Eski Sayılar: 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21-27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44-45 46 47 48 49 50-51-52 53-54 55-56 57 58
2004/01 02 03 04 05 06 07 08 09
ULUĞBEYİN HAZİNESİ
Adil Yakubov/ Selenge Yayınları/ 430 s.

Gerek Batı'da, gerek Rusya'da ve gerekse Türkistan'da yetişmiş en gözde yazarların, eserleri klasikleşmiş kalemlerin hayatları çile ve ızdıraplarla doludur. İşte, Adil Yakubov da çileyle, ızdırapla, acıyla yoğurulmuş bir ustadır. onun başyapıtı "Uluğbey'in Hazinesi"ni okuyunca bu sözlerin bir mübalağa olmadığını, Cengiz Aytmatov'un bu kitabı neden yastık altından eksik etmediğini, yazarla her karşılaşmasında 'üstadım' diyerek hitap edişini daha iyi anlayacak ve hak vereceksiniz. Uluğbey, henüz Batı'da astronomi yeni yeni bilinirken kurduğu rasathaneyle Biruni'nin yarım kalan çalışmalarını tamamlayan, insaflı bir padişah ve emsalsiz bir bilim adamı, ne yazık ki, bazı tarikatların kışkırtmasıyla iktidar hırslısı oğlu Abdüllatif tarafından katledilir. Ali Kuşçu... Uluğbey'in çilekeş asistanı. 317 eser sahibi.. Fethiye adlı eseri üç asır Osmanlılarda ders kitabı olarak okutulan büyük matematikçi ve astrolog, eski tabirle 'müneccim'. Fatih'in anlı şanlı kadırgalarla karşıladığı, kol kanat gerdiği bir ilim adamı. Tam 27 dile çevrilmiş gerçek bir Türk dünyası klasiği.

KARŞIYAKA KENT MECLİSİ - KENT YÖNETİMİNE BİR KATILIM DENEYİMİ
Yard. Doç. Dr. Metin Erten/ Anahtar Kitaplar Yayınevi/ 208 s.

Bu kitapta ülkemizdeki üç binden fazla belediye içinde, İzmir'in Karşıyaka ilçesinde uygulanan bir yerel yönetim deneyimini okuyacaksınız. Belediyenin öncülüğünde ve ve onun katkılarıyla oluşturulan bir demokratik kitle örgütü olan ancak belediyenin bir yan örgütü olmayan, müdürlüğü ise hiç olmayan bir yönetime tanık olacaksınız.

DÜŞMÜŞ 'OCAĞA' YANIYOR! - TÜRKİYE'DE MAFİA'LAŞMANIN KÖKENLERİ-3
Murat Çulcu/ E Yayınları/ 556 s.

Murat Çulcu 'Önasya'nın karanlık yüzünü' aydınlatmaya ve 'sosyal sırtlanların' izini sürmeye devam ediyor. Günümüzdeki toplum düşmanlarının, endüstriyel ve finansal canilerin, uluslararası suç mekanizmaları ile bütünleşen yerel/merkezi güç odaklarının, entrika, cinayet ve komplo örgütlerinin, narko/militer emperyalist sermayenin, suçu ve soygunu yasallaştıranların, adaleti 'cüzdan ile vicdan arasına' kıstıranların tarihsel kimliğini ve oluşumunu irdelemeyi sürdürüyor. Çulcu bu yapıtında; Garp Ocakları'ndan Galata'ya... Zorba-haşere, rical ve ihtilal ortak paydasındaki Arnavut lobisinden, Balkanlardan payıtahta yansıyan Dokakin Kanunu'na... et tekelinden ve esir ticaretinden, Çar Rükn-ü Bektâşiyye'ye... Ocak ve Meydan Ağaları'ndan, Külhan Piçlerine... Köprülüzadelerden, Patrona Halil'in 'kızıl sarıklılarına' uzanan tüyler ürperten gerçeklerin günümüzdeki oluşumlara vuran izdüşümlerini anlatıyor.

SELİN VE CEM'LE YOLCULUKLAR
Buket Uzuner/ Everest Yayınları/ 209 s.

İnsanın kendi varoluş anlamını aramaya başladığı ilkgençlik döneminde iki genç Selin ve Cem... Onlarla okul-aile-toplum-cinsellik kadar edebiyatın değişik dallarında, hayatın ve sanatın içinde, biraz da usta-çırak ilişkisi boyutunda seyahat eden bir yazarın iki yıllık serüveni... Hayatta her anlam, ancak başka anlamlarla anlaşılabilir. Ve bu yüzden yazarın gençlerle yaptığı yolculuklar biraz da onun vicdani yolculuklarıdır. Bu yolculuğa çıkmaya niyetli herkese iyi okumalar...

Bir Yüzüm Erguvan Yangını Bir Yüzüm Temmuz/ Alev Kutluözen/ Kora Yayın/ 80 s.

Özü, sözü ve kavgası şiir olan bir genç şairle karşı karşıyayız. İmgelerini aşk ve toplumsallık üzerine kuran, yalın anlaşılır imgeleriyle yaşamın değiştirilip dönüştürülmesinde şiirine sorumluluk yükleyen bir şair Alev Kutluözen. Kent ve içinde yaşayan bireyin sorunlarını ve iç dünyasını çözümleyen şiirden yana düşünürken, şiirini besleyen tüm kaynaklara uzanan şair, bu kaynakları müziğin ritmiyle ve tasarruflu kullanımıyla da dikkat çekiyor. Seslerin tını uyumu dizelerden şiirin bütününe akarken okuyanı da alıp sürüklüyor. Şiir yolculuğunda sağlam adımlar atan ve kalıcılığa yürüyen kurgusuyla şiirimiz adına sevindirici bir şair adı olarak görülüyor Alev Kutluözen ve kitabı "Bir Yüzüm Erguvan Yangını Bir Yüzüm Temmuz".

Eyyub/ Joseph Roth/ Çeviren Burhan Arpad/ Günizi Yayıncılık/ 176 s.

Yüzünü bile görmediği sarhoş bir baba, bütün ömrü yoksulluk içinde geçerken hüzünlü Slav türküleri söyleyen bir anne ve genç yaşta akıl hastanesine düşmüş güzel bir eş; Joseph Roth'un çilelerle dolu hayat hikâyesidir bu ve bir bakıma Eyyub, Roth'un çilelerle dolu yaşam hikâyesini sembolleştirir.

SANATIN İCADI
Larry Shiner, çeviren: İsmail Türkmen, Ayrıntı Yayınları, sanat tarihi, 496 sayfa.

'Sanatın İcadı', modernliğin yerleşik kurumlarından biri olan sanatın soykütüğünü çıkaran bir kitap. Kitabın yazarı Larry Shiner, öncelikle, Batı'nın diğer toplumlara ve hatta kendi geçmişine bakışının, son iki yüzyıl içinde kurumsallaşmış olan sanat ve zanaat ayrımına göre biçimlendiğini göstermeye çalışıyor ve ilk bakışta toplumsal alanın çatışmalarını içermediği düşünülen sanat kavramlarının çoğunun, baştan aşağı ırkçılık, cinsiyetçilik, Avrupamerkezcilik, sömürgecilik ve sınıfsal ayrımcılıktan beslendiğini açıklıyor. El emeği üzerinden kurulan 'usta ve ustalık' kavramının gittikçe gözden düşürülerek;
yerine eserinin bağımsızlık halesini korumak adına hayattan kopmuş
'sanatçı ve sanat' kavramının yüceltilmesinin ve estetik değerin her şeyin önüne geçmesinin anlatıldığı kitap, tüm sanatseverlere tavsiye olunur.
KADINLAR KOMİTESİ
Moralızade Vasaf Kadri/ Çeviren İsmet Nadir Atasoy/ Berfin Yayınları/ 220 s.

Moralızade Vasaf Kadri, romanında paraya kurban edilen aşkları ve bu eksende gelişen entrikaları sergilerken, o dönemin İstanbul'una da ayna tutuyor, gerçekçi ve yalın bir dille. Akan ve sürükleyen bir romanla karşı karşıyayız. Aşk mı kazanacak, para mı? Suçlu belli. Bir kendine dönebilse insan. İç içe geçmiş olaylar örgüsünü, kurgusundaki sağlamlıkla çözerken; hem bir roman tadı alacaksınız hem de yaşamın insana dönük temel taşlarına yeniden tanıklık edeceksiniz.

IŞIĞIN O KÖR EDİCİ YOKLUĞU
Tahar Ben Jelloun, çeviren: Gönül Akgerman, Can Yayınları, roman, 248 sayfa.

10 Temmuz 1971'de bir grup Faslı asker, Fas Kralı II. Hasan'a bir suikast düzenler. Başarısızlıkla sonuçlanan bu girişimin ardından elebaşı olarak görülen subaylar öldürülür, kalanlar ise tazmamart zindanlarında, hücrelere
kapatılırlar ve tam on sekiz yıl insanlık dışı koşullarda yaşatılırlar. Sağ çıkanlar 1991'de serbest bırakılır ancak artık yaşamayı ve konuşmayı unutmuşlardır... 'Işığın O Kör Edici Yokluğu', bu insanlarından arasından birinin, Aziz'in anlattıkları üzerine kurulu. Fas'lı yazar Tahar Ben Jelloun, zindanların gözleri kör eden ışıksızlığını, unutuluşu ve yok oluşu, insanoğlunun acımasızlığını bir mahkumun gözüyle anlatıyor.
SEINFELD VE FELSEFE
William Irwin, çeviren: Umut Kapdan, Güncel Yayıncılık, felsefe, 240 sayfa.

' 'Yüzüklerin Efendisi ve Felsefe'nin ardından şimdide 'Seinfeld ve Felsefe'. Felsefe profesörü William Irwin, felsefe ile sevilen, çok tutulan popüler kültür ürünlerini buluşturmaya, popüler kültürü felsefenin içine çekmeye devam ediyor. Bu yolculuğun şimdilik son durağının Seinfeld olması ise hiç şaşırtıcı değil. Çünkü Seinfeld son yılların en popüler komedi dizisi olarak kabul ediliyor. Ve Seinfeld, gündelik olaylara daha önce rastlanmadık bir şekilde olağan ve sıradan olanın altını çizerek dikkatimizi çekiyor. Üstelik kelimenin anlamı bile felsefe yüklü, Seinfeld Almancada 'var olma alanı' anlamını taşıyor. Irwin ve çoğu Amerikalı on iki felsefeci kolları sıvayarak Sienfeld dizisinin felsefi okumasını yapmak üzere bir araya gelmiş ve bu kitaba imza atmışlar. Üstelik bu on üç felsefecinin hepsi Seinfeld hayranı. 'Her Şey ve Hiçbir Şey Hakkında Bir Kitap' alt başlığıyla yayımlanan 'Seinfeld ve Felsefe'de sıradan olaylara odaklanan bir komedi dizisinin nasıl olup da felsefe için bu kadar malzeme olabildiği gözler önüne seriliyor.
ORTAÇAĞ TARİHİ
Yaşar Bedirhan, Çizgi Kitabevi, araştırma-inceleme, 418 sayfa.

Yrd. Doç Dr. Yaşar Bedirhan, Batı'da sosyal, siyasi, dini, iktisadi ve kültürel olayların tüm karmaşıklığıyla yaşandığı, Doğu'daysa akıl ve bilimin geliştiği, insanlık tarihine yön veren kültür ve medeniyetlerin oluştuğu önemli bir zaman dilimi olan Ortaçağ'ı, Doğu ve Batının birbiri içindeki durumunu dikkate alarak inceliyor. Hıristiyanlığın yayılışı, kıtalar arası güç savaşları ve buna bağlı büyük göçler, değişen güç dengeleri, İslamiyet'in yeni bir din olarak doğuşu gibi konuları bir bütün içinde inceleyen Bedirhan, 'Ortaçağ Tarihi' isimli kitabında çoğunlukla Ortaçağ Avrupası'na ya da Ortaçağ İslam Dünyası'na yönelik araştırmaları
dengeli ve karşılaştırmalı olarak okuyucularıyla paylaşmaya çalışıyor.

KRİZ ÜÇGENİNDE TÜRKİYE
Mehmet Hasgüler/ Bülent Uludağ, Anka Yayınları, inceleme-araştırma, 361 sayfa.

Özellikle 1960'lar sonrası dönemde dünya politikasının yeni bir biçim almaya başlaması, 1980'lerin sonunda Soğuk Savaşın bitişiyle birlikte uluslararası ilişkiler disiplinin buzları çözüldü, artık yeni dinamiklerin getirdiği bir konu bolluğu söz konusu. 'Kriz Üçgeninde Türkiye'de yer alan çalışmalar büyük ölçüde bu dönemin ürünleri. Kitaptaki makalelerin büyük bir kısmı, Türkiye'nin yakın çevresi olan Orta Doğu ve Kafkasya başta olmak üzere, Avrasya, Kıbrıs ve Türk-Yunan İlişkileri konularını ele alıyor. Bununla birlikte, Avrupa politikaları, İslam dünyasındaki mezhep ilişkileri, Uzak Asya'daki gelişmeler, Türk ulusal tarihine ilişkin analizler de, ana merkezi dış politika olan bu yazıların yan ürünleri olarak yer buluyor. Tüm bu yazıların bir araya getirilmesinde iki ana amaç bulunuyor: Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencileri için bir aktüel bilgilendirme, referans kaynağı oluşturmak ve Türk halkının dış politika üzerindeki bilinçlenme mücadelesine katkı sağlamak.
ŞİRKET BİRLEŞMELERİ
Haluk Sumer/Helmut Pernsteiner, Alfa Yayınları, inceleme-araştırma, 703 sayfa.

Marmara Üniversitesi ile Johannes Kepler Üniversitesi arasındaki akademik işbirliği sonucu hazırlanan 'Şirket Birleşmeleri', her biri kendi alanında uzman Türk ve Avusturyalı öğretim üyelerinin değerli akademik çalışmalarının biraraya gelmesi ile oluşuyor. Konuyu pek çok boyutu ile ele alan ve farklı bakış açıları getiren bu çalışmalarla, şirket birleşmeleri konusunda literatürde önemli bir boşluk dolduruluyor. Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Haluk Sumer ve Johannes Kepler Üniversitesi (Avusturya-Linz) öğretim üyesi Prof. Dr. Helmut Pernsteiner tarafından kaleme alınan kitap, birleşme kavramını ve kapsamını teorik anlamda tanımlıyor ve birleşme sürecini gerek hukuk bilimi gerekse işletme bilimi (Organizasyon-Muhasebe-Finansman ve Pazarlama) açısından ele alarak 29 makale ile konuyu tüm çeşit ve yönleriyle açığa kavuşturmaya çalışıyor.
MESAFEYİ AŞMAK
Cynthia Cockburn, çeviren: Ebru Kılıç, İletişim Yayınları, inceleme-araştırma, 328 sayfa.

Cynthia Cockburn 'Mesafeyi Aşmak'ta, basmakalıp yaklaşma ve köklü önyargılara meydan okuyarak harekete geçen kadınların mücadelelerini inceliyor. Kuzey İrlanda'da, Filistin/İsrail'de ve Bosna'da yürütülen projeler üzerine odaklanan kitapta, 'sıradan' diye nitelenen kadınların barış ortamı yaratmaya yönelik cesur girişimlerine ışık tutan Cockburn, kadınların kadınlar için hayata geçirdikleri projeleri değerlendirirken, uluslararası kadın dayanışmasının rolünü irdeliyor. Bu projelerde yer alan kadınların, katıldıkları bir ortak atölye çalışmasıyla birbirlerine (ve araştırmacıya) öğrettikleri de ilgi çekici unsurlar arasında yer ayılor.
'Mesafeyi Aşmak' kimlik, iktidar ilişkileri, çatışma, cemaat sınırları üzerine kuramsal tartışmalar ve eylemler arasındaki etkileşimi gözler önüne sererken yaşanan bütün trajedilere rağmen sürdürülen barış mücadelesinin zengin deneyimlerini sergilemeye çalışıyor.
EVLENMEK İSTİYORUM
Neslihan Tamay, İnkılap Kitabevi, kişisel gelişim, 247 sayfa.

Yirmili yaşların başını geçeli epey oldu, belki de otuzunuza yaklaşıyorsunuz. Hayatınızda evlilik dışında hiçbir eksiklik yok ve siz de artık dünya evine girmek istiyorsunuz. Neslihan Tamay'ın kaleme aldığı
'Evlenmek İstiyorum' bu sorununuzu çözmeyi amaçlıyor. Kitabı okuyarak nerede hata yaptığınızı göreceğiniz ve sonunda mutlu bir evliliğe yelken açacağınız iddia ediliyor. Yapmanız gereken tek şey bugüne kadarki davranış kalıplarını bir tarafa bırakarak karşı cinsle olan ilişkilerinizde
onların anlayacağı dilden konuşmak. Neslihan Tamay farkında olmadan erkekleri nasıl evlilik kararından uzaklaştırdığınızı anlatıyor ve doğru yaklaşımları sergilediğinizde hemen evlenebileceğinizi söylüyor. Tamamen bizim kültürümüze göre kaleme alınan kitap evlenmek için çare arayanlara duyurulur.
KEHRİBAR KADINLAR
Kevser Ruhi, Kum Yayınları, öykü, 80 sayfa.

"Yakamda teyzemin armağanı kehribar broş, sağ elimde Mehmet'in taktığı yakut nişan yüzüğü, kalabalığın ortasında ışıklar saçarak duruyorum. Teyzemin broşu yakama iğnelerken söylediklerini Mehmet'in gözlerinde eriyerek dinlemiştim: 'Munis ol. Geçimli ol. Kapıdan çıkarken kimseye arkanı dönme, yüzünü görsünler. Alçak sesle konuş... Sabırlı ol... Sabrın, iyiliğin ve güler yüzün yola getiremeyeceği zorluk yoktur. Biz kehribar kadınlardık, yazgımız seninle değişiyor. Seni yakutun al rengine emanet ediyorum şimdi. Böyle ışıl ışıl ol hep.'" Kevser Ruhi, 'Kehribar Kadınlar' isimli kitabındaki öykülerde, sıradan kahramanlarının sıradan hayatları içine yapılan yolculukları ince ve nazik bir dille anlatıyor.
ÇOCUKLAR İÇİN ZEKÂ OYUNLARI-6
Söz Yayın, çocuk, 56 sayfa.

Dünyada beyin sporları olarak nitelendirilen zekâ oyunlarını Türkiye'de yaygınlaştırarak Türk çocuklarının küçük yaşlardan zekâ sporuna alışabilmeleri açısından 'Çocuklar İçin Zeka Oyunları' önemli bir kaynak niteliği taşıyor. 7 yaş ve üstündeki çocuklar için hazırlanan bu dizi, anne-babaların ve öğretmenlerin zekâ oyunları alanında çocuklarını erken yaşta yetiştirebilme fırsatına kavuşmalarını amaçlıyor. Türkiye İlköğretim Çocukları Zekâ Oyunları Şampiyonaları'na ısındırıcı özellikte olan kitaplar, çocukların ilgisini çekecek esprili oyunlarla onların sayısal, şekilsel, sözel algılama ve soyut düşünme potansiyellerini geliştirmeye çalışıyor. Çocukların okulda derslerde öğrenmekte olduğu içeriği pekiştirmesini sağlayan dizinin dördüncü kitabında da, çocuklar kadar gençlerin ve yetişkinlerin de çözebileceği oyunlar yer alıyor.
SON DÖNEM YAZINIMIZDA ANLATIM BOZUKLUKLARI
Atilla Aygün, ABC Yayıncılık, eğitim, 189 sayfa.

Atilla Aygün'ün kaleme aldığı 'Son Dönem Yazınımızda Anlatım Bozuklukları' konuşma diliyle birlikte roman ve köşe yazarlarının da dili yanlış kullanmalarından kaynaklanan anlatım bozukluklarını inceliyor. Aygün, 'Anlamla İlgili Bozukluklar' ve 'Biçimle İlgili Bozukluklar' olarak iki bölüme ayırdığı anlatım bozukluklarını, çok okunan köşe yazarlarından ve romanlardan gösterdiği örneklerle anlatırken, dil kurgusundaki yanlışları, cümledeki bozuklukları küçük notlarla düzelterek okurlara göstermeye çalışıyor. Yazar özellikle gazete ve dergilerde yapılan yanlışları hedef alarak Türkçenin kirlenmesine, yanlış kullanılmasına ve yanlışların yaygınlaşıp yerleşmesini önleyerek, genç kuşakların Türkçeyi geleceğe daha sağlıklı biçimde taşımasına yardımcı olmayı amaçlıyor.
AŞKA MEKTUP VAR
Derleyen: Vedat Demek, An Yayıncılık, anlatı, 90 sayfa.

'Ünlülerden Aşk Mektupları' altbaşlığı ile yayımlanan 'Aşka Mektup Var', günümüzün popüler isimlerinin aşk mektuplarının Vedat Delek tarafından derlenmesinden oluşuyor. İşe aşkın tanımını, tarihçesini ve tarihin büyük aşklarını anlatarak başlayan kitapta, aşkın türlerine, çeşitli aşk öğütlerine, kıskançlığa, ihanete, erkeklerin türlü şifrelerine, aşksız kalma rehberlerine yer veriliyor. Aşka dair aradığınız her şeyi bulabileceğiniz ileri sürülen kitabın son bölümünde ise Arto, Şenay Akay, Zeynep Mansur, Soner Arıca, Yasemin Bozkurt, Pınar Çekirge, Metin Şentürk gibi isimlerin aşka ve aşklarına dair yazdıkları mektuplar bulunuyor.
Bu ünlülerin aşkı nasıl kaleme aldıklarını merak edenlere duyurulur.
SANDIK LEKESİ
Sema Kaygusuz, Doğan Kitap, öykü, 81 sayfa.

Sema Kaygusuz'un kaleme aldığı 'Sandık Lekesi' 13 farklı öykü ve kurguyla 13 farklı kişinin kendi vicdan sorgulamalarını anlatıyor. 'Ortadan Yarısından' adlı ilk öykü kitabından sonra yazdığı ikinci öykü kitabı
'Sandık Lekesi' ile 'Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü'ne değer görülen Kaygusuz, sandık lekesi taşıyan bu öyküleriyle okuyucularının tanıklığında hayata dair birçok ayrıntıyı ve düşünceyi içeren bir yolculuğa çıkıyor.
TEKKE GÜNLÜĞÜ
Carl Vett, çeviren: Ercüment Asil/Haşim Koç, Elest Yayınları, anı, 224 sayfa.

Teoloji ve antropoloji öğrenimi gören Carl Vett, psikoloji alanındaki çalışmalarıyla tanınan İsviçreli bir bilim adamıdır. Uzun yıllar Avrupa'da büyükelçilik yapan bir Türk ile tanıştığında, İslam'ın mistik yönelimlerine ilgi duyar. Tasavvufun çeşitli tarikatlarca uygulanan aydınlanma yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmak üzere Türkiye'ye gelir ve Şeyh Esad Erdebili'nin tekkesinde bir süre kalır... Kesin olmamakla birlikte cumhuriyetin ilk yıllarında, tekke ve zaviyelerin kapatılmasından hemen önce geldiği anlaşılan Vett, tekkede kaldığı on dört gün boyunca zikirlere, ibadetlere katılmış, Şeyh Esad Efendi ve diğer tarikat şeyhleriyle tasavvuf ve dinler arası diyalog üzerine uzun konuşmalar yapmış. 'Tekke Günlüğü', devrin dini anlayışlarını yansıtması bakımından olduğu kadar, bir Batılı gözüyle tasavvuf ve tarikatların bireysel ve toplumsal rolünü de irdeleyen bir eser olarak ilgi çekiyor.
FREUD
Ernest Jones, çeviren: Emre Kapkın/Ayşen Tekşen Kapkın, Kabalcı Yayınevi, yaşamöyküsü, 741 sayfa.

Freud: Baba, eş, parasız bir hekim, yüce gönüllü, yardımsever, iyi bir gezgin, başarılı bir mantar toplayıcı, Yahudi, ateist, Goethe Edebiyat Ödülü sahibi, mitoloji hayranı, devrimci, köpek sever, kokainin tıbbi kullanımlarını keşfeden adam, kağıt oyunlarına düşkün biri, antika toplayıcısı, kıskanç bir aşık... Ernest Jones bu kitabı, Freud üzerine süregiden söylentiler nedeniyle kaleme almış. Önceleri cinsel bir sapkın, bir tabu yıkıcı, ahlaksız bir 'Viyanalı' olarak suçlanan Freud günümüzde -ironik bir biçimde bir muhafazakar olarak suçlanıyor... Bu yaşamöyküsü, Freud'a bütünlüklü bir bakış sunuyor. "Onun düşünceleri anılarından bağımsız düşünülemez" diyen Ernest Jones, 'Hayatı ve Eserleri' altbaşlığı ile yayımlanan 'Freud'da, onun yaşamına ilişkin tüm ayrıntıları, kendisi de tüm bu süreçlerin tanığı olan bir dost ve meslektaş olarak okuyuculara ulaştırıyor.
KAYIP TARİH
Yalçın İlter, Aykırı Yayınları, tarih, 389 sayfa.

Sfenks'i kim ne zaman yaptı? Mısır piramitleri firavun mezarı mıydı yoksa başka işlevleri de var mıydı?... Bu gibi sorulara verilen yanıtların çoğu ortalarda dolaşıyor ama bilimsel olarak belli bir temelleri yok. 'Kayıp Tarih' isimli araştırma kitabında Yalçın İlter, işte bu ilgi çekici sorulara bilimsel yanıtlar vermeyi amaçlıyor. Beş yıl süren bir araştırmanın ürünü olan kitabın en önemli özelliklerinden biri bu soruların ilk kez bir Türk araştırmacı tarafından ele alınması. İlter kitabında, spekülatif biçimde yanıtlanabilecek soruların günümüzde bilimsel kriterler çerçevesinde tam olarak kesin hükümlere bağlanamayacağını ancak amacının bu soruları bir yandan kabul edilen bilimsel bulgular, diğer yandan da kültürel birikimimizde var olan izler çerçevesinde incelemek ve Yeni Çağ düşünürlerinin getirdiği spekülatif düşüncelerin geniş bir panaromasını sunmak olduğunu söylüyor. Bilinmeyene meraklı okurlara tavsiye edilir.
ASYALILIARIN KAFASI ÇALIŞIR MI?
Kishore Mahbubani, çeviren: Can Polat, Aykırı Yayıncılık, araştırma, 191 sayfa.

Singapur Büyükelçisi Kishore Mahbubani, 'Asyalıların Kafası Çalışır mı?' ile Samuel Huntington'ın 'Medeniyetler Çatışması'na göndermeler yaparak Doğu ile Batı arasındaki farklılıkların yarattığı bölünmeyi ortaya koymaya çalışıyor. Mahbubani, 1997 yılında Yedinci Uluslararası Düşünce Kongresinde yaptığı bir konuşma sırasında ortaya çıkan 'Asyalıların da kafası diğer insanlar gibi çalışır mı?' sorusunu kitaplaştırırken Avrupa merkezli düşünüş biçimine ve Batı'nın değerlerinin evrenselleştirilmesiyle diğer kıtalarda yaşayanlara kuşkuyla bakılmasına dikkat çekiyor. Yazar, uzun yıllar Batı tarafında sömürge altında tutulmuş Asyalıların, yükselen bir güç olarak ortaya çıktığını da hatırlatıyor.
TOPLU MASALLAR
Samed Behrengi, çeviren: Ayşe Uyguner, Su Yayınları, masal, 283 sayfa.

"Öyküler bizlere, toplumumuzun gerçek bir resmini çizebilir; sorunlarını ve nedenlerini açıklayabilir. Öyküler okuyanları yalnızca eğlendirmez. Bu yüzden ben de, akıllı çocukların öykülerimi yalnızca hoş vakit geçirmek için değil, öğrenip bilgilenmeleri için okumalarını istiyorum." İran'lı yazar Samed Behrengi'nin kaleme aldığı ve ardından zamanın Şah yönetimi tarafından yasaklanan masalları, toplumda yaşanan sorunları ve çözümlerini masalsı bir dille çocuklara gösteriyor. Behrengi, hikâye ve masallarının toplandığı 'Toplu Masallar' ında, yaşadığı dönemin gerçeklerini çocuklara anlatırken yetişkinlere de rehberlik etmeye çalışıyor.
YENİÇERİLER
Reşad Ekrem Koçu, Doğan Kitap, tarih, 473 sayfa.

Savaşlar, büyük anlaşmalar, uluslararası ilişkiler bir yana geçmişin gündelik hayatını yazan, tarihi kalabalık bir okur kitlesine açarak geçmiş günlerin izini süren Ekrem Koçu'nun Doğan Kitap'tan çıkan Reşad Ekrem Koçu Kitaplığı'na bir yenisi daha eklendi. Koçu bu kez, Osmanlı
İmparatorluğu'nda hem toplum içinde hem de devlet sisteminde büyük bir yere sahip olan yeniçeri ocağını geçmişin derinliklerinden bizlere anlatıyor. 'Yeniçeriler'de dört buçuk asır boyunca padişah saraylarında ve cenk meydanlarında yükselmiş olan Yeniçerilerin ocakları, onların kışla hayatları, savaş yollarında yaşadıkları, içlerinden çıkan şairler, tarihe damga vuran ihtilalleri, isyanları ayrıntılarıyla işleniyor. Reşad Ekrem Koçu'nun , ailelerinden çocuk yaşta koparılıp bambaşka ve çıkışı olmayan bir yaşama hapsedilen bu erkeklerin birbirinden ilginç hikâyelerini gözler önüne serdiği kitabında Osmanlı Devleti'nin yapısı da yavaş yavaş birleşiyor.
AB, AKP VE KIBRIS
Bilal N. Şimşir, Bilgi Yayınevi, araştırma-inceleme, 589 sayfa.

Bilal N. Şimşir kitabında, bürokratik ve siyasi açıdan gündemde olan Kıbrıs sorununu anlatıyor. 'AB, AKP ve Kıbrıs' isimli kitapta, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tavsiyesini amaçlayan 'BM Çözüm Planı'nın Türk tarafına dayatılması ve planın Türkiye'nin Avrupa Birliği takvimine bağlanmasının ardından KKTC üzerindeki iktidarda Adalet ve Kalkınma Partisinin, Kıbrıs politikası inceleniyor. Kıbrıs ve AB arasında kurulan denklemlerle ilgili siyasi bir inceleme kitabı olan 'AB, AKP ve KIBRIS', 1571'de Osmanlılar tarafından fethedilen ve 307 yıl Osmanlı-Türk idaresinde kalan Kıbrıs'la ilgili sorunların özetle anlatıldığı bir
'Açıklamalı Kıbrıs Kronolojisi' de veriyor.

ZENGİN SOFRALARIN LÜKS TATLARI
Deniz Gürsoy, Oğlak Yayınları, yemek, 160 sayfa.

'Çilingir Sofrasında Rakı', 'Çilingir Sofrasında Rakı Mezeleri' ve
'İnceliklerin Kadehindeki Şarap' isimli kitaplara imza atan Deniz Gürsoy bu sefer 'Zengin Sofraların Lüks Tatları' ile okurlarının karşısında. Kitapta altın, havyar, kaz ciğeri, pavurya, lakerda, pastırma, ıstakoz
ve böcek tüm ayrıntılarıyla ve yüksek sofra zevkine sahip olanların
damak zevkine göre anlatılıyor. "Bu kitabı Avrupa'da iş seyahatine, turistik yolculuğa çıkacak olanlar için, ağzının tadına para yatırmayı sevenler için, bir de ölmez sağ kalıp da Avrupa Topluluğu'na bir gün girersek işe yarayabilir, diye yazdım" diyen Gürsoy'un kitabında, tarama, ev yapımı Rus votkası, beyaz yer mantarlı kanepe, karidesli dil balığı sarması, teke çerezi, Burgonya usulü salyangoz, kurbağa bacağı fondue ve blini gibi her yerde bulamayacağınız tarifler de bulunuyor.
'Zengin Sofraların Lüks Tatları' yemek yemeye düşkün olanlara göre.
TUZ GÜNLERİ
Orhan Alkaya, Bileşim Yayınevi, şiir, 95 sayfa.

"Koyu kahverengi bir gözden, usulca içeri süzüldüm kızkardeşim. siz yoktunuz ama anlatacak başka kimsem de yoktu.//biliyorsunuz, aşkı anlatmıştım. dahası, kibirli bir toplumbilimcinin Ronald David Laing'e özel özenmesi gülünçlüğüyle, isteyen herkese anlatabilirdim. beceriksiz bir mektupçu olmayı yeğlemem, inanın, hasretten öte bir yerde ve bunun adı yoktur.//zaman tuhaf bir tanem, adeta Kürt, Tutsi, Bask, Zapatista; Hafif Süvari Alayı, tatatata... nasıl öyle sessiz gittiniz canımın içi, genizde kalan o çığlık(...)" 1958 doğumlu Orhan Alkaya'nın beş şiir kitabının ardından çıkardığı 'Tuz Günleri' Bileşim Yayınevi tarafından yayımlanıyor. Kitapta şairin, şiirdeki yerini sağlamlaştıran ve 'anlamlar'la büyüyüp ve gelişen dizeleri yer alıyor.

YOLCU YOLUN NEREYE
Ahmet Özer, Etikus Yayınları, anlatı, 224 sayfa.

Şair kimliğiyle tanınan Ahmet Özer, içinde bulunduğumuz toplumun yaşadığı sorunları, tıkanıklıkları sorgularken, meydana gelen olaylara 'neden-niçin-nasıl' diyerek sağlıklı çözüm yolları bulmaya çalışıyor. Özer'in bireyi ve toplumu sorguladığı yazı dizisinin beşinci kitabı olan 'Yolcu Yolun Nereye', okuyucuları günlük yaşamda karşılaşılan, yaşayıp geçilen anlarda kaçırılan ayrıntıları yeniden düşünmeye iterken, her yazıda ele alınan farklı konularla yaşadığımız toplumun bir bireyi olduğumuzu hatırlatmayı amaçlıyor.
Eski Sayılar: 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21-27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44-45 46 47 48 49 50-51-52 53-54 55-56 57 58
2004/01 02 03 04 05 06 07 08 09

Ö z k a n P A P A T Y A
Genel Yayın Yönetmeni
admin@vitrindekikitaplar.com