| İstanbul
bu kitabın içinde...
CDR
Yayıncılık'ın hazırladığı İstanbul
Şehir Rehberi, çeşitli ayrıntılarla gezinizi
renklendirecek bilgiler sunuyor. Rehber
İstanbul'da kolay seyahat etmenin ipuçlarını
da veriyor
İSTANBUL -
İstanbul'u İstanbul yapan özellikleriyle ele
alan 'İstanbul Şehir Rehberi' kenti keşfetmek
isteyenler için bir yol gösterici niteliğinde.
CDR Yayıncılık tarafından hazırlanan rehber,
İstanbul'u gezerken merak ettiklerinizi
öğrenebileceğiniz ve küçük ayrıntılarla
seyahatinizi kolaylaştıracak bilgiler sunuyor.
'İstanbul Şehir Rehberi'nin sayfaları
öncelikle çeşitli kültürlere ev sahipliği
yapan kentin tarihine açılıyor. Rehberin
ikinci bölümü olan 'Adım Adın İstanbul'da
ise şehrin önemli semtleri ve tarihi yapıları
tanıtılıyor.
Ayasofya, Sultanahmet Camii, Kapalıçarşı,
Galata Kulesi, Yıldız Parkı, Kızkulesi gibi
şehrin tarihi dokusunu yansıtan yapılar,
görülmeye değer özellikleri ve fotoğraflarla
anlatılıyor. İstanbul'u ziyaret edenlerin
zevkine ve bütçesine uygun kalabileceği
yerler, kafe, bar ve restoranlar da Şehir
Rehberi sayfalarında yer alıyor. Beş
yıldızlı otellerden mütevazı
ama temiz, kaliteli pansiyonlara, farklı
türlerde kafelere kadar tüm alternatifleri
anlatıyor.
İstanbul Şehir Rehberi, kenti ziyaret edenler
için çok önemli bir noktayı da unutmuyor;
İstanbul'da kolay yaşamanın ve seyahat etmenin
ipuçlarını veriyor. 'Pratik Bilgiler'
başlığındaki bu bölümde ulaşım,
kültürel aktiviteler ve alışveriş için
bilgiler veriliyor. Harita ve fotoğraflarla
renklendirilmiş 'İstanbul Şehir Rehberi' hem
bilgilendirici hem özellikle turist olarak
bulunanların ziyaretini kolaylaştıracak
nitelikte. Ayrıntılı bilgi için Tel: 0212 275
43 70 (Radikal Kültür Sanat)
UTKU PINARI
Yaşar Kaynar, Bediloy Yayınları,
yaşamöyküsü,
302 sayfa.
Ömrünü, köyünü yoksulluk ve cahillikten
arındırmak için çalışmaya adayan Yaşar
Kaynar'ın yaşamöyküsü yine kendi kaleminden
ulaşıyor okuyuculara. Bedil Köyü'nde doğan
fakir bir ailenin çocuğu olan Kaynar'ın
öğrenimini de yatılı okullarda geçirerek,
öğretmenliğe başlamasını, Köy Enstitüleri
ruhunu yitirmeyerek idealleri için çalışan
kişiliği sayfalarda yer alıyor. Çabaları
destek gördüğü kadar köstek de gören ve bu
engeller 15 yıl kaldığı ve Avrupa'nın
kalkınma sırlarını araştırdığı
Almanya'ya götürüyor yazarı. İşçi,
kitapçı, yazar, yayıncı, esnaf derken
sanayici olan Kaynar, sonunda yeterli paraya ve
sağladığı iş imkânlarıyla saygınlığa
kavuşuyor. Dürüstlüğe ve aydınlığa adanan
bir yaşam, gerçek isimler, belge ve
fotoğraflar kitapta yer buluyor.
TEREZA
Fredi Yermanos, çeviren: Kosta Sarıoğlu,
Everest Yayınları, roman, 224 sayfa.
'Tereza', yüreğinin bir türlü vazgeçemediği
Trakya'dan koparılmış, elinde bir avuç sıla
toprağıyla gömülmüş, Atina'dan İstanbul'a
hayatı yollarda geçmiş bir kadının
öyküsünü konu alıyor. Kocasını terk
ettiği geceyi Ernest Hemingway'le geçirmesiyle
macerası başlayan Tereza, kitapta dönemin en
önemli erkeklerini tanımış hatta
bazılarıyla beraber olmuş bir kadın olarak
anlatılıyor. Picasso'nun modelliğinden,
Venizelos'a kafa tutmaya, Benito Mussolini'yi
herkesin ortasında rezil etmeye yapmadığı
kalmamış cesur ve tutkulu bir kadın burada
sözü edilen... 'Tereza'da en çok dikkati
çekense Tereza'nın Mustafa Kemal'le de
karşılaşması.
İşgal altındaki İstanbul ve M. Kemal'i
Hemingway'in gazeteci bakışı ve Yunan yazar
Fredi Yermanos'un izlenimleriyle okumak ilginç
olabilir.
BEBEK
BAKIMI
Dr. Frances Williams, çeviren: Prof. Dr.
Yıldız Perk, Say Yayınları, eğitim, 96
sayfa.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyesi
Prof. Dr. Yıldız Perk tarafından Türkçeye
çevrilen
'Bebek Bakımı' deneyimsiz anne - babalar için
bebek bakımında gerekli her adımı aktarıyor.
Emzik seçimi, kanguruda taşımak, bebekler
için ilkyardım, kız bebeğin ve erkek bebeğin
temizliği gibi önemli başlıklarla ailelere
yardımcı olmayı hedefliyor kitap. Daha
anlaşılır ve pratik olmak için kitapta
resimlere ve şemalara, metinlerden daha çok yer
verilmiş. Metinlere fotoğrafları açıklama
işlevi yüklenmiş. Bebek bakımı ilk kez bebek
sahibi olan aileler kadar deneyimli anne babalar
için de yararlı bir kaynak.
SAKIN ANNEM
DUYMASIN
Rosie Rushton, çeviren: Anahit Yezegel, Epsilon
Yayınları, roman, 156 sayfa.
'Sakın Annem Duymasın' 15 ya da 16 yaşındaki
genç kızların sorunlarını aktarıyor.
Melissa adlı bir kızın Londra dışındaki
küçük ve sıkıcı bir köyde oturmasına
karar veren ailesine tepki gösteren kız,
ergenlik çağındaki her kız gibi fiziğinden,
çillerinden ve kısa boyundan memnun değil.
Annesinin yeni işi yüzünden taşınmak zorunda
olmak Melissa'nın hayatını altüst ediyor. Onu
çok seven arkadaşlarından ayrılmak ve yeni
bir ortama alışma fikri onun yaşındaki bir
çocuk için yeterince ağırken(!) bir de yeni
yaşamına katılan bir köpek yavrusu ve yolda
karşılaştığı yakışıklı çocuk
Melissa'nın aklını karıştırmaya yetiyor.
İSLAM'IN
SİLAHSIZ ASKERİ
Eknath Easwaran, çeviren: İhsan Özdemir,
Timaş Yayınları, biyografi, 278 sayfa.
"'Sivil İtaatsizlik' ya da 'silahsız
mücadele'... Dünya çapında iki büyük
savaşla birlikte irili - ufaklı pek çok yerel
savaşların yaşandığı geçtiğimiz iki
yüzyıldan miras; halen sürmekte olan yerel -
ulusal savaşlar... Yani kan, ölüm ve acı...
Mücadele etmenin başka yolu yok mu? Başka yolu
varsa, bunun örnekleri var mı?" Hint
asıllı gazeteci - yazar Eknath Easwaran'ın
yazdığı Badşah'ın biyografisi böyle bir
örneği ele alıyor. Basıldığı tarihte The
Washington Post ve The L. A. Times Book Review'da
geniş yer bulan kitap, Hindistan'da
İngiliz sömürgeciliğine karşı silahsız,
şiddetsiz, kansız bir direnişi başlatan
Mahatma Gandi'nin en büyük destekçisi,
takipçisi ve bu felsefenin en iyi
uygulayıcılarından biri kabul edilen Badşah
Han'ı anlatıyor. 'İslam'ın Silahsız Askeri'
Gandi ve Badşah Han'ın tarihin en büyük sivil
direnişi ve zaferlerinden birine imza
atmalarını bilinmeyen yönleriyle ortaya
çıkarıyor.
ECEL SAATİ
Maria Corti, çevirenler: Şemsa Gezgin, Marta
Bertolini, Can Yayınları, roman, 292 sayfa.
1480 yılında Fatih Sultan Mehmet, İtalya'nın
bir ucundaki Otranto'yu ele geçirmeyi planlar.
Gedik Ahmet Paşa'nın topları kenti hedef
alırken, İspanyollar kaçar. Dük Alfonso
da ortalardan yok olur. Napoli Kralı Aragon'lu
Ferrante, bu sıralarda kendi derdine
düşmüştür. Napoli ise borç içindedir.
Maria Corti'nin ilk romanı 'Ecel Saati' kenti
savunmaya teşebbüs eden saf balıkçıların
öyküsünü anlatıyor. Yoksulun ve acı
çekenlerin romanı olarak da nitelendirilen
kitabın başlıca kahramanları arasında
Tanrılarının şeytan olduğuna inanılan
Türkler, aşkı yüzünden kenti terk etmeyip
surlarda vurulan çocuk ruhlu Don Felice, kocası
Antonio ve Don Felice arasında mutluluğu arayan
çıplak ayaklı çılgın Idrisa, iyi yürekli
Halil Bey yer alıyor.
DÜŞ
YOLCULARI
Aslı Bilgiç, Silvan Alpoğuz, Gizem Gül, Eda
Erman, Söke Hilmi Fırat Anadolu Lisesi
Yayınları, şiir, 106 sayfa.
"Bulutlar güneşi uğurlamaya
hazırlanıyorlar
/ Kırmızı bir halıyı andırıyor
gökyüzünde / Boydan boya uzanmış / Martılar
son danslarını
sergiliyorlar / Ve çekiliyorlar sahneden birer
birer / Yaramaz bir sessizlik olmakta akşama /
Giderek benzi solan gökyüzüyle / Hüzün
yerleşiyor kalplere / Ve kalpler yeni bir
güneşin bekleyişinde." Pastoral
imgelemelerle dolu bu dizeler Söke Hilmi Fırat
Anadolu Lisesi'nde okuyan dört genç kızın
şiirlerinden oluşan 'Düş Yolcuları'ndan.
Hayata bakışlarını şiirle yansıtan bu dört
genç kızın öğretmenlerinin öncülüğünde
çıkardığı kitap 'Şiir Rüzgârı',
'Yürekten Fikre', 'Cam Kırıkları' ve 'Masal'
adı altında yayımlanan dört bölümden
oluşuyor. Kitap genç şairlerin dizelerinden
hoşlananlara hitap ediyor!
ATOMALTI
PARÇACIKLAR
Steven Weinberg, çeviren: Zekeriya Aydın,
TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, bilim,
269 sayfa.
'Atomaltı Parçacıklar' yazarın Türkçede
yayımlanan ikinci kitabı. Evren'in
başlangıcını konu alan 'İlk Üç Dakika'
yine TÜBİTAK Bilim Kitapları'ndan
çıkmıştı. Kitapta, atom parçacıkları
elektron, proton ve nötronun keşfi klasik
fiziğin temelleriyle
birlikte anlatılıyor. Weinberg 'Atomaltı
Parçacıklar'ı Teksas Üniversitesi'nde
verdiği
bir dersten yola çıkarak yazmış.
Dersin amacı daha önce matematik ya da fizik
öğrenimi görmediği varsayılan öğrencilere
klasik fizik konularında temel bilgiler vererek
gelişmeleri kavramalarını sağlamakmış. Bu
özelliğiyle Weinberg'in bilimsel eseri yirminci
yüzyıl fiziğini anlamak isteyen tüm
okuyuculara sesleniyor. TÜBİTAK'ın kitabın
arka kapağına düştüğü bir not kitabı daha
da çekici kılıyor: "Tıpkı Einstein,
Eddington ve Feynman gibi Weinberg de kendi
konusunu herkesin anlayabiyeceği bir biçimde
anlatma yeteneğine sahip."
BEYAZ
YÜREK
Erdinç Köksal, Bilgi Yayınevi, anı, 270
sayfa.
'Ah Şu Doktorlar', 'Ak Gömleğin Dili Olsa'
kitaplarıyla tanınan Erdinç Köksal,
üçüncü kitabıyla okuyucularını yine beyaz
gömleklilerin; doktorların dünyasında
yolculuğa çıkarıyor. İlk kitabı 'Ah Şu
Doktorlar'da halkın doktorlardan
yakınmalarını, ikinci kitabı 'Ak Gömleğin
Dili Olsa'da ise doktorların halka cevabını
aktarar Köksal, bu kez hekimlik mesleğinin
biraz daha derinine iniyor. Komik, oldukça
ilginç ama bazen de epey hüzünlü anılarını
ve doktor arkadaşlarının meslek hikâyelerini
aktaran Köksal'ın kitabında, hekim-hasta,
hekim-toplum, hekim-hayat ilişkileri farklı
kalemlerden, farklı bakış açılarından
izlenebiliyor. 'Beyaz Yürek' doktorluk
mesleğine karşı önyargılarınız varsa
sorgulamanızı ve hekimleri daha yakından
tanımanızı sağlayacak bir kitap.
İBİŞLİ
KUKLA OYUNLARIMIZ
Ünver Oral, Kitabevi Yayınları, inceleme, 264
sayfa.
Geleneksel türk tiyatrosunun önemli bir
parçası olan kukla sanatıyla ilgili yeterli
kaynak bulunmaması, Ünver Oral'ı böyle bir
kitap yazmaya yöneltmiş. Kitapta
kuklacılığın
durumu, geleneksel tiyatronun yaşadığı
sorunlar ve yavaş yavaş yok oluşu, İbiş
karakterinin özellikleri ile Türk
tiyatrosundaki yeri anlatılmış. 'İbişli
Kukla Oyunlarımız'da ayrıca geleneksel tiyatro
örneği olan birçok metne yer verilmiş. Türk
kuklasının başoyuncusu olan İbiş,
İngiltere'de 'Punch', Almanya'da
'Kasper', Rusya'da 'Petruşka', Fransa'da
'Guignol' ve İtalya'da 'Pulcinella'
karakterleriyle benzer bir kulvardadır.
Asya'daki benzerleri ise Aldar Köse, Kel veya
Keçel Pehlivan'ın Türkiye'deki temsilcisi,
Karagöz ve Kavuklu'nun da yoldaşıdır.
PİŞMAN
DEĞİLİM
Şen Sahin Sılan, İletişim Yayınları, anı,
427 sayfa.
'Pişman Değilim' 1940'lı ve 1950'li yılların
Ankara'sından Amerika'ya uzanan bir hayat
hikâyesini konu alıyor. Büyükada,
Caddebostan, Suadiye, Erenköy, Kadıköy ve
Moda'da geçen bir çocukluğun ardından
yazarın yaşadıklarını ele alan kitapta,
Fethi Okyar'ın ve İsmet Paşa'nın özel kalem
müdürlüğünü yapan babanın aileyi
götürdüğü Ankara'da, genç Cumhuriyet'in
yüksek bürokratlarının ailevi ilişkilerine
yer veriliyor. İsmet Paşa ve dönemin ileri
gelenleriyle geçirilen dostluklara ve Amerika'da
iki çocukla geçirilen zor yıllara değinen
kitap, anıseverlerin beğenisine sunuluyor!
KABUK
SAHİLİ
Eliseo Alberto, çeviren: Serpil Çağlayan,
Türkiye İş Bankası Yayınları, roman, 280
sayfa.
İspanya'nın en prestijli ödüllerinden birini,
Uluslararası Alfaguara Roman Ödülü'nü
kazanan ve Gabriel Garcia Marquez'e adanan
'Kabuk Sahili' savaşı ve sürgün hayatının
acılarını konu alıyor. Sessiz, sakin bir
dinlenme yeri olan Kabuk Sahili'nde, Kübalı
gazi Beto Milanez bir araba mezarlığında
yaşamaktadır. Peşinden hiç ayrılmayan
hayaletlerden ayrılmasının tek yolunun ölüm
olduğunu anlayan kitabın kahramanı, intihar
edecek kadar cesur olmadığını anlayınca,
kendini öldürtmenin yollarını arıyor.
YILAN
BÜYÜCÜSÜ
Margaret Weis - Tracy Hickman, çeviren: Niran
Elçi, İthaki Yayınları, roman, 549 sayfa.
'Ölüm Kapısı Serisi'nin dördüncü kitabı
'Yılan Büyücüsü' yayımlandı. Seri,
binyıllar önce Sartanlar ve Patrynler arasında
bir savaşın çıkması, Sartanların dünyanın
dört bir tarafına yayılmasını anlatıyordu.
'Yılan Büyücüsü' dört dünyada aradıktan
sonra, Alfred'in Chelestra'da, deniz aleminde
halkını bulmasını ele alıyor. Güvendiği
insanlara çok dikkat etmesi gerektiğini
öğrenen kitabın kahramanı Alfred'in
güvenebildiği tek kişi Patryn Haplo oluyor.
Ama Haplo'nun lordu, tüm Sartanların düşman
olduğunu ilan ediyor. Tüm âlemleri tehdit eden
daha büyük bir tehlikenin farkında olmayan bir
Sartan ve Patryn, tüm dünya üzerinde
hâkimiyet elde etmeye çalışırken düşük
ırkların ittifakını bozmak isteyecektir.
'Yılan Büyücüsü' fantastik romanlardan
hoşlananlara önerilir!
TURAN'IN EN
MUTLU YILLARI
Hüseyin Batuhan, Bulut Yayınları, biyografi,
421 sayfa.
Biyografinin bu ikinci cildinde Hüseyin Batuhan,
eşi Turan'ı mektuplarıyla anlatmaya devam
ediyor. Batuhan, eşinin en mutlu yılları
olduğunu düşündüğü 1942-1958 yılları
arasını, Heidelberg'de geçen yılları,
arkadaşlarıyla ilişkilerini ve
çevresindekileri mutlu etmeden mutlu
olunamayacağını onlara duyumsatan dürüst,
alçakgönüllü, sevecen ve neşeli eşini
anlatıyor. Birbirini çok seven iki insan,
karı-koca arasındaki bu mektuplar onların
hayata, birbirlerine, aşka, evliliğe ve
sadakate bakışlarını gözler önüne seriyor.
Kitap, birbirlerine olan duygularını anlatmak
için yazıyı seçen ve söyleyemediklerini
mektuplarıyla anlatan ve birbirlerini
'Tanrı'nın bir lütfu' olarak gören bir
kadınla erkeğin gerçek hikâyesi.
|