|
ÖSS
ve OKS masaya yatırılacak
ÖSS ve OKS'nin de ele alınacağı 17. Milli Eğitim Şurası
haftaya başlıyor.
Şura çalışmalarını organize eden
Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı İrfan
Erdoğan, şuranın “özgür bir ortamda gerçekleşeceğini”
belirterek, “Şuradan, toplumu gerecek, toplumun bütün
kesimlerinin katılmayacağı bir tavsiye kararı çıkmasını
beklemiyorum” dedi.
Erdoğan, yaptığı açıklamada, 13-17 Kasım 2006 tarihleri arasında
düzenlenecek şuraya ilişkin bilgi vererek, değerlendirmelerde
bulundu.
17. Milli Eğitim Şurası'nın, 7 yıl aradan sonra düzenlendiğini
kaydeden Erdoğan, “önemli bir altyapı çalışması
gerçekleştirdiklerini” söyledi.
Şuraların düzenlendiği dönemdeki eğitimle ilgili sorunların
tartışıldığı bir platform olduğunu belirten Erdoğan, “Her bir
şuranın döneme özgü bir ana teması olur” dedi. Şuralarda yapılan
tartışmalardan sonra tavsiye niteliğinde bir doküman ortaya
çıktığını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:
“Tavsiye kararları da Bakanlığın ilgili bütün birimlerine
şuradan hemen sonra Başkanlığımız tarafından gönderilir ve
tavsiye kararlarının hayata geçmesi için yakın bir takibe
alınır. Şura kararları, kesinlikle hayata geçecek diye bir koşul
yok. Ancak, Talim ve Terbiye Kurulunun sıkı takibiyle şuralarda
alınan kararlara genellikle uyulur. Şura kararları bu açıdan,
şart olmamasına rağmen genelde uyulan tavsiye niteliğinde
kararlardır. Şuralarda, şuranın düzenlendiği dönemden sonraki
yıllar için bir eğitim vizyonu ortaya çıkmış olur. Çünkü çok
sayıda eğitimcinin, eğitimle ilgili sivil toplum kuruluşu
temsilcilerinin, vali, belediye başkanı gibi yöneticilerin geniş
bir katılımıyla gerçekleşen bu denli başka bir platform yok.”
ÖSS VE OKS MASAYA YATIRILACAK
Şurada, ÖSS ve OKS başta olmak üzere sınav sisteminin de ele
alınacağını belirten Erdoğan, “Bu şura ile meslek lisesi
öğrencilerine ÖSS'de uygulanan katsayının kaldırılması için
zemin hazırlanmaya çalışıldığı” yönündeki eleştirileri şöyle
yanıtladı:
“6 aydır şura ile ilgili tüm hazırlık çalışmalarını yakından
izliyorum. Şuranın ana temasını belirledikten sonra o konunun
nasıl ele alınacağıyla ilgili bir ön çalışma yapmak söz konusu
olamaz. Dayatmaya varacak herhangi bir ön çalışma yapılması söz
konusu olamaz ve olmamıştır. Şurada tartışmaların nasıl
gelişeceği, konuların nasıl ele alınacağı ile ilgili şimdiden
herhangi bir şey öngörmek mümkün değil. Ancak şu ana kadarki
çalışmalardan hareketle söyleyebileceğim şey, şuranın son derece
özgür, üretken bir ortamda gerçekleşeceği. Toplumu gerecek,
toplumun bütün kesimlerinin katılmayacağı bir tavsiye kararının
çıkmasını ben beklemiyorum. Katılacak eğitimcilerin ve üyelerin,
Türk toplumu için en sağlıklı modeli üretme konusunda bir bilinç
altyapısına ve birikime sahip olduğunu düşünüyorum.”
Şuraya kimlerin katılacağına ilişkin mevzuat bulunduğunu ve tüm
çevrelerin geniş katılımının öngörüldüğünü ifade eden Erdoğan,
800-900 kişinin katılmasını beklediklerini söyledi. Erdoğan,
“Katılım bu denli geniş olunca, bir dayatmanın, herhangi bir
konuda var olan bir eğitim politikasının gelişmesi yönünde bir
ısrarın olacağını düşünmüyorum. Şurada yapılacak tartışmalar ve
sonuçta ortaya çıkacak kararlar, bize her halükarda önümüzdeki
yıllar için daha sağlıklı adımlar atmamız konusunda ışık
tutacaktır” diye konuştu.
“ÇIKIŞ NOKTASI ARANIYOR”
17. Milli Eğitim Şurası'nın ana konularının Türkiye'nin içinde
bulunduğu dönemle “çok ilgili” olduğunu vurgulayan Erdoğan,
sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugüne kadar yapılmış şuraların her bir çok değerliydi ama
özellikle bu şuranın, içinde bulunduğumuz zamana özgü sorunlara
değinme fırsatı yaratacağı için çok işlevsel olduğunu
düşünüyorum. Çünkü özellikle son yıllarda Türk eğitim sisteminin
aşırı derecede sınav odaklı olduğundan bahsediliyor. OKS ve ÖSS
etrafından dönüp dolaşan eleştiriler var. Eğitim sisteminin
sınava dayalı hale gelmesinden dolayı tahrip olduğu dile
getiriliyor. Eğitim sistemi, özellikle son yıllarda sınav
bağlamında ele alınıyor ve bir çıkış noktası aranıyor. İşte bu
çıkış noktası şurada ortaya konabilir. Bu açıdan şura, konusu
itibarıyla çok işlevsel ve farklı.”
Şurada, “AB'ye Giriş Sürecinde Türk Eğitim Sistemi” konusunun da
ele alınacağını belirten Erdoğan, AB'ye giriş ile ilgili
ekonomi, siyaset ve diğer birçok alanda bir dizi değişiklikler
yapıldığına işaret etti. Erdoğan, şöyle konuştu:
“Ama asıl değişiklik yapılması gereken alan eğitimdir. Eğitim,
felsefi açıdan, yöntem açısından, AB'ye giriş bağlamında ele
alınmak durumunda. Şimdiye kadar bu yönde adımlar atıldı, AB
ülkeleriyle uyum çalışmalarına hız verildi. Ancak bunların
topluca ele alınması ve AB perspektifinde önümüzü görmemize yol
açacak bir vizyonun ortaya konması açısından, şura faydalı
olabilir. Yani, şurada ele alacağımız her iki konu da yeni ufuk
geliştirmemiz gereken konular. Bu nedenle şura, yapılmış olmak
için değil, geleceğe ışık tutmak için gerçekleştirilmiş olacak.”
“EN DOĞRU İSİMLERİ ÇAĞIRDIK”
Şuraya hazırlanmak için illerde ve bölgelerde yoğun bir altyapı
çalışması gerçekleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, bu
çalışmalar sonucunda yaklaşık 2 bin sayfalık doküman ortaya
çıktığını, bunların da şuraya davet edilen üyelere
gönderildiğini belirtti. İlgili uzman öğretim üyelerine şurayla
ilgili bir rapor da hazırlattıklarını kaydeden Erdoğan, “Bu
raporla amacımız şuraya katılacak üyelere bir arka plan bilgisi
vermek. Herhangi bir yönlendirme ve dayatma söz konusu değil”
diye konuştu.
Şuranın açılışının 13 Kasımda Milli Eğitim Bakanlığı Şura
Salonu'nda gerçekleştirileceğini söyleyen Erdoğan, Cumhurbaşkanı
Ahmet Necdet Sezer'e, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a,
bakanlara, Genelkurmay Başkanlığı temsilcilerine, Harp
Akademileri Komutanlığına, eski milli eğitim bakanları ve
müsteşarlarına, eğitimle ilgili bakanlıklara, muhtarlara, il
genel meclisi üyelerine, encümenlere, belediye başkanlarına,
valilere, il ve ilçe milli eğitim müdürlerine ve diğer ilgili
tüm çevrelere davetiye gönderildiğini bildirdi.
“YÖNLENDİRME OLMADI”
Talim Terbiye Kurulu Başkanı olmadan önce de eğitim ile iç içe
olduğunu, literatürü izlediğini, bu alanda yayınları bulunduğunu
söyleyen Erdoğan, bu alandan geldiği için eğitimle ilgili
birikimli kişileri de tanıdığını kaydetti. Erdoğan,
“Dolayısıyla, bu birikimi şuranın kompozisyonunu oluştururken
tabii ki kullandık. Şuraya, eğitim sistemimize katkı sağlayacak
en doğru isimleri çağırma konusunda özel bir özen gösterdik”
dedi.
Erdoğan, şuraya katılacak isimleri saptarken, herhangi bir
çevreden “baskı ve yönlendirme” olmadığını, zaten katılımcıların
çoğunluğunun mevzuat ile belirlendiğini vurguladı.
“SEÇİMİ YÖK'E BIRAKTIK”
Erdoğan, üniversiteleri temsil edecek kişileri seçmeleri için
YÖK'e yazı yazdıklarını belirtti. Erdoğan, “Bugüne kadarki
şuralarda, üniversite rektörlerini, dekanları Milli Eğitim
Bakanlığı davet ederdi. Bu kez üniversite temsilcilerine,
özellikle rektör, dekan düzeyindeki üniversite yetkililerini YÖK
belirledi. Bu, ilk kez oluyor”diye konuştu.
YÖK'ün şuraya katılacakların listesini gönderdiğini ifade eden
Erdoğan, buna göre 15 devlet, 5 vakıf üniversitesi rektörünün,
10 eğitim fakültesi dekanının, 20 eğitim fakültesi öğretim
üyesinin, 10 eğitim fakültesi dışındaki fakültelerden öğretim
üyesinin ve 2 öğrenci temsilcisinin şuraya katılacağını söyledi.
Erdoğan, bunların dışında kendilerinin de üniversitelerden
öğretim üyesi davet ettiklerini, YÖK'ün seçtikleriyle birlikte
şuraya üniversite çevresinden 137 kişinin katılacağını ifade
etti.
Kaynak: Aktuel Haber
|
Bilgisayar çocuklara zarar!
Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Kadir
Kırkgöz, bilgisayarların ve fast-food
beslenmenin çocukların sağlığına olumsuz
etkilerine dikkat çekti.
Dr. Kırkgöz, "Bilgisayarların başında uzun süre oturan çocuklar
hareketsiz kalıyor.
Bunun yanı sıra okul stresi, sınavlara
hazırlanma, okula servisle gidip
gelmeler, sokakta ya da parklarda oyun
oynamama ve fast-food yiyecekler
çocuklada obez olmaya davetiye
çıkarıyor" dedi. Okul kantinlerinde fast-
food yiyeceklerin satılmaması
gerektiğini ifade eden Dr. Kırkgöz,
obezitenin yüksek tansiyon, şeker ve
ağır psikolojik rahatsızlıklara yol
açtığını belirtti.
Evrensel
Baş'ın son dönem resimleri

İSTANBUL - Evrensel Baş'ın son dönem
çalışmalarından oluşan kişisel sergisi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Taksim
Sanat Galerisi'nde görücüye çıktı.
İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi
Özdemir Altan atölyesinden mezun olan
Baş, sergideki eserlerinde çocukluğunun
geçtiği Doğu Karadeniz'e güzelleme
yapıyor. Sergi 10 Kasım'da sona erecek.
Kaynak:
Radikal
Ankara'da YÖK'ü protesto gözaltısı
YÖK'un kuruluşunu protesto etmek isteyen gruba polis
Kızılay'da müdahale etti. Müdahale sonucu bazı öğrenciler
yaralanırken, 20'den fazla öğrenci gözaltına alındı.
YÖK'ü protesto
Yükseköğrenim Kurulu'nun (YÖK) kuruluşunun 25. yılı ülkenin
çeşitli yerlerinde protesto edildi.
Bu gösterilerden biri de kurumun Ankara Bilkent'teki
başkanlık binasının önünde gerçekleşti
|
SINAV GİŞEDE REKORA GİDİYOR

Cem Yılmaz'ın
'Hokkabaz'ı ile Ömer Faruk Sorak'ın
'Sınav'ı arasında iki hafta önce
gişede başlayan rekabet tüm hızıyla
sürüyor. İzlenme oranındaki artışa
bakılırsa, 'Sınav' ikinci haftada
yüzde 180 artış gösterdi, Hokkabaz ise
yüzde 4. Toplam bilet satışında ise
Hokkabaz önde.
Her ikisi de 20
Ekim'de gösterime giren Cem Yılmaz'ın
'Hokkabaz'ı ve Ömer Faruk Sorak'ın
'Sınav'ı büyük bir rekabet içine
girmiş olsa da, bugüne kadar kesilen
biletler toplamında ipi göğüsleyen
'Hokkabaz' oldu. Bunun yanı sıra,
izlenme oranındaki artışa göre öne
çıkan film ise 'Sınav!'
REKABETE DEVAM
İlk üç günün rakamlarına göre, işler
'Hokkabaz'ın yapımcısı BKM'nin
istediği gibi gitmemiş, beklenen
rakamın altında; 247 bin 912 bilet
satılmıştı. Oysa 'Sınav'ın ilk üç gün
bilet satışı beklenenin altında; 58
bin 210 ile tamamlanmıştı. Bu
rakamlar, iki filmin de gişede büyük
hüsrana uğrayacağını düşündürse de
durum ikinci hafta sonunda ortaya
çıkan rakamlarla belli oldu.
'Hokkabaz'ın izlenme oranındaki artış
yüzde 4'te kaldı, 'Sınav'ın izlenme
oranı ise yüzde 180 oranında artış
gösterdi... Vizyondan kalkana dek
hangi filme daha çok bilet kesileceği,
şu sıralarda en büyük merak konusu...
İLK HAFTA SONU:
SINAV
Salon sayısı: 249 Cuma, Cumartesi,
Pazar: 58 bin 210 Salon başına düşen
izleyici: 233
HOKKABAZ
Salon sayısı: 349 Cuma, Cumartesi,
Pazar: 247 bin 912 Salon başına düşen
izleyici: 710
İKİNCİ HAFTA SONU
SINAV
Salon sayısı: 249 Cuma, Cumartesi,
Pazar: 162 bin 907 Salon başına düşen
izleyici sayısı: 654 Artış: Yüzde 180
HOKKABAZ
Salon sayısı: 349 Cuma, Cumartesi,
Pazar: 256 bin 683 Salon başına düşen
izleyici sayısı: 735 Artış: Yüzde 4
|