| TEST 3 1- "Hareket" sözcüğü aşağıdakilerin hangisinde "Türk Dil Kurumu özleşme hareketi için çok yararlı çalışmalar yapmıştı." cümlesindeki anlamıyla kullanılmıştır? A) Vücuduna göre çevik hareketler yapıyordu. B) Neo-nazi hareketi nefret duygusu uyandırıyor insanda. C) Çocuğun hareketi babasını anımsatıyor. D) Üç gün sonra hareket edeceklermiş. E) Hareketli parçalardan çok haşlanıyorum. 2- Türkiye 36° - 42° K paralelleri arasında, orta kuşak ülkelerinden biridir. Akdeniz, Ege ve Güney Marmara'da, Akdeniz iklimi etkilidir. Karadeniz ve Akdeniz kuyularında dağların denize paralel uzanması, doğuya doğru gidildikçe yükseltinin artması, iç kesimlerde karasal iklimin görülmesine neden olur. Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir? A) Benzetme B) Öyküleme C) Tartışma D) Betimleme E) Açıklama 3- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yoktur? A) O gece geçmişten söz etmek, iç çeke çeke anmak herkes gibi ana da yasaklanmıştı: B) Gazetelerde çıktığında merak ve ilgiyle okunan yazılarını kitap haline gitirdi. C) Hem bizimle olmak istiyor, hem de acımasız bir biçimde sürekli eleştiriyordu. D) Ne o eski sevgilisinden vazgeçebiliyordu ne de dönmeye cesaret edebiliyordu. E) Kitap kapağının bitirilmesine ve okurla buluşturulmasına gayret ediyorlardı. 4- Aşağıdakilerden hangisi yazım ve noktalama bakımından doğrudur? A) Fürüzan'ın tüm yazdıkları gözönüne alınırsa; onunu ana temasının "Gurbet" duygusu olduğu söylenebilir. B) Tıpkı baba tarafı... anasına hiç çekmemiş; ufak tefek, akıllı, akıllı bakan bir kız... C) Yazar bu kitabında, müziğin, yaratıldığı toplumsal ortamdan koparılamayacağını somut örneklerle ortaya koyuyor. D) Kübizm'i eski resimden ayırdeden nokta: bir öykünme sanatı değil tasarım sanatı olmasındır. E) Bu ansiklopedinin amacı: yer yüzündeki bölük pörçük bilgileri bir araya getirmek. 5- Beş kere beş ne eder? Bu cümledeki "beş kere beş" sözü için aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A) Sıfat tamlamasıdır. B) Tamlayanı sıfat tamlamasıdır. C) Cümlede öznedir. D) Kalıplaşmamış bir sözdür. E) Sözcükler yan anlamdadır. 6- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir bileşik eylem vardır? A) Bir yaz akşamı, beş sularında deniz kıyısında rastladım size. B) Deniz kıyısındaki kahvelerden birisinde, iskemleye oturmuş kitap okuyordunuz. C) "Ne kadar güzel bir yaz akşamı değil mi?" diye sordum. D) Başınızı çevirerek yüzüme bakıp gülümsemiştiniz. E) "Beni üzersen, bir daha beni göreme." demiştiniz. 7- Aşağıdakilerin hangisi yapı bakımından farklı bir cümledir? A) Gecenin güzelliğini yaşarken şiirsel duygulara kapıldım.. B) Bu kentte yaşamak, bana sonsuz bir mutluluk veriyor. C) Sevgiyle yaşayan insanlara saygı duyuyorum. D) Sevginin ötesinde hiçbir şeye önem vermiyorum. E) Sevgisiz yaşayınca yüreğimi karamsarlık kaplıyor. 8- Aşağıdaki cümlelerin hangisine ad tamlaması yoktur? A) İşçilerin birkaçı işi bırakıp kaçmış. B) Kardeşim, kiracımızın oğluyla yine kavga etmiş. C) Dün, park bekçisi çocukları kovalıyordu. D) Küçük yeğenim, sarı boyalı eve bakıyordu. E) Üniversite sınavları bu yıl daha erken yapılacakmış. 9- Komiser ( ) - Üstad evini arayacağız ( ) dedi ( ) Yazar yerinden kalktı ( ) - Niçin ( ) Parçada numaralanmış yerlere, sırasıyla getirebilecek en uygun noktalama işaretleri aşağıdakilerden hangileridir? A) (.) (') (.) (.) (?) B) (:) (,) (.) (:) (?) C) (;) (,) (;) (:) (?) D) (,) (,) (,) (.) (?) E) (:) (.) (.) (:) (?) 10- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? A) Dağın eteğindeki ağaçtan kulübede geçirdiğim günler, bana yaşamın değerini öğretmişti. B) Türk tiyatrosunun kaynağı olarak belirtilen gölge oyunu ve ortaoyunu gösterilebilir. C) Kimi insanlar, okumak için değil, gösteriş için, metreyle, cilt cilt kitaplar alıyorlar. D) Kuru dallar arasında gözalıcı kırmızılığıyla duran nar, bana çocukluk günlerimi anımsattı. E) Pazar esnafı, mallarını satabilmek için kendini yırtarcasına bağırıyordu. 11- Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi ötekilerden farklı bir ek almıştır? A) Evin bacası tamir olacak. B) O güzel saçın ne olmuş böyle? C) Biraz da denizin kıyısında oturalım. D) Kuşun ötüşü beni mest ediyor. E) Buranın havası insanı kendinden geçirir. 12- Y.K. Beyatlı, kendi şiirlerini okuttuğu tüm dostlarına, "Meğer ben bu şiiri sen okuyasın diye yazmışım!" dermiş. Y.Kemal'in bu sözü aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir? A) Dostlarının gönüllerini okşamak istemesiyle B) Yazdığı şiirlerin güzelliğini kanıtlamak amacıyla C) Karşı tarafın iltifatını kazanmak çabasıyla D) Çok güzel şiirler yazdığını vurgulamak isteyişiyle E) Şiirlerini anlayamayanları yermek amacıyla 13- Dünyada alkışa sırt çevirecek kadar meşgul ve başarılı hiç kimse yoktur. Altı çizili sözün bu cümleye kattığı anlam aşağıdakilerin hangisinde vardır? A) Her insan, kendisine saygı duyacak insanlı arar. B) Onları küçümseyerek bir yere varamayız. C) Bazı insanlara paraya önem vermez. D) Yapılan kötülüklere karşılık vermemişti. E) Davranışlarında abartılı bir kibarlık seziliyor, 14- Babamın çalışma odası çok sıcaktır; ama ceketini ve gömleğini asla çıkarmaz. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni, aşağıdakilerden hangisidir? A) Özne-yüklem uygunluğuna aykırılık B) Nesne eksikliği C) Yanlış anlamda sözcük kullanılması D) Özne eksikliği D) Tamlama yanlışı |
15- Birinci ve üçüncü kişilerin özne görevine girdiği cümlelerde yüklemler birinci çoğul kişi etini alır. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala örnek gösterilebilecek bir kullanım vardır? A) Oraya ya o gitmeliydi ya biz gitmeliydik. B) Kitabı hem o okumalıydı hem ben okumalıydım. C) Bu işi ya Özge yapmalıydı ya biz yapmalıydık. D) Ayşen ili ben bu yarışı hala sürdürüyorduk. E) Davada sen de ben de suçlu bulunmamıştık. 16- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öğelere ayırmada bir yanlışlık yapılmıştır? A) Otuz beş yaş / benim için / bitmez tükenmez bir hazineydi. B) Walter Scott da / bir tek çizik atmadan / dört yüz beş sayfa / döktürürmüş. C) Kuledeki saat / işte on biri çeyrek geçeyi / vuruyordu sonunda. D) Onlar / kendi külleri, kendi yırtık pırtıkları ve kendi döküntüleriyle / yaşıyorlardı. E) Kaleminden / masal sahnelerine benzeyen dağ, dere resimleri / dökülüyordu. 17- Bir şiir yalnız o şiire giren değil, bir de girmeyen sözcüklerden de meydana gelir. Bu cümleyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangsidir? A) Şiirde asıl anlam, sözcüklerin altında aranmalıdır. B) Bir şiirde söylenenlerin yanında söylenmeyenler de düşünülmelidir. C) İyi şiir uzun değil, az sözcükle kurulmuş, özü veren şiirdir. D) Şiir, söylenmeyenler arasından ayıklanmış güzelin bütünüdür. E) Bazen şairin seçtiği sözcüklerle, asıl anlatmak istediği birbirinden çok farklıdır. 18- "Başkaları ne der sonra?" diyen kişi başkalarının yanlışını yineler; ama kendi yanlışını bile yaşayamaz. Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılmak istenene en yakındır? A) Mutluluğun yolu, başkalarının ne diyeceğine aldırış etmeden yaşamaktan geçer. B) Toplumsal varlık olan insan, toplumsal denetimi fazla ciddiye almamalıdır. C) Kendi hayatını yaşamak isteyenler, üçüncü kişilerin eleştirilerine aldırmamalı. D) Her insan, dünyaya sadece ve sadece kendi hayatını yaşamak için gelir. E) Dünyanın her yerinde insan, başkalarının yanlışını eleştirmeye bayılır. 19- Öyle bir noktaya gelindi ki, gündelik hayatta insanlar ayakta kalabilmek için, etraftaki tinerci çocuklara, dilencilere, yoksullara, hayatın sürekli dayattığı birçok sıkıntıya bünye olarak katlanabilmek için ister istemez birçok yönlerini iptal ettiler. Ne yazık ki ruhları karartılmış, vicdanları kirletilmiş, sürekli gözlerini yumarak yaşamak zorunda bırakılmış bir toplum olduk. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) Toplumumuzda insanlar birtakım insani özelliklerinden ödün vererek yaşamak durumunda bırakılmışlardır. B) İnsanlar kendilerinden ödün vererek birçok sıkıntıya katlanırlar. C) İnsanlar ancak birtakım olumsuzluklara kayıtsız kalarak ayakta durabilirler. D) Türk insanını en olumsuz özelliği insanlık dışı durumlara kayıtsız kalmasıdır. E) Yaşamdaki olumsuzluklar toplum tarafından görmezlikten gelinerek yadsınamaz. 20- Sanatçı çalışmalı; ama, sırf çalışmak yeter mi sanatçının başarıl olması için? Ne kadar çaba sarf ederseniz edin taşı altın yapamazsınız. Taşa biçim vermek ayrı, özünü değiştirmek ayrı şeydir. Öz hiç bir zaman değişmez; ama biçimlenebilir. Katran, kaynatılmakla şekerleşmez. Sanatçının özünde sanat şekeri varsa çalışmak ona cila, renk ve biçim verebilir. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) Çalışarak başarılamayacak hiçbir iş yoktur, sanatçı bu yüzden çalışmalıdır. B) Bazı insanlar, çalışsalar da başarıyı yakalayamazlar. C) Doğayı istediğimiz kılığa sokmak sadece çalışmayla başarılacak şey değildir. D) Bir sanatçı çalışarak yaratıcı olamaz; ama yaratıcılığını biçimlendirebilir. E) Bir sanatçı çalışmaktan çok doğal yeteneklerine güvenmelidir. 21- Sanat çalışmalarında tuttuğumuz yol öyle bir yol olacak ki oradan yalnızca kendimiz geçebileceğiz. Beni kusursuza, en üstüne, hiçbir zaman eskimeyecek olana götüren yol, seni Allah'ın belası bir çıkmaza sürükleyebilir. Her horoz kendi çöplüğünde ötecek, her gönülde bir aslan yatacak, her yiğidin bir yoğurt yiyişi olacak ve en korkuncu da her koyun kendi bacağından asılacak. Bu parçada vurgulanan düşünce aşağıdakilerin hangisidir? A) Sanatta insanın başına gelebilecekleri başatan bilmesi olanaksızdır. B) Her sanatçı kendisine özgü bir anlatım kurarak özgünlüğe ulaşabilir. C) Sanatçının en büyük hedefi, özgünlüğe ulaşarak kalıcı olabilmektir. D) Sanatçı olabilmek, birçok engeli, birçok zorluğu aşabilmeye bağlıdır. E) Sanat dünyasında herkes kendi çıkarlarına göre davranmak zorundadır. 22- Taşı tanımak kadar kolay değil insanı tanımak. Kimse tanımaz sevdiğini, sevdiğinden bir küçük kil parçası alıp ona kendi toprağını ekleyerek büyük bir heykel yapar. Yaptığı heykel, kendisine benzer. Oynar bir zaman yaptığı heykelle. Onunla konuşur. Heykeli değil, aslında kendi sesini dinler. Bu parçada geçen "bir küçük kil parçası" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) Beğenimize hitap eden etkileyici bir özellik B) Kişiyi anımsatacak bir armağan C) Düşünce dünyamızı alt üst eden bir söz D) Vereni küçük düşürmeyecek bir bağış E) Herkesi çarpabilecek kadar yoğun duygusallık 23- Aşağıdakilerin hangisinde ikileme "mahalledeki evler derme çatmaydı" cümlesindeki göreviyle kullanılmıştır? A) Kapıyı açan, ufak tefek bir kadındı. B) Çocuklar yolda hoplaya zıplaya yürüyordu. C) Telefon faturasındaki rakama tekrar tekrar baktı. D) Düğüne allı yeşilli giysilerle gelmişti. E) Cinayeti işleyenler çoluk çocukmuş. 24- Aşağıdakilerin hangisinde sözcük biçimde bir adıl vardır? A) Eksikliklerimi kabul etmiyorlar şimdilik. B) İstemediğim halde hayatımın en kısa hikayesini yazdım. C) Sınırlanma ve engellenme nedeni buydu. D) Tutkularımın sınırlanışını, tutsaklığımın acısını yaşadım bu hikayeyi yazarken. E) Kahverengi bir zarftan beyaz kağıda yazılmış bir hikaya çıkardı. 25- Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerin hangisi "ünsüz değişmesine" örnek gösterilemez? A) Kırılan antika tabağı yapıştırdık. B) Gömleğin bir düğmesi eksikti. C) Köydeki bağlarını satıp şehre yerleşti. D) Masaya tatlı kaşığı da koyalım. E) Çocuk gevreğin yarısını arkadaşına verdi. |
| YANITLAR: 1)b 2)e 3)b 4)c 5)e 6)e 7)d 8)d 9)b 10)b 11)b 12)a 13)c 14)d 15)d 16)c 17)b 18)c 19)a 20)d 21)b 22)a 23)e 24)c 25)c |