Eski Sayılar: 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21-27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44-45 46 47 48 49 50-51-52 53-54 55-56 57 58
2004/01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11
AV
Michael Crichton, çeviren: İpek Demir, Altın Kitaplar Yayınevi, roman,
464 sayfa.

Nevada çölünde bir grup bilim adamı gizli deneyler yapmaktadır. Ancak korkunç bir hata olur ve bulut şeklinde hareket eden mikro-robot kümesi laboratuardan kaçar; onlar kendi başlarına hareket eden, kararlar veren ve üreyebilen mikro varlıklardır. Tıpkı insan gibi akıllı ve öğrenebilir olmaları onları üstün kılmaktadır. Nanoteknolojik ve yapay zekâyla oluşmuş bir dünyanın ev sahipliğini yapan bu varlıklar, gelişen ve uyum sağlayabilen avcılardır. Ve artık herkes onlar için bir avdır... Acil Servis isimli ünlü televizyon dizisinin yaratıcısı ve 'Jurassic Park', 'Timeline' gibi romanların yazarı olan Crichton'un kaleme aldığı 'Av', ilginç konusuyla dikkat çekiyor. Gerilim romanlarından hoşlananlara duyurulur.

BATAN GÜNEŞİN EJDERHALARI
Margaret Weis, Tracy Hickman, çevirmen: Aslı Alp/Filiz İnceoğlu, Arkabahçe Yayıncılık, fantastik roman, 492 sayfa.

"Bitmek bilmez savaşlarla örselenmiş, büyük ejderhaların gölgesinde sinmiş Krynn halkının yazgısı, bir gece patlayan ve Ansalon'u yıkıp geçen muazzam fırtınayla birlikte yeni bir dönemece giriyor. Fırtınanın yüreğinde, lanetli Neraka Vadisi'nde ortaya çıkan genç bir kızın başını çektiği savaş ufukta belirdi bile. İsmi zikredilemeyen Tek Tanrısının adıyla ülkeleri fetheden Mina adlı bu genç kız, dünyanın ve üzerinde yaşayan halkların ruhu ve yüreği uğruna verilecek, en büyük savaşın habercisi..." Margaret Weis ve Tracy Hickman ilk kez yirmi yıl önce, 'Ejderha Mızrağı' serisi için birlikte çalışmaya başlamışlar. Bu serinin ardından 'Efsaneler Üçlemesi', 'Yaz Alevi Ejderhaları' gibi çok satanlar listelerine giren dizileri yazan ikili bu kez yeni bir üçlemeyle okuyucuların karşısına çıkıyor.
'Ruhlar Savaşı' adını taşıyan yeni üçlemenin ilk kitabı 'Batan Güneşin Ejderhaları', Kaos Savaşı'nın bitiminden 40 yıl sonra başlıyarak esrarengiz bir olay örgüsüyle devam ediyor.

ÇERNOBİL KOMPLOSU
Prof. Dr. Ahmed Yüksel Özemre, Bilge Yayıncılık, araştırma-inceleme, 334 sayfa.

1986 yılında Çernobil Nükleer Santrali'nde meydana gelen kazadan bugüne yaşananların ilk ağızdan anlatıldığı 'Çernobil Komplosu'nda, birçok kişi ve kurum tarafından hedef kişi olarak gösterilen dönemin Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ahmed Yüksel Özemre'nin ve Türkiye'nin geçirdiği dönem ele alınıyor. Özemre, tüm dünyada meydana gelen en
büyük nükleer kazalardan biri olan Çernobil'in yaşandığı dönemi ve sonrasında ülkenin geçirdiği kritik günleri, olayın devlet ve halk tarafından nasıl algılandığını gözlemlere ve belgelere dayandırarak anlatıyor.
GÖKKUŞAĞINA İKİ BİLET
Attila Şenkon, Can Yayınları, roman, 110 sayfa.

'Gökkuşağına İki Bilet', kente gelen sirki görmek için küçük oğluyla birlikte bindiği otobüste, 'yaşam nedir' sorusuna yanıt arayan bir kahramanın, geçmişine yaptığı içsel yolculuğun romanı. Attila Şenkon, çocukluk aşklarının unutulduğu, kocaman dünyaların kurulduğu, dar sokaklarda saf oyunların oynandığı 70'li yılların Ankara'sında geçen bir çocukluğu anlatıyor... Babasının armağan ettiği düş kumbarasında düşlerini biriktiren Işık, bu düşleri zamanla kendi hazırladığı öykü kitaplarına dönüştürecektir. Babasıyla paylaştıklarını oğluna aktaran Işık, geçmişle gelecek arasında köprü kurarken, hayatın, günümüzün sert, acımasız koşullarında değil, sakin, huzurlu ve sevgi dolu olarak da yaşanabileceğini hatırlatıyor. Roman, okuyanlara hayatlarını yeniden gözden geçirme fırsatını yaratmaya çalışıyor.

KAHRAMANLAR HEP ÇOCUK
Necati Güngör, Toroslu Kitaplığı, derleme, 320 sayfa.

Necati Güngör'ün derlediği 'Kahramanlar Hep Çocuk'da Dede Korkut'tan Ahmet Mithat'a, Halide Edip Adıvar'dan Yakup Kadri Karaoğlu'na, Aziz Nesin'den Selim İleri'ye, Türk edebiyatçılarının, kahramanı çocuk olan hikâyeleri yer alıyor. Türk hikâyecilerinin gelişimini Dede Korkut'tan günümüze kadar örneklerle izleme olanağı sunan kitapta, zaman içinde Türkiye insanının ve toplumunun yapısındaki değişimi de gözler önüne seriliyor. Baş kahramanı
çocuk olan bu hikâyelerin, yazarlarının doğum yıllarına göre sıralandığı kitap, hem yetişkinlere hem de çocuklara hitab ediyor.

NÂZIM'IN 'MACAR TOPRAĞI'
Sunahan Develioğlu, İletişim Yayınları, araştırma-inceleme, 192 sayfa.

Nâzım Hikmet'in 1952 ve 1956 yılları arasında Macaristan'a yaptığı seyahatleri konu alan 'Nâzım'ın 'Macar Toprağı''nın yazarı Sunahan Develioğlu, şairin Macaristan'daki izini sürüyor. Sunahan Develioğlu, Nâzım Hikmet'in 1950 yılında şiirlerinin Macaristan'da basılmaya başlanmasının ardından 4 yıl boyunca devam eden Macaristan ziyaretlerinde bıraktığı izleri takip ediyor. Kitapta, Nâzım Hikmet'in çok sevdiği hatta biraz 'memleket havası' bulduğu bu ziyaretlerle ilgili geniş ve zengin bir araştırma, hiç yayımlanmamış, sadece Macarcası bulunan üç şiiri ve ilk kez yayımlanan birçok konuşması da bulunuyor.

BAŞARILI SİYASETÇİNİN EL KİTABI
Doç. Dr. Osman Özsoy, Hayat Yayıncılık, kişisel gelişim, 200 sayfa.

Gazeteci Doç. Dr. Osman Özsoy'un kaleme aldığı 'Başarılı Siyasetçinin El Kitabı'nda seçmen-siyasetçi ilişkileri incelenerek siyasetçilere yönelik bazı ipuçları veriliyor. Hedef kitleye ulaşmak için kullanılabilir stratejiler geliştirilmesi gibi seçim çalışmalarının incelendiği kitapta, seçim sırasında adayların başarılı bir seçim kampanyaları yürütebilmeleri için neler gerektiği ve seçim kampanyalarıyla ilgili ipuçları çeşitli başlıklar altında işleniyor. 'Adaylarda aranan özellikler' ve 'kişisel imaj, etkin iletişim' bölümlerinin geniş olarak incelendiği 12 bölümden oluşan kitapta, siyasetçilerin seçim döneminde seçmenlere kendilerini en iyi şekilde ifade edebilmeleri için çeşitli strateji ve taktik önerileri veriliyor.
AĞAÇLARIN BİTTİĞİ YERDE YALNIZ TAKLİTÇİ KUŞ ÖTER
Walter Tevis, çeviren: Şükrü Zafer Serinken, Alteo Yayıncılık, bilim kurgu, 300 sayfa.

"...Yaklaşık bir saat önce o kelimeyi kağıda yazdığımda, bütünüyle kavramam bir süre aldı, ama bu sözcüklerde bir şey gördüm. Benim kendi başıma yapmakta olduğum bu şey, yaşantımı bellemekti. Bu sözcükleri kağıda dökmek, kayıt aygıtına söylemekten tümüyle farklı olarak, kadının
'bellemek' olarak belirttiği bir zihinsel edimdi(...) 'Sözlük'ü aldım ve 'B' harfiyle başlayan sözcüklere gelene dek sayfaları çevirdim(...)" Beyazperdeye de uyarlanan, 'Dünya'ya Düşen Adam' ve 'Bekar' gibi bilimkurgu
romanlarıyla ünlü Walter Tevis'in kaleme aldığı, 'Ağaçların Bittiği Yerde Yalnız Taklitçi Kuşlar Öter', insanların robotlar tarafından yönetildiği ve okumanın yasak olduğu bir dünyada, iki insanın birbirlerine okumayı öğretmesiyle özgürce düşünebilmelerini konu alıyor.
WARCRAFT 3-SON BEKÇİ
Jeff Grubb, çeviren: Görkem Köroğlu, Artemis Yayınları, fantastik kurgu, 265 sayfa.

'Ejderha Mızrağı', 'Unutulmuş Diyarlar' ve 'Magic: The Gathering' gibi projelere imzasını atan Jeff Grubb'ın kaleme aldığı, Blizzard Entertainment'ın en çok satan, ödüllü bilgisayar oyunu Warcraft'ın yazın dünyasındaki üçüncü kitabı 'Son Bekçi', fantastik edebiyat hayranları ve bilgisayar oyununun takipçilerini sürükleyici bir maceraya davet ediyor. Dalaran'lı genç bir büyücünün eğitim için, en kudretli ve en çok korkulan büyücüye gönderilmesiyle başlayan macera, genç büyücü Khadgar'ın zamanın ötesini görme yetisi edinerek, korkunç gerçekle yüzleşmesiyle başlıyor. Macerayla birlikte ardarda sıralanan, 'Trisfal Bekçileri kimdi; Dünya'yı hangi dehşetli güçlere karşı koruyorlardı; Ateş Lejyonu adıyla bilinen iblis güruhu gerçekten yok edilmiş miydi yoksa Azeroth dünyasına dehşet salmak için pusuda mı bekliyorlardı?' gibi sorular 'Warcraft' serisinin üçüncü kitabı 'Son Bekçi'de yanıt buluyor.

KADIN OLMAK
Zeynep Oral, Doğan Kitapçılık, inceleme, 342 sayfa.

Zeynep Oral'ın neredeyse yirmi yıl önce kaleme aldığı 'Kadın Olmak', Doğan Kitap tarafından yeniden yayımlanıyor. Türkiye'de ve dünyanın her yerinde kadınlar üzerine yayımlanan bir sürü kitap bulunuyor. Daha önceleri kadınlarla ilgili bir kitap yazabileceğini aklına bile getirmediğini söyleyen Oral, kendisini Kenya'daki '1985 Nairobi Dünya Kadın Konferansı'nda bulunca işler değişmiş. Oradaki kadınların sorunlarını dinleyen, acılarını ve sevinçlerini paylaşan, yaşamlarına tanıklık eden yazar, Türkiye'ye döndüğü gibi bunları o dönem çalıştığı gazetede bir yazı dizisi haline getirmek istemiş. Ancak buna imkan tanınmaması sonucu ortaya 'Kadın Olmak' çıkmış. Bir ay boyunca gördüklerini ve duyduklarını bu incelemesinde bir araya getiren Zeynep Oral, kitabı yazma amacını ne kadın ne de erkek, sadece insan olmak çabası olarak tanımlıyor.

LEZBİYEN VE GEYLERİN SORUNLARI
Kaos Gl Kitapları, sempozyum, 158 sayfa.

Toplumsal bir realite olarak kendini var eden eşcinselliğin doğru algılanması ve tanınması oldukça önem taşıyor. Türkiye toplumunun değişimi ve evrimi süresinde bu konu acil bir tartışma ihtiyacı olarak kendini dayatıyor. Heteroseksüelliğin merkezi belirleyiciliğinin, gey ve lezbiyen bireylerin hayatlarının her alanında çeşitli sorunlara yol açığı da bir gerçek. 'Lezbiyen ve Geylerin Sorunları' adını taşıyan bu kitap, gey ve lezbiyen sorunlarına doğru yaklaşabilmek ve eşitlikçi çözüm arayışları üretebilmek için gerçekleştirilen sempozyumun konuşmalarından oluşuyor. Gey, lezbiyen ve heteroseksüel bireylerin ve uzmanların katılımıyla gerçekleşen bu sempozyumda, tüm sorunlar ele alınarak çözüm yolları aranıyor. Sempozyumda sunulan bildirilerin de yer aldığı kitap, bu sorunun
bilincinde olan ve özgürlükçü bir çözüm arayışı bulmayı amaçlayan herkes tarafından okunmalı.

TÜRK SANATINDA İKONOGRAFİK MOTİFLER
Emel Esin, Kabalcı Yayınevi, sanat tarihi, 457 sayfa.

'Türk Sanatında İkonografik Motifler', ünlü sanat tarihçilerimizden Dr. Emel Esin'in daha önce kitap olarak bir araya getirilmemiş makaleleri arasından yapılan bir seçkiden oluşuyor. Türk sanatının bazı ikonografik motiflerinin çözümlendiği yazıların yer aldığı kitapta, Orta Asya'dan Osmanlıya uzanan bir süreç içinde Türklerin ürettikleri çeşitli sanat eserlerinde ortaya çıkan simge sistemini tanıma fırsatı bulabilirsiniz. Emel Esin Toplu Eserleri dizisinin bu cildindeki makalelerde ayrıntılı olarak incelenen kozmik dağ, güneş, ay, gezegenler, ejderha gibi temel simgeleri anlamak, Türk kozmolojisini kavramak bakımından önem taşıyor. Türk sanatında karşımıza çıkan avcı kuş ve at motifleri de yalnızca ikonografik özellikleri açısından değil simgesel anlamlarıyla da ele alınıyor. Kitabın sonunda konuyla ilgilenenler için, Prof. Dr. Aykut Kazancıgil tarafından hazırlanmış bir Emel Esin kaynakçası da sunuluyor.
BALKANLAR ORTADOĞU KAFKASYA
Vassilis K. Fouskas, çeviren: Ali Çakıroğlu, Aykırı Yayınevi, inceleme-araştırma, 214 sayfa.

Kingston Üniversitesi'nde görev yapan Yunanlı araştırmacı ve gazeteci Fouskas ABD'nin önde gelen stratejisti ve eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniew Brzezinski'nin 'Büyük Satranç Tahtası' kitabında ileri sürdüğü görüşlerle tartışarak, Avrasya'ya ilişkin barışçı ve dayanışmacı öneriler geliştirmeye çalışıyor. 'Balkanlar Ortadoğu ve Kafkasya' adını taşıyan kitabında Soğuk Savaş'ın bitiminden ve 11 Eylül saldırısından sonra ABD'nin askeri ve politik stratejilerinde nelerin değiştiğini ele alan Fouskas, Avrasya'da Avrupa Birliği'nin izlediği alternatif politikaları da eleştirerek, özellikle Almanya, Fransa, İngiltere ve Türkiye'nin rollerini tartışıyor.

SEVR DOSYASI
Cahit Kayra, Büke Yayıncılık, araştırma-inceleme, 218 sayfa.

Cahit Kayra'nın kaleme aldığı 'Sevr Dosyası', Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı'nın aldığı yenilgi ile Batı ülkeleri arasında Türkiye topraklarının paylaşılmasını resmi kılan Sevr Antlaşması'nı konu alıyor. Sultanın kabul ettiği bu antlaşmaya, Mustafa Kemal'in yönetiği Kurtuluş Savaşı'yla karşı çıkışını ve antlaşmanın geçerliliğinin kalkmasını anlatan Cahit Kayra'nın kitabında, Sevr Antlaşması'nın hazırlık aşamasından, batı ülkeleri arasındaki gizli anlaşmalara kadar çeşitli bölümler bulunuyor.
Yazar, aynı zamanda Lozan ve Sevr Antlaşmalarını da karşılaştırarak konuya ışık tutmaya çalışıyor.

FIRTINA, İHTİLAL, EFSANE TRABZONSPOR
Hakan Kulaçoğlu, İletişim Yayınları, futbol, 430 sayfa.

Trabzonspor, 'Karadeniz fırtınası' olarak birden bire ortaya çıkmıştı. Lig şampiyonluğunu ilk kez İstanbul dışına çıkararak bir 'İhtilal yapmıştı. Ve çok kısa sürede altı kez şampiyon olarak 'Efsane'leşmişti. Kısaca Trabzonspor, futbol hayatına fırtına olarak başladı, sahici bir ihtilâle dönüştü, bir efsane oldu ama uzun zamandır 'sadece' bir efsane olarak kaldı... Ancak ne olursa olsun Trabzonspor, artık başka hiçbir şey yapamasa bile, Türkiye'nin futbol tarihinde ayrı bir başlık, ayrı bir konudur. Hakan Kulaçoğlu'nun hazırladığı 'Fırtına, İhtilal, Efsane Trabzonspor' adını taşıyan bu derlemede, Trabzonspor'la ilgili akla gelebilecek hemen her şeye dokunan yazılar yer alıyor; geçmişi, geleceği, hocaları... Sunay Akın, Altuğ Atalay, Hakan Dilek, Bülent Gürkan gibi isimlerin yazılarından oluşan kitapta, Kulaçoğlu'nun Trabzonspor'la ilgili değerlendirmeleri de bulunuyor.

SENARYO YAZARI OLMAK-SENARYO YAZMAK
Feridun Akyürek, MediaCat Kitapları, kişisel gelişim, 435 sayfa.

Feridun Akyürek'in kaleme aldığı 'Senaryo Yazarı Olmak, Senaryo Yazmak', sinemayla yakından ilgilenenler için senaryo yazımı hakkında kuramsal ve uygulamalı örneklerle bilgiler vererek yeni senaristler yetiştirmeyi amaçlıyor. Kitapta senarist adaylarına, 'sinema dramaturjisinin tiyatro yazın dramaturjisinden ayrımı, senaryonun içsel öğeleri ve düzenlemesi; film öyküsünü oluşturan öğeler; senaryonun biçimsel öğeleri ve bunların kağıt üzerinde yansıtılması' anlatılıyor. 'Öğrenilebilen öğretilir' ilkesinden yola çıkılarak kaleme alınan kitapta kuramsal bilgilerin yanısıra piyasada bulunan filmlerden örneklerle uygulamaya dayalı çalışma önerileri de bulunuyor.

DUNE: CORRİNO HANEDANI
Brian Herbert-Kevin J. Anderson, çeviren: Zeliha İyidoğan Babayiğit, Kabalcı Yayınevi, fantastik kurgu, 648 sayfa.

"Arrakis gezegeninin dönüş ekseni, yörüngesinin çapıyla dik açı oluşturmaktadır. Gezegen kürü biçiminde değil, daha çok ekvatoru geniş ve kutuplara doğru içbükey olan döner bir top biçimindedir. Bu gezegenin yapay olabileceği, kadim bir becerinin ürünü olabileceği şeklinde bir kanı söz konusudur." Dune evreninin yaratıcısı olan Frank Herbert'ın oğlu Brian Herbert ve Kevin J. Anderson'un kaleme aldığı 'Corrino Hanedanı', klasik 'Dune' dizisine giriş niteliğindeki 'Hanedanlar Üçlemesi'nin son kitabı. Büyük bir savaşın eşiğinde yaşanan, ve evrendeki en önemli nokta sayılan çöl gezegeni Arrakis'de gelişen entrikaları anlatan üçlemenin son kitabında Dük Leto, İmparator Şaddam ve Leydi Jessica'nın başlarından geçen olaylar hakkındaki sorular açıklığa kavuşuyor.

YAŞAMA SANATI
Alfred Adler, çeviren: Kamuran Şipal, Say Yayınları, 286 sayfa.

Alfred Adler kitabında, kurucusu olduğu 'bireysel psikolojisi'nin temel ilkelerini açık seçik dile getirerek, yaşamın amacı, aşağılık kompleksi, üstünlük eğilimi, yaşam üslubu, sağduyu eksikliği gibi neredeyse adıyla özdeşleşen kavramları irdeliyor. Adler'in psikolojik sistemi, psikoloji tarihinde bugün 'toplumbilim' diye tanımladığımız yöne dönen bir sistem olarak ortaya çıkıyor. 'Yaşama Sanatı'nda, çocukların okul eğitimi, evlilik, özgürlük, toplumsal koşullardan kaynaklanan erkek ve kadın farklılığı somut örneklerle inceleniyor.

YÜZÜMÜZ NELER ANLATIYOR?
Mehmet Arif-Murat Toktamışoğlu, Kapital Medya Hizmetleri, kişisel gelişim, 131 sayfa.

Yüz okuma tekniklerinin şekillerle detaylı olarak anlatıldığı 'Yüzümüz Neler Anlatıyor', eski çağlardan bu yana Eski Çin'den Eski Yunan'a, doğudan batıya pek çok kültürün üstünde araştırmalar yaptığı yüz yapısı ile insan karakterleri arasındaki ilişkinin, günlük yaşamda kullanımına dair notlardan oluşuyor. Mehmet Arif ve Murat Toktamış'ın kaleme aldıkları kitap, insanı tanımaya yönelik alternatif bir teknik olan yüz okuma yöntemini anlatarak insanlar arasında daha iyi ilişkiler kurmaya yardım ederken, aynı zamanda verimli bir sosyal ve iş yaşantısı kazandırmayı hedefliyor.

MARX VE DOĞA
Paul Burkett, çeviren: Ercüment Özkaya, Epos Yayınları, inceleme-araştırma, 328 sayfa.

Paul Burkett'in kaleme aldığı 'Marx ve Doğa'da, Marx'ın topluma, doğaya ve çevre krizine yaklaşımı yeniden kurulmaya çalışılıyor. Marx'ın yaklaşımının, bütün ekolojik ve ekolojik kriz kavramlaştırmalarının kaçınılmaz olarak üretimin belli toplumsal biçimlerinin damgasını taşıyan, insani-toplumsal yapıntılar olduğunu otomatik biçimde kavradığını belirten Burkett kitabında, Marx'ın doğaya toplumsal-bilimsel yaklaşımının, yani Marx'ın doğayla esas olarak insani-toplumsal üretim ve gelişimin bir koşulu olarak ilgilenmesinin üzerine odaklanıyor. Marx'ta çevre sorunları üzerine söylenecek işe yarar bir şey olduğu fikri bazı okuyuculara ters gelebilir ancak 'Al-Yeşil Bir Perspektif' altbaşlığı ile yayımlanan 'Marx ve Doğa', çevre üzerine Marx'ın ilk felsefi eserlerinin ötesine geçmeye ve onun politik eleştirisinin ekolojik potansiyelini keşfetmeye çalışan bir çalışma.

OSMANLI'DA CEMİYETLER VE RUM CEMAATİ
Haris Eksertzoglou, çeviren: Foti Benlisoy-Stefo Benlisoy, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, inceleme-araştırma, 143 sayfa.

Özerk toplumsal girişimlerin aracı olarak derneklerin ortaya çıkışı, özellikle geç dönem Osmanlı tarihinin en ilgi çekici konularından biri. 'Osmanlı'da Cemiyetler ve Rum Cemaati' isimli bu çalışma, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Rum-Ortodoks topluluğun en tanınmış ve uzun ömürlü cemiyetlerinden birini, Dersaadet Rum Cemiyet-i Edebiyesi'ni konu ediniyor. Haris Eksertzoglou'nun kaleme aldığı kitap, Osmanlı Rum orta sınıfının 19. yüzyılın ikinci yarısında hızla çoğalan cemiyetler vasıtasıyla kendi kimliğini inşa süreci üzerine eğiliyor. Eksertzoglou, Cemiyet-i Edebiye'nin düzenlediği müsabaka ve konferans gibi etkinlikleri inceleyerek, cemiyetin oluşturduğu söyleme odaklanmaya çalışıyor ve bu söylemin yükselen Yunan milliyetçiliğiyle hangi noktalarda ilişkilendiğinin
izlerini sürüyor. Yazar, Rum burjuva katmanların hayırseverlik ve eğitim gibi etkinlik alanlarındaki inisiyatiflerinin kendi cemaatleri ve Osmanlı sistemindeki konumları üzerine etkilerini inceliyor.

RÖNESANS İNGİLTERE'SİNDE TÜRKLER
Prof. Dr. Nazan Aksoy, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme-araştırma, 131 sayfa.

Prof. Dr. Nazan Aksoy, 16. yüzyılda İngiltere'de yazılmış, Türkleri konu alan oyunların anlamını tarihi açıdan yorumluyor. 'Rönesans İngiltere'sinde
Türkler' adını taşıyan kitapta bu oyunların yazıldıkları dönem bütün özellikleriyle eleştiriliyor. Batı edebiyatı ve tiyatro sanatında çeşitli dönemlerde farklı biçimlerde kendisini gösteren Türk imgesinin, her dönemin değişik özelliklerine, Osmanlı Devleti'nin gücüne, her ülkenin koşullara göre değişen değer yargılarına bağlı olduğunu belirten Aksoy, İngiltere ile Osmanlı arasındaki ilişkilerin, siyasi, ekonomik ve diplomatik alanlardaki gelişmelere göre şekillendiğini söylüyor. Kitapta, 16. yüzyıl İngiliz edebiyatında Türkler konusu ele alınırken, yüzyılımızın direttiği bakış açısının sınırlayıcılığından çıkılıyor ve sorun o dönemin tarihi ufku çerçevesinde yorumlanmaya çalışılıyor.

Eski Sayılar: 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21-27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44-45 46 47 48 49 50-51-52 53-54 55-56 57 58
2004/01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11

Ö z k a n P A P A T Y A
Genel Yayın Yönetmeni
admin@vitrindekikitaplar.com