Eski Sayılar: 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21-27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44-45 46 47 48 49 50-51-52 53-54 55-56 57 58
2004/01 02 03 04 05 06
KARŞIYAKA KENT MECLİSİ
Metin Erten, Anahtar Kitaplar Yayınevi, inceleme 208 sayfa.

"Türkiye'de yerel demokrasinin gelişmesine içtenlikle katkıda bulunmaya çalışan özverili insanlar vardır. Temsili demokrasi kurumlarının işleyişlerindeki aksaklıklar, birçok ülkede, yerel demokratik kurum ve süreçleri ek mekanizmalarla güçlendirmeyi gündeme getirmiştir..." Metin Erten'in kaleme aldığı 'Karşıyaka Kent Meclisi', ülkemizdeki üç binden fazla belediye içinde, İzmir'in Karşıyaka ilçesinde uygulanan bir yerel yönetim deneyimini anlatıyor. Kitap okuyucuları, belediyenin öncülüğünde ve onun katkılarıyla oluşturulan bir demokratik kitle örgütü olan ancak belediyenin bir yan örgütü olmayan, müdürlüğü ise hiç olmayan bir yönetime tanıklık etmeye çağırıyor.

BİR TÜRK KADINI UĞRUNA
Elin Pelin, çeviren: Türker Acaroğlu, Evrensel Basım Yayın, öykü, 278 sayfa.

Bulgar köyünün ilk gerçekçi betimlemesini yapan yazar olarak bilinen Elin Pelin, eserlerinde köy gerçeğindeki toplumsal karşıtlıkları gösteriyor.
'Bir Türk Kadını Uğruna' yazarın yoksul halkın acılarını, yönetimden hoşnutsuzluğunu anlatan öykülerinden oluşan bir seçki. Klişelerden kaçınarak yeni konular çerçevesinde geliştirdiği öykülerinden oluşan kitapta, başta 'Toprak' ve 'Gerak'giller' olmak üzere yazarın en beğenilen öyküleri yer alıyor. 1949 yılında yetmiş yaşındayken ölen Sofya doğumlu yazar, öykülerinde dünyaya yine gençlerin gözünden bakmaya çalışıyor.

ANLAMLI YAŞAMAK
Berna Bridge, Beyaz Yayınları, kişisel gelişim, 179 sayfa.

Küreselleşen dünyamızda kişisel dinamiklerin her gün daha da önem kazandığı
aşikar. Berna Bridge de 'Anlamlı Yaşamak' adını taşıyan kitabında okuyuculara; günlük koşuşturma içinde özgürlük kavramından kardeşçe yaşamaya, yaşamı planlamaktan hedefleri olmaya, kısacası daha anlamlı yaşamaya ve özümüzü keşfetmeye ne kadar çaba gösteriyoruz, sorusunu yöneltiyor. Özellikle ebeveynlere yardımcı olma amacını taşıyan 'Anlamlı Yaşamak', bu konuları ve benzerlerini düşünen, konuşan, tartışan, sağlıklı, kendisiyle barışık, hedefleri olan, yeteneklerini geliştirebilicek özgüvene sahip ve başarılı çocuklar yetiştirmek isteyen anne-babalar ile öğretmenler için pratik bilgiler sunan bir kılavuz niteliğini taşıyor.

DEVLET'İN YAHUDİLERİ VE 'ÖTEKİ' YAHUDİLER
Rıfat N. Bali, İletişim Yayınları, araştırma-inceleme, 479 sayfa.

Sorbon Üniversitesi Din Bilimleri mezunu olan ve 'Tarih ve Toplum', Virgül gibi dergilerde makaleleri yayımlanan Rıfat N. Bali'nin kaleme aldığı kitap, Türkiye Yahudilerinin yakın dönemine ilişkin ayrıntılı araştırmaları içeriyor. 'Devlet'in Yahudileri ve 'Öteki' Yahudi'ler'de Bali, Cumhuriyet döneminin sosyal ve siyasal yapısına ışık tutmaya çalışıyor ve Türk siyasi hayatında üst kademelerde yer edinmiş gayri müslimlerle yahudilerin edindikleri yerleri korumak için geçirdikleri evreleri anlatıyor. Tek parti dönemindeki ayrımcılık ve yabancı düşmanlığına ışık tutmaya çalışan Bali, 1933'te Türkiye'ye gelen Yahudi asıllı Alman bilim adamlarına yönelik tepkileri ve 20. yüzyılda İstanbul'un
fuhuş aleminde Yahudilerin etkinliğini ele alırken, Nazi soykırımından kaçan ve İsrail'e gitmeye çabalayan Yahudi mültecilerin gemilerde yaşadıkları dramatik öykülere de yer veriyor.

ANTİ-KAPİTALİST MANİFESTO
Alex Callinos, çeviren: Derya Kömürcü, Literatür Yayıncılık, siyaset, 185 sayfa.

Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla, uzun bir süre hiçbir engelle karşılaşacağı düşünülmeyen kapitalist güçler, daha zaferlerin tadını çıkarmaya fırsat bulamadan, dünyanın her yerinde beklenmedik direnişlerle yüz yüze gelmişlerdi. Sınıf, cinsiyet, etnik grup, yaş, dil ve din olarak büyük bir çeşitlilik gösteren bir anti-kapitalist hareket, kökleri kadar çeşitli eylem biçimleriyle sesini duyuruyor, gündemin ön sırasına oturuyordu... 'Anti-Kaptalist Manifesto'da Alex Callinicos, anti-küresel ya da anti-kapitalist hareket neyi savunuyordu? Çoğu kişinin sandığı gibi, bu hareketler küreselleşmeye mi karşıydı? Yoksa ABD'nin dayattığı neo-liberalizme mi? gibi soruları yanıtlamaya çalışıyor. Callinicos bu hareketin gelişimini, hareket içindeki farklı politik güçleri, hareketin stratejik açmazlarını irdelerken, hareketin doğrudan kapitalizme karşı olduğu sonucuna varmaya çalışıyor.

26. KİLOMETRE
Cengiz Alkış, Elma Yayınları, kişisel gelişim, 158 sayfa.

Cengiz Alkış, çevrenizdeki en yakın aynaya bakarak kendinize şu soruları sormanızı istiyor: İş ortamınız bir kabusa mı dönüştü, unuttuğunuz bir aileniz var mı, değişimler sizi korkutuyor mu, başarı ve mutluluk artık çok mu uzak, 'seni seviyorum'u en son ne zaman söylediniz... Eğer bu ve benzeri birçok soruya cevabınız evetse '26. Kilometre' tam size göre demektir. Cengiz Alkış bu kitabıyla, sorunlarınıza 'dur' diyebilmenizi sağlamaya çalışıyor. Hayatınızın yönünü değiştirme amacını taşıyan kitap, sunduğu keyifli yolculukta zamanın akışında kaybettiklerinizi size tekrar kazandırmaya çalışıyor.

MASAL SOKAĞI
Şebnem Güler Karacan, Erdem Yayınları, masal, 168 sayfa.

"Bir varmış bir yokmuş, bir gündüz bir gece olup dururken sıra yine geceye gelmiş. Gökyüzünde güneş esnemiş ve akşam olduğu için evine gitmiş. Aydede, gökyüzünün en güzel köşesinde kendine bir yer bulmuş. Kocaman ağzını açmış ve esnemeye başlamış. O esneyince gökyüzündeki yıldızlar da esnemeye başlamışlar. Sonra derin bir uykuya dalmışlar(...)" Bu satırlar 'Masal Sokağı'nın 'Aydede ve Küçük Yıldız' isimli masalından. Şebnem Güler Karacan'ın kitabı, her ne kadar küçüklere ait olsa da büyüklerin de vazgeçemediği masallardan oluşuyor. Bütün ailenin bir araya toplanarak masal anlattığı zamanları tekrar hatırlamak ve bu geleneğin sürmesini sağlamak amacıyla hazırlanan üç kitaplık 'Masal Zamanı Dizisi'nin ilk kitabı olan 'Masal Sokağı'nda otuz kadar keyifli masal yer alıyor.

TENEKE ÜZERİNDE MİDYEDEN SOSYETEYLE SUŞİYE
Birol Güven, Alfa Yayınları, anlatı, 136 sayfa.

Son dönemlerin en popüler dizilerinden 'Çocuklar Duymasın'ın senaristi Birol Güven bu kez komik bir kılavuz kitapla okuyucuların karşısına çıkıyor. 'Teneke Üzerinde Midyeden Sosyeteyle Suşiye' adındanda anlaşıldığı
üzere üst sınıfla karşılaşma anlarında yaşananları anlatıyor.
'Damsız delikanlılık günleri' ve 'Sosyetede davranış rehberi' başlıklarında
iki bölümden oluşan kitabın birinci bölümünde gençlik yıllarından kesitler sunan Güven'in kitabının, ikinci bölümünün konusu ise sosyetede olmak. Teneke üzerinde midye pişirmeyi, turist kızların peşinden Bodrum'a gidişi anlatan Birol Güven, sosyetikler arasında nasıl davranılacağını, komik bir dille anlatmaya çalışıyor.

TEHLİKELİ YEMEKLER
Andhreas Staikos, çeviren: Kosta Sarıoğlu, İş Kültür Yayınları, roman,
124 sayfa.

Türkçe'den önce on dört ayrı dile çevrilen 'Tehlikeli Yemekler', sıradışı bir aşk üçgenini konu alıyor: Büyüleyici ve fettan Nana ile ona çılgınca aşık iki erkek... Ancak bu aşk üçgenini farklı yapan unsur iki erkeğin düellosunu kılıçla ya da tabancayla değil de, uskumru, kereviz, biber ve sarımsakla yapması. İki aşık mutfaktaki hünerlerini göstererek Nana'yı etkilemeye ve birbirlerini saf dışı bırakmaya çalışıyor. Tabi bu nedenle romanı bir aşk hikâyesinin yanı sıra baştan çıkarıcı yemek tarifleri süslüyor. Atina'lı yazar Andhreas Staikos'un kaleme aldığı kitap, aşk mutfağının sırlarını veriyor.

YANOMAMÖ
Napoleon A. Chagnon, çeviren: Burcu Bölükbaşı, Epsilon Yayınevi, araştırma, 464 sayfa.

Yanomamöler, yeşil bir tropik ormana seyrekçe dağılarak kilometrelerce boş arazilerle birbirinden ayrılan küçük köylerde yaşarlar. Yazıları olmasa da, zengin ve karmaşık bir dilleri vardır. Giysileri koruyucu olmaktan çok süslüdür. İyi giyinen erkekler en fazla el ve ayak bilekleriyle bellerini çevreleyen birkaç pamuklu iple gösteriş yaparlar. Günlük yaşamları genellikle meyve-sebze yetiştirmek, avcılık, yabani otlar toplamak, yakacak odun taşımak, su getirmek, birbirleriyle konuşmak, tek eşyaları olan sepet, hamak, ok, yay gibi ürünleri yapmak ve vücutlarını boyadıkları toz boyaları sağlamakla geçer. Başlarına gelen kötülükleri, ölümleri düşmansı büyülerle açıklayan Yanamamöler, acılarını öfkeyle ifade edercesine hemen oklarına sarılır, suçlu bildiklerini ölümle cezalandırırlar... Ünlü antropolog Napoleon A. Chagnon'un Amazon ormanlarındaki bu köylerde yıllar süren incelemelere dayanarak yazdığı
'Yanomamö', Amazon ormanlarının, bugün hala yerli halklar arasında en savaşçı, en hiddetli halkı olarak tanınan Yanomamö'lerin ayrıntılı bir resmini çizmeye çalışıyor.

BLUES TARİHİ
Giles Oakley, çeviren: Aydemir Özügül, Ayrıntı Yayınları, müzik, 364 sayfa.

Giles Oakley, müziğin en ilginç öykülerinden birini anlatıyor. 'Blues Tarihi'nde Amerika'da en büyük 'öteki' grubu olarak algılanan siyah kölelerin arasında doğan ve zamanla, 'ötekinin ötekiliğini' daha da yansıtarak etkili bir müzik türü haline gelen blues'un ve blues sanatçılarının hikâyeleri yer alıyor. En önemli özelliği doğar doğmaz büyük popülarite kazanarak birçok beyazın da hayranlığını kazanması olan bu müzik türünü tüm ayrıntıları ile anlatan kitap, bir müzik kitabının ötesine geçerek blues tarihini, toplumsal, kültürel ve tarihsel bir öyküye dönüştürmeye çalışıyor. Oakley'in kitapta çizdiği blues panaroması meraklısına hem genel olarak müzik tarihini, hem de blues'un gelişiminde etkili olan toplumsal olayları irdeleyen sağlam bir bakış açısı sunuyor.
TÜRKİYE'NİN YENİDEN DOĞUŞU
Clair Price, çeviren: Bilal Çölgeçen, Yenihayat Kütüphanesi, politika, 208 sayfa.

Amerikalı bir kadın gazeteci Ankara'ya Mustafa Kemal'le görüşmeye gelir. Bir yandan Sakarya Savaşı ile durdurulan işgalcileri Anadolu'dan atacak son darbeye hazırlık yapılmakta; diğer yandan Osmanlı devletinin yıkıntıları üzerinde modern bir devlet kurulmaktadır... Clair Price Ankara'daki gelişmeleri gözlemlemekle yetinmeyerek, onların tarih içindeki köklerini de araştırmış. 'Türkiye'nin Yeniden Doğuşu' adını taşıyan kitabında Osmanlı devletinin yıkılışını ve Anadolu'da yeni devletin doğuş sürecini anlatan Price, Sevr'den Lozan'a kadar olan dönemi, siyasi ve askeri açıdan inceliyor. Tarih bilgisini gözlemleriyle birleştirerek Türkiye'yi farklı bir açıdan anlatan yazar, Ermeni sorunundan Ortodoks Türklere kadar gölgede kalmış bir çok konuyu da ele alıyor. Kitap yakın tarihimize ilişkin bilgi ve yargıları yeniden gözden geçirmek isteyen okuyucular için.

ÇÖZÜLME
Ha Jin, çeviren: Yunus Saltuke, Epsilon Yayınevi, roman, 304 sayfa.

Sevilen, önemli bir edebiyat profesörü olan Yang, felç geçirince en gözde öğrencisi ve kızının nişanlısı olan Jian hocasına bakmak zorunda kalır. Beynindeki yıkım nedeniyle zihinsel yetilerinin bir kısmını yitirmiş olan profesörün, geçmişteki hayal kırıklıklarını, uğradığı ihanetleri vurgulayarak toplumun saygı duyduğu kurumları acımasızca yargılayıp lanetlemesi, genç adamda önce büyük bir üzüntü yaratır, ardından da kendi geleceğini ve yaşamın anlamını sorgulamasına yol açar. Profesör Yang kendi şeytanlarıyla savaşır, bazı cesur öğrenciler yönetimi protesto etmek için Tiananmen Meydanı'nda toplanırken, Jian'ın inandığı her şey çözülüp un ufak olmaya başlar... Ha Jin, 'Çözülme' adlı kitabının arka planında Çin'de 1989 yılında yaşanan Tiananmen Meydanı katliamını anlatırken, geleneklerle bireysellik; dürüstlükle çıkarcılık; vefa ile ihanet arasında çağlar boyu süregelen çatışmayı irdeliyor ve Çin toplumunun profilini ortaya koymaya çalışıyor.

AŞK ŞİİRLERİ KOLONİSİ
Hazırlayan: Küçük İskender, Everest Yayınları, şiir, 701 sayfa.

Küçük İskender 'Aşk Şiirleri Kolonisi'nde aşkın anatomisini gözler önüne sermeye çalışıyor. Aşkın manzarasını çeşitli şairlerin gözünden sunan kitabının bir antoloji olmadığını, çünkü antolojilerin tarafsızlığını kanıtlayan objektiflikten, kimi eklerden uzak durulduğunu söyleyen Küçük İskender, amacının sevdiği aşk şiirlerinin bir koloni oluşturması ve yaşamına rehberlik eden şairlerin şairlerin buluşup aşk adına barışması olduğunu belirtiyor. Kimi imzaların kendisini etkileyecek aşk şiirlerine ulaşamayan ve onları sonraki basımlara bırakan şairin kitabında, Bedri Rahmi Eyuboğlu, Turgut Uyar, Cemal Süreya, Behçet Necatigil, Sennur Sezer, Serdar Koçak, Önder Kızılkaya, Tuna Kiremitçi, Rıfat Ilgaz, Özdemir İnce, Mehmet Erte ve Attila İlhan gibi bir çok ismin aşk şiirleri yer alıyor.

USTALARIN SEÇTİKLERİ
Hazırlayan: Lawrence Block, çeviren: Ayşen Anadol, Oğlak Yayıncılık, antoloji, 665 sayfa.

Kendi kitap listesinde antolojiler bölümünün eksik olduğunu farkeden ve bir sözcük ustası olmanın yanı sıra 'edebiyatçı' olma iddiasına da küçük bir katkıda bulunmaya karar veren Lawrence Block, ilginç bir konu belirleyerek 'Ustaların Seçtikleri'ni hazırlamış. Kitap, Stephen King, Peter Lovesey, Joan Hesse, Tony Hillerman, Joe Gores, Joyce Carol Oates, Evan Hunter gibi birçok ünlü yazarın kendilerine ait en beğendikleri kısa cinayet hikâyelerini bir araya getiriyor. Ancak kitabı farklı yapan unsur, aynı zamanda yazarların okudukları hikâyelerden en beğendiklerine de yer veriyor olması. Bu isimlere kendi eserlerinden ve okuduklarından en beğendiklerini seçtiren ve nedenlerini de birkaç cümle ile kaleme aldırmayı başaran Lawrence Block, böylece hem yazmadan hem de seçme zahmetine katlanmadan bir kitaba imza atmış olduğunu söylüyor. Polisiye türünden hoşlanan okurlar için ilginç ve güzel bir antoloji...

TÜRKİYE'DE ORDU
Derleyenler: Ahmet İnsel-Ali Bayramoğlu, Birikim Yayınları, inceleme-araştırma, 384 sayfa.

Ahmet İnsel ve Ali Bayramoğlu'nun derlediği 'Türkiye'de Ordu'da yer alan yazılar, son yıllarda meydana gelen değişim atmosferi ışığında, ordunun hegemonik konumunun kökenlerini, değişimin dinamikleri ve yönüne ilişkin analizleri içeriyor. Böylelikle Türkiye toplumunun asırlık modernleşme tarihine, tüm tabulardan sıyrılmış olarak bakabilmenin ön koşullarından en önemlisini yerine getirmeye çalışan bu kitapta, Türkiye'de ordunun toplumsal, siyasal ve iktisadi konumu irdelenerek, toplumumuzun geçtiğimiz yüzyıl içindeki sayıklamalarının ve tökezlemelerinin aydınlatılması için bir adım atılmak isteniyor.

RADAR ALTI İLETİŞİM
Jonathan Bond/Richard Kirshenbaum, çeviren: Aycan Akyıldız, MediaCat Kitapları, kişisel gelişim, 272 sayfa.

Gazetede, televizyonda, süpermarketlerde, internette, radyoda, açıkhavada kısacası her yerde, günde ortalama 1500 reklam mesajıyla karşı karşıya gelen tüketiciler için özel bir radar geliştirildiğini düşünün. Bu radar, tüketiciyi tanımadan, tüketiciye saygı duymadan, empatiden yoksun bir biçimde hazırlanmış her mesajı derhal yakalıyor ve imha ediyor... . 'Radar Altı İletişim', günümüz tüketicilerinin reklamlardan kaçtıkları, ticari mesajlara karşı güvensiz oldukları gerçeğini temel alarak yeni bir reklamcılık ve pazarlama iletişimi yaklaşımı geliştirmeye çalışıyor. Ticari mesajların radara yakalanmadan tüketici zihnine nasıl ulaşabileceğini son dönemin en yaratıcı ajanslarından birinin 'kampanya hikâyeleri' üzerinden gösteren kitap, tüketiciyle iletişim kurmak zorunda kalan herkese tavsiye olunur.
GÖRSEL İLETİŞİMDE SAYFA DÜZENİ VE TİPOGRAFİ
Ragıp İstek, Pusula Yayıncılık, iletişim, 136 sayfa.

Sözcüklerin sayfa üzerindeki dizimi anlamına gelen tipografi, web tasarım, sayfa tasarımı gibi birçok konuda popülerliğini günden güne artırıyor. Ragıp İstek tarafından hazırlanan 'Görsel İletişimde Sayfa Düzeni ve Tipografi', tasarım örnekleri ile donatılmış bir kitap. Font seçimi, sayfa düzeninde boşlukların ve imajların konumlandırılması ve bu yolla anlatılmak istenenin bire bir aktarımı, farklı yöntemler dile getirilerek enine boyuna inceleniyor. Kitap, gazete ve dergileri takip eden, sayfa düzeninde boşluklar kadar yazılar ve görsel öğelerin de önemi olduğunu bilen herkes için güzel bir fırsat sunuyor.

SUÇTUR UMUTSUZLUĞA KAPILMAK
Cezmi Ersöz, Gendaş Kültür Yayınları, anlatı, 120 sayfa.

Cezmi Ersöz, 'Suçtur Umutsuzluğa Kapılmak'ta ölüm oruçları sürecini anlatıyor. 1996'dan 2004'e kadar yaşanan, yaklaşık sekiz yılı yazı, ropörtaj ve fotoğraflarla anlatan kitap, medyanın, baronun, kamuoyunun, demokratik kitle örgütlerinin, derneklerin bu konuya nasıl kayıtsız kaldığını da gözler önüne sermeye çalışıyor. "İnsan hakları ihlallerini gördüm, Türk halkına yapılan baskıları gördüm. Defalarca yargılandım. Ben Türkiye'deki son yirmi yılın tanığıyım, aynı zamanda da yazarıyım. Benim için yazarlığımdan önce insanlığım geliyor." diyen Ersöz'ün kitabı tüm yaşananlara rağmen hiçbir zaman umudunu kaybetmeyenler için.

TEORİDEN SONRA HAYAT
Jacques Derrida/Frank Kermode/Toril Moi, Christopher Norris, çeviren: Ebru Kılıç, Agora Kitaplığı, felsefe, 194 sayfa.

"Teori'den sonra hayat var mı? Yazar'ın ölümünü bugün Teorisyen'in ölümü izleyecekse, elinizde geriye ne ve kim kalacak? İşte, 'Teoriden Sonra Hayat' bu soruları araştırmak için her biri kendi alanının önemli simalarından olan dört teorisyeni biraraya getiriyor: Jacques Derrida, Frank Kermode, Toril Moi ve Christopher Norris. Bu çalışma, otuz yıldır Anglo-Amerikan edebiyat eleştirisi ve felsefesine hakim olan yapıçözüm akımını, eğrisi doğrusu, artısı eksisiyle tartışmaya davet ediyor. Yazarlar, bir sohbet şeklinde hazırlanan bu kitapta, ayrıca 'dışlanmış olma', 'sorumluluk alma', 'kitaplara değer verme', 'öfke duyma', 'bilim yapma', 'müzik dinleme', 'Yahudi olma' gibi meseleleri de irdeliyorlar.
'Teoriden Sonra Hayat'da tüm bu sohbetlerin satır aralarında ise ezberciliğe karşı durmanın aynı zamanda muhalif bir siyasi kimliğin temel dayanağı olduğu anlatılmaya çalışılıyor.
KAVRAM VE SLOGAN
Erendiz Atasü, Can Yayınları, deneme, 243 sayfa.

İlk romanı Dağın Öteki Yüzü ile Orhan Kemal Roman Ödülü'nün sahibi olan ve bu romanı İngilizceye çevrilerek İngiltere'de yayımlanan Erendiz Atasü'nün öykü ile başladığı ve romanla devam ettiği yazın serüvenin bir sonraki aşamasında denemeler yer alıyor. 'İmgelerin İzi' isimli kitabında, kadınlar ve kadın hakları gibi konularda denemeler yazan Atasü, 'Kavram ve Slogan'da ise daha çok siyasal konulara ağırlık veriyor. Atasü'nün kitabında bilimin ve sanatın öncülüğünde yaşamanın, kamuoyunda yaşanılan tüm sorunların çözümü olduğunu savunuyor.

GECE SÜRÜYOR
Soledad Puertolas, çeviren: Yıldız Ersoy Canpolat, Can Yayınları, roman, 205 sayfa.

'Gece Sürüyor', hem aşk hem de bir casusluk öyküsü. Çağdaş İspanyol edebiyatının ilgi çekici isimlerinden biri olan Soledad Puertolas'a yayımlandığı yıl olan 1989'da İspanya'nın en önemli edebiyat ödüllerinden biri olan 'Planeta Ödülü'nü getiren 'Gece Sürüyor'un baş kahramanı Aurora isimli genç bir kadındır. Madrit'ten kaçmak için çıkılan bir Doğu yolculuğu, kendi gerçekliğinden de uzaklaşmak isteyen Aurora'nın yaşayacağı ilginç olaylar zincirinin ilk halkasıdır. Kendini olayların akışına bırakmaktan hoşlanan Aurora, kendi serüveninin izleyicisi olur. Hindistan'da bir Hintli ile yaşayacağı aşk ise daha sonra olacaklar hakkındaki küçük bir ipucudur sadece...

DUL KASABI
Pavel Kohout, çeviren: Ali Özdamar, Doğan Kitapçılık, roman, 380 sayfa.

Prag doğumlu olan yazar Pavel Kohout, romanını da İkinci Dünya Savaşı'nın bitmesinden dört ay önce Prag'da başlatıyor. Ortada iç organları titizlikle çıkarılarak öldürülmüş bir kadın var ve bu kadının en önemli özelliği, bir Alman generalin 'dul karısı' olması. Böylece Çek polisi ile birlike Gestapo'da işin içine karışıyor ve başkomiser Beran'la asistanı, olayı araştırmakla görevlendiriliyor... Okuyucularına yalnızca bir katilin izini sürdürmekle kalmayıp aynı zamanda savaşın son günlerinde yaşanan kedi-fare oyunlarını da anlatan 'Dul Kasabı'nı diğer polisiye romanlardan ayıran en önemli özellik, yazarın iyi-kötü çizgisini aşması ve kişiliklerin tümünü kavrayarak, hepsine anlayış göstermesi. Şiddetin milliyetçilik söz konusu olduğunda nasıl kabul edilir hale gelebildiğini gözler önüne seren bu ilginç romanı polisiye/gerilim türünden hoşlanan okurlara tavsiye ediyoruz.

DESTANSI KURAMCI SULTANGALİYEV
Halit Kakınç, Bulut Yayınları, inceleme-araştırma, 439 sayfa.

Araştırmacı yazar Halit Kakınç'ın 'Destansı Kuramcı Sultangaliyev' isimli bu çalışması, Türkiye'nin hem düşünce hem de siyasal tarihindeki önemli boşluklardan birini doldurmaya çalışıyor. Yirminci yüzyılın en büyük olayı olan Türkiye Cumhuriyet'nin kurulmasını, ülkenin o dönemdeki durumunu, bağımsızlık savaşına dayalı bir devrimciliğin, siyasal ve kültürel dönüşümü nasıl gerçekleştirdiğini anlatan Kakınç çalışmasında, Sultangaliyev'in ulusçuluk ile sosyalizm arasındaki ilginç arayışları simgeleyen yaşamını ve düşüncelerini ayrıntılı olarak gözler önüne sermeye çalışıyor.
MELEKLER DE SORAR
Jeffrey Lang, çeviren: S. Levin İçten, Okul Yayınları, inceleme-araştırma, 304 sayfa.

80'lerin başında İslam'ı seçen ve bu tercihini anlattığı bir kitabı bulunan Dr. Lang, Amerika'da Müslüman olmakla; İslam'ın Batı'da yayılmasının önündeki engeller ve bunların çözüm yollarıyla ve bu dinin ikinci kuşağa nasıl aktarılması gerektiğiyle ilgili düşüncelerini de ayrı bir kitapta toplama ihtiyacı duymuş ve ortaya 'Melekler De Sorar' çıkmış. Kitap, yazarın Amerika'nın pek çok üniversitesinde matematik profesörü olarak yaptığı gözlemlerle ve Müslüman ailelerden gelen Amerikalı gençlerle kurduğu yakın diyalogla; İslam'ı nasıl anlamalı ve genç
nesile nasıl anlatmalıyız, onların yaşadıkları dünya ile inançlarını uzlaştırmalarını nasıl sağlarız kaygısını taşıyan her anne babaya hitap etmeye çalışıyor. Dr. Lang, İslam'a anlayarak inanmak isteyenlere keyifli ve alışılmadık bir seyahat vaat ediyor.

AŞK NEREYE KADAR...
Erhan Bener, Dünya Yayıncılık, öykü, 239 sayfa.

Erhan Bener'in öykücülüğünün anlatımcı özelliğini pekiştiren 'Aşk Nereye Kadar...', insandan insana ulaşan sıcaklığın öykülerini anlatıyor.
"Yazdığım her öykünün, insan yapısındaki dramatik noktalara değinen bir özel kurgusu vardır. (...) Roman yazarken, kaçınılmaz olarak başvurduğum birtakım anlatı oyunlarına, hatta kurnazlıklarına öyküde başvurmam olanaksız. Bir öykünün bu yükü kaldıracağını sanmıyorum.(...)" diyen Erhan Bener'in kitabında yer alan öykülerin ortak yanı ise içtenlikli bir bakışla insana ait her durumu anlatırken yeni bir dünya kurmaya yöneliyor olmaları.

YOL AYRIMINDA TÜRKİYE
Dietrich Jung/Wolfango Piccoli, çeviren: Berna Kurt, Kitap Yayınevi, inceleme-araştırma, 271 sayfa.

Avrupalı iki siyaset bilimci Dietrich Jung ve Wolfango Piccoli, 'Yol Ayrımında Türkiye' ile bize bir ayna tutmaya çalışıyor. Dietrich Jung'ın Bilkent Üniversitesi'nde konuk öğretim üyeliği yaparken geliştirdiği fikir sonucu ortaya çıkan kitabın ilk bölümünde Osmanlı-Türk sürekliliğini açıklayabilmek için Osmanlı ıslahatı, Türkiye Cumhuriyet'inin İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaşadıkları anlatılıyor. İkinci bölümde ise Türkiye'nin 1990'larda yaşadığı en önemli iç ve bölgesel sorunlara, Kürt milliyetçiliğine ve İslamın siyasallaşmasına değiniliyor. Kitap, Dietrich Jung ve Wolfango Piccoli gibi Osmanlı siyasal kültüründen Türkiye Cumhuriyeti'ne devredilen otoriter mirasla yüzleşmedikçe, modernleşme ve demokratikleşmenin gerçekleşmeyeceğini düşünenler için güzel bir kaynak.

MEZOPOTAMYA
Jean Bottero, çeviren: Mehmet Emin, Dost Kitabevi Yayınları, tarih, 340 sayfa.

Jean Bottero, sadece Eski Yunan ya da İsrailoğullarına kadar ilerleyip orada kalırsak, geçmişimizi tam anlamıyla öğrenemeyeceğimiz düşüncesinden hareketle, yazıyı keşfederek tarihi karanlıktan çıkaran Mezopotamyalılar hakkında günümüze kadar edinilebilmiş bilgileri değerlendiriyor. Aynı zamanda bu bilgilere ilişkin açıklayıcı çözümlemelerin de yer aldığı
'Mezopotamya'da, yazarın 'atalarımız' diye nitelediği Mezopotamyalıların kendilerini ve dünyayı kavrayış biçimlerinde Batı'nın doğuşu gözler önüne seriliyor. Bottero, kitabında, Asur biliminin günümüzdeki durumundan, o dönemi anlayabilmek için kaçınılmaz tarihsel bilgilere, yazının oluşma koşullarına, yazı sonrasında zihniyetlerin değişimine kadar işlenen konularda gizliden gizliye hep 'Batı düşünüş tarzının' oluşumuna gönderme yapıyor.

OĞLUNUZLA KONUŞMALAR
Dr. Mary Polce-Lynch, çeviren: Fikret Topallı, Arkadaş Yayınevi, kişisel gelişim, 275 sayfa.

Klinik deneylerinin yanı sıra bir dizi araştırmayı da yürüten Dr. Mary Polce-Lynch, tüm yetişkinlere, eğitimcilere ve erkek çocuklarını daha iyi anlamak isteyen ailelere 'Oğlunuzla Konuşmalar'ı sunuyor. Kitap, erkek çocukların kimi zaman sessiz, kimi zaman da şifreli bir biçimde dile getirdikleri yardım ve anlayış isteğini duyabilen yeni ve empatik bir yol öneriyor. Kişiler arasındaki ilişkilerin gittikçe zorlaştığı bir dünyada duygusal olarak yeterli erkek çocukları yetiştirebilmeleri için anne ve babalara yol gösteren 'Oğlunuzla Konuşmalar', çocuğunuzla ne hissettiği hakkında konuşmanıza olanak sağlamaya çalışıyor. Bir kılavuza ihtiyaç duyan erkek çocuk sahibi ebeveynlere tavsiye olunur.

KIYIDAKİLER
Müyesser Güner, Kum Yayınları, öykü, 121 sayfa.

Göz hastalıkları uzmanı olan ve Ankara'da yaşayan Müyesser Güner'in ilk öykü kitabı 'Kıyıdakiler', sıradan insanın iç dünyasını irdeliyor. Duyguların, davranışları nasıl etkilediğini anlatan öyküler yazan Güner, insanın iyi yanını bulup çıkarmaya özen gösterirken, görmezden geldiğimiz yaşantıları, küçük serüvenleri saklandıkları köşelerinden çıkarmaya çalışıyor. Yazar on iki öyküsünün yer aldığı kitabı 'Kıyıdakiler' ile okuyucularını yaşamın içine çağırıyor.

KAŞIK VE KEPÇE
David Sogge, çeviren: Murat Sağlam, Çitlembik Yayınları, inceleme, 240 sayfa.

Elli yıldır varlığını sürdüren ve günümüzde küresel bir mesele haline gelen dış yardım, iyi niyetle örülmüş olsa da, hem mali hem de ahlaki açıdan tartışmalara neden oluyor. Dış yardımın çoğu zaman yardım etmekten çok zarar verdiğini, alıcılardan çok verenlerin yararına olduğunu söyleyen David Sogge, yardımın gerçekten yardım olduğu bir sistem yaratmak mümkün müdür sorusuna cevap arıyor. 'Kaşık ve Kepçe' isimli çalışmasıyla var olan yardım endüstrisinin ayrıntılı bir eleştirisini yapan Sogge, sadece bununla yetinmeyerek yeniden yapılanma için ayrıntılı bir harita da çizmeye çalışıyor.

Eski Sayılar: 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21-27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44-45 46 47 48 49 50-51-52 53-54 55-56 57 58
2004/01 02 03 04 05 06

Ö z k a n P A P A T Y A
Genel Yayın Yönetmeni
admin@vitrindekikitaplar.com