Şehir Düştü! / Yeorgios Francis /
Çeviren Dr. Kriton Dinçmen / Scala
Yayıncılık / 96 s.
İstanbul'un 1453'teki fethi gibi dünya tarihini
tamamen değiştiren, ortaçağ'ın bitimini ve
yeniçağ'ın ilk sayfasını açan bir olayın
en dinamik safhasının, baştan sonuna kadar
birinci derecede görgü tanığının kaleminden
anlatılması ilginç olsa gerek.Yeorgios
Francis, imparator Konstantios'un tüm yaşamı
boyunca sarayda en yakın arkadaşı, müşaviri
ve de silah arkadaşı olmuştur.Elinizdeki
kitabın en önemli yanı - yazarın, olaylar
nedeniyle yaşamış olduğu pek çok
olumsuzluklara rağmen - birçok tarihçiden
beklenen tarafsızlığı ve objektivite
öğelerine büyük ölçüde sadık kalmış
olmasıdır.İlk yayımlanmış olduğu 15.
asrın sonlarından sonra pek çok dile
çevrilerek basılmış olması ve de pek çok
üniversite tarih bölümünde temel kitap olarak
okutulmakta olması dikkat çekici.Yenilgiler
Tarihi Cilt 1 / Orhan Alkaya / Gendaş Kültür /
96 s.
1980 sonrası Türk şiirinde farklı duruşu ve
söylemiyle öne çıkan şairlerden Orhan
Alkaya'nın, yayımlandığı yıl şiir kamuoyu
tarafından beğeniyle karşılanan
"Yenilgiler Tarihi Cilt 1" adlı şiir
kitabı Gendaş Kültür tarafından
yayımlandı. Alkaya "Yenilgiler Tarihi Cilt
1"de '78 devrimci kuşağının 12 Eylül
darbesiyle uğradığı yenilgiyi, mücadelenin
içinde yaşamış birinin hissiyeti ile
yansıtmakla kalmıyor, bununla hesaplaşıyor.
Orhan Alkaya, referansı ve göndermeleri politik
olan şiiri ne kaba duyarlılıklara ne de
didaktik bir söylemin tuzaklarına düşmeden
yazabilen ender şairlerden biridir. Haydar
Ergülen kitap için şöyle diyor"Biz bu
kadar güzel mi yenildik ki, yenilgilerimizin
şiirleri bu kadar güzel oldu?(...)Arzu ile hal
arasında yazılabilecek en güzel şiirleri
yazdığı için ona teşekkür ediyorum."
Beni Bırakma Hayat / Aytül Uncu Akal /
Bilgi Yayınevi / 170 s.
'Yine gülüştüklerini duyuyorum. Umarım
uyanıp gökyüzünden yere iner de
gülüşmelere ben de katılırım. Beni bırakma
hayat, seni seviyorum!' Bunlar ameliyatının iyi
geçmesi için dua eden bir kadının sözleri...
Onun gibi nice kadın anlatılıyor Akal'ın
öykülerinde. Şapka satan bir dükkanın
önünde yaşayamadığı güzel günleri arayan,
ya da ölüm döşeğindeki babasının yanında
hayatını ve babasıyla ilişkisini sorgulayan
bir kadın... Her öykü, her kadının
yıkılmamak için inat eden, hayata kenetlenmiş
ellerin hikâyesini anlatıyor.
Chelsea Otel Manifestosu /Yves Klein /
Çeviren Deniz Artun, Alpagut Gültekin /Norgunk
Yayıncılık / 56 s.
1960 yılında Fransa'da ortaya çıkan
Yenilikçi Gerçekçilik'in kurucusu, en önemli
temsilcilerinden olan Yves Klein tarafından 1961
Nisanı'nda New York'ta, Leo Castelli
Galerisi'nde gerçekleştirilen Yves Klein le
Monochrome sergisi kapsamında okunmuştur. Bu
menifestoda Klein, 1946 yılında başlayan sanat
yaşamının tüm evrelerine değinerek
boşluğa, sessizliğe ve maddi olmayana
yönelişinin nedenlerine açıklık getirmeyi
denemektedir.
Entelektüellerin Övgüsü / Bertrand
- Henry Levy / Çeviren Halil Gökhan /Gendaş
Kültür / 120 s.
Sartre,"Sözcükler"de
entellektüellerin tarifini şöyle yapıyor
"Bütün insanlardan oluşmuş, hepsi kadar
değerli, her biri de kendi kadar önemli,
koskocaman bir insan." Bu koskocaman
insanlar dünyanın her yerinde, sadece
bulundukları çağın değil bütün insanlık
tarihinin vicdani sorumluluğunu üstlendiler ve
belki de sırf bu yüzden iktidarın gözünde
her durumda kötü adam oldular. Levy şöyle
diyor "Entellektüeller susunca ülkeler
konuşmaya çağırıyor onları.Konuşunca da
susmaya." Bu kitap günümüzün önemli
Fransız entelektüeli tarafından kendi
"sınıfı"na yapılmış geçikmiş
bir övgü.
Dedemin Cönkünden /Yatağan Alimcan
/Kaynak Yayınları /288 s.
Elimizdeki kitabın başlıca kaynağı, 1313
yıllarında kurulmuş, 600 yıldan fazla hizmet
vermiş olan Yatağan Dede veya Yatağan Mahmut
Tekkesi'nin evrakları arasında harap vaziyette
bulunan, Alevi - Bektaşi şiirlerinin
yazıldığı iki adet cönktür. Kitaba konu
olan diğer kaynaklar şunlar Fermanlar, bazı
elyazması belgeler Çanakkale şehidi Molla
Mustafa'nın defteri.
Günümüzden Karagöz-Hacivat
Söyleşmeleri / Ünver Oral / Kitabevi
Yayınları / 214 s.
Karagöz ve Hacivat Geleneksel Gölge
Tiyatrosu'nun en sevilen tiplemeleri. Ancak ne
var ki Karagöz belleklerden silinmeye başladı
artık. Nerdeyse sadece Ramazan'dan Ramazan'a
izlenen gölge tiyatrosu basılı bir ürünle de
ulaşamıyor sevenlerine ve yeni nesillere.
Ünver Oral'ın 'Günümüzden Karagöz - Hacivat
Söyleşmeleri' bu açığı kapatmayı
hedefleyen çalışmalarının bir yenisi.
Kitabın başında Karagöz Tiyatrosu ve eserin
oluşturuluşuna dair bilgiler verilirken, 'Spor
- Toto', 'Modern Matematik', 'Süper Market' gibi
başlıklar altında geçmişten günümüze bu
iki 'gölge' tiyatrosu tartışmaya açılıyor.
Eskiçağda Türkler / Ekrem Memiş /
Çizgi Kitabevi / 240 s.
Eskiçağ Türklerinin asıl yurtlarının tarih
kitaplarında yazdığı gibi sadece Orta Asya
olmadığı, ilk Türk adını taşıyan devletin
Göktürkler olmadığı ve en eski Türk
kavminin Hunlar olmadığı gibi birçok iddia
taşıyor elimizdeki kitap. Üç bölümle
oluşturulan kitabımız pek çok alanda Türk
tarihini kapsamlı bir şekilde ele almış.
Elf Yıldızı - Ateş Denizi - Yılan
Büyücüsü / Ölüm Kapısı Serisi II. , III.
ve IV. Cilt /Margaret Weis ve Tracy Hickman /
İthaki Yayınları / 502+476+550 s.
Fantastik bir yapısı olan Ölüm Kapısı
serisinde yüzyıllar önce benzersiz bir güce
sahip sihirbazlar dünyayı dört âleme
ayırırlar Gök, taş, ateş ve su. Sonra yok
olurlar. Elf Yıldızı'nda, ateş âleminde
insanlar cüceler ve elfler bulunmaktadır.
İnsanlar ile cücelerin bitmek tükenmek bilmez
savaşları, onlara savaşacak silah satan
aristokrat elflere düzenli bir kâr ve hammadde
akışı sağlamaktadır ve sonunda bir elf, bir
insan ve bir cüce dünyayı yıkımdan kurtarmak
için bir araya gelmek durumunda kalırlar.
Üçüncü cilt olan Ateş Denizi taş âleminden
oluşmaktadır. Burada, eriyik lavdan bir
çekirdeğin etrafında yeraltı mağaralarından
oluşan çıplak bir dünyada, tüm aşağı
ırklar - insanlar, elfler ve cüceler ölüp
gitmiş gibi görünmektedir. Burada, bir
zamanların güçlü Sartanları hayatta kalmak
için mücadele etmeyi sürdürmektedir.
Dördüncü cilt olan Yılan Büyücüsü'nde ise
Sartan Alfred sonunda Chelestra'da, deniz
âleminde halkını bulmuştur ama burada, kendi
halkının yanında bile ihtiyatlı olmak
durumundadır. Güvenebildiği tek kişi Patryn
Haplo'dur. Anck Haplo'nun lordu tüm Sartanların
düşman olduğunu ilan etmiştir. Birbirlerinden
daha eski ve çok daha güçlü bir düşmanları
olduğunu fark eden, yalnızca Alfred va Haplo
olacaktır.
Aç Harmanı / Mehmet Başaran / Papirüs
Yayınları / 127 s.
Köy Enstitüleri geleneğinden gelen ve
hayatını eğitime adayan Mehmet Başaran'ın
kitabı 'Aç Harmanı' köy öykülerini
anlatıyor bize. Sayfalarında köy insanlarını
ve onların duygu, gelenek ve düşünceleri ile
örülmüş dünyaları ile gelişen toplumun
gerçekleri arasında verdikleri mücadeleyi
aktarıyor Başaran. Darda kalıp, başka çare
bulamayınca yani 'aç' kalınca ekinler daha
olgunlaşmamışken dövülen erken harmana
denilen 'Aç Harmanı', Başaran'ın
hikâyelerinde, kent sokaklarında iş
bekleyenlerin ve sefalet içinde yaşayanların
bir başka aç harmanı dövdüklerini görmemizi
sağlıyor.
Shannara'nın İlk Kralı - Shannara
Efsanesi'nin Dördüncü Cildi / Terry Brooks /
Çeviren Ceyda Babaoğlu / İthaki Yayınları /
616 s.
Fantastik tarzda yazılmış olan kitap Shannara
Efsanesinin doğuşunu içeriyor. Yasaklanan
büyü sanatına duyduğu ilgi yüzünden
Druid'lerce dışlanan Bremen, karanlık
güçlerin, kara büyücü Lord Bronan'ın
önderliğinde harekete geçmiş olduğunu
keşfeder. Tüm zamanların en sevilen fantastik
anlatılarından olan dizinin son kitabı
büyüleyici kahramanlık öyküsünü
sürdürürken, hayranlık veren macera ve büyü
söylemine göz kamaştırıcı bir girizgâh
yaparak bizi Shannara Efsanesi'nin doğduğu
günlere götürüyor.
Kızıl Vaiz / Orkun Uçar / Xasiork -
Ölümsüz Öykü Kulübü/ 208 s.
Kızıl Vaiz Xasiork Ölümsüz Öykü
Kulübü'nün gizemli temelinin atıldığı bir
kitap. İstanbul, Beyoğlu, ölümsüzlük,
öyküler ve kulüp romanın baş kahramanları.
Yaşama sevincini yitirmiş, genç bir yazarın
gizemli bir öykü kulübü bulması ve üye
olabilmek için giriştiği zorlu macera
anlatılıyor. Kitabın ilginç bir özelliği de
roman kurgusunda, bilimkurgu, fantezi ve korku
öykülerini de içermesidir. Bu özelliğiyle
kitap bir yap-bozu andırıyor. " Yalan
söyleyecek ama ona inanacaksınız. Felakete
götürecek ama onu takip edeceksiniz!"
diyor Orkun Uçar.
Sayfanın devamı
|