ELVEDA POSTMODERNİZM
Sinan Kutlu, Papirüs Yayınevi, eleştiri, 134
sayfa.
Postmodernizmden söz ediyoruz, yani
günümüzün egemen söyleminden! O artık
yıllar önce görüldüğü ya da -ilk
sürümlerindeki strateji gereği gösterildiği
gibi marjinal bir sol aydın eğilimi olmanın
çok ötesinde boyutlar içeriyor. Sinan Kutlu
'Elveda Postmodernizm' adlı kitabında,
postmodernizmin üç temel karakterini, kuantum
fiziği kaynaklı idealizmini, aydınlanma
karşıtlığının temellerini ve kültür
sorunsalına bakışını, marksist bir
açısından bakarak eleştiriyor. Yazar ise
kitabının, yıkılmaya yüz tutan bir
dünyanın karşısına yeni bir dünya kurmak
için koyulan bir taş olarak
değerlendirilmesini diliyor.
ERKEK NEDİR
BİLMEZDİM
Jaqueline Harpman, çeviren: Lale Bulak, Doğan
Kitap, roman, 154 sayfa.
40 kadının, tepkisiz ve her türlü
iletişimden kaçan gardiyanların gözetiminde
bir mahzene hapsedilmesinin nedeni nedir? Hayatta
kalmak için verdikleri mücadeleyi hangi yasalar
düzenlemektedir? Romanın anlatıcısını
henüz küçük bir kızken bu yetişkin
kadınların arasına atan bir rastlantı
mıdır? Belçika'lı yazar Jaqueline Harpman
tüm bu soruları son romanında Lale Bulak
çevirisi ile cevaplandırıyor. Doğan Kitap'tan
çıkan 'Erkek Nedir Bilmezdim' ile yazar okurun
kendisini esrarengiz bir çölde tek başına
kalmasına karşın yılmamış bir anlatıcıyla
özdeştirmesini ve insan olmanın temeline
ulaşmasını amaçlıyor.
GENEL EDEBİYAT
BİLİMİ
Prof. Dr. Gürsel Aytaç, Say Yayınları,
inceleme-araştırma, 387 sayfa.
Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Alman
Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı başkanı Prof.
Dr. Gürsel Aytaç tarafından kaleme alınan
kitapta
'Edebiyat Biliminin Temel Problemleri', 'Edebiyat
Estetiği', 'Edebiyat Kuramları', 'Edebiyat
Akımları' gibi başlıklar altında edebiyat
bilimi masaya yatırılıyor. Yazar, edebiyatın
arka planını tarihi gelişimi içinde
yansıtmak amacıyla akımlarla ilgili özet
bilgilere de yer veriyor. Aytaç ayrıca,
kaynakça olarak daha çok Almanca yazılmış
edebiyat bilimi kitaplarından yararlandığı
kitabının sonuna 'Genel Edebiyat Bilimleri
Sözlüğü'nü de eklemiş.
RÜYACI BÜYÜCÜLERİN
DÜNYASINA GİRİŞ TÖRENİ
Florinda Donner, çeviren: Nur Yener Söz
Yayınları, 364 sayfa.
Yazar Florinda Donner, "Büyücülerin
dünyasıyla ilk temasım peşinde koştuğum ya
da planladığım bir şey değildi. Kuzey
Meksika'da karşılaştığım bir grup insanın
Kolomb öncesi Meksika Kızılderelilerine ait
bir büyücü geleneğinin sıkı takipçileri
olduğunu gördüm. Hayatımın 20 yılını bu
dünyaya adayarak geçirdim. Bu kitap, bu
ilişkimin nasıl başladığının ve orada
oluşumdan sorumlu büyücülerce nasıl
yönlendirilip teşvik edildiğinin
hikâyesidir" diyor. Büyücülerin
dünyalarını merak edenler için büyük bir
fırsat sunuyor.
OSMANLI DÖNEMİ TÜRK
MUSİKİSİ
Cinuçen Tanrıkorur, Dergah Yayınları,
araştırma, 211 sayfa.
Musiki eserleriyle olduğu kadar Türk
müziğiyle ilgili yazılarıyla da tanınan
Cinuçen Tanrıkorur'un kaleme aldığı
'Osmanlı Dönemi Türk Musikisi', klasik Türk
müziğinin akademik vasıflarını öne
çıkarmayı amaçlayan bir eser.
Osmanlı musikisinin temellerindeki
çeşitliliğin anlatıldığı kitap 'Osmanlı
Musikisi' ve 'Osmanlı Musikisinin Bazı
Meseleleri' adlı iki ana bölümden oluşuyor.
'Osmanlı Musikisi' ile Türk müziğinin 25
yüzyıllık tarihinin beş yüzyıllık
sürecinin anlatıldığı 'Osmanlı Musikisinin
Bazı Meseleleri'nde Osmanlı musikisinde önemli
olan usül-vezin ilişkileri, makam kavramının
müzikal analizi, Türk halk musikisi ve klasik
Türk musikisi gibi alt başlıklar yer alıyor. |
YÜZ YILLIK
TÜRK ŞİİR ATLASI-I
Derleyen: Özcan Ünlü, Birey Yayıncılık,
antoloji, 534 sayfa.
Türk edebiyatına 'yaşayan' bir şiir
antolojisi kazandırmak için iki yıldır
çalışan Özcan Ünlü'nün 'Yüz Yıllık
Türk Şiir Atlası' isimli iki ciltlik eseri,
1900 ve sonrası doğumlu binin üzerindeki
şaire yer veriyor. Kitap, bugüne kadar
çıkmış antolojilerden yayımlanmış
kitaplara, dergilerden belli bir şiir
düşüncesi etrafında toplanmış şairlere
kadar hiçbir ayrım gözetmeden, en uçtan en
merkeze bütün şairleri kucaklıyor. Türk
şiirinin 100 yıllık birikimini gözler önüne
sermek üzere hazırlanan ve kronolojik bir
tasnifle sunulan kitabın başına 'Antoloji
gerekli mi?' başlığıyla bir giriş yazan
Ünlü, Cumhuriyetten bu yana hazırlanan
antolojilerin düştüğü hatalara dikkat
çekiyor ve "Türk şiiri, farklı alanlara
doğru bir genişleme ve gelişme sürecine
girmiş durumda. Şiire, antolojilerle katkı
sağlamayı isteyenlerin, geçmişten geleceğe
Türk şiirinin izlenecek yol haritasını
hazırladıkları bilincinden sapmamaları
gerek" diyor.
BAŞARILI AMBALAJ
BAŞARILI PAZARLAMA
Herbert M. Meyers-Murray J. Lubliner, çeviren:
Zehra Üsdiken, Rota Yayınları, 288 sayfa.
Türkiye'de pek çok marka, pazarlama iletişim
araçlarıyla yaratılıyor ve başarıyla
destekleniyor. Tüketici bütün bu markaları
hatırlıyor ve seviyor. Sıra ürünü alıp eve
götürmeye gelince ise markanın somut şekli
ortaya çıkıyor: Ambalaj. Ambalaj, üretilmeden
önce tasarlanmak zorunda. Markanın ruhunu
yansıtacak ama reklamlardan sonra da rafta
yaşayacak tasarımlar gerektiriyor. Türkiye'de
yabancı danışmanlık şirketlerinden,
fabrikadaki kadrolu grafikere, matbaa
tasarımcısından reklam ajanslarına pek çok
el bu işe uzanıyor. Hepsi de kendi
yaklaşımlarını ön plana çıkaran
çözümler üretiyor. Üretici firmaların marka
yöneticileri de olaya yön veriyorlar. İşte
'Başarılı Ambalaj, Başarılı Pazarlama' bu
denklemin hem kararlarını veren pazarlamacıya
hem de üretimine emek veren tasarımcıya yol
gösterecek bir kitap. 'Marka' ile ilgilenen
herkesin daha iyi ambalajlar üretmek ve takım
olarak daha verimli çalışmak için okuması
gereken bir kaynak.
ARMAĞAN DÜNYASI
Jacques T. Godbout-Alain Caille, Çeviren: Dilek
Hattatoğlu, İletişim Yayınları,
araştırma-inceleme, 344 sayfa.
Tüketimciliğin ve devlet kurumlarının egemen
olduğu bir çağda, armağanların
da yararsız süsler olarak görüldüğü bir
dönemde 'Armağan Dünyası' aslında
armağanın günümüz toplumlarında ne kadar
önemli olduğunu göstermeye çalışıyor.
Jacques T. Godbout'un Alain Caille'nin
katkılarıyla kaleme aldığı kitapta aynı
türde karşılık verme zorunluluğu hissine
neden olan armağanın sadece bir nesne olmaktan
çok, sosyal bir bağ olarak önemi
anlatılıyor. Kitapta 'armağan'ın geçen zaman
içinde geçirdiği değişim ve dönüşümün
insanlar arasındaki etkileri anlatılıyor.
KAPİTALİZMLE DERDİM
VAR!
Harry Shutt, çeviren: Nesrin Sungur-Ahmet
Çakmak, inceleme-araştırma, Kitap Yayınevi,
240 sayfa.
Harry Shutt'un 'Kapitalizmle Derdim Var' adlı
kitabı, küresel kapitalist ekonominin
gerçeklerini teşhir etme ve yarattığı
illüzyonu ortadan kaldırma yolunda önemli
adımlar atıyor. Kitap, son zamanlardaki
kapitalist gelişmelerin kültürel, ahlaki ve
jeopolitik uzantılarını görmek için
sınırlarının ötesine de adımlar atıyor.
Yazara kulak verirsek:
"Hortumlanmış bankaların yuttuğu
milyarlar da, kamu bütçelerinin altından
kalkamayacağı boyutlara ulaştı. Dünyanın
sanayileşmiş piyasa ekonomileri 1970'lerin
sonlarından bu yana zenginlikte genel bir
artış sağlayamadı, yoksulluğun
yayılmasını, kamu açıklarındaki ve
borçlarındaki amansız artışı durduramadı.
Ne kadar liberalleştilerse sorunlar o kadar
ağırlaştı. Sözgelimi sanayileşmiş
ülkelerin tipik bir örneği olan İngiltere'de
nüfusun yüzde 25'i yaşayabilmek için devlet
yardımına muhtaç olacak kadar kötü duruma
düştü (bu rakam 1970'lerin ortalarında yüzde
10'dan azdı), aynı dönemde kamu borcunun milli
gelirdeki payı da iki katına çıktı.
Sanayileşmiş ülkelerde büyüme oranı
1960'lardan bu yana sürekli olarak düştü.
Sonuç olarak bütün gelişmeler bir tek şeyi
gösteriyor: Kapitalizm alternatifsiz kaldıkça
dünya kötüledi.
|
SADECE ANI
DEĞİL
Nermidil Binark, Remzi Kitabevi, anı, 151 sayfa.
'Sadece Anı Değil', kadın hürriyeti, eğitim,
politika, yasalar ve memleket olayları gibi
konular karşısında ev kadınının tepkilerini
tarif eden bir kitap. Nermidil Binark, kendi
yaşamından yola çıkarak kaleme aldığı
'Sadece Anı Değil' ile aile bireylerinin
sorunlarına değiniyor. Remzi Kitabevi'nden
çıkan kitap, tatili olmaksızın çalışan tek
işçi olarak tasvir edilen ev kadınının
toplumsal yaşamdaki ilişkilerini, hayatı
organize eden pek çok işten sorumluluğu ile
günlük yaşamda karşılaştığı
sorunlarını ele alıyor. Yazarın kendi
deneyimleri ile Türkiye'nin son 50 yılının
panaromasını çıkardığı kitapta aile
bireylerinin sorunlarına feminist bir bakış
açısından çok hümanist bir bakış açısı
ile değinilmesi amaçlanıyor.
İSKENDERİYE'NİN
YAZGISI
Gerald Messadie, çeviren: Sonat Nayman, Arion
Yayınevi, roman, 535 sayfa.
M.Ö. 38 yılında, Roma şehrinin bile
kıskançlık duyduğu İskenderiye, Akdeniz'in
en büyük metropolüdür. Burada yeni doğmakta
olan Hıristiyanlıkla
birlikte diğer dinler karşılaşıp
çarpışır. Kendini zevk ve arzulara kaptıran
Delia adındaki kadın, bir gün ortadan yok
olur. Ardından amansız bir dini, felsefi ve
duygusal bir sorgulama başlar. Delia
bulunduğunda
İskenderiye'nin onu değiştirmiş olduğu
gözlenir. Kendi çocukluğunun da bir bölümü
İskenderiye'de geçen 1931 doğumlu Gerald
Messadie'nin kaleme aldığı 'İskenderiye'nin
Yazgısı' felsefi, dini ve duygusal
sorgulamaların ağır bastığı kurgusuyla
türün meraklılarını bu sorgulamaya dahil
etmeye çalışıyor.
İNTERNET VE HUKUK
Derleyen: Yeşim M. Atamer, İstanbul Bilgi
Üniversitesi Yayınları, inceleme-araştırma,
822 sayfa.
Birçok teknolojik yenilikte olduğu gibi
internet kullanımında da hukuksal açıdan
çözüm üretilmesi gereken önemli sorunlar
var. Özellikle bu alanda çok ciddi bir
düzenleme eksikliği olduğunu ve tasarıların
gereken hızda yasallaşmadığını düşünen
Yeşim M. Atamer, hukuksal alanda yaşanan bu
düzenleme eksikliğinin nasıl
giderilebileceğine ışık tutmak
düşüncesiyle
'İnternet ve Hukuk' isimli kitabı
hazırlamış. Konu hakkında yapılan
konferansların bant çözümlerinin, kendi
alanlarında uzmanlaşmış hukukçuların
makalelerinin ve internet hukuku alanında önem
taşıyan bir dizi uluslararası hukuk metninin
çevirilerinin yer aldığı kitap, internet
çağının yaşandığı günümüzde hukuk
alanında yaşanan önemli eksikliklere dikkat
çekiyor. 'İnternet ve Hukuk' internet hukuku
üzerine çalışan ve araştırma yapan okurlar
için önemli bir kaynak kitap niteliğinde.
MAMUT AVCILARI
Jean M. Auel, çeviren: Canan Sakarya, Artemis
Yayınları, roman, 932 sayfa.
Yeryüzü Çocukları dizisinin üçüncü
kitabı olan 'Mamut Avcıları'nda vahşi
dünyanın ilginç öyküsü sürüyor. Ayla,
ölümden kurtardığı ilk insan ve sevgilisi
Condalar'la beraber çıktığı gezide kendi
türünden yeni insanlarla karşılaşır.
Kendilerine Mamutoy diyen bu kabile, Ayla'yı
çabuk benimser. Ayla onlara başlangıçta korku
ile yaklaşır. Çünkü Mamutoylar, onu
yetiştiren Neandertal kabilesine göre
'ötekiler'dir. Ancak Ayla kısa sürede hem
onlara alışır hem de yetenekleri sayesinde
kabileye kabul edilir. Artık bir Mamutoy'dur...
Jean M. Auel, 'Mamut Avcıları'nda
şaşırtıcı ve vahşi bir dünyanın
portresini çizmeye devam ediyor. Yazar bu
dünyada yaşayan toplum ve kültürlerin tüm
detaylarını gözler önüne sermeye
çalışıyor.
KUŞ DİLİNE ÖYKÜNEN
Ayşegül Devecioğlu, Metis Yayınları, roman,
219 sayfa.
"Belki de kuş söylüyordu Gülay'a her
şeyi(...) Belki de bütün olup bitenler,
yalnızca sezgiyle anlaşılabilecek şeylerdi;
bugüne kadar kitaplarda yazmayan, henüz insan
dilinde söylenmeyen şeyler. 30-40 sene sonra
sosyologlar bu döneme bakıp yorumlar
yapacaklardı. 'Ölenler' diyeceklerdi,
"Hepsi genç insanlardı..." Ayşegül
Devecioğlu'nun kaleme aldığı 'Kuş Diline
Öykünen', Türkiye'nin yakın tarihinden
unutulmaya yüz tutmuş bir dönemi anlatıyor.
Kitap, Devecioğlu'nun ilk romanı. |
GEYİKLER, ANNEM
VE ALMANYA
Nursel Duruel, Alkım Yayıncılık, öykü, 95
sayfa.
Füsun Akatlı, "Nursel Demirel yirmi yıl
önce daha ilk kitabında 'Geyikler, Annem ve
Almanya' ile öykü edebiyatımıza olgun bir
yazar olarak katılmıştı.
Uzunca bir aradan sonra 'Yazılı Kaya'
yayımlandığında Nursel Duruel adı takipçi
edebiyatseverlerin ilgi odağı oldu.
Öykücülüğümüzün sessiz ve derinden
kaynayan ama bir o kadar güçlü ve sağlam akan
bir ırmağı sayıyorum
bu yazarı. Titiz, ince eleyip sık dokuyan,
ayrıntılara yaşarlık kazandıran bir
öykücü ile karşı karşıyayız. Dili ve
biçemi ile olsun, olanca titizliğinin yanı
sıra bir o kadar da yalın, duru ve akıcı
öykülerin yazarı Duruel" diyor.
'Geyikler, Annem ve Almanya' öykü sevenlerin ve
genç Türk öykücüleri takip edenlerin
ilgisini çekecek bir kitap.
KOZMETİĞE GİRİŞ
Aysel Şenol-Hüner Gülay, Kocaeli Üniversitesi
Yayınları, kişisel gelişim, 276 sayfa.
Diş macunumuz, şampuanımız, sabunlarımız,
nemlendiricili cilt bakım kremlerimiz, güneş
yağlarımız... Ve böyle uzayıp giden bir
liste. Peki hayatımızın ayrılmaz bir
parçası olan bu ürünlerin gerçekten ne işe
yaradığını, nelerden meydana geldiğini
biliyor muyuz? Kocaeli Üniversitesi öğretim
görevlisi Yardımcı Doç. Dr. Aysel Şenol ile
Hüner Gülay'ın ortaklaşa yürüttükleri
çalışmaların sonucu olan 'Kozmetiğe Giriş'
isimli kitap hayatımızın ayrılmaz bir
parçası olan kozmetik ve sağlık ürünlerini
ele alıyor. 'Kozmetiğe Giriş' kozmetiğin
tarihçesinden, hijyene, cildin ve cilt
bakımının özelliklerinden saç tipleri ile
onların bakım ürünlerine, diş
hastalıklarından parfümlere kadar pek çok
faydalı bilgiyi barındırıyor.
Akademik bir çalışma olan 'Kozmetiğe Giriş'
aynı zamanda gündelik hayatta
kullanabileceğimiz bilgileri de içerdiği için
sağlığına ve güzelliğine önem veren
okurlara tavsiye edilir. Kitabı satın almak
için Tel: 0216 369 34 75 BİR KOCA HAYAT
Mary Wells Lawrence, çeviren: Haluk Mesci,
MediaCat Kitapları, anı, 341 sayfa.
Ünlü reklamcı Mary Wells Lawrence kitabında
yazarın 1960'lardaki 'yaratıcı devrim'den
başlayarak 1980'lere kadar uzanan kendi reklam
hayatını ve kansere karşı kazandığı zaferi
anlatıyor. Amerikan reklam dünyasının en
renkli, en görkemli zamanlarının
anlatıldığı kitapta ajans kurmak ve
yönetmek, yaratıcılık, kampanya
çalışmaları, reklamcılıkta iş rizikosu,
reklam filmleri gibi konular hakkında yorumlar
yer alıyor. 'Bir Koca Hayat' ile yazar,
anılarından yola çıkarak genç reklamcı
adaylarına tavsiyelerde bulunuyor.
TÜNEL KORKUSU
Utku Erişik, Çınar Yayınları, roman, 144
sayfa.
"Sen bugün karanlığın içindesin!
Korkman doğal çünkü karanlığa alışsa da
gözlerin sen ışığı göremedikçe yüreğini
daraltan en büyük korkudur tünel
korkusu..." 'Tünel Korkusu', insanlık
tarihinin son yüzyılı içine sinsice
yerleşmiş 'küçükleri' ezmeye ve çıkışı
olmayan bir tünele sokmaya 'yeminli
yöneticilere' karşı bir duruş olmayı amaç
ediniyor. Utku Erişik, tünelden geçen trende
vagon vagon sıralanmış zamanın üzerine bir
kabus gibi çöken savaşların içinden kendi
canın zor kurtaranların ve savaş çıkararak
'kendini kurtaran'ların öyküsünü kaleme
alıyor.
YABANİ ÇİÇEKLER
V. C. Andrews, çevirenler: Gülümser
Aydın-Merih Ertaş-Meltem Erkmen-Melis Uğur,
Epsilon Yayınevi, roman, 518 sayfa.
"Mükemmel bir dünyada yaşıyoruz,
öyleyse neden mükemmel olmaktan böylesine
uzağız?" diyen Misty, "Annemle
babamı affetmem için cehennemin donması
gerek" diyen Star, "Gözyaşları
kahkahalardan daha mahremdir... Neden
acılarımı bu kızlarla paylaşayım?"
diyen Jade ve "Sanki kendi idamıma
gidiyorum" diyen Cat, hepsi bir psikiyatrın
muayenehanesinde buluştular... V. C. Andrews'ün
kaleme aldığı 'Yabani Çiçekler'de
geçmişlerindeki sırları saklayarak kendini
bunalımlara gömen dört kişinin zaman içinde
aynı dünyada yaşadıklarını farkedip
geçmişlerinin karanlık sırlarından kurtulma
öykülerini anlatılıyor. Psikolojik
hikâyelerden hoşlanan okurlar için...
|
ÇAĞDAŞ TÜRK
ŞİİRİ 1
Hikmet Altınkaynak, Toroslu Kitaplığı,
inceleme, 224 sayfa.
'Çağdaş Türk Şiiri 1', çağdaş Türk
şiirinin zaman içinde geçirdiği aşamaları
dönemin örnekleriyle kronolojik olarak
inceliyor. Hikmet Altınkaynak 'Çağdaş Türk
Şiiri 1' ile, 19. yüzyıl sonlarından Tanzimat
Edebiyatıyla başlayıp 20. yüzyıla kadar tüm
akımları, çağdaş Türk şiirinde öncü
olmuş şairlerin şiirleriyle birlikte 21.
yüzyıl bakış açısıyla anlatıyor. Kitapta
Tevfik Fikret'le Ahmet Haşim', Yahya Kemal,
Nâzım Hikmet', Garipçiler, 1940 Kuşağı,
Bağımsızlar, Köy Enstitülüler ve İkinci
Yeni şairlerinin şiirleri çağdaş Türk
şiirine örnek olarak gösteriliyor.
TANRI'DAN ÇOK
UZAK
Ana Castillo, çeviren: Pınar Güncan,
Çitlembik Yayınları, roman, 248 sayfa.
Ana Castillo'nun Türkçede yayımlanan ilk
romanı 'Tanrı'dan Çok Uzak'ın başlığı,
Meksika diktatörü Porfirio Diaz'ın ülke iç
savaştayken söylediği iddia edilen söze bir
gönderme: "Zavallı Meksika! Tanrıya o
kadar uzak ABD'ye o kadar yakın ki".
Feminist yazar Castillo, kitabında gözlerden
uzak, sakin New Mexico'nun Tome kasabasında
yaşayan bir annenin ve onun farklı karakterlere
ve kadere sahip dört kızının çevresinde
gelişen olayları son derece dokunaklı,
mucizelerle dolu olmasına karşın bir o kadar
da gerçekçi bir dille anlatıyor. Kocası
tarafından terk edilen ve kızlarını
büyütmeye çalışan Sofi; üç yaşında ölen
ve kendi cenaze töreninde canlandığında
artık insana tahammül edemeyen La Loca;
başarılı bir televizyoncu olan ve Körfez
Savaşı'nda kaybolan Esperanza; bar kuşu,
önüne gelenle yatan, mucize eseri yaşayan
Caridad; hayatın her anında dizginleri elinden
bırakmamasına rağmen televizyonda gördüğü
insanlar gibi yaşamak isteyen Fe, 'Tanrı'dan
Çok Uzak'ın kahramanları.
ZAMAN HIRSIZI
Clive Barker, çeviren: Bahadır Argönül,
Günışığı Kitaplığı, çocuk romanı, 223
sayfa.
Clive Barker'ın çocuklar için kaleme aldığı
'Zaman Hırsızı' fantastik, korkutucu,
düşündürücü öyküsü ve yazarın
kendisinin çizdiği desenlerle çocuklara kitap
okumayı sevdirmeyi amaçlıyor. Kitapta Harvey
Swick'e, Hood'un tatil evi herkesi mutlu edecek
mucizelerle dolu eğlenceli bir oyun alanı gibi
görünür. Ancak Harvey Swick bu rüyada evde
geçirilecek her dakikanın korkunç bir bedeli
olduğunu, bu büyülü güzelliklerin
arkasındaki ürpertici bir gerçeğin
yattığını geç de olsa fark eder ve umutsuz
bir mücadeleye girişir. Harvey, Hood'u bulmak
ve onun yüzlerce yıldır kurduğu tuzağı
bozmak zorundadır. Ama nasıl yapacaktır?
Çocuk yazarı Clive Barker bugün yarattığı
gerçeküstü dünyalar, epik fantezi ve korku
türündeki yapıtlarıyla tanınıyor.
Kitap 8-12 yaşa arası çocuklar için.
METİN KAÇAN
CERVANTES'İN YEĞENİ
R. Aslan-Y. Ecevit-T. Erbarıştıran-A. Erden-M.
Oraliş-Ü. Özünlü-M. Y. Sağlam-H. Velioğlu,
Can Yayınları, eleştiri, 176 sayfa.
'Metin Kaçan Cervantes'in Yeğeni', Ağır
Roman, Fındık Sekiz, Harman Kaplan, Adalara
Vapur kitaplarının yazarı Metin Kaçan'ın
yapıtları üzerine yapılmış toplu bir
değerlendirme arayanlar için bir fırsat. Ve
Metin Kaçan'ın kitaplarıyla tanışmamış
okurlar için de yol gösterici niteliğinde.
İstanbul'un, Beyoğlu, Dolapdere, Tarlabaşı
gibi semtlerinde yaşayan, bir bakıma alt
kültür özellikleri gösteren insanların
hikâyelerini anlatan, toplumda yaşanan ahlaki
değerleri kaleme alan yazarın derinlemesine
yorumlandığı kitapta Kaçan'ın birçok
öyküsü ele alınıyor. 'Metin Kaçan
Cervantes'in Yeğeni' yazarı değerlendirmek
isteyenlerin ilgisini çekecek nitelikte bir
eleştiri kitabı.
TERAPİSTİM YANIMDA
Susanna McMahon, çeviren: Nilüfer Kavalalı,
İlhan Yayınevi, psikoloji, 220 sayfa.
Niçin kendine yardım kitapları bana yardımcı
olmuyor? İhtiyacım olan her şeye sahibim;
niçin hala mutsuzum? Niye güzel bir ilişkim
yok? Alkolü, uyuşturucuyu, yemeği, seksi,
diğer insanları ve kendimi suistimal etmekten
nasıl vazgeçebilirim? Tüm bu soruları,
Psikolog Susanna McMahon son kitabında
yanıtlamaya çalışıyor. 'Terapistim
Yanımda', 'Kendini Sevme',
'Kendini Keşfetme' ve yaşamın gerçek
anlamını bulma yolculuğunda insanın en zor
sorularının yanıtını bulabilmek için
yardımcı olmayı hedefliyor.
İnsanın birçok konudaki sorunlarıyla nasıl
baş edeceğini göstermeye çalışan kitapta
ayrıca yazarın önerilerinden oluşan bir kitap
listesi de bulunuyor.
KUTSAL YOL
Michael Blake, çevirenler: Gülnur Utku-Havva
Atik, Bilge Karınca, roman, 492 sayfa.
Kızılderili topraklarına giren beyaz adamlar,
burada yeni yerleşim merkezleri kurmaya
çalışırken, bufaloları avlayarak yerlileri
aç bırakıp, topraklarını ele geçirmeye
çalışmaktadır. Bütün bunlara masum kadın
ve çocukların öldürülmeleri eklenince
Komanche Kızılderilileri çileden çıkar ve
işgalci askerler ile koruculara savaş açarlar.
Komanche'ler kendi topraklarında kamp kuran
askerlere düzenledikleri saldırı ile
işgalcileri bozguna uğratırlar. İşgalciler,
karşılaştıkları saldırı sonucu kendi
canlarını kurtarmanın derdine düşerler.
Beyazperdeye de uyarlanan
'Kurtlarla Dans' romanının yazarı Michael
Blake'in son kitabı 'Kutsal Yol', birçok
Komanche'nin varolma savaşını soluk soluğa
bir tempo ile anlatıyor. Kızılderili
hikâyelerini seven okurlar için.
|