Bilimin 1001 Gece
Masalları / Philippe Boulanger / Çeviren
Süsüm Öztepe / Güncel Yayıncılık / 240 s.
Şehrazat masal anlatmaya
2003'üncü geceden devam ediyor; ama bu kez aşk
değil bilim masalları ile... Kitabın meşhur
anlatıcı kahramanı Şehrazat, yine, her gece
sevgilisine ilginç ve tutkulu bir hikâye
anlatmak zorundadır; aksi takdirde
öldürülecektir. Fakat bu sefer hikâyeler
bilimlerin anası matematikten ve onun
tuhaflıklarından, anlaşılmayan yanlarından
başlayarak, zamanda yolculuk, evrim teorisi,
matematik bulmacaları, doğa, biyoloji, adalet
ve matematik arasındaki ilişki, oyun kuramı,
olasılık hesapları, kaos, düzen ve sonsuzluk
gibi pek çok konuya ait karanlık noktaları,
Şehrazat'ın dilinden birer masalla ortaya
koymayı ve çözmeyi amaçlıyor.
Dilin Öte Yakası /
Emin Özdemir / Yapı Kredi Yayınları / 236 s.
Okumanın anlamından okumayı
öğrenmeye, yazınsal yaratının
ölçütlerinden sözcüklerin karmaşık
dünyasına, gözden kaleme, kalemden göze,
anlamdan düşünceye, imgeden işlevine, dilden
dilin öte yakasına kadar uzanan bir kitap.
"Eleştiri türünün sorgulayıcı
yönüyle, denemenin düşünen yönünü
dokusunda birleştirip örtüştüren"
yazılar. Emin Özdemir'den, sırtı
ürperecekler için bir kılavuz.
Büyük Pers Kralı
Darius / Hanns Kneifel / Çeviren Atilla Dirim /
Yurt Kitap-Yayın / 720 s.
İnsanlık Tarihi, İsa'dan
önce 522 yılından (Darius'un Pers Kralı
olması) 323 (Büyük İskender'in Ölümü)
yılına kadar geçen iki yüz yıllık zaman
diliminde Yunanistan'dan Hindistan'a kadar uzanan
coğrafyada görkemli sahnelere tanıklık etti.
522 yılında taç giyerek Perslerin başına
geçen Darius'un ne kadar zorlu bir görevle
karşı karşıya olduğunu tahmin etmesi
mümkün değildi. Otuz altı yıllık
hükümdarlığının ağırlığının
altından, Nefermerit'e duyduğu derin
bağlılık ve ölümsüz rüyasının verdiği
güçle kalkabiliyordu; Pers İmparatorluğu,
adil ve iyi bir yönetim timsal olacaktı.
Ülkesinin vahalarındaki bahçeler gibi huzur ve
güven dolu. Yaşamının amacı haline gelen bu
rüyayı gerçekleştirmek için çalışıyor,
planlıyor, inşa ediyor ve savaşmak zorunda
kalıyordu. Hans Kneifel'in uzun çalışmalar
sonucu kaleme aldığı Büyük Pers Kralı I.
Darius'un roman-biyografisi sürükleyici bir
tarihi roman.
Şiddet Üzerine
Düşünceler / Georges Sorel / Çeviren Anahid
Hazaryan / Epos Yayınları / 328 s.
Herkes elimizdeki kitabın
Mussolini'nin, en azından onun söylediklerine
dayanarak, başucu kitapları arasında yer
almış olduğunu bilir. Bu kitap Antonio
Gramsci'nin de başucunda bulunur. Karl Manheim'e
göre, Sorel, faşizmin kuramcısıdır.
"Sartre onu, hem de okumadan faşist olarak
nitelendirir. 'Şiddet Üzerine Düşünceler'
üç kavramın kesişme noktasında yer alıyor.
İlki kolektif psikolojiden kaynaklanan ve
kolektif bir tasarım şeklinde sunulan mit
kavramıdır. İkincisi, özellikle sosyolojiye
yönelen şiddettir Daha doğrusu sınıflar
arasındaki ilişkilerde ve tarihsel gelişimde
şiddetin rolüdür. Üçüncüsü ise genel grev
fikridir. Ve işte bu noktada Sorel, otoritenin
devletin eylemlerinin güç, başkaldırı
eylemlerinin ise şiddet olarak tanımlanmasını
öneren ünlü ayırımını ortaya koyar. İlki
Devlet'in, ikincisi ise Proletarya'nın
eylemidir. Sorel'e göre şiddet, bireyselliği
içermemeli ve bireyleri hedeflememelidir,
çünkü bireysel şiddet eylemleri ancak
"demokrasinin" güçlenmesine
yardımcı olur.
Bir Bebeğim Oldu- Bir
Bebeğim Öldü/ Arife İnci Ceyhan/ Dost
Kitabevi Yayınları/ 94 s.
İkinci romanının
çalışmalarını sürdüren yazar, ilk
kitabında insanların yarattığı vahşeti
sorguluyor "Vahşetin en korkunç olanı
kuşkusuz sevdiğini söyleyen insanların
vahşetidir. Hayvanların vahşeti bu kadar
dokunmaz insanlara. Çünkü onlar sevdiklerini
söylemezler, söyleyemezler. Birden vahşi
olurlar, doğalarıdır. Ama insanınki
farklıdır. O aksini söyler ve aksini yapar.
İnsandaki vahşeti dayanılmaz kılan da
budur."
Dünden Bugüne
Kıbrıs/ Erol Manisalı/ Akdeniz Haber Ajansı
& Gündoğan Yayınları/ 170 s.
"Kıbrıs uyuşmazlığı
özünde Türkiye- Batı ilişkilerinin bir
göstergesidir. Soğuk Savaş sonrasında ise
Kıbrıs, AB'nin yeni Türkiye politikasının
kurbanı olmaya devam etmektedir. Önümüzdeki
yıllar ise büyük olaylara gebedir." Bu
kitapta Kıbrıs konusu eski yıllardan bugüne
kadar getirilmiş ve yarına ışık tutacak
değerlendirmelere yer verilmiştir. "Avrupa
bugün de Yunanistan'ın arkasında durduğu ve
ona destek verdiği için Rumlar ve Yunanistan
Kıbrıs'ta üstünlüğü ele geçirmek
istemektedirler. Kıbrıs konusu, Kıbrıs Türk
Halkı'nın (KKTC) yaşam hakkının ve
egemenliğinin korunması ve Ada üzerinde
Türkiye ve Yunanistan arasında bir denge
sağlanması meselesidir. Bu denge kabul
edilmediği sürece uyuşmazlık
çözülemez." Kitapta 1950'lerden bugüne
kadar ortaya çıkan gelişmeler ana hatları ile
ortaya kondu. 1990'dan sonra Avrupa Birliği'nin
Kıbrıs konusunda "müdahale"etmesinin
parametreleri nasıl değiştirdiği ve
"adil ve dengeli"bir çözüm için
olanakları nasıl azalttığı ele alındı.
Sigmund Freud
Bilinçdışının Kâşifi/ Margaret
Muckenhoupt/ TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları/
174 s.
Dünyayı kavrayışımızı
biçimlendiren bilim adamlarının kişisel
öykülerini tarihsel arka planlarıyla birlikte
anlatan kitaplardan oluşan Yaşamöyküsü
Dizisi, bu defa yirminci yüzyılın en etkili
düşünürlerinden biri olan Sigmund Freud'un
çalışmalarını ve bu çalışmaları kuşatan
temel bilgileri özetliyor. Freud'un bilime en
büyük katkısı insan zihnini araştırmak
için yeni bir yol olarak Psikanaliz'i
sunmasıydı "Yüzyılların akış
sürecinde insanın naif kendine hayranlığı
bilimin estirdiği iki önemli fırtınaya boyun
eğmek zorunda kalmıştır. Bunların ilki,
dünyamızın evrenin merkezi olmayıp hayallere
sığdırılması zor genişlikteki bir kozmik
sistemin küçük bir parçacığı olduğunu
öğrenişidir. İkinci fırtına da; biyoloji
araştırmalarının insanın tüm yaratıklar
arasında ayrıcalıklı olduğu farz edilen
yerini yıkıp geçmesi ve insanın hayvanlar
âleminden geldiğini ve hayvansal doğasının
yok edilemeyeceğini kanıtlamasıyla patlak
verdi. Ama insanın megalomanisine üçüncü ve
en yaralayıcı darbeyi; egoya kendi mülkünün
bile efendisi olmadığını ve zihninde
bilinçdışı olup bitenler hakkındaki kıt
bilgiyle yetinmesi gerektiğini kanıtlamaya
çalışan günümüzün psikoloji
çalışmaları indirmiştir."diyor Freud
1933'te derlenen "Psikanalize Giriş
Dersleri"nde.
Karen Fogg Dosyası/
Yayına Hazırlayan Eren Gündoğan/ Gündoğan
Yayınları/ 390 s.
Kesinlikle kendilerini
"ulusal güçler"olarak adlandıran
kesimlerin vurucu kalemi olma amacı taşımayan
bu kitap, tarihe ışık tutmak için
hazırlandı. Keza, Büyükelçi Karen Fogg'u
aklamak ya da masum göstermek gibi bir hedefi
olmayan eserde, siyasi yelpazenin farklı
kesimlerinin görüşleri en demokratik biçimde
yansıtılmaya çalışılmış, nihai karar
okuyucuya bırakılmıştır. Karen Fogg
olayının en olumlu tarafı, belki de
Haberleşme, Türkiye'nin kendini yeniden
keşfetmesine vesile olmasıdır. Enflasyon,
işsizlik ve büyüme gibi kronik ekonomik
sorunlara ilave olarak, stratejik önem, Türk
Kimliği ve Sevr tartışmaları, bu olayla
birlikte yeniden, ama bu kez Avrupa Birliği
ekseninde, Türkiye'nin gündemine gelmiştir. Bu
dosyada ayrıca dış dünyanın Türkiye'ye
bakışına da yer verilmiştir. Haberleşme
Dokunulmazlığı ve AB Kutuplaşmasının bu
dosya etrafında irdelenmesi söz konusudur. Eser
içerisinde yer verilen yabancı basının yorum
ve değerlendirmeleri, dış dünyaya yansıyan
Türkiye imajını göstermektedir.
Avrupa Birliği'nde
Siyasal Bütünleşme/ Dr. İrfan Kaya Ülger/
Gündoğan Yayınları/ 224 s.
Günümüzde Avrupa
bütünleşmesi ekonomik işbirliği düzeyindeki
gelişmeler dikkate alınarak tanımlanmaktadır.
Bununla birlikte siyasal bütünleşme alanında
da, başlangıçtan bugüne önemli mesafeler
kaydedilmiştir. Kurucu Antlaşmaların
dışında, spontane bir gelişme olarak
1970'lerde başlayan Avrupa Siyasi İşbirliği,
1986 yılında imzalanan Tek Avrupa senedi ile
hukuksal bir nitelik kazanmıştır. Ancak
siyasal bütünleşme alanında asıl adımlar
1991 Maastricht ve 1997 Amsterdam Antlaşmaları
ile atılmış, devam eden yıllarda Avrupa
Konseyi zirve kararları ile netleşmiştir. Bu
eserde, AB Siyasi İşbirliğinden Acil Müdahale
Gücü'ne kadar Avrupa'nın Siyasal bütünleşme
alanında kaydettiği mesafe incelenmektedir.
Özellikle Ortak Dış Politika ve Güvenlik
Politikasının yeni bir açılımını
simgeleyen Avrupa Güvenlik ve Savunma
Politikasının yeni bir açılımını
simgeleyen Avrupa Güvenlik ve Savunma
Politikası hem NATO bünyesi içerisinde
oluşturulan AGSK nedeniyle, hem 1999 Helsinki
zirvesinde aday ilan edilmemiz nedeniyle
Türkiye'yi yakından ilgilendirmektedir.
Düşünceler/ Erol
Manisalı/ Gündoğan Yayınları/ 136 s.
"Düşünceler"
kitabında yazarı Erol Manisalı'nın düşünce
ve değerlendirmeleri yer alıyor. Elliyi aşkın
konuda Erol Manisalı ile Attilâ İlhan
arasındaki "tartışmaların"kitabın
yazarı tarafından işlendiğini görüyoruz.
İki kişi aralarında konuşmuşlar,
tartışmışlar ama yazar bir üçüncü şahıs
gibi bakmış olaylara. Kendi penceresinden
değerlendirerek yazmış. Kitapta çok
işitilenlerden fazla az işitilen veya hiç
yazılmayan şeyler farklı biçimde işlenmiş.
Türkiye'nin ele alınmayan "esas
sorunlarından" Üzeyir Garih'e, Marlene
Dietrich'e, TKP ve 68'lilere kadar elliden fazla
konu ele alınıyor.
AB ve Kıbrıs/
Editörler İrfan Kaya Ülger ve Ertan Efegil/
Gündoğan Yayınları/ 572 s.
Kıbrıs'ta Türk ve Rum
Toplumları arasında 1974 Barış Harekâtının
ardından oluşan statükoyu hukuki bir zemine
oturtmak amacıyla BM şemsiyesi altında belli
aralıklarla devam eden görüşmeler ve çözüm
arayışları, Kıbrıs Rum Kesimi'nin 4 Aralık
1990'da Avrupa Birliği Komisyonu'na tam üyelik
için başvuru yapmasıyla birlikte yepyeni bir
aşamaya ulaşmış ve 1998 Mart ayında tam
üyelik müzakerelerinin başlamasıyla adadaki
ihtilaf, AB'nin de bir şekilde içine dahil
olduğu, çok boyutlu ve karmaşık bir
görünüm kazanmıştır. Bu derlemede yer alan
çalışmanın amacı, Kıbrıs sorununun aktüel
bir boyutunu, Kıbrıs- Batı(AB)
bağlantısını incelemektir.
Sayfanın devamı
|