Ana Sayfa

Yeni Kitaplar

Eski Sayılar: 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21-27 28 29 30

HALK EDEBİYATI
Hamdi Güleç, Çizgi Kitabevi, inceleme-araştırma, 389 sayfa.
Hamdi Güleç, halkın duygu ve düşüncelerini, özlemlerini dile getiren, sözlü gelenek ürünü, halkın zengin kültür değerlerini yansıtan bir edebiyat kolunu, halk edebiyatını ele alıyor çalışmasında. Güleç, kitabın giriş bölümünde halk edebiyatı kavramına, bu edebiyatın genel tanıtımına yer veriyor ve konuyu, 'Anonim Halk Edebiyatı ve Türleri', 'Din Dışı Halk (Aşık) Edebiyatı ve Etkileri', 'Dini-Tasavvufi (Tekke) Halk Edebiyatı', 'Halk Tiyatrosu' ve 'Dede Korkut Hikayeleri' ana başlıkları altında inceliyor. Kitap, bu edebiyat kolu içinde yer alan bütün türleri ayrıntılı örneklerle açıklıyor. Araştırma yapanlar, öğrenciler ve halk edebiyatını sevenler için.

DİVAN ŞİİRİNDE İSTANBUL
Asaf Halet Çelebi, Hece Yayınları, şiir.
Divan şiiri şairlerinin amacı, hayat ve doğayı tasvir etmekten çok uzaktır. Bu nedenle bu şiirlerde İstanbul'un güzelliklerine, sosyal hayatına, eğlence yerlerine ait tasvirler bulmak zordur. Klasik edebiyatın önde gelen şair ve araştırmacılarından Asaf Halet Çelebi, zoru başarmış ve divan şiirinde sadece İstanbul üzerine yazılanları bulup çıkarmış. 'Divan Şiirinde İstanbul', klasik edebiyat tadında ve kaynak olarak da son derece zengin bir derleme. Bu derlemede, dört asır boyunca değişen gelişen
İstanbul'u izlemek, ünlü şairlerin, Nedim'in, Vasıf'ın, Nabi'nin hatta Fatih Sultan Mehmed'in şehrini görmek ve onların şiirlerinin tadına varmak mümkün.

ZİGGURAT
Kaan Polatlar, Gendaş Kültür, roman, 343 sayfa.
"M.Ö. 3 binde, Sümer ülkesinde, Erken Hanedanlar ve sonraki III. Ur Sülalesi çağlarında, birbirinden bağımsız küçük siyasi birimler oluşturan kent devletleri, kudret ve güçlerini kanıtlamak için, Güney Mezopotamya'nın düz ovalarında, Zigguratlar inşa etmeye başlamışlardı.Ve Babil Döneminde inşa edilen Zigguratlar'da zorla çalıştırılan İbrani halkı için bu yapılar sadece kargaşayı temsil etmişlerdi, Tevrat da, bu binaların yapımında uygulanan zorbalığı Tanrı'ya atfetmişti." Arkeolojik eserlerin sadece tarihi düşündüren, göz zevkimize hitap eden nesneler olmaları dışında, aslında hepsinin bir hikâye anlattığını düşündünüz mü hiç? 'Ziggurat'ta Kaan Polatlar, tarih tezinden yola çıkarak, arkeolojik eserlerin anlattıklarını okuyarak tarihin bilinmeyen öykülerinden
birini yazıyor ve Ziggurat'ın gerçek anlamının peşine düşüyor.

C. G. JUNG PSİKOLOJİSİ
Jolande Jacobi, çeviren: Mehmet Arap, İlhan Yayınevi, psikoloji, 213 sayfa.
Geçtiğimiz yüzyılın en önemli psikoloğu, bilinçdışı psikolojinin babası Carl Gustav Jung'un çalışmalarını derlemiş Jolande Jacobi 'C. G. Jung Psikolojisi'nde. 'Psişenin Doğası ve Yapısı', 'Psişik Süreçlerin ve Güçlerin Yasaları', 'Jung Teorisnin Uygulanması' başlıkları altında Jung'un psikoloji teorisini ele alıyor Jacobi. Dr. Jung'un sisteminin belli başlı noktalarını, kısa ama yeterli bir şekilde ele alan kitapta ayrıca, yaşamı boyunca otuza yakın eser yayınlayan, Freud'a karşı çıkan, din psikolojisi ve etnolojiye yakın duran Jung'un, hayatına da yer veriliyor.
C. G. Jung'un psikolojik sistemini her yönüyle tanımak isteyen okurlar için.

EZGİLER EZGİSİ
Derleyen ve çeviren: Samih Rifat, Okuyan Us Yayınları, şiir, 75 sayfa.
'Ezgiler Ezgisi', Kitab-ı Mukaddes'in Eski Ahit bölümünde yer alan bir kitap ve yeryüzünün belki de en eski, en kutsal aşk dizelerinden meydana geliyor. İnsanın düşgücü ve şiir dünyasının yarattığı en güzel erotik yapıtlardan birisi 'Ezgiler Ezgisi'. Bugünkü biçimiyle yazılış tarihi, İ.Ö. 5. yüzyılı göstermekle birlikte, içindeki şiirlerin İ.Ö. 10. yüzyıldan kaldığı sanılmakta. Samih Rifat'ın Türkçe'ye çevirdiği ve önsözünü yazdığı, İlhan Berk'in desenleriyle süslediği kitap, taşıdığı belirsizlikler ve olası anlam katları ile her okuyuşta daha çekici, büyülü hale geliyor.

PUSLU ADA
Semih Gümüş, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, deneme, 122 sayfa.
"Eleştirmen, anlayan insandır; öyle olduğu için kendi dışındaki dünyayı dinlemeye eğilir(...) Asıl olan edebiyatın kendi iç değerlerinden ve insanın yarattığı dünyadan kopmaması. Bu bağı sağlam tuttuğu sürece, edebiyatın geleceği de değerlerinden yana, er geç bükülür. Orada yalnızlıktan korkulmaz. Pus ancak böyle dağılabilir..." diyor Semih Gümüş ve 'Kim yazar?', 'Yazma işi kimin için yapılır?' gibi sorular soruyor ama elbette kesin yanıtlar vermiyor 'Puslu Ada'da. Kitabın son bölümünde ise Tanpınar'ın 'Huzur'unun, Orhan Kemal'in, Sabahattin Kudret Aksal'ın, Orhan Pamuk'un 'Benim Adım Kırmızı'sının kısa okumalarına da yer veriyor Gümüş.

YENİ 1000 YILDA TANRI
Derleyen: Russel Stannard, çeviren: Atalay Atabek, Gelenek Yayıncılık, bilim, 157 sayfa.
Modern bilimin, dünyayı ve Tanrı'yı anlama biçimimizi kökünden değiştirdiği bu günlerde, insanoğlu bu değişimin neresinde ve modern bilim Tanrı'ya ilişkin bilgilerimizi nasıl etkiliyor? Russel Stannard bu soruların yanıtını bulmak için, din ve bilim arasındaki tartışmalarda öne çıkan elli kişiyle temasa geçerek onların konu hakkındaki düşücelerini almış. Kitaptaki yazılar sekiz ülkeden Hıristiyan, Müslüman, Yahudi ve Hindu geleneklerini temsil eder nitelikte. Çoğu fen bilimlerinden olmakla birlikte aralarında felsefeci, ilahiyatçı ve psikologların olduğu bu elli kişi, kozmolojiden evrime, genetik mühendisliğinden uzaya, ruhtan
din-bilim tartışmasına değin pek çok konuyu değerlendiriyorlar.

GELECEK YİYECEKLERDE
Dr. Yasemin Bradley / Anthony Bradley, İnkılap Kitabevi, sağlık, 216 sayfa.
Beslenme şeklimiz gelecekteki yaşam süremizi tayin ediyor. İşte bu yüzden 'Gelecek Yiyeceklerde' diyor beslenme ve diyet uzmanı Yasemin Bradley ile Anthoy Bradley. Yasemin ve Anthony Bradley ortak çalışmalarında, beslenme yöntemleri hakkında doğrudan bilgi veriyorlar.
'Doğru beslenme tabağı nasıl olmalı?' konusunu ele alarak başlayan kitap, karbonhidratlar, şeker türleri, glikoz fruktoz bilgilerinden yola çıkarak vitamin çeşitlerine dek, okura beslenme teknikleri öneriyor. 'Gelecek Yiyeceklerde', kalp damar hastalıkları, şişmanlık, Sindirim sistemi rahatsızlıkları ve uyku sorunları hakkında detaylı bilgiler içeren, yol gösterici nitelğinde bir kitap. Yemek için yaşayanlardan değil, yaşamak için yiyenlerden olanlara, olmak isteyenlere.

KIRIK KALBİNİZİ 30 GÜNDE İYİLEŞTİRMENİN YOLU
Howard Bronson & Mike Riley, çeviren: Zuhal Yeke, Beyaz Balina Yayınları, strateji, 172 sayfa.
'Kalbiniz mi kırıldı, acı mı çekiyorsunuz? Sevgiliniz sizi terk mi etti? Bu boşluk ve kaybolmuşluk duygusundan kurtulamayacağınızı mı düşünüyorsunuz?' sorularından hareketle hazırlanan 'Kırık Kalbinizi 30 Günde İyileştirmenin Yolu' adlı kitap biten bir ilişkinin ardından 30 günde güzel hatıraları yaşama ve bir yandan da bu hatıraları düşünme olanağı sunuyor. Denenmiş ve kanıtlanmış öğretilerin yer aldığı kitap, kırılan kalplere sesleniyor.

KATİLİM, YALNIZLIĞIMI ÖLDÜRDÜM
Şerafettin Kaya, Telos Yayıncılık, şiir, 83 sayfa.
Rusya'da ölü güneşler toplamak, ölü sevdalar okşamak, Tibet'te saçlarını rüzgara taratmak, Brezilya'da karnaval soytarısı, Şili'de kayakçı olmak isteyen ve şiirlerini bu duyguları seven, bu kaygıları çeken insanlara sunmak isteyen bir şair Şerafettin Kaya. Tiyatro, stand-up, sinema gibi alanlarda da kendini ifade eden Kaya, özellikle Öküz Dergisi'ndeki fotoroman şiirleriyle tanınıyor. 'Katilim, Yalnızlığımı Öldürdüm', şairin 'Kendimleyim', 'Bensiz Tanrı' isimli şiir kitaplarından sonra yayınlanan üçüncü kitabı. Yalnızlığını öldürenbir 'Katil'le tanışmak isteyenlere duyurulur.

O KADIN
Pierre Hebey, çeviren: Pervin Dallıağ, Doğan Kitap, roman.
"Hemen sadık bir koca olduğumu itiraf edeceğim. Zaten anlatacaklarım da mucize eseri istisnai bir şekilde uzun ömürlü olan sadakatin hikayesidir. Bütün erkekler, her ne kadar alay etseler de, sadece bir kez sevmeyi bilmemenin sıkıntısından kurtulamazlar..." İlk gençliğinde yaşadığı gizemli aşkın anılarını karısıyla paylaşan bir erkeğin hikayesi 'O Kadın'. 1992 yılında Chateaubriand Ödülü'nü alan Pierre Hebey, ilk aşk ile eşin siluetlerinin özdeşleştirildiği bu romanında, tek aşk mitinin büyüsünü anlatıyor.

ALEVİLER'İN ETNİK KİMLİĞİ
Cemal Şener, Etik Yayınları, inceleme-araştırma, 223 sayfa.
'Aleviler'in Etnik Kimliği'nde Cemal Şener, Sivas, Erzincan, Tunceli , Malatya, Maraş vs. illerinde bulunan Aleviler'in bir kısmının tarihsel-toplumsal gelişmeler sonucu Kürtçe ya da Zazaca konuştuğunu ama özellikle 60 yaş ve üstündekilerin ısrarla kendilerini Kürt ya da Zaza değil, Türk olduklarını ifade ettiğini anlatıyor. Beş bölümden oluşan kitapta, yazarın bir dergide kaleme aldığı 'Aleviler'in Etnik Kimliği' adlı yazısı, ona gelen tepkiler, Osmanlı'nın Toplum yapısı, Osmanlı'da Türkmenler'in Devlet erkinden dışlanması, din, dil ve milliyet ilişkisi üzerine yazılar bulunuyor.

CEPHEDEN CEPHEYE
Münim Mustafa, Arma Yayınları, anı, 150 sayfa.
'Cepheden Cepheye' I. Dünya Savaşı sıralarında Hukuk Fakültesinde öğrenci iken ihtiyat zabiti olarak orduya alınan genç bir Osmanlı aydınının gerçek cephe anılarını konu alıyor. I. Dünya Savaşı'nın kader çizgilerinin belirlendiği Kanal, Çanakkale ve Kafkas cephelerinde aktif görev üstlenen Mustafa'nın, ateş altında yaşadıklarını anlatıyor. Bir savaşçının yaşadıklarının izlerini taşıyan 'Cepheden Cephe'ye, ilk olarak 1935 yılında Hafta mecmuasında tefrika edilmişti.

SÖMÜRGECİLİK TARİHİ
Marc Ferro, çeviren: Muna Cedden, İmge Kitabevi, inceleme-araştırma, 673 sayfa.
Esas olarak Batı Avrupa kökenli bir hareket olarak 13. yüzyılla 20. yüzyıl arasında gerçekleşen sömürgecilik hareketini ele alıyor 'Sömürgecilik Tarihi'. Dünyada gelmiş geçmiş hiçbir devlet örgütü masum değildir ve kitapta bunun örnekleri veriliyor ve ayrıntıları ile ele alınıyor. Ancak bütün bunların yanında kitabın ekseninde esas olarak batı kökenli sömürgecilik var. Bunu sebebi batı sömürgeciliğin çok daha fazla radikal hedefler belirlemiş olması. Sömürgecilik tarihi, küreselleşmeyi, varolan etnik ve dini mücadeleleri farklı bir açından değerlendirmek için önemli bir kaynak niteliğinde. Tarihi, farklı yönleriyle görmek isteyenler için.

BENİM YEŞİL GEZEGENİM
Rüzgar, O'ses Yayınları, roman, 235 sayfa.
Bir bilimkurgu kitabı daha raflardaki yerini aldı. 'Benim Yeşil Gezegenim' adlı kitap çağımızda birçok kişinin, uzaylılar tarafından kaçırıldığını idda etmesi üzerine yayımlanan bir kitap. 'Benim Yeşil Gezegenim' de yazar kendi özüne yaptığı yolculuklar sırasında varoluşunun aslına uzanıyor ve orda dış uzaydan dünyaya gelen bir tohum olduğunu anımsayan bir insanın ilginç öyküsünü anlatıyor. 'Benim Yeşil Gezegenim' bilimkurgudan hoşlananların beğenisine sunuluyor.

BOSNA-HERSEK BARIŞ SÜRECİ
Osman Karatay, Karam Yayınları, inceleme-araştırma, 184 sayfa.
'Bosna-Hersek Barış Süreci' zorlu ve kanlı bir savaşın ardından 1995 sonunda barışa kavuşan ve şu an üzerinde geleceğin toplum düzeninin ve yönetim sisteminin denendiği Bosna tüm yönleriyle ele alınıyor. Kitapta, Bosna'nın yüklü bir stratejik anlam ve önemi üzerinde duruluyor. Ve Savaşın bitip uluslararası himayede bir barış sürecinin başladığı 1995-98 arasındaki gelişmeler bir öykü edasıyla anlatılıyor.

KURULUŞTAN LALE DEVRİ'NE OSMANLI İMPARATORLUĞU
Nejat Kaymaz, Kaynak Yayınları, tarih, 290 sayfa.
Nejat Kaymaz, bu kitabında kuruluştan Lale Devri'ne kadar Osmanlı tarihini bütünsel bir yaklaşımla ele alıyor. Kitap Osmanlı öncesi Türkiye'sine kısa bir bakışla başlıyor, Osmanlı Devleti'nin doğuş ve gelişim koşullarını, devletin yükselişi, imparatorluk yapılanmasını, Osmanlı'nın köken sorununu, Osmanlı tarih yazıcılığını ayrıntılı olarak inceliyor. Coğrafya, pozitif bilimler, felsefe, şiir ve tasavvuf ışığında da kitabını sonlandırıyor. Osmanlı'nın en renkli dönemlerinden olan Lale Devri'ni merak edenlere duyurulur.

DÜŞÜNCEDEN SONUCA İNSAN KAYNAKLARI
Ernst-Young İnsan Kaynakları Danışmanlığı, Hayat Yayınları, inceleme-araştırma, 399 sayfa.
'www.insankaynakları.com' sitesinde yeralan tüm yazılar Ernst-Young İnsan Kaynakları Danışmanları tarafından tek bir kitapta toplandı. İnsan kaynakları yöneticileri ve şirket liderlerine, insan kaynaklarını iş gibi tanımlamayı, gelecek için hazırlanmayı anlatan kitap geleceğin rekabetçi ortamında yeni roller edinmeyi ve gelişmelerin nasıl ölçüleceğini keşfedecekleri ipuçları da veriyor.

HAZAR RÜZGARI
Marek Halter, çeviren: Nuriye Yiğitler, Everest Yayınları, roman, 359 sayfa.
Avrupa'da 'S.O.S Racisme' örgütünün ve Avrupa Kültür Sanat ve Bilim Vakfı FESAC'ın kurucusu, ırkçılık karşıtı Marek Halter, 'Mesih'ten sonra çıkardığı 'Hazar Rüzgarı'yla mesih arayışı kavramına geri dönüyor. Onuncu ve yirminci yüzyıldan kahramanları biraraya getirdiği bu kitabında Halter, büyük bir aşk destanını da gözler önüne seriyor. Kitapta, genç İshak 10. yüzyılda Volga ve Kafkasya arasındaki topraklarda hüküm süren Hazar Krallığına gönderilen bir ulaktır. Yanında, yüzlerce yıldır beklenen Mesih'in bu yeni Yahudi Krallığına atfettiğine dair bir mektup taşımaktadır. Genç İshak yaptığı yolculuk sırasında hem hayatının aşkına, hem de mesih umudunun sonuna ulaşır ve kaderleri Hazarlar üzerine araştırma yapan Marc Sofer ile ortak bir noktada buluşur.

DEPREM SORUNUNA KALICI ÇÖZÜM
İlyas Yılmazer, Kaynak Yayınları, inceleme-araştırma, 124 sayfa.
Doçent doktor İlyas Yılmazer 'Deprem Sorununa Kalıcı Çözüm' adlı kitabında 'depremle yaşamayı öğrenelim, deprem değil bina öldürür, yapını sağlam yap da, nereye yaparsan yap, depremin zamanı bilinmez ancak tedbir alınır' gibi önermelerin aslında bilimsel temele dayanmadığını öne sürüyor. Kitapta, bu önermelerin aynı zamanda anayasal suça teşvik olduğunu belirten yazar, "Türkiye'nin yalnız yüzde 5'i deprem ve sel tehlikesi altındadır. Bu bölgeler ovalardır. Yıkımın yüzde 99.9'u ovalarda olmaktadır. Ovaları yapılaştırmaya açmak anayasal suçtur" diyor.

KENT, AİLE, TARİH
Alan Duben, çeviren: Leyla Şimşek, İletişim Yayınları, araştırma-inceleme, 222 sayfa.
Alan Duben 'Kent, Aile, Tarih' isimli incelemesinin ilk bölümünde Türkiye'nin çeşitli kentlerinin gecekondu mahallerinde yürüttüğü araştırmaların sonuçlarını, konuyla ilgili teorik meseleler bağlamında ortaya koyuyor. Mahalledeki sınıflaşma olgusunun farklı cemaatlerle ve hemşerilik bağlarıyla ilişkisini, gecekondu sahibi olma sürecinin ekonomideki toplumsal rasyonalitesini, Türkiye kentlerinde aile ve akrabalığın önemini ve kentleşmeyle bağlantısını ele alıyor. Bu kitabın en çarpıcı yönü ise hızla değiştiği söylenen Türkiye toplumunda etkisini koruyan süreklilikleri de gözler önüne sermesi. Kitabın ikinci bölümünde tarihsel perspektifle Osmanlı ve Türk hane ve ailelerini ele alıyor. Duben, kitabında ayrıca aile tarihi araştırmalarında karşılaşılan epistemolojik ve metodolojik güçlükleri de inceliyor.

KAPLICADA BİR KONUK
Hermann Hesse, çeviren: Kamuran Şipal, Can Yayınları, roman, 135 sayfa.
'Kitabımda yarı latifeden oluşan bir ön cephenin gerisinde itiraflarımın en kişisel, en ciddi olanını bulacaksınız' diye yazıyor Hermann Hesse 'Kaplıcada Bir Konuk' adlı kitabı için. 1923 yılında Baden'deki kaplıcaları ziyaretinden sonra kaleme aldığı kitabında yazar, bir hastanın haleti ruhiyesini irdeliyor. Hesse, önce Baden'e vardığında hissettiklerini anlatmakla başlıyor. Diğer romatizma hastalarıyla kendini karşılaştırarak, onlardan daha iyi bir durumda olduğuna inanmaya çalışıyor. Ama kürlere katılmaya başladıktan kısa bir süre sonra derin bir umutsuzluğa düşüyor. Bu da yetmiyormuş gibi yan odada kalan komşusu gürültülü yaşamıyla Hesse'yi çılgına çeviriyor. . Hesse 'Kaplıcada Bir Konuk'u yazdığı en iyi kitap olarak nitelendiriyor.

DEVELERLE EŞEKLER
Ali Nesin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme-araştırma, 192 sayfa.
Ali Nesin'in beşinci popüler matematik kitabı olan 'Develerle Eşekler' dama, satranç, tavla, loto, gibi çok basit ve herkesin bildiği oyunlardan yola çıkarak derin matematiği anlatıyor. Matematiğin okullarda anlatıldığı kadar sevimsiz bir ders olmadığını ve eğlenceli bulunabileceğini göstermeye çalışan kitapta okur, öncelikle çözülmemiş problemlerle karşılaşıyor. Paris ve Yale Üniversiteleri'nde matematik eğitimi gören, Berkeley'de öğretim üyeliği yapan Ali Nesin'in bu kitabında da, oyunlar kuramından geometriye, geometriden cebire, cebirden kümeler kuramına kadar birçok konu herkesin anlayabileceği bir dille aktarılmış. Özellikle matematikten korkan okurlara tavsiye edilir.

SEVGİM BENİ ANLIYOR
Celal Hafifbilek, Telos Yayıcılık, roman, 124 sayfa.
'Sevgim Beni Anlıyor' sevgiyi, sevmeyi-sevilmeyi bilenleri ve öğrenemeyenleri anlatıyor. 'Sevgim Beni Anlıyor' da sevgi insanını, ülkemizde alışkın olmadığımız bir tarzda görüyoruz. Çok sevdiği köpeğinin avcılar tarafından öldürülmesi üzerine büyük bir kedere ve hüzne boğulan Hafifbilek, bu hislerini ölümsüzleştirmek adına yazmaya başlıyor. Sonuçta da bir köpeğin ağzından yazılmış bir roman ortaya çıkıyor. 'Sevgim Beni Anlıyor', Celal Hafifbilek'in duru, yalın bir Türkçeyle kaleme aldığı, dokunaklı bir roman.

ŞARKILARIN ŞARKISI
Silva Gabudikyan, çeviren: Raffi Hermonn / Emirali Yağan, Belge Yayınları, şiir, 118 sayfa.
"İranlılar der ki, 'Ermeniler bir çatı altında toplandıklarında, yer, içer, eğlenir, sonra da siyah bir kuş hakkında şarkılar söyler ve ağlarlar. En sonunda, ne güzel eğlendik derler.' Pek çokları için 'siyah bir kuş' olan turna, bizim için çok şey ifade eder. Turna özlemdir, gurbettekinin sevgisi toprağına olan özlemidir. Ayrılık kadar kavuşmayıda simgeler. Biz Ermeniler 'Grung' türküsünü hep ağlamaklı dinleriz. Gözyaşlarımız bizi geçmişimize bağlar, yüce bir neslin evlatları olduğumuzu hatırlatır ve geleceğe olan inancımızı besler." Silva Gabudikyan, Ermeni edebiyatının en önemli ozanlarından biri. Nazım Hikmet'in can dostu, yani bizlere çok aşina bir insan. Ortak duygularımızı ustalıkla dizelerine aktarıyor.

Eski Sayılar: 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21-27 28 29 30

AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA