--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Yazarlardan
Eleştiri ve Kitap Tanıtımları
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Eski Sayılar: 14 15 16 17 18 19 20 21-27 28-29 30 31 32
Onu yüz yıl önce yitirmiştik
Emile Zola ---Hemingway'in Sırları
Doğu Yücel'den "Hayalet kitap"
Edebiyatımızda yeni bir tarz yeni bir isim
Fantastik edebiyatın iki boyutu vardır. Fantastik boyutu bizi farklı dünyalara taşır, okumayı keyifli kılar, hayal gücümüzü geliştirir. Edebiyat boyutu ise okuyucuya beklenmedik durumlarda kalan karakterlerin duygularını, düşüncelerini aktarır; çoğunlukla da bir tema etrafında dolaşır. Doğu Yücel'in Hayalet Kitap'ı, her iki açıdan da başarılı bir eser. Son bölümlerinde netlik kazanan şaşırtıcı kurgusu da ona ayrı bir değer katıyor.
BARIŞ MÜSTECAPLIOĞLU
Yakın zamana kadar Türk edebiyatında fantastik bir öykü bulmak, samanlıkta iğne bulmaktan daha zordu. Bunun nedenleri üzerine sayfalar dolusu yazılabilir, ama kısaca fantastik öğelerin pek çok önemli yazar tarafından öykülere zenginlik katmakta kullanıldığını görürüz. Shakespeare, Hamlet'te kahramanını babasının öfkeli hayaletiyle karşılaştırır. Bir Yaz Gecesi Rüyası'nda, periler kralı ve kraliçesinin birbirlerine oynadığı oyunlara tanık oluruz. Bir büyücü ve cinlerinin boy gösterdiği Fırtına da ustanın unutulmaz eserleri arasındadır. Nobel ödüllü yazar Jean Paul Sartre, İş İşten Geçti adlı kısa romanında, öte dünyada tanışan ve âşık olan bir çiftin ikinci bir şans için dünyaya gönderilmelerini takip eden olayları anlatır. Goethe, Faust'unu şeytanla söyleştirir; Dante, İlahi Komedya'da bizi cennet ve cehennemde gezintiye çıkarır. Üstelik tüm bu kitaplar, Franz Kafka'nın uyandığında kendini bir böcek olarak bulan kahramanının öyküsünden (Değişim) ya da Salman Rushdie'nin olağanüstü güçlere sahip olarak doğan çocuklarından (Gece Yarısı Çocukları) daha gerçek ötesi değildir.
Fantastik edebiyatın iki boyutu vardır. Fantastik boyutu bizi farklı dünyalara taşır, okumayı keyifli kılar, hayal gücümüzü geliştirir. Edebiyat boyutu ise okuyucuya beklenmedik durumlarda kalan karakterlerin duygularını, düşüncelerini aktarır; çoğunlukla da bir tema etrafında dolaşır. Doğu Yücel'in Hayalet Kitap'ı, her iki açıdan da başarılı bir eser. Son bölümlerinde netlik kazanan şaşırtıcı kurgusu da ona ayrı bir değer katıyor. Dil açısından eleştirilecek noktaları olduğunu gizlemek yazarına haksızlık olur. Farklı kurguların denendiği bazı sayfalarda akılcılığın kaybolduğu da söylenebilir. Ama yazarın, Türkçede az denenen bir türü tercih ettiği için, tecrübelerinden faydalanacağı üstatlardan yoksun yola çıktığı göz ardı edilmemeli. Buna rağmen olay örgüsünde ve fantastik öğelerin kullanımında gösterdiği başarı, bence takdire şayan.
Olaylar, uzaylıların ve hayaletlerin hep Amerika'ya geldiği varsayımına aykırı bir şekilde, Türkiye'de geçiyor. Hem de bilimsel gerçekçiliğin kalesi olan bir eğitim kurumlarında, bir üniversitede. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde okuyan bir grup genç, karşılıksız kalan aşkı yüzünden intihar eden arkadaşlarının hayalet olarak geri dönmesiyle, kendilerini hayal bile edemeyecekleri olayların içinde buluyor. Nasıl Hayalet Kitap bir korku romanı değilse, kitabın hayaleti de pek korkutucu işler yapmıyor. Kafası epey karışık ve arkadaşlarına hayattayken onu rahatsız eden karakter bozuklukları üzerine, şaka bile denebilecek, ilginç hasarlar vermekle yetiniyor. Çoğu zaman iyi niyetli ve sevimli hareketlerde bulunuyor. Bazen ileri gittiği ve can yaktığı da olmuyor değil, ama dediğimiz gibi, kafası epey karışık bir hayalet bu.
Hayalet, romana ismini vermiş ve olayları tetiklemiş olsa bile, aslında kitabın ana karakteri değil. Bu görevi, geçmişinde yaptığı bir seçim yüzünden duyduğu pişmanlıkla boğuşan Güldem isimli genç kız üstleniyor. Sınıfın en güzel kızı olduğu için kıskançlıklara da maruz kalan kahramanımız, gerçekte özgüveni hayli düşük ve kendisine kol kanat gerilmesine muhtaç biri. Aynı zamanda hayaletimizin uğrunda intihar ettiği gizli aşktı. Kitap boyunca kadın kahramanımıza pek de uygun olmadığı vurgulanan "erkek arkadaş" Ersin ve bu çiftin çeşitli takıntıları olan dostları, romanın diğer karakterlerini oluşturuyor. Bazı bölümlerde öğrenci sevgisinden mahrum hoca tiplemeleri ve fazlasıyla neşeli polisler boy gösteriyor. Dokuz Eylül Üniversitesi de, Karbon Kafe gibi civar mekânlarla birlikte, en iyi tasvir edilen karakterlerden biri olarak olayların gelişiminde önemli bir rol üstleniyor.
Hayalet Kitap, son bölümlerinde oldukça ilginç bir kurguya kavuşsa da, genelde hayaletimizle bu karakterler arasında yaşanan olayları anlatıyor, Eğitim sistemine, bu sistem tarafından öğütüldüğünü hisseden gençlerin tepkileriyle bakıyor. Genç insanların birbirleriyle olan ilişkileri, gelecek korkuları, kendilerini ispatlama ihtiyaçları, ergenlik takıntıları kitabın ana temalarını oluşturuyor. Bu yönüyle anne ve babalara ergenlik çağındaki çocuklarını daha iyi anlamalarında faydalı olacak bir metin olduğu bile söylenebilir. Ama kitaptaki gençlerin sadece belli bir kesimi temsil ettiklerini de göz ardı etmemek lazım. Okuyabilmek için çalışmak zorunda kalan, bir yardım kuruluşunun verdiği kot pantolona minnet duyan ya da siyasi-dini görüşlerin çerçevesinde yaşayan gençler değil onlar. Ekonomik ya da düşünsel dertleri olmadığından, aslında nesnel bir gözle gülüp geçilebilecek konuları kendilerine dert ediniyorlar. Ve elbette Hayalet Kitap, platonik âşıklara adanmış bir roman olarak, romantizme de bol bol göz kırpıyor. Özellikle ana karakterimiz Güldem'in hayaletle baş başa kaldığı sahneler, gerçekten etkileyici anlatılmış.
Romanın bazı bölümlerindeki argo ifadeler, kimi okuyucu için rahatsız edici olabilir. Ama bir başka bakış açısıyla, bu Doğu Yücel'in üslubuna gerçekçilik katmış. O yaşta ve o ruh halinde karakterlerin gerçek dünyada argodan uzak bir dil kullanmadıklarını hepimiz biliyoruz. Doğu Yücel'in olay anlatımında kullandığı dil genel olarak gayet düzgün ve günümüzde etrafında ne fırtınalar koparılan bazı popüler romanların yanında sütten çıkmış ak kaşık gibi duruyor. 390 sayfa oldukça kolay ve keyifli okunuyor. Yine de sık sık tekrarlanan kimi hatalar, insanı iyi bir editörle çalışmanın faydaları üzerinde düşünmeye sevk ediyor. "Yüz tane King Diamond bu kadar korkunç bir ses çıkaramazdı," cümlesinde olduğu gibi, sadece belli bir kesimin anlayabileceği benzetmeleri ya da yanlış özne kullanımlarını örnek gösterebilirim. Bazı bölümlerde akıcılığın kaybolması ve hayaletin bazı davranışlarının altında yatanların yeterince vurgulanmaması da gülün diğer dikenleri arasında sayılabilir.
Romanın kurgusu gayet dikkat çekici. Doğu Yücel, düz bir anlatımı tercih etmemiş. Olaylar bazen karakterlerin gözünden anlatılıyor, bazen de bir anlatıcının ağzından anlatılıyor. Kimi zaman bir günlüğün sayfalarını çeviriyoruz, kimi zaman da yazar olaylardan tamamen koparak bizimle kendi düşüncelerini, gözlemlerini, hayat görüşünü paylaşıyor. Hatta kurguya romanın konusuyla doğrudan ilgisi olmayan, sadece temasal bağı bulunan kısa öyküler ve şarkı sözleri bile eklenmiş. Kitap, bu anlatım zenginliğiyle, temposunu sürekli yüksek tutuyor. Elbette Doğu Yücel'in bu yöntemi ne kadar dengeli kullandığı tartışmaya açıktır. Anlatımın bu derece dallanması, romanın kolay okunmasını sağlanmakla birlikte, kimi okuyucunun gözünde öykünün inandırıcılığını zedeleyebilir. Fakat yazarın son bölümlerde okuyucuya yaşattığı sürprizin, yaratıcı bir zekânın ürünü olduğunu kimsenin tartışacağını zannetmiyorum.
Sonuç olarak, eğer hayal kurmayı seviyorsanız ya da psikolojik çözümlemelerden hoşlanıyorsanız, Hayalet Kitap'ın pek çok bölümünden keyif alacağınızı söyleyebilirim. Ayrıca bu kitabı, sadece bir kesimin gençlerini anlayabilmek için bile okumaya değer buluyorum. Türk edebiyatının fantastik öğelerle edebiyatı dengeleyebilen, genç ve umut veren bir yazar kazandığı konusunda ise benimle hem fikir olacağınızı zannediyorum. Doğu Yücel, kullandığı Türkçeye biraz daha özen gösterir ve tepkilerini törpüleyip öykülerini biraz daha tarafsız aktarmayı tecih ederse, Türk Edebiyatının zenginleşmesine ciddi bir katkı sağlayabilir. Hem bu kitap hakkında son kararımızı vermeden önce kendimize şunu da sormamız gerekiyor diye düşünüyorum Hangi Türk yazar, aynı konuyu daha iyi işleyen bir kitap yazmıştı?
Hayalet Kitap/ Doğu Yücel/ Stüdyo İmge/ 390 s.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Yazarlardan
Eleştiri ve Kitap Tanıtımları
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Eski
Sayılar: 14 15 16 17 18 19 20 21-27 28-29 30
31 32
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------