı. Eğitim sistemimizde, ezberciliğin yaratıcılığın önüne geçerek yarattığı problemlere aslında sihirli çözümler gerekmiyor. Biraz sağduyu, biraz emek, biraz destek...

Yazı, baharı ve sonbaharı yaşadık. Sırada kış mevsimi olsa gerek! Kraliçe'nin Doğum Günü yaklaşıyor... Resimli kitapları seven çocuklar için, işte Aytül Akal'ın ve Mustafa Delioğlu'nun yarattığı sihirli kitaplar... Dedemin Sihirli Dolabı, Sanatçının Sihirli Odası, Kardeşimin Sihirli Okulu ve Öğretmenin Sihirli Şapkası... Sihirli Değnek, herkese sihirli yolculuklar diliyor!

EskiSayılar: 32 33 34 35 36 37 38-39 40 41 42 43 44-45 46 47-48

Ö z k a n P A P A T Y A
Genel Yayın Yönetmeni
admin@vitrindekikitaplar.com