TEST 5

1- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, "göstermek" eylemi, "etmek" yardımcı eylemi yerine kullanılmıştır?

A) Vitrinde duran oyuncağı parmağıyla gösteriyordu.

B) Kadın kocasına sonuna dek itaat gösterdi.

C) İnsanı kuşkusuz giyimi kuşamı gösterir.

D) Çocukların her birine yeni iş gösterdi.

E) Bu sözleri onun iyi niyetini gösterir.

2- Ağız kalabalığı ederek olayı geçiştirdi.

Bu cümledeki altı çizili sözün cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisinde vardır?

A) Yarın geleceğimizi bildiği halde ona söylememiş.

B) Konuşma boyunca aynı şeyleri sık sık tekrarladı.

C) Önceden bize söylediklerini, şimdi herkese değiştirerek anlatması hepimizi şaşırtmıştı.

D) Gereksiz birtakım söylerle bizi bir süre oyaladıktan sonra geri gönderdiler.

E) Sanki önceden anlaşmış gibi hepsi aynı şekilde konuşuyor, aynı şeyleri anlatıyorlardı.

3- Acıyı anlatmanın da çok incelikli, vurucu yolları vardır.

Yukarıdaki altı çizili sözün cümleye kattığı anlam aşağıdakilerin hangisinde vardır?

A) Şairlerin birçoğu kibar bir anlatımla şiirlerini yazar.

B) Destansı bir yapıtta, çok abartılı bir anlatım bulabiliriz.

C) Bazı sanatçılar, sanatlı bir dil kullanmayı iyi bilirler.

D) Gerçekçiler, etkili bir anlatım kullanabilirler.

E) Romantik yazarlar, olayları kimseyi incitmeden etkili bir dille anlatabilirler.

4- (I) Aksal'ın şiirinin anahtarıdır bu kısacık şiir, (II) O da kendi halinde hiç bitmeyen bir şarkıyı söyler durur. (III) Türk şiir geleneği içinde akımlara karışmadan, böylesi etkilenmelere sığınmadan şiirini sürdürür. (IV) Şiiri çarpıcı, gümbürdeyen, sizi birdenbire kendi dünyasına alıp götüren ürünler değildir. (V) Yalnız şiirleri değil, belki hikayeleri, oyunları da o kadar başarılıdır.

Yukarıdaki cümlelerin hangisinde "olasılık" anlamı vardır?

A) I.     B) II.     C) III.       D) IV.      E) V.

5- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir "varsayım" vardır?

A) Şu kadın kırkında var yok.

B) Diyelim ki başardın; sonra ne olacak?

C) Bütün bu dediklerim kulağına küpe olsun.

D) Kentlerde binlerce insan yaşıyor.

E) Türkiye'nin üç tarafı denizlerle çevrilidir.

6- (I) Sanat adamı, yarının kuşakları da değerli bulsun, yaralansın diye yaratmakta yapılarını. (II) Bilim adamı, çalışmalarının gelecek kuşaklara da katkısı olsun dileğinde. (III) Gerçek devlet adamı, çabalarının bugünlerle yarınlar arasında bir köprü olması özleminde. (IV) Yalnız politikacı, o herkesi herkesten çok düşündüğünü söyleyip de kendisinden başkasını düşünmeyen politikacı, gününü gün etme derdinde. (V) Gün bugün, yarın umrunda mı?

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden başlanarak "sorumsuzluğun eleştirisi"ne yer verilmiştir?

A) I.      B) II.     C) III.      D) IV.      E) V.

7- Yazınsal dille süslü dili birbirine karıştırıyorlar. Oysa yazınsal dil, yani hikayeyi, romanı, röportajdan ayıran dil, bol sıfat kullanmaktan ve güzel benzetmelerden oluşmaz. Onda önemli olan söylenmeyenin söylenenden çıkarılmasıdır. Stendhal'in ünlü romanında, örneğin Julien Sorel'in kapıdan çıkarken dönüp pencereye baktığının belirtilmesi, Madame de Renal'e duyduğu aşkı ifade etmeye yeterli oluyor. Yazınsal dil okura bir şeyi keşfettirme keyfini hissettirebilmeli. Fazladan sözcükler hemen sırıtır.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yazınsal bir yapıtın dili, söylenmeyeni anlatarak okura, buluş tadı verebilmelidir.

B) Yazınsal yapıtlarda süslü bir dil kullanılmalıdır.

C) Bir yapıtta her şey ayrıntılı bir biçimde anlatılmalıdır.

D) Bazı duygu ve düşüncelerin anlatılabilmesi için sıfat ve benzetmelerden yararlanılmalıdır.

E) Yazınsal yapıtlarda süslü dil kullanılarak okurun keşfetme keyfi sağlanmalıdır.

8- Sanatçı yine kendi koyduğu yasayla, kuralla kendini belirler. Sanatçıya yol göstermek isteyen eleştirmen yolunu şaşırmıştır. Acırım ona. Olsa olsa yolunu şaşıran sanatçıların kılavuzudur o. Öyle ya, sunduğu yazı kuramının çoğu geçmişin başarılardan özetlenmiştir. Ancak geçmişteki yapıtlar için bir anlamı vardır. Geleceğin yazı etkinliğini biçimlemek dileğiyle ortaya atılan kurama gelince bence içsiz bir çerçevedir böylesi. Bu olsa olsa kişiliksiz yazarların, basmakalıp ozanların, yenilikten yoksun romancıların işine yarayabilir. Kurumsal soyutlamalara, soyutlamaların tutarlığına, çekiciliğine güvenerek sanatı belli bir yörüngeye yerleştirmek gülünç bir çaba doğrusu.

Bu parçada yazarın asıl söylemek istediği aşağıdakilerden hangisidir?

A) Eleştirmen yazara yol göstermek için çaba harcamalıdır.

B) Güçsüz yazarlar, eleştirmenlerin gösterdiği yoldan gider.

C) Kendi yolunu çizen sanatı ve sanatçıyı, eleştirmenin yönlendirme çabası yanlıştır.

D) Genç ve güçsüz sanatçılara eleştirmenler yol göstermelidir.

E) Sanat dünyası, kurallar koymadan kendi yolunu bulamaz.

9- Benim şiirim hiçbir zaman slogan şiiri olmadı. Ama, slogan şiirine de karşı değilim. Bir dönem gelir, toplum için bir gereksinme olur bu. Yazdıklarının şiirsel değeri tartışılmış, o  ayrı konu. Yalnız bir sorun var burada. Böylesi bir şiir zamana dayanamıyor, çabuk geçiyor. Belli bir zamanda geçerliliğini koruyor; ama koşullar değişince o şiir yürürlükten kalkıyor.

Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?   

A) Toplumu yönlendiren şiir gereklidir.

B) Slogan şiiri, ortaya çıktığı zaman, toplumda derin önemli olan kalıcılıktır.

C) Şiirde önemli olan kalıcılıktır.

D) Slogan şiiri belli bir dönem gerekli olsa bile kalıcı olamaz.

E) Koşullara uyarak toplumu sürükleyen şiirler yazmalıdır.

10- Hazırlandık. Kalın paltolarımızı giydik, atkılarımızı boynumuza sardık. Geminin merdivenlerinden inip rıhtıma ayak bastık. Yüzümüze soğuk soğuk üfleyen karanlık sanki üzerimize yürüyordu. Kendimizi iskeledeki yolcu salonuna dar attık.

Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Açıklama                             B) Betimleme

C) Tartışma                              D) Öyküleme

                     E) Karşılaştırma

11- I.   Derginin kapak resmi çok sevilmişti.

      II.  Sınav sorularının seçimi özenle yapıldı.

      III. İşyerinin bekleme salonu çok küçüktü.

      IV. Çocuğun kol saati dün oralarda çalınmış.

      V.   Okulun dış kapısı siyaha boyanmıştı.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde farklı bir ad tamlaması kullanılmıştır?

A) I.        B) II.        C) III.        D) IV.       E) V.

12- Üzüm gözlü kadında, eylül sancısı başlamıştı.

Bu cümledeki altı çizili sözcüğün görevce özdeşi aşağıdakilerin hangisinde vardır?

A) Evde dolabı koyacak yer kalmadı.

B) Konuşan insanlar pek düşünmezlerdi.

C) Duvardaki tablo yüz yıllıktı.

D) Kitaplarını ortalığa dağıtıp gitmişti.

E) Çocuk sesleri beni yaşama bağlamıştı.

   

  13- Aşağıdaki dizelerin hangisinde kurallı bileşik sıfat kullanılmıştır?

A) Pencerenin önünde dopdolu bir arsa

B) Gizlenmiş gibi ortasında kentin

C) Tamirhaneler vardı sağlı sollu

D) Bir yerleri bozulmuş arabalar gelir

E) Saçı kısa kadınlar ve ustalar

14- Aşağıdaki dizelerin hangisinde ekeylemin geniş zaman, birinci tekil kişisi kullanılmıştır?

A) İşim gücüm budur benim

    Gökyüzünü boyarım her sabah

B) Bir odamız vardı, etrafı sarmaşık

     Bostanlara bakan penceremiz

C) Kızlar vardır kıvırcık salata gibi

     Ağızları, burunları kıvır kıvır

D) Çocuklara bakma dayanırım

     Ben kadınım, çocuklarımla varım

E) Böyledir bu şehrin saatleri

     Bu camların yüzdüğü karanlıkta

15- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öğelere ayırmada bir yanlışlık yapılmıştır?

A) Öğretmen, / sınav sorularının yanıtlarını derste vereceğini / söyledi.

B) Kamyon şoförünün babası / dün akşam / yine / geldi.

C) Daha sonra da / belediye başkanının arabasına binerek / gittiler.

D) Bekçinin ayak sesini duyunca / oradan / hızla / uzaklaştılar.

E) Sokak lambasının ışığı bu / odayı / çok güzel / aydınlatıyor.

16- Seninle konuşmak, mutlulukların en güzeliydi.

Aşağıdakilerden hangisi öğe dizilişi yönünden bu cümleyle özdeştir?

A) Ölüm, mutluluğun bittiği yerde başlar.

B) Senin yolculuğuna, ölümün diğer adı, diyordum.

C) Gizemli bakışların, yüreğime mutluluk tohumları ekiyordu.

D) Yıllanmış sevdamı bir ömür boyu sakladım.

E) Onun güzelliği, yakaya takılmış kırmızı bir gül gibiydi.

17- Halk şiirinin divan şiirinden ayrılan yanı yalnızca dili değildir.

Bu cümle için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Bileşik cümledir.

B) Anlamca olumludur.

C) Kurallı cümledir.

D) Yüklemi ekeylem almış addır.

E) Özne, zarf tümleci ve yüklemden oluşmuştur.

18- Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi ötekilerden farklı bir kökten türetilmiştir?

A) Bana bir askı getir.

B) Küskün bakma öyle.

C) Yirmiyi aşkın yapıtı var.

D) Kendisine bir başlık örüyor.

E) Durgun sularda yüzmüştük.

19- Aşağıdaki dizlerden hangisinde "üçüncü tekil kişi iyelik eki" nin gereksiz kullanımı anlatım bozukluğuna yol açmıştır?

A) Kahramanlar, zaferin sırrını benden duydu

B) Benden öğrendi gönüller sevilip sevmesini

C) Sularım coşmamış olsaydı hayat uykuydu

D) Fırçalar rengini bulmazdı ve teller sesini

E) Dağılır dönerken sise benzer kaderim

20- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?

A) Üçümüzün de yalnızlıktan canımız sıkılıyordu.

B) Ressamın son tablosu yüz milyona satılmıştı.

C) Arabasını evin önüne park ederken zorlandı.

D) Arkadaşlarına mektup yazıyor, sitem ediyordu.

E) O günden sonra bir daha karşılaşmamışlardı.

21- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yoktur?

A) Güneş doğuyor, ben yine seni düşünüyordum.

B) Ona bu konuyu geçen ay uzun uzun konuştum.

C) Anlaşmaya uymuyor, iptal etmek istiyordum.

D) Günün geri kalan kısmında da dinlenirdim.

E) Vitrindeki duran kitaba dikkatle baktım.

22- Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yanıtı sözde öznedir?

A) -Bu kitapta ne anlatılıyor?

     -Kadın sorunları.

B) -Çocuklar bizden ne bekliyor?

     -Biraz ilgi.

C) -Saçlarına ne takmıştı?

     -Karanfil

D) -Pazardan ne alacaksın?

     -Domates ve biber.

E) -Garsondan ne istedin?

     -İki bardak.

23- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "yarın" sözcüğü, zaman belirteci (zarf) olarak kullanılmamıştır?

A) Bu konuyu yarın yeniden görüşelim.

B) Sen de sınava yarın mı gireceksin?

C) Kitabını yarın mutlaka getiririm.

D) Yarın bugünden güzel olacaktır.

E) Bugün söylediklerini yarın unutma!

24- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, bileşik sözcükte ses düşmesi olmamıştır.

A) Bugün kahvaltı yapamadım.

B) Kadıköy, İstanbul nüfusunun üçte birini barındırıyor.

C) Mustafa Kemal'le Kocatepe de ölümsüzleşti.

D) Cumartesi günü pikniğe gideceğiz.

E) Çamlıca'da Sefatepe'den İstanbul'u seyrettik.

25- Aşağıdakilerin hangisi yazım ve noktalama bakımından doğrudur?

A) Bizim Osmanlı kültürüyle onu bilmekten başka yapacağımız hiç bir şey yoktur.

B) Bir tarihçi; "Tarih ölüyü sorguya çekmektir." der, ama ölü ne kadar konuşur!

C) Atatürk devrimleri, düşünme özgürlüğünü yok etmeye yönelik dogmaları ve gelenekleri yok etme savaşımdır.

D) Görevlinin yanına yaklaştıkça yüreğim çarpmaya başladı.

E) Sokrates kendisini, "Beni suçluyanların dediği gibi; kuşku içinde bir adamım ben." diye tanıtmıştır.  

YANITLAR: 1)b 2)d 3)e 4)e 5)b 6)d 7)a 8)c 9)d 10)d 11)e 12)e 13)c 14)e 15)e 16)e 17)b 18)d 19)b 20)a 21)d 22)a 23)d 24)c 25)c