Ana Sayfa

Yeni Kitaplar

Eski Sayılar: 12 13

İstanbul bu kitabın içinde...
İstanbul bu kitabın içinde...

CDR Yayıncılık'ın hazırladığı İstanbul Şehir Rehberi, çeşitli ayrıntılarla gezinizi renklendirecek bilgiler sunuyor. Rehber İstanbul'da kolay seyahat etmenin ipuçlarını da veriyor

İSTANBUL - İstanbul'u İstanbul yapan özellikleriyle ele alan 'İstanbul Şehir Rehberi' kenti keşfetmek isteyenler için bir yol gösterici niteliğinde. CDR Yayıncılık tarafından hazırlanan rehber, İstanbul'u gezerken merak ettiklerinizi öğrenebileceğiniz ve küçük ayrıntılarla seyahatinizi kolaylaştıracak bilgiler sunuyor.
'İstanbul Şehir Rehberi'nin sayfaları öncelikle çeşitli kültürlere ev sahipliği yapan kentin tarihine açılıyor. Rehberin ikinci bölümü olan 'Adım Adın İstanbul'da ise şehrin önemli semtleri ve tarihi yapıları tanıtılıyor.
Ayasofya, Sultanahmet Camii, Kapalıçarşı, Galata Kulesi, Yıldız Parkı, Kızkulesi gibi şehrin tarihi dokusunu yansıtan yapılar, görülmeye değer özellikleri ve fotoğraflarla anlatılıyor. İstanbul'u ziyaret edenlerin zevkine ve bütçesine uygun kalabileceği yerler, kafe, bar ve restoranlar da Şehir Rehberi sayfalarında yer alıyor. Beş yıldızlı otellerden mütevazı
ama temiz, kaliteli pansiyonlara, farklı türlerde kafelere kadar tüm alternatifleri anlatıyor.
İstanbul Şehir Rehberi, kenti ziyaret edenler için çok önemli bir noktayı da unutmuyor; İstanbul'da kolay yaşamanın ve seyahat etmenin ipuçlarını veriyor. 'Pratik Bilgiler' başlığındaki bu bölümde ulaşım, kültürel aktiviteler ve alışveriş için bilgiler veriliyor. Harita ve fotoğraflarla renklendirilmiş 'İstanbul Şehir Rehberi' hem bilgilendirici hem özellikle turist olarak bulunanların ziyaretini kolaylaştıracak nitelikte. Ayrıntılı bilgi için Tel: 0212 275 43 70 (Radikal Kültür Sanat)

UTKU PINARI
Yaşar Kaynar, Bediloy Yayınları, yaşamöyküsü,
302 sayfa.
Ömrünü, köyünü yoksulluk ve cahillikten arındırmak için çalışmaya adayan Yaşar Kaynar'ın yaşamöyküsü yine kendi kaleminden ulaşıyor okuyuculara. Bedil Köyü'nde doğan fakir bir ailenin çocuğu olan Kaynar'ın öğrenimini de yatılı okullarda geçirerek, öğretmenliğe başlamasını, Köy Enstitüleri ruhunu yitirmeyerek idealleri için çalışan kişiliği sayfalarda yer alıyor. Çabaları destek gördüğü kadar köstek de gören ve bu engeller 15 yıl kaldığı ve Avrupa'nın kalkınma sırlarını araştırdığı Almanya'ya götürüyor yazarı. İşçi, kitapçı, yazar, yayıncı, esnaf derken sanayici olan Kaynar, sonunda yeterli paraya ve sağladığı iş imkânlarıyla saygınlığa kavuşuyor. Dürüstlüğe ve aydınlığa adanan bir yaşam, gerçek isimler, belge ve fotoğraflar kitapta yer buluyor.

TEREZA
Fredi Yermanos, çeviren: Kosta Sarıoğlu, Everest Yayınları, roman, 224 sayfa.
'Tereza', yüreğinin bir türlü vazgeçemediği Trakya'dan koparılmış, elinde bir avuç sıla toprağıyla gömülmüş, Atina'dan İstanbul'a hayatı yollarda geçmiş bir kadının öyküsünü konu alıyor. Kocasını terk ettiği geceyi Ernest Hemingway'le geçirmesiyle macerası başlayan Tereza, kitapta dönemin en önemli erkeklerini tanımış hatta bazılarıyla beraber olmuş bir kadın olarak anlatılıyor. Picasso'nun modelliğinden, Venizelos'a kafa tutmaya, Benito Mussolini'yi herkesin ortasında rezil etmeye yapmadığı kalmamış cesur ve tutkulu bir kadın burada sözü edilen... 'Tereza'da en çok dikkati çekense Tereza'nın Mustafa Kemal'le de karşılaşması.
İşgal altındaki İstanbul ve M. Kemal'i Hemingway'in gazeteci bakışı ve Yunan yazar Fredi Yermanos'un izlenimleriyle okumak ilginç olabilir.

BEBEK BAKIMI
Dr. Frances Williams, çeviren: Prof. Dr. Yıldız Perk, Say Yayınları, eğitim, 96 sayfa.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yıldız Perk tarafından Türkçeye çevrilen
'Bebek Bakımı' deneyimsiz anne - babalar için bebek bakımında gerekli her adımı aktarıyor. Emzik seçimi, kanguruda taşımak, bebekler için ilkyardım, kız bebeğin ve erkek bebeğin temizliği gibi önemli başlıklarla ailelere yardımcı olmayı hedefliyor kitap. Daha anlaşılır ve pratik olmak için kitapta resimlere ve şemalara, metinlerden daha çok yer verilmiş. Metinlere fotoğrafları açıklama işlevi yüklenmiş. Bebek bakımı ilk kez bebek sahibi olan aileler kadar deneyimli anne babalar için de yararlı bir kaynak.

SAKIN ANNEM DUYMASIN
Rosie Rushton, çeviren: Anahit Yezegel, Epsilon Yayınları, roman, 156 sayfa.
'Sakın Annem Duymasın' 15 ya da 16 yaşındaki genç kızların sorunlarını aktarıyor. Melissa adlı bir kızın Londra dışındaki küçük ve sıkıcı bir köyde oturmasına karar veren ailesine tepki gösteren kız, ergenlik çağındaki her kız gibi fiziğinden, çillerinden ve kısa boyundan memnun değil. Annesinin yeni işi yüzünden taşınmak zorunda olmak Melissa'nın hayatını altüst ediyor. Onu çok seven arkadaşlarından ayrılmak ve yeni bir ortama alışma fikri onun yaşındaki bir çocuk için yeterince ağırken(!) bir de yeni yaşamına katılan bir köpek yavrusu ve yolda karşılaştığı yakışıklı çocuk Melissa'nın aklını karıştırmaya yetiyor.

İSLAM'IN SİLAHSIZ ASKERİ
Eknath Easwaran, çeviren: İhsan Özdemir, Timaş Yayınları, biyografi, 278 sayfa.
"'Sivil İtaatsizlik' ya da 'silahsız mücadele'... Dünya çapında iki büyük savaşla birlikte irili - ufaklı pek çok yerel savaşların yaşandığı geçtiğimiz iki yüzyıldan miras; halen sürmekte olan yerel - ulusal savaşlar... Yani kan, ölüm ve acı... Mücadele etmenin başka yolu yok mu? Başka yolu varsa, bunun örnekleri var mı?" Hint asıllı gazeteci - yazar Eknath Easwaran'ın yazdığı Badşah'ın biyografisi böyle bir örneği ele alıyor. Basıldığı tarihte The Washington Post ve The L. A. Times Book Review'da geniş yer bulan kitap, Hindistan'da
İngiliz sömürgeciliğine karşı silahsız, şiddetsiz, kansız bir direnişi başlatan Mahatma Gandi'nin en büyük destekçisi, takipçisi ve bu felsefenin en iyi uygulayıcılarından biri kabul edilen Badşah Han'ı anlatıyor. 'İslam'ın Silahsız Askeri' Gandi ve Badşah Han'ın tarihin en büyük sivil direnişi ve zaferlerinden birine imza atmalarını bilinmeyen yönleriyle ortaya çıkarıyor.

ECEL SAATİ
Maria Corti, çevirenler: Şemsa Gezgin, Marta Bertolini, Can Yayınları, roman, 292 sayfa.
1480 yılında Fatih Sultan Mehmet, İtalya'nın bir ucundaki Otranto'yu ele geçirmeyi planlar. Gedik Ahmet Paşa'nın topları kenti hedef alırken, İspanyollar kaçar. Dük Alfonso
da ortalardan yok olur. Napoli Kralı Aragon'lu Ferrante, bu sıralarda kendi derdine düşmüştür. Napoli ise borç içindedir. Maria Corti'nin ilk romanı 'Ecel Saati' kenti savunmaya teşebbüs eden saf balıkçıların öyküsünü anlatıyor. Yoksulun ve acı çekenlerin romanı olarak da nitelendirilen kitabın başlıca kahramanları arasında Tanrılarının şeytan olduğuna inanılan Türkler, aşkı yüzünden kenti terk etmeyip surlarda vurulan çocuk ruhlu Don Felice, kocası Antonio ve Don Felice arasında mutluluğu arayan çıplak ayaklı çılgın Idrisa, iyi yürekli Halil Bey yer alıyor.

DÜŞ YOLCULARI
Aslı Bilgiç, Silvan Alpoğuz, Gizem Gül, Eda Erman, Söke Hilmi Fırat Anadolu Lisesi Yayınları, şiir, 106 sayfa.
"Bulutlar güneşi uğurlamaya hazırlanıyorlar
/ Kırmızı bir halıyı andırıyor gökyüzünde / Boydan boya uzanmış / Martılar son danslarını
sergiliyorlar / Ve çekiliyorlar sahneden birer birer / Yaramaz bir sessizlik olmakta akşama / Giderek benzi solan gökyüzüyle / Hüzün yerleşiyor kalplere / Ve kalpler yeni bir güneşin bekleyişinde." Pastoral imgelemelerle dolu bu dizeler Söke Hilmi Fırat Anadolu Lisesi'nde okuyan dört genç kızın şiirlerinden oluşan 'Düş Yolcuları'ndan. Hayata bakışlarını şiirle yansıtan bu dört genç kızın öğretmenlerinin öncülüğünde çıkardığı kitap 'Şiir Rüzgârı',
'Yürekten Fikre', 'Cam Kırıkları' ve 'Masal' adı altında yayımlanan dört bölümden oluşuyor. Kitap genç şairlerin dizelerinden hoşlananlara hitap ediyor!

ATOMALTI PARÇACIKLAR
Steven Weinberg, çeviren: Zekeriya Aydın, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, bilim,
269 sayfa.
'Atomaltı Parçacıklar' yazarın Türkçede yayımlanan ikinci kitabı. Evren'in başlangıcını konu alan 'İlk Üç Dakika' yine TÜBİTAK Bilim Kitapları'ndan çıkmıştı. Kitapta, atom parçacıkları elektron, proton ve nötronun keşfi klasik fiziğin temelleriyle
birlikte anlatılıyor. Weinberg 'Atomaltı Parçacıklar'ı Teksas Üniversitesi'nde verdiği
bir dersten yola çıkarak yazmış.
Dersin amacı daha önce matematik ya da fizik öğrenimi görmediği varsayılan öğrencilere
klasik fizik konularında temel bilgiler vererek gelişmeleri kavramalarını sağlamakmış. Bu özelliğiyle Weinberg'in bilimsel eseri yirminci yüzyıl fiziğini anlamak isteyen tüm okuyuculara sesleniyor. TÜBİTAK'ın kitabın arka kapağına düştüğü bir not kitabı daha da çekici kılıyor: "Tıpkı Einstein, Eddington ve Feynman gibi Weinberg de kendi konusunu herkesin anlayabiyeceği bir biçimde anlatma yeteneğine sahip."

BEYAZ YÜREK
Erdinç Köksal, Bilgi Yayınevi, anı, 270 sayfa.
'Ah Şu Doktorlar', 'Ak Gömleğin Dili Olsa' kitaplarıyla tanınan Erdinç Köksal, üçüncü kitabıyla okuyucularını yine beyaz gömleklilerin; doktorların dünyasında yolculuğa çıkarıyor. İlk kitabı 'Ah Şu Doktorlar'da halkın doktorlardan yakınmalarını, ikinci kitabı 'Ak Gömleğin Dili Olsa'da ise doktorların halka cevabını aktarar Köksal, bu kez hekimlik mesleğinin biraz daha derinine iniyor. Komik, oldukça ilginç ama bazen de epey hüzünlü anılarını ve doktor arkadaşlarının meslek hikâyelerini aktaran Köksal'ın kitabında, hekim-hasta, hekim-toplum, hekim-hayat ilişkileri farklı kalemlerden, farklı bakış açılarından izlenebiliyor. 'Beyaz Yürek' doktorluk mesleğine karşı önyargılarınız varsa sorgulamanızı ve hekimleri daha yakından tanımanızı sağlayacak bir kitap.

İBİŞLİ KUKLA OYUNLARIMIZ
Ünver Oral, Kitabevi Yayınları, inceleme, 264 sayfa.
Geleneksel türk tiyatrosunun önemli bir parçası olan kukla sanatıyla ilgili yeterli kaynak bulunmaması, Ünver Oral'ı böyle bir kitap yazmaya yöneltmiş. Kitapta kuklacılığın
durumu, geleneksel tiyatronun yaşadığı sorunlar ve yavaş yavaş yok oluşu, İbiş karakterinin özellikleri ile Türk tiyatrosundaki yeri anlatılmış. 'İbişli Kukla Oyunlarımız'da ayrıca geleneksel tiyatro örneği olan birçok metne yer verilmiş. Türk kuklasının başoyuncusu olan İbiş, İngiltere'de 'Punch', Almanya'da
'Kasper', Rusya'da 'Petruşka', Fransa'da
'Guignol' ve İtalya'da 'Pulcinella'
karakterleriyle benzer bir kulvardadır. Asya'daki benzerleri ise Aldar Köse, Kel veya Keçel Pehlivan'ın Türkiye'deki temsilcisi, Karagöz ve Kavuklu'nun da yoldaşıdır.

PİŞMAN DEĞİLİM
Şen Sahin Sılan, İletişim Yayınları, anı, 427 sayfa.
'Pişman Değilim' 1940'lı ve 1950'li yılların Ankara'sından Amerika'ya uzanan bir hayat hikâyesini konu alıyor. Büyükada, Caddebostan, Suadiye, Erenköy, Kadıköy ve Moda'da geçen bir çocukluğun ardından yazarın yaşadıklarını ele alan kitapta, Fethi Okyar'ın ve İsmet Paşa'nın özel kalem müdürlüğünü yapan babanın aileyi götürdüğü Ankara'da, genç Cumhuriyet'in yüksek bürokratlarının ailevi ilişkilerine yer veriliyor. İsmet Paşa ve dönemin ileri gelenleriyle geçirilen dostluklara ve Amerika'da iki çocukla geçirilen zor yıllara değinen kitap, anıseverlerin beğenisine sunuluyor!

KABUK SAHİLİ
Eliseo Alberto, çeviren: Serpil Çağlayan, Türkiye İş Bankası Yayınları, roman, 280 sayfa.
İspanya'nın en prestijli ödüllerinden birini,
Uluslararası Alfaguara Roman Ödülü'nü kazanan ve Gabriel Garcia Marquez'e adanan
'Kabuk Sahili' savaşı ve sürgün hayatının acılarını konu alıyor. Sessiz, sakin bir dinlenme yeri olan Kabuk Sahili'nde, Kübalı gazi Beto Milanez bir araba mezarlığında yaşamaktadır. Peşinden hiç ayrılmayan hayaletlerden ayrılmasının tek yolunun ölüm olduğunu anlayan kitabın kahramanı, intihar edecek kadar cesur olmadığını anlayınca, kendini öldürtmenin yollarını arıyor.

YILAN BÜYÜCÜSÜ
Margaret Weis - Tracy Hickman, çeviren: Niran Elçi, İthaki Yayınları, roman, 549 sayfa.
'Ölüm Kapısı Serisi'nin dördüncü kitabı
'Yılan Büyücüsü' yayımlandı. Seri, binyıllar önce Sartanlar ve Patrynler arasında bir savaşın çıkması, Sartanların dünyanın dört bir tarafına yayılmasını anlatıyordu. 'Yılan Büyücüsü' dört dünyada aradıktan sonra, Alfred'in Chelestra'da, deniz aleminde halkını bulmasını ele alıyor. Güvendiği insanlara çok dikkat etmesi gerektiğini öğrenen kitabın kahramanı Alfred'in güvenebildiği tek kişi Patryn Haplo oluyor. Ama Haplo'nun lordu, tüm Sartanların düşman olduğunu ilan ediyor. Tüm âlemleri tehdit eden daha büyük bir tehlikenin farkında olmayan bir Sartan ve Patryn, tüm dünya üzerinde hâkimiyet elde etmeye çalışırken düşük ırkların ittifakını bozmak isteyecektir. 'Yılan Büyücüsü' fantastik romanlardan hoşlananlara önerilir!

TURAN'IN EN MUTLU YILLARI
Hüseyin Batuhan, Bulut Yayınları, biyografi, 421 sayfa.
Biyografinin bu ikinci cildinde Hüseyin Batuhan, eşi Turan'ı mektuplarıyla anlatmaya devam ediyor. Batuhan, eşinin en mutlu yılları olduğunu düşündüğü 1942-1958 yılları arasını, Heidelberg'de geçen yılları, arkadaşlarıyla ilişkilerini ve çevresindekileri mutlu etmeden mutlu olunamayacağını onlara duyumsatan dürüst, alçakgönüllü, sevecen ve neşeli eşini anlatıyor. Birbirini çok seven iki insan, karı-koca arasındaki bu mektuplar onların hayata, birbirlerine, aşka, evliliğe ve sadakate bakışlarını gözler önüne seriyor. Kitap, birbirlerine olan duygularını anlatmak için yazıyı seçen ve söyleyemediklerini mektuplarıyla anlatan ve birbirlerini 'Tanrı'nın bir lütfu' olarak gören bir kadınla erkeğin gerçek hikâyesi.

Eski Sayılar: 12 13

AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA