Ana Sayfa
-www.vitrindekikitaplar.com

Dilsel Sorunlar

EskiSayılar: 12-13 14-15 16 17 18-20 21-27 28-29 30-32 33 34-39 40 41 42-43-44-45-46 47-48-49 50-51-52 53-57
2004/01 02 03 04 05 06
DİL MESELELERİ
NECMİYE ALPAY
Okurlardan
İbrahim Alan'ın mektubunda beş soru var.
"1. Cümle içinde kullanılan parantezler konusunda bir istikrar olmadığını (hangi konuda var ki diyeceksiniz!) görüyorum. Parantez içindeki ayrıntı, cümle dışı bir unsurdur. Doğrudan cümleyle bağlantılı olmayabilir. Fakat şu vereceğim türdeki örneklere sıkça rastlıyoruz. Bu cümlede parantez içindeki kelime okunmadığında cümlenin yapısı bozuluyor: 'Cahit Sıtkı'nın şiirlerinde (yalnızlık, ölüm korkusu) gibi temalar büyük yer tutar.'"
— Alan'ın verdiği örnekteki ayraçları kaldırıp atabiliriz. Belki bir vurgulama gereği duyulmuş ama, kullanan kişi, ayraç denen noktalama işaretinin vurgulama işlevi olmadığını unutmuş belli ki. Vurgulama için ayraç yerine italik, koyu yazı ya da tırnak gibi vurgulama olanakları kullanılabilir.
"2. İki noktadan sonra TDK, büyük harfi tercih ediyor. Ama yayınevleri bu konuda kendilerine göre bir yol tutturmuşlar. Siz hangisini tercih ediyorsunuz?"
Türkçede kural, iki noktadan sonra büyük harfle başlanması biçiminde. Yalnızca şimdiki TDK değil, eskisi ve diğer kılavuzlar da böyle diyor. Tek istisnayla: İki noktadan sonra bir yancümle gelmeyip yalnızca tek tek örnekler sıralanıyorsa, büyük harf gerekmiyor.
Ben de bu kurala uyuyorum. Batı dillerinde iki noktadan sonra büyük harf kullanılmıyor. Yayınevleri belki bunun etkisindedir. Ne var ki, Türkçede böyle yazılınca iki noktanın noktalı virgülle karışması tehlikesi artıyor.
"3. Tırnak içinde tırnak konusunda ise kafam oldukça karışık: Tek tırnak kullanılabilir diyeceksiniz belki... Bilmiyorum."
— Türkçede kural, önce çift tırnak, bunun içinde yeniden tırnak gerektiğinde tek tırnak kullanmak biçiminde. İngilizcede bunun tersi. Türkçedeki sistem dilin kendi yapısına daha uygun, çünkü Türkçede bol miktarda kesme işareti kullanmak gerekiyor ve tek tırnak kesme işaretiyle karışıklık yaratabiliyor.
"4. Bazı kelimelerin kullanımı, gramer açısından yanlış olmasa da, yaygın (...) olmadığı için (...) biraz sırıtıyor:
* 'rağbet başlaması', Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri, Kenan Akyüz, İnkılap Yay., s.57 (Elimdeki (...) sözlüklerde 'rağbet etme'nin dışında bir kullanıma rastlamadım.)"
— "Rağbet göstermek" de denir. Verdiğiniz örnekte yazar, "rağbet edilmeye başlandı" gibi uzun bir anlatımdan kurtulmak istemiş olmalı. Gündelik dilde değilse bile, uzlaşımsal bir yazıda kusurlu sayılabilecek bir anlatım, haklısınız.
"* 'Babı ğli delegelerine ya İzzet veya Tevfik Paşa riyaset edecektir.', Çankaya, Falih Rıfkı Atay, Bateş, s.315"
— Sanıyorum bu tür hataların nedeni, tamlamalarda "ve" kullanımı ile "veya/ ya da" kullanımı arasındaki farkın dikkatlerden kaçmasıdır. "İzzet ve Tevfik paşalar" rahat bir anlatım olur ama, "İzzet veya Tevfik Paşa" sözü, İzzet'in kimliği konusunda ikircim uyandırıyor gerçekten de. Anlatımı netleştirmek için burada Paşa sıfatını yinelemek gerekir: "... delegelerine İzzet Paşa veya Tevfik Paşa riyaset edecektir" biçiminde.
"* 'Dayatışmacılar arasında yalnız haydut çeteleri yoktur.', Çankaya, Falih Rıfkı Atay, Bateş, s.235"
— İbrahim Alan burada "dayatışmacılar"a takıldı sanıyorum. Bence yaratıcı bir kullanım bu: Türkçede, dayatmak diye bir fiil var; zorla kabul ettirmeye çalışmak, "empoze etmek" anlamına geliyor. İki taraf da birbirine bir şeyler dayatmaya çalışıyorsa neden dayatışmacılar denmesin?
"* 'eğitim almak' mı, 'eğitim yapmak' mı?"
— Bu ikisi birbirinin alternatifi değil. Birinci fiil öğrenci konumundaki kişi açısından, ikincisi ise daha genel bir açıdan bakıyor. Öte yandan, "aldığı eğitimin niteliği" gibi çekimler yaygın olmakla birlikte, fiil olarak yaygın olan "eğitim almak" değil, "eğitim görmek".
"5. Şiar Yalçın bu konularda edebiyat klasiklerinin ölçü alınabileceğini söylüyor. Siz ne dersiniz?"
— Klasikler, sözlükçülüğün ölçütlerinden elbette; sözlükler için gerekli örnekler de onlardan seçiliyor. Ama hepsinin her zaman ölçüt olarak seçilebileceği söylenemez. Dillerinin eskimekte olduğu, ayrıca her zaman "temsil" niteliğinin bulunmayabileceği unutulmamalı.

(Radikal Kitap)

EskiSayılar: 12-13 14-15 16 17 18-20 21-27 28-29 30-32 33 34-39 40 41 42-43-44-45-46 47-48-49 50-51-52 53-57
2004/01 02 03 04 05 06

Ö z k a n P A P A T Y A
Genel Yayın Yönetmeni
admin@vitrindekikitaplar.com