----------------------------------------------------------Ana Sayfa------------------------------------------------www.vitrindekikitaplar.com

Dersimiz Türkçe

DİLSEL SORUNLAR

EskiSayılar: 12-13 14-15 16 17 18-20 21-27 28-29 30-32 33 34-39 40

İngilizceden gelenler-devam
NECMİYE ALPAY

interaktif
Türkçesi: etkileşimli. Daha çok bilişim alanında kullanılıyor ve iki tarafın da etkili olduğu durum anlamına geliyor. Sözgelimi, bilgisayar programı size seçenekler sunuyor, siz de bazı işlemler yaparak bir şeyleri belirleyebiliyorsunuz. "Katılımcı demokrasi" gibi tıpkı; sınırların farkında olmazsanız kendinizi gerçekten belirleyici sanabiliyorsunuz...
Her durumda, "interaktif etkileşim" dememeye dikkat.

mail, meyl, imeyl, meyl atmak, meylleşmek, mailleşmek imla kılavuzlarında bir "mail" görüyoruz ama, biz günümüz insanlarının bildiği, ingilizceden gelen "mail" değil bu. A'sını uzun, i'sini net söylememiz gereken, Arapça kökenli "mail": Meyleden, eğilimi olan, anlamına geliyor; "Oğlan, mailim, oğlan/ Sözüne de kailim, oğlan" diyen o eski türküdeki gibi.
ingilizceden gelen, "meyl" diye okunan "mail" henüz kılavuzlara girmedi. çeşitli biçimlerde yazılıyor; zaman içinde hangi biçimi üstün gelirse kılavuzlara o girecek. insanlar bu sanal yazılara mektup ya da eposta, bu sanal yazışmaya da yazışmak demeyi içlerine sindirirlerse "mail/meyl" de sözlüklere girmeyebilecek.
"Meylleşmek" fiilini ilk kez ATV Ana Haber bülteninde işittiğimi not etmişim. Tarih: 29.12.1998. Ali Kırca, daha iyi bir karşılık bulamadım, özür dilerim der gibi bir yüzle kullanmış bu sözcüğü.
*
diye düşünmek
"I think", "I suppose"...
"Diye düşün"enin kendisi olduğu açık da olsa, vurgulamanın yeri olmasa da ekliyor insanlar, "diye düşün"düklerini. Dolgu sözü. özellikle, aynı cümlenin başına "bence", sonuna da "diye düşünüyorum" eklendiğinde tadından yenmiyor bu tür dolgular.
*
trendy
Recaizade Mahmut Ekrem'e mektup: "Moda"nın modası geçti. şimdi "trendy" moda.
*
açıkçası, doğrusunu söylemek gerekirse
"To be clear...", "to tell the truth..."
*
Türk insanı
Bu sözün nereden çıktığını uzun süre anlayamamıştım. "Turkish people"dan geldiğini, eşzamanlı bir çeviri sırasında fark ettim. ingilizce konuşan kişi "turkish people" dedikçe, çevirmen "Türkler" yerine "Türk insanı" diye çeviriyordu. Konuşmacı "french people" dese çevirmen "Fransız insanı" diye mi çevirecek acaba?
*
hinterland
Artbölge demek. "Fay hatları yer değiştirerek doğal kaynakların hinterlandına kaydı." (Gazeteler, 18.12.2002)
*
basitçe
"Türkçede basitçe 'O ağaçları kesiyor' denebilirken Tuyuca konuşan biri olayın ona anlatıldığını, sesini duyduğunu, olayı kendisinin gördüğünü ya da basitçe tahmin ettiğini belirten sonekleri kullanmak zorundadır." (10.12.2002 tarihli Cumhuriyet)
Bu örnekteki iki "basitçe"den birincisini kabul etsek bile, ikincisini kabul etmek zor. Daha önce de yazmıştım: ingilizcedeki her "simply"nin Türkçedeki karşılığı "basitçe" değil. Yerine göre, "yalnızca" ya da "düpedüz" de olabiliyor.
*
check etmek, çek etmek
"Denetlemek, doğruluğunu araştırmak, sağlamasını yapmak" gibi yerleşik karşılıkları var.
*
vizyon
Gösterimdeki filmler için "vizyondaki filmler" dendiğine öteden beri rastlanırdı. Yanılmıyorsam Turgut özal'dan bu yana da, uzak görüşlü ya da ufku açık değil, "vizyon sahibi" oluyoruz. Sözcük giderek jokerleşti. "... bir 'ulusal araştırma vizyonu'nun saptanması" diye yazıyor bir profesör.
*
kültürel çalışmalar/ kültür incelemeleri
Yeni bir düşünsel etkinlik alanının adı olan "cultural studies" bu iki biçimde de çevriliyor. "Kültürel çalışmalar", ses olarak daha iyi ama, yanlış anlaşılabileceği için kötü bir karşılık. "Kültür incelemeleri", disiplinin yaptığı işi daha iyi anlatıyor.
*
mainstream
"Ana akım" gibi zorlama çevirilere gerek olmamalı. Ad olarak kullanıldığında "genel eğilim", sıfat olarak kullanıldığında "alışılmış, başlıca" gibi çeşitli yerleşik karşılıklar bulunabiliyor. Belirli bir alandan söz edilirken "anayol" demek de (bir zamanların bir koalisyon hükümetine verilen ad olması dışında) uygun görünüyor: "Romanın anayolunda yeni bir adım türüyle yürümeyi düşünen yok." (özdemir ince, E dergisi, Ocak 2003, s.37)

EskiSayılar: 12-13 14-15 16 17 18-20 21-27 28-29 30-32 33 34-39 40

Ö z k a n P A P A T Y A
Genel Yayın Yönetmeni
admin@vitrindekikitaplar.com