| Gönülden
Bilime
Ahmet İnam
Nasıl
düşünmeli?
Elbette mantık
kurallarına ters düşmeden
düşünmeli. Tutarsızlığın
tuzaklarına kapılmadan. Dille
düşündüğümüzde, dilin
gramerine, sentaksına,
semantiğine uyarak. Düşünmek,
mantıkla, dille gerçekleşiyor
ama yalnız onlardan oluşmuyor.
Düşünme etkinliği ile
gerçekleştirilen düşüncenin
içeriği var. Düşünmenin
çetinliği, büyük ölçüde
içeriğinden kaynaklanıyor,
biçiminden değil! İçeriğin
çetinliği, yaşamın
çetinliğinden geliyor. ''Nasıl
düşünmeli?'' sorusunun
yanıtı, bizi ''nasıl
yaşamalıyım?'' sorusuna
götürüyor. ''Nasıl
düşünmeliyim?'' sorusuna
götürüyor. ''Nasıl
düşünmeliyim?'' sorusunu dert
edinenlerin, belki de,
kendilerine açıkça itiraf
edemedikleri temel kaygıları
''nasıl yaşamalıyım?''
sorusunda yatıyor olabilir.
Kültürümüzün
nasıl bir işleyişinden
kaynaklanır, bu reçete arama,
birçok kapıyı açan anahtar
bulma beklentisi? ''Sağlıklı''
düşünemediğinizi mi
sanıyorsunuz? ''Nasıl doğru
düşünülür acaba? sorusu
içinizi mi yiyor? İlk
yapacağınız şey, bu
kültürün herhangi bir evladı
olarak, bir otorite bulmaktır:
Düşünme biçimine, akıl
yürütmelerine hayran olduğunuz
birini bulur, ondan öneriler
beklersiniz ya da tıkalı
bulduğunuz yolu açacak, tez
okunur, kolay anlaşılır, bir
kitap ararsınız: Hem Eğlen Hem
Düşünmeyi Öğren, Yarım
Saatte Başarılı Düşünme
Anahtarı, Düşünemeyenler
Gelin Bu Kitapla Düşünün!
başlıklı. Düşünme ciddi
iştir ve kılavuzsuz, nasıl
gerçekleştirilir? Kolay ve
sıkıntısız biçimde
düşünmenin yolunu bir
öğrendik mi, artık işimiz
çok kolaydır. Yeter ki o
şablonu, bazılarının çok
sevdiği deyimle ''yöntemi''
öğrenelim yeter. ''Yöntem
uçağına bin, dilediğin
düşünce ülkesine uç.''
Düşünme, yol yordam bilme
işidir, öğrenilecek kuralları
vardır. Öğren ve düşün.''
Peki, ne olacağız, düşünmeyi
öğreneceğiz de? Başarılı
olacağız. Toplumda
saygınlığımız artacak. Mutlu
olacağız, mutlu! Haydi,
arkadaşlar, hep birlikte
düşünmeyi öğrenmeye! Mutlu
olmaya. Belki de bizi,
öğrenirsek düşünmeyi, Avrupa
Birliği'ne bile alabilirler.''
Bu kalıp, bu
''teknik'', bu ''târif'', bu
anahtar, bu ''hap'' arayan
bakışla, düşünmeyi
öğreneceğiz. Üstelik,
mantık, akıl, yöntem
maskelerinin arkasına
sığınarak, hazırlop
reçetelerle
gerçekleştirdiğimiz düşünme
biçimlerine ''bilimsel'' adını
verecek kadar, ufuksuz, sığ,
bilimden, bilim tarihinden
habersiz gâfil insanlar durumuna
düşeceğiz.
Takiyettin
Mengüşoğlu hocam, çok ateşli
bilim felsefesi tutkunu olarak
çalıştığım yıllarda bana
zaman zaman takılırdı: ''Sen
bilimin başarılarının
ardındaki yöntemi arıyorsun
değil mi? Bilimde açıklama,
ön-deyi (prediction) nasıl
gerçekleşiyor, teoriler nasıl
kuruluyor, nasıl akıl
yürütmeler yapılıyor? Bilim
alanında çalışanlar, önce bu
yöntemleri öğrenip, sonra
bunları uyguluyorlar mı? Böyle
bir yöntem anlayışı yanlış!
Yöntem, iş başında
öğrenilir!''
Düşünme iş
başında öğrenilir! Elbette, dilsel, biçimsel kuralları
vardır; çalıştığınız,
üzerinde kafa yorduğunuz
alanın geçmişiyle,
sorunlarıyla, beklentileriyle
ilgili olarak farklı içerikler
taşır. Her içeriğin
yapısına, özelliğine göre
düşünme biçimleri vardır!
Kimi arkadaşların
itirazlarını duyar gibiyim: Bir
dedüksiyon, bir endüksiyon hadi
bir de analoji var! Aklın yolu
birdir. Hele bilimsel
düşünmenin sonuç alıcı
biçimde işlemesi için belli
yolları kesinlikle izlemesi
gerekir!
Bilimde nasıl
düşündüğümüz üstüne
düşünmek elbette gereklidir.
Bilim sürekli kendini
yenileyebilen, gerçeği
kavramaya yönelik saygın bir
insan etkinliği. Bilim
felsefesinin bilimsel düşünme
üstüne oluşturduğu
tartışmaların, ortaya koyduğu
ürünlerin, bilimi tanıma
adına yararlı olduğuna
inanıyorum. Bilimsel
araştırmanın işleyişini,
bilimin nasıl olup da
yanlışlarından kurtulmaya
çalıştığını, bu
çalışmalarında ne gibi yollar
izlediğini bilmek gereklidir.
Sorun, bu
çalışmalar sonucu elde
ettiğimiz bulgularımızın
mutlaklaştırılmasındadır.
''Bilim böyle çalışır,
insanın aklı böyle işler''
reçetelerinin dayanakları
geçici saptamalardan oluşur.
Bilim değişiyor, bilim üzerine
geliştirilen mantıksal,
felsefi, toplumbilimsel,
kültürel, ekonomik, ideolojik
görüşler de değişecektir.
Nasıl
düşünmeli? Bilimsel
düşünmenin bile hazırlop
reçetelerle
gerçekleştirilemeyeceğinin
anlaşıldığı bir çağda,
yaşayarak, sınayarak, sorarak,
yanlışlardan korkmayarak
düşünmeli! Cesur ca
düşünmeli!
|