|

UYKUDAN ÖNCE BİRTANE
Ellerimi uzatsam, bıyıkları
altındaki o çapkın gülüşüne dokunacaktım. Sarılsam, teninde dünyanın en güzel
babasına ait, en keskin ceviz kokusunu duyacaktım... ... Bir şehre yağmur
yağınca, tüm masumiyetiyle bir bebek gözünü açmış gibi oluyor yaşama. Çimenler
çıkıyor kurumuş topraktan, dal dal filizler uzuyor kabuk bağlamış ağaçlardan ve
çiçekler doğuyor filizlerden, yeni baştan... Hem birleştiren bir duygudur aşk,
hem de biricikleştiren. İçine düştükçe genişler dünyan, küçülürsün sen ne kadar
seversen... ... Yalandan kalelerimiz yıkılınca anlarız, sevdalarımızdan da
büyükmüş meğer kendimize olan sevgimiz. Tam da paylaşmaktan söz açarken fark
ederiz ki, hepimiz hem yalancı hem de iflah olmaz bencilleriz...
DÜNYA-TARİHİNİN SINIRINDA TARİH
Ranajit Guha, çeviren: Erkal Ünal, Metis Yayınları, tarih, 139 sayfa
Ranajit Guha'nın 'Dünya-Tarihinin Sınırında Tarih' isimli bu kitabı, Avrupamerkezci tarih felsefesi yaklaşımını eleştirerek, tarihyazımını yeniden etkilemiş ve yakın zamanların klasikleri arasına giren bir çalışma. Hintli tarihçi Guha, bilindiği gibi, sömürgecilik sonrası tarihyazımını besleyen en önemli akımlardan biri denebilecek Madun Araştırmaları'nın (Subaltern Studies) kurucu isimlerinden. Madun Araştırmaları, Batı tarihçiliğinin bazı halkları yok saydığını ve olabildiğince emperyalist özellikler taşıdığını deşifre eden önemli akımlardan biri. Bu akımın öncüsü Guha'nın açtığı yolun bu anlamdaki önemi, kendisinin bu eserini değerli kılıyor.
SELAHADDİN
Malcolm Cameron Lyons ve D. E. P. Jackson, çeviren: Zehra Savan, Pınar Yayınları, biyografi, 486 sayfa
Birer İslam ve Arap tarihi uzmanı olan Malcolm Cameron Lyons ve D. E. P. Jackson'ın 'Selahaddin'i, bu önemli tarihi aktör hakkında yazan modern biyografi yazarlarına referans bir eser olmayı amaçlıyor. Kitap, Selahaddin Eyyübi'nin yaşadığı dönemin kaynaklarına, bu dönemde yazılan diplomatik veya şahsi mektuplara yer veriyor. Burada sunulan kaynaklar asıl olarak, Selahaddin'in kendi girişimleri ve yorumlarıyla ilgili. Kitap, Selahaddin Eyyübi'nin Mısır'da iktidara gelişi ya da Üçüncü Haçlı Seferi tarihi hakkında bilinenlere fazla birşey eklemese de, Selahaddin'in döneminde etkin olan büyük güçleri analiz etmesiyle önem kazanıyor.
|

ERKEN AKILLAN, GEÇYAŞLAN
Strese karşı
tepkilerimizi, alışkanlıklarımız, düşüncelerimizi değiştirerek,
stresten kaynaklanan rahatsızlıklardan korunabilecek bir hayat
tarzını daha erken yaşta oturtmamız gerekiyor. Pek çok hastalığı
engellemek ya da iyileştirmek ve geç yaşlanmak kendi elimizde.
Uzun ömürlü olmak için yapacağımız pek çok şey, yaşam kalitemizi
de artıracaktır. Bu kitapta, özellikle bizleri yıpratan düşünce
şeklimize ve davranış alışkanlıklarımıza farklı bir yaklaşım
bulacaksınız. Hayatınızı olumsuz yönde etkileyen ve çözümü
aslında sizin elinizde olan birçok sorunun üstesinden gelmeye
hazır mısınız?KİŞİ BAŞINA BİR YALNIZ
Atilla Atalay, İletişim Yayınları, mizah, 269 sayfa
Atilla Atalay, 'Kişi Başına Bir Yalnız'da, mizahla melankoliyi birleştirmeyi deniyor. Türkiye kültürü düşünüldüğünde, yalnızlık genel olarak ayıpsanan bir durum. Atalay'ın bu kitabıysa, yalnızlığın istisnai bir durum olmadığını, aslında her insanın kendi yalnızlık 'potansiyeli'ne sahip olduğunu vurguluyor. Bunu en iyi ifade eden de kitabın başlığı olsa gerek. Fakat kitabın sadece yalnızlığa odaklanan bir eser olmadığını söylemek lazım. Çünkü kitapta, birebir bu konuya kafa yormayan, çok çeşitli konulara geçiş yapan mizahi denemeler de çoğunlukta. Burada medyadan botoksa, özel güvenlikten bilgi yarışmalarına, Şoray kanunlarından delikanlı raconlarına çok sayıda konu bulunuyor.
|

Mustafa Kemal Atatürk'ün özel bir insan olduğunu
Türk Milletinin yanı sıra yabancılar da, kabul etmektedir. Bir
yerde dünyaya hakim olan Avrupalıların Osmanlıyı yıkmalarından
sonra yerine bir devlet kurmak için çalışmalara 1907 yılında
Padişah 2. Abdülhamit zamanında bugünkü Türkiye Cumhuriyetinin
sınırlarını gösteren haritayı çizmesiyle başlar. Ve son nefesini
vermeden önce halkın yakında patlayacak olan İkinci Dünya
Savaşı'na katılmaması için ettiği vasiyet ile biter.
Tüm bu olayları arkadaşları onun "İleri görüşlü" olmasına
bağlarken ben yıllardır yaptığım araştırmalar sonucunda onun "Parapsikolojik
" yeteneklere ve bunun da İslamiyet' te " Ledünni İlmi" yani
Allahtan gelen ilim ile açıklamaya çalıştım.
Atatürk 1907 yılında Türkiye Cumhuriyeti Haritasını çizdi.
Atatürk Birinci Dünya Savaşı'na girmenin felaket olacağını ve
devletin sonunu getireceğini söylüyordu.
Atatürk Çanakkale Savaşları sırasında İngilizlerin savaş
planlarını aylar öncesinden bildiriyordu.
Atatürk Kurtuluş Savaşını kazanacağını biliyordu.
Atatürk Yunanlıların savaş planlarını biliyordu.
Atatürk İkinci Dünya Savaşının başlayacağını ve bu savaşı
kimlerin kazanacağını açıkladı.
Atatürk Avrupa Birliği'nin kurulacağını, Global Dünyayı,
Rusya'nın parçalanacağını bildirdi.
Atatürk'ün devrinin diktatörleri Hitler ve Mussolini için
söylediği kehanetler.
Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin yıkılmayacağı ile ilgili
kehaneti.
Muhiddin-i Arabi ve Nostradamus'un Atatürk ve Türkiye ile ilgili
kehanetleri.
KIZILDERİLİ EFSANELERİ VE MASALLARI
Richard Erdoes ve Alfonso Ortiz, çeviren: Kahraman Türel, Anfora Yayıncılık, folklor, 583 sayfa
'Kızılderili Efsaneleri ve Masalları', Kuzey Amerika'nın asıl sahipleri olan Kızılderililere ait masal ve efsanelere yer veriyor. Burada yer alan metinler, folklor ürünlerinin iyi bir örneği olarak Kızılderililer'in dededen toruna aktarılan halkbilim ürünlerinden oluşuyor. Folklor ürünleri, öz olarak aynıdır. Kitaptaki metinlerin, çok uzak bir kültüre ait olmalarına rağmen, bazen Yunan mitolojisi ve bazen de Uzakdoğu ve Asya folklor ürünleriyle taşıdığı benzerlikler dikkat çekici. Ayrıca Kızılderililerin doğaya duydukları saygı, paylaşımcı özellikleri ve canlılara verdikleri değer bu metinlerin özünü oluşturuyor.
|
ATATÜRK'ÜN YAVERİ CEVAT ABBAS GÜRER
Turgut Gürer, kendi yayını, biyografi, 464 sayfa
Cevat Abbas Gürer, Atatürk'ün 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı'nda yaverliğini yapan bir isim. Gürer'in yirmi dört yıl boyunca icra ettiği yaverlik görevi, kendisini yakın tarihin önemli bir aktörü kılıyor. Turgut Gürer'in kitabı, Cevat Abbas'ın anılarından yola çıkarak, bu önemli isim üzerinden bir dönemin bilinmeyen yönlerine ışık tutuyor. Çünkü Cevat Abbas'ın anıları, Atatürk'ün bazı kişisel özelliklerini, 19 Mayıs 1919'dan önce Atatürk'ün İstanbul'da tasarladığı Ulusal Kurtuluş planlarının ayrıntılarını da gün yüzüne çıkarıyor. Cumhuriyet kurulduktan sonra, Türk Hava Kurumu'nun kurucusu ve ilk başkanı da olan Cevat Abbas, bir dönemin önemli bir tanığı.
DEDE KORKUT HİKÂYELERİ
Hazırlayan: Orhan Şaik Gökyay, Kabalcı Yayınevi, 2006, 361 sayfa.
Milli Eğitim'in müfredatından geçip de "Dede Korkut gelip boy boyladı, soy soyladı" mısra-ı bercesteyi bilmeyen yoktur. Ne yalan söylemeli, galiba tüm bilinen de bundan ibarrettir. Asıl adı Kitab-ı Dede Korkut Ala Lisan-ı Taife-i Oğuzan olan bu eseri üstünkörü geçip gider her öğrenci. Kitap, on iki destansı hikâye ve bir mukaddimeden oluşmuştur. İslamiyet öncesi dönemden de izler taşıyan hikâyeler, Kuzeydoğu Anadoluda yaşamış olan Müslüman Oğuzları anlatır.
Bugün elde olan iki nüshanın Akkoyunlu devletinin çökmeye başladığı dönemlerde yazıya geçirildiği tahmin ediliyor. Nüshalardan biri Almanya Dresten Kitaplığı'nda; altı hikâyenin bulunduğu eksik bir nüsha ise Vatikan'dadır. Nüshalar üzerine ilk incelemeyi Alman Türkiyatçı Fr. Von diez 'Tepegöz Destanı'nı Almancaya çevirerek yapmış. Kilisli Rıfat, Orhan Şaik Gökyay ve Muharrem Ergin de kitabı Türkiye'de yayımlayan isimler...
Orhan Şaik Gökyay'ın ilk basımı 1976 yılında yapılan Dede Korkut Hikâyeleri, Kabalcı Yayınevi Şark Klasikleri dizisinin sekizinci kitabı olarak yayımlandı.
14-16 yüzyılları arasında yazıya geçirildiği tahmin edilen Dede Korkut Hikâyeleri, Oğuzların hayatını konu olan 12 ayrı hikâyeden oluşmaktadır. Her biri bir boyun çıkışını anlatan hikâyelerin, Oğuzun 24 boyuna atfen aslında 24 tane olduğu tahmin edilmektedir... Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan geniş bir coğrafyada folklorik bir öğe ve halkın ortak kültüründe yer etmiş efsaneler olarak bir düzeyde hâlâ canlıdırlar.
Dede Korkut Hikâyeleri, Türk dilinin ve edebiyatının, örf ve âdetlerinin, ahlâk ve törelerinin, inançlarının, kahramanlıklarının, kısacası Türk hayatının olduğu gibi verildiği bir eser olarak da önem kazanır... Gökyay'ın hazırladığı bu önemli eser her evin kitaplığında yer almalı...
Demet Çaput
(Radikal Kitap) |
DOSTLUK
Francesco Alberoni, çeviren: Meryem Mine Çilingiroğlu, Literatür Yayıncılık, anlatı, 167 sayfa
Francesco Alberoni'nin 'Dostluk'u, dostluğu "sevginin etik bir biçimi" olarak tanımlıyor ve bu tanımdan hareket ederek, efsanevi kahramanların dostluklarından Antik Yunan ve Roma filozoflarının dostlukla ilgili görüşlerine ve nihayet çağımız yazar ve araştırmacılarının dostluk ilişkilerine kadar uzanan geniş bir zaman dilimini gözden geçiriyor. Grimm Kardeşler, Marx ile Engels, Cézanne ve Emile Zola, Alberoni'nin bu tarihi çerçevede okuyucunun karşılaşacağı bazı örnekler. Dostluğu diğer sevgi biçimlerinden farklı kılan yön nedir?, Kardeşler veya aile arasında dostluk olabilir mi? ve Aşk ile dostluk nasıl ayırt edilir? yazarın kafa yorduğu başlıca konular.
|