Yeni Kitaplar
Eski
Sayılar: 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21-27 28 29 30
HALK EDEBİYATI
Hamdi Güleç, Çizgi Kitabevi, inceleme-araştırma, 389
sayfa.
Hamdi Güleç, halkın duygu ve düşüncelerini,
özlemlerini dile getiren, sözlü gelenek ürünü,
halkın zengin kültür değerlerini yansıtan bir
edebiyat kolunu, halk edebiyatını ele alıyor
çalışmasında. Güleç, kitabın giriş bölümünde
halk edebiyatı kavramına, bu edebiyatın genel
tanıtımına yer veriyor ve konuyu, 'Anonim Halk
Edebiyatı ve Türleri', 'Din Dışı Halk (Aşık)
Edebiyatı ve Etkileri', 'Dini-Tasavvufi (Tekke) Halk
Edebiyatı', 'Halk Tiyatrosu' ve 'Dede Korkut Hikayeleri'
ana başlıkları altında inceliyor. Kitap, bu edebiyat
kolu içinde yer alan bütün türleri ayrıntılı
örneklerle açıklıyor. Araştırma yapanlar,
öğrenciler ve halk edebiyatını sevenler için.
DİVAN ŞİİRİNDE
İSTANBUL
Asaf Halet Çelebi, Hece Yayınları, şiir.
Divan şiiri şairlerinin amacı, hayat ve doğayı
tasvir etmekten çok uzaktır. Bu nedenle bu şiirlerde
İstanbul'un güzelliklerine, sosyal hayatına, eğlence
yerlerine ait tasvirler bulmak zordur. Klasik edebiyatın
önde gelen şair ve araştırmacılarından Asaf Halet
Çelebi, zoru başarmış ve divan şiirinde sadece
İstanbul üzerine yazılanları bulup çıkarmış.
'Divan Şiirinde İstanbul', klasik edebiyat tadında ve
kaynak olarak da son derece zengin bir derleme. Bu
derlemede, dört asır boyunca değişen gelişen
İstanbul'u izlemek, ünlü şairlerin, Nedim'in,
Vasıf'ın, Nabi'nin hatta Fatih Sultan Mehmed'in
şehrini görmek ve onların şiirlerinin tadına varmak
mümkün.
ZİGGURAT
Kaan Polatlar, Gendaş Kültür, roman, 343 sayfa.
"M.Ö. 3 binde, Sümer ülkesinde, Erken Hanedanlar
ve sonraki III. Ur Sülalesi çağlarında, birbirinden
bağımsız küçük siyasi birimler oluşturan kent
devletleri, kudret ve güçlerini kanıtlamak için,
Güney Mezopotamya'nın düz ovalarında, Zigguratlar
inşa etmeye başlamışlardı.Ve Babil Döneminde inşa
edilen Zigguratlar'da zorla çalıştırılan İbrani
halkı için bu yapılar sadece kargaşayı temsil
etmişlerdi, Tevrat da, bu binaların yapımında
uygulanan zorbalığı Tanrı'ya atfetmişti."
Arkeolojik eserlerin sadece tarihi düşündüren, göz
zevkimize hitap eden nesneler olmaları dışında,
aslında hepsinin bir hikâye anlattığını
düşündünüz mü hiç? 'Ziggurat'ta Kaan Polatlar,
tarih tezinden yola çıkarak, arkeolojik eserlerin
anlattıklarını okuyarak tarihin bilinmeyen
öykülerinden
birini yazıyor ve Ziggurat'ın gerçek anlamının
peşine düşüyor.
C. G. JUNG PSİKOLOJİSİ
Jolande Jacobi, çeviren: Mehmet Arap, İlhan Yayınevi,
psikoloji, 213 sayfa.
Geçtiğimiz yüzyılın en önemli psikoloğu,
bilinçdışı psikolojinin babası Carl Gustav Jung'un
çalışmalarını derlemiş Jolande Jacobi 'C. G. Jung
Psikolojisi'nde. 'Psişenin Doğası ve Yapısı',
'Psişik Süreçlerin ve Güçlerin Yasaları', 'Jung
Teorisnin Uygulanması' başlıkları altında Jung'un
psikoloji teorisini ele alıyor Jacobi. Dr. Jung'un
sisteminin belli başlı noktalarını, kısa ama yeterli
bir şekilde ele alan kitapta ayrıca, yaşamı boyunca
otuza yakın eser yayınlayan, Freud'a karşı çıkan,
din psikolojisi ve etnolojiye yakın duran Jung'un,
hayatına da yer veriliyor.
C. G. Jung'un psikolojik sistemini her yönüyle tanımak
isteyen okurlar için.
EZGİLER EZGİSİ
Derleyen ve çeviren: Samih Rifat, Okuyan Us Yayınları,
şiir, 75 sayfa.
'Ezgiler Ezgisi', Kitab-ı Mukaddes'in Eski Ahit
bölümünde yer alan bir kitap ve yeryüzünün belki de
en eski, en kutsal aşk dizelerinden meydana geliyor.
İnsanın düşgücü ve şiir dünyasının yarattığı
en güzel erotik yapıtlardan birisi 'Ezgiler Ezgisi'.
Bugünkü biçimiyle yazılış tarihi, İ.Ö. 5.
yüzyılı göstermekle birlikte, içindeki şiirlerin
İ.Ö. 10. yüzyıldan kaldığı sanılmakta. Samih
Rifat'ın Türkçe'ye çevirdiği ve önsözünü
yazdığı, İlhan Berk'in desenleriyle süslediği
kitap, taşıdığı belirsizlikler ve olası anlam
katları ile her okuyuşta daha çekici, büyülü hale
geliyor.
PUSLU ADA
Semih Gümüş, Türkiye İş Bankası Kültür
Yayınları, deneme, 122 sayfa.
"Eleştirmen, anlayan insandır; öyle olduğu için
kendi dışındaki dünyayı dinlemeye eğilir(...) Asıl
olan edebiyatın kendi iç değerlerinden ve insanın
yarattığı dünyadan kopmaması. Bu bağı sağlam
tuttuğu sürece, edebiyatın geleceği de değerlerinden
yana, er geç bükülür. Orada yalnızlıktan korkulmaz.
Pus ancak böyle dağılabilir..." diyor Semih
Gümüş ve 'Kim yazar?', 'Yazma işi kimin için
yapılır?' gibi sorular soruyor ama elbette kesin
yanıtlar vermiyor 'Puslu Ada'da. Kitabın son
bölümünde ise Tanpınar'ın 'Huzur'unun, Orhan
Kemal'in, Sabahattin Kudret Aksal'ın, Orhan Pamuk'un
'Benim Adım Kırmızı'sının kısa okumalarına da yer
veriyor Gümüş.
YENİ 1000 YILDA TANRI
Derleyen: Russel Stannard, çeviren: Atalay Atabek,
Gelenek Yayıncılık, bilim, 157 sayfa.
Modern bilimin, dünyayı ve Tanrı'yı anlama
biçimimizi kökünden değiştirdiği bu günlerde,
insanoğlu bu değişimin neresinde ve modern bilim
Tanrı'ya ilişkin bilgilerimizi nasıl etkiliyor? Russel
Stannard bu soruların yanıtını bulmak için, din ve
bilim arasındaki tartışmalarda öne çıkan elli
kişiyle temasa geçerek onların konu hakkındaki
düşücelerini almış. Kitaptaki yazılar sekiz
ülkeden Hıristiyan, Müslüman, Yahudi ve Hindu
geleneklerini temsil eder nitelikte. Çoğu fen
bilimlerinden olmakla birlikte aralarında felsefeci,
ilahiyatçı ve psikologların olduğu bu elli kişi,
kozmolojiden evrime, genetik mühendisliğinden uzaya,
ruhtan
din-bilim tartışmasına değin pek çok konuyu
değerlendiriyorlar.
GELECEK YİYECEKLERDE
Dr. Yasemin Bradley / Anthony Bradley, İnkılap
Kitabevi, sağlık, 216 sayfa.
Beslenme şeklimiz gelecekteki yaşam süremizi tayin
ediyor. İşte bu yüzden 'Gelecek Yiyeceklerde' diyor
beslenme ve diyet uzmanı Yasemin Bradley ile Anthoy
Bradley. Yasemin ve Anthony Bradley ortak
çalışmalarında, beslenme yöntemleri hakkında
doğrudan bilgi veriyorlar.
'Doğru beslenme tabağı nasıl olmalı?' konusunu ele
alarak başlayan kitap, karbonhidratlar, şeker türleri,
glikoz fruktoz bilgilerinden yola çıkarak vitamin
çeşitlerine dek, okura beslenme teknikleri öneriyor.
'Gelecek Yiyeceklerde', kalp damar hastalıkları,
şişmanlık, Sindirim sistemi rahatsızlıkları ve uyku
sorunları hakkında detaylı bilgiler içeren, yol
gösterici nitelğinde bir kitap. Yemek için
yaşayanlardan değil, yaşamak için yiyenlerden
olanlara, olmak isteyenlere.
KIRIK KALBİNİZİ 30 GÜNDE
İYİLEŞTİRMENİN YOLU
Howard Bronson & Mike Riley, çeviren: Zuhal Yeke,
Beyaz Balina Yayınları, strateji, 172 sayfa.
'Kalbiniz mi kırıldı, acı mı çekiyorsunuz?
Sevgiliniz sizi terk mi etti? Bu boşluk ve kaybolmuşluk
duygusundan kurtulamayacağınızı mı
düşünüyorsunuz?' sorularından hareketle hazırlanan
'Kırık Kalbinizi 30 Günde İyileştirmenin Yolu' adlı
kitap biten bir ilişkinin ardından 30 günde güzel
hatıraları yaşama ve bir yandan da bu hatıraları
düşünme olanağı sunuyor. Denenmiş ve kanıtlanmış
öğretilerin yer aldığı kitap, kırılan kalplere
sesleniyor.
KATİLİM, YALNIZLIĞIMI ÖLDÜRDÜM
Şerafettin Kaya, Telos Yayıncılık, şiir, 83 sayfa.
Rusya'da ölü güneşler toplamak, ölü sevdalar
okşamak, Tibet'te saçlarını rüzgara taratmak,
Brezilya'da karnaval soytarısı, Şili'de kayakçı
olmak isteyen ve şiirlerini bu duyguları seven, bu
kaygıları çeken insanlara sunmak isteyen bir şair
Şerafettin Kaya. Tiyatro, stand-up, sinema gibi
alanlarda da kendini ifade eden Kaya, özellikle Öküz
Dergisi'ndeki fotoroman şiirleriyle tanınıyor.
'Katilim, Yalnızlığımı Öldürdüm', şairin
'Kendimleyim', 'Bensiz Tanrı' isimli şiir
kitaplarından sonra yayınlanan üçüncü kitabı.
Yalnızlığını öldürenbir 'Katil'le tanışmak
isteyenlere duyurulur.
O KADIN
Pierre Hebey, çeviren: Pervin Dallıağ, Doğan Kitap,
roman.
"Hemen sadık bir koca olduğumu itiraf edeceğim.
Zaten anlatacaklarım da mucize eseri istisnai bir
şekilde uzun ömürlü olan sadakatin hikayesidir.
Bütün erkekler, her ne kadar alay etseler de, sadece
bir kez sevmeyi bilmemenin sıkıntısından
kurtulamazlar..." İlk gençliğinde yaşadığı
gizemli aşkın anılarını karısıyla paylaşan bir
erkeğin hikayesi 'O Kadın'. 1992 yılında
Chateaubriand Ödülü'nü alan Pierre Hebey, ilk aşk
ile eşin siluetlerinin özdeşleştirildiği bu
romanında, tek aşk mitinin büyüsünü anlatıyor.
ALEVİLER'İN ETNİK KİMLİĞİ
Cemal Şener, Etik Yayınları, inceleme-araştırma, 223
sayfa.
'Aleviler'in Etnik Kimliği'nde Cemal Şener, Sivas,
Erzincan, Tunceli , Malatya, Maraş vs. illerinde bulunan
Aleviler'in bir kısmının tarihsel-toplumsal
gelişmeler sonucu Kürtçe ya da Zazaca konuştuğunu
ama özellikle 60 yaş ve üstündekilerin ısrarla
kendilerini Kürt ya da Zaza değil, Türk olduklarını
ifade ettiğini anlatıyor. Beş bölümden oluşan
kitapta, yazarın bir dergide kaleme aldığı
'Aleviler'in Etnik Kimliği' adlı yazısı, ona gelen
tepkiler, Osmanlı'nın Toplum yapısı, Osmanlı'da
Türkmenler'in Devlet erkinden dışlanması, din, dil ve
milliyet ilişkisi üzerine yazılar bulunuyor.
CEPHEDEN CEPHEYE
Münim Mustafa, Arma Yayınları, anı, 150 sayfa.
'Cepheden Cepheye' I. Dünya Savaşı sıralarında Hukuk
Fakültesinde öğrenci iken ihtiyat zabiti olarak orduya
alınan genç bir Osmanlı aydınının gerçek cephe
anılarını konu alıyor. I. Dünya Savaşı'nın kader
çizgilerinin belirlendiği Kanal, Çanakkale ve Kafkas
cephelerinde aktif görev üstlenen Mustafa'nın, ateş
altında yaşadıklarını anlatıyor. Bir savaşçının
yaşadıklarının izlerini taşıyan 'Cepheden Cephe'ye,
ilk olarak 1935 yılında Hafta mecmuasında tefrika
edilmişti.
SÖMÜRGECİLİK TARİHİ
Marc Ferro, çeviren: Muna Cedden, İmge Kitabevi,
inceleme-araştırma, 673 sayfa.
Esas olarak Batı Avrupa kökenli bir hareket olarak 13.
yüzyılla 20. yüzyıl arasında gerçekleşen
sömürgecilik hareketini ele alıyor 'Sömürgecilik
Tarihi'. Dünyada gelmiş geçmiş hiçbir devlet
örgütü masum değildir ve kitapta bunun örnekleri
veriliyor ve ayrıntıları ile ele alınıyor. Ancak
bütün bunların yanında kitabın ekseninde esas olarak
batı kökenli sömürgecilik var. Bunu sebebi batı
sömürgeciliğin çok daha fazla radikal hedefler
belirlemiş olması. Sömürgecilik tarihi,
küreselleşmeyi, varolan etnik ve dini mücadeleleri
farklı bir açından değerlendirmek için önemli bir
kaynak niteliğinde. Tarihi, farklı yönleriyle görmek
isteyenler için.
BENİM YEŞİL GEZEGENİM
Rüzgar, O'ses Yayınları, roman, 235 sayfa.
Bir bilimkurgu kitabı daha raflardaki yerini aldı.
'Benim Yeşil Gezegenim' adlı kitap çağımızda
birçok kişinin, uzaylılar tarafından
kaçırıldığını idda etmesi üzerine yayımlanan bir
kitap. 'Benim Yeşil Gezegenim' de yazar kendi özüne
yaptığı yolculuklar sırasında varoluşunun aslına
uzanıyor ve orda dış uzaydan dünyaya gelen bir tohum
olduğunu anımsayan bir insanın ilginç öyküsünü
anlatıyor. 'Benim Yeşil Gezegenim' bilimkurgudan
hoşlananların beğenisine sunuluyor.
BOSNA-HERSEK BARIŞ SÜRECİ
Osman Karatay, Karam Yayınları, inceleme-araştırma,
184 sayfa.
'Bosna-Hersek Barış Süreci' zorlu ve kanlı bir
savaşın ardından 1995 sonunda barışa kavuşan ve şu
an üzerinde geleceğin toplum düzeninin ve yönetim
sisteminin denendiği Bosna tüm yönleriyle ele
alınıyor. Kitapta, Bosna'nın yüklü bir stratejik
anlam ve önemi üzerinde duruluyor. Ve Savaşın bitip
uluslararası himayede bir barış sürecinin
başladığı 1995-98 arasındaki gelişmeler bir öykü
edasıyla anlatılıyor.
KURULUŞTAN LALE DEVRİ'NE OSMANLI
İMPARATORLUĞU
Nejat Kaymaz, Kaynak Yayınları, tarih, 290 sayfa.
Nejat Kaymaz, bu kitabında kuruluştan Lale Devri'ne
kadar Osmanlı tarihini bütünsel bir yaklaşımla ele
alıyor. Kitap Osmanlı öncesi Türkiye'sine kısa bir
bakışla başlıyor, Osmanlı Devleti'nin doğuş ve
gelişim koşullarını, devletin yükselişi,
imparatorluk yapılanmasını, Osmanlı'nın köken
sorununu, Osmanlı tarih yazıcılığını ayrıntılı
olarak inceliyor. Coğrafya, pozitif bilimler, felsefe,
şiir ve tasavvuf ışığında da kitabını
sonlandırıyor. Osmanlı'nın en renkli dönemlerinden
olan Lale Devri'ni merak edenlere duyurulur.
DÜŞÜNCEDEN SONUCA İNSAN
KAYNAKLARI
Ernst-Young İnsan Kaynakları Danışmanlığı, Hayat
Yayınları, inceleme-araştırma, 399 sayfa.
'www.insankaynakları.com' sitesinde yeralan tüm
yazılar Ernst-Young İnsan Kaynakları Danışmanları
tarafından tek bir kitapta toplandı. İnsan kaynakları
yöneticileri ve şirket liderlerine, insan
kaynaklarını iş gibi tanımlamayı, gelecek için
hazırlanmayı anlatan kitap geleceğin rekabetçi
ortamında yeni roller edinmeyi ve gelişmelerin nasıl
ölçüleceğini keşfedecekleri ipuçları da veriyor.
HAZAR RÜZGARI
Marek Halter, çeviren: Nuriye Yiğitler, Everest
Yayınları, roman, 359 sayfa.
Avrupa'da 'S.O.S Racisme' örgütünün ve Avrupa
Kültür Sanat ve Bilim Vakfı FESAC'ın kurucusu,
ırkçılık karşıtı Marek Halter, 'Mesih'ten sonra
çıkardığı 'Hazar Rüzgarı'yla mesih arayışı
kavramına geri dönüyor. Onuncu ve yirminci yüzyıldan
kahramanları biraraya getirdiği bu kitabında Halter,
büyük bir aşk destanını da gözler önüne seriyor.
Kitapta, genç İshak 10. yüzyılda Volga ve Kafkasya
arasındaki topraklarda hüküm süren Hazar
Krallığına gönderilen bir ulaktır. Yanında,
yüzlerce yıldır beklenen Mesih'in bu yeni Yahudi
Krallığına atfettiğine dair bir mektup
taşımaktadır. Genç İshak yaptığı yolculuk
sırasında hem hayatının aşkına, hem de mesih
umudunun sonuna ulaşır ve kaderleri Hazarlar üzerine
araştırma yapan Marc Sofer ile ortak bir noktada
buluşur.
DEPREM SORUNUNA KALICI ÇÖZÜM
İlyas Yılmazer, Kaynak Yayınları,
inceleme-araştırma, 124 sayfa.
Doçent doktor İlyas Yılmazer 'Deprem Sorununa Kalıcı
Çözüm' adlı kitabında 'depremle yaşamayı
öğrenelim, deprem değil bina öldürür, yapını
sağlam yap da, nereye yaparsan yap, depremin zamanı
bilinmez ancak tedbir alınır' gibi önermelerin
aslında bilimsel temele dayanmadığını öne
sürüyor. Kitapta, bu önermelerin aynı zamanda
anayasal suça teşvik olduğunu belirten yazar,
"Türkiye'nin yalnız yüzde 5'i deprem ve sel
tehlikesi altındadır. Bu bölgeler ovalardır.
Yıkımın yüzde 99.9'u ovalarda olmaktadır. Ovaları
yapılaştırmaya açmak anayasal suçtur" diyor.
KENT, AİLE, TARİH
Alan Duben, çeviren: Leyla Şimşek, İletişim
Yayınları, araştırma-inceleme, 222 sayfa.
Alan Duben 'Kent, Aile, Tarih' isimli incelemesinin ilk
bölümünde Türkiye'nin çeşitli kentlerinin gecekondu
mahallerinde yürüttüğü araştırmaların
sonuçlarını, konuyla ilgili teorik meseleler
bağlamında ortaya koyuyor. Mahalledeki sınıflaşma
olgusunun farklı cemaatlerle ve hemşerilik bağlarıyla
ilişkisini, gecekondu sahibi olma sürecinin ekonomideki
toplumsal rasyonalitesini, Türkiye kentlerinde aile ve
akrabalığın önemini ve kentleşmeyle bağlantısını
ele alıyor. Bu kitabın en çarpıcı yönü ise hızla
değiştiği söylenen Türkiye toplumunda etkisini
koruyan süreklilikleri de gözler önüne sermesi.
Kitabın ikinci bölümünde tarihsel perspektifle
Osmanlı ve Türk hane ve ailelerini ele alıyor. Duben,
kitabında ayrıca aile tarihi araştırmalarında
karşılaşılan epistemolojik ve metodolojik
güçlükleri de inceliyor.
KAPLICADA BİR KONUK
Hermann Hesse, çeviren: Kamuran Şipal, Can Yayınları,
roman, 135 sayfa.
'Kitabımda yarı latifeden oluşan bir ön cephenin
gerisinde itiraflarımın en kişisel, en ciddi olanını
bulacaksınız' diye yazıyor Hermann Hesse 'Kaplıcada
Bir Konuk' adlı kitabı için. 1923 yılında Baden'deki
kaplıcaları ziyaretinden sonra kaleme aldığı
kitabında yazar, bir hastanın haleti ruhiyesini
irdeliyor. Hesse, önce Baden'e vardığında
hissettiklerini anlatmakla başlıyor. Diğer romatizma
hastalarıyla kendini karşılaştırarak, onlardan daha
iyi bir durumda olduğuna inanmaya çalışıyor. Ama
kürlere katılmaya başladıktan kısa bir süre sonra
derin bir umutsuzluğa düşüyor. Bu da yetmiyormuş
gibi yan odada kalan komşusu gürültülü yaşamıyla
Hesse'yi çılgına çeviriyor. . Hesse 'Kaplıcada Bir
Konuk'u yazdığı en iyi kitap olarak nitelendiriyor.
DEVELERLE EŞEKLER
Ali Nesin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları,
inceleme-araştırma, 192 sayfa.
Ali Nesin'in beşinci popüler matematik kitabı olan
'Develerle Eşekler' dama, satranç, tavla, loto, gibi
çok basit ve herkesin bildiği oyunlardan yola çıkarak
derin matematiği anlatıyor. Matematiğin okullarda
anlatıldığı kadar sevimsiz bir ders olmadığını ve
eğlenceli bulunabileceğini göstermeye çalışan
kitapta okur, öncelikle çözülmemiş problemlerle
karşılaşıyor. Paris ve Yale Üniversiteleri'nde
matematik eğitimi gören, Berkeley'de öğretim
üyeliği yapan Ali Nesin'in bu kitabında da, oyunlar
kuramından geometriye, geometriden cebire, cebirden
kümeler kuramına kadar birçok konu herkesin
anlayabileceği bir dille aktarılmış. Özellikle
matematikten korkan okurlara tavsiye edilir.
SEVGİM BENİ ANLIYOR
Celal Hafifbilek, Telos Yayıcılık, roman, 124 sayfa.
'Sevgim Beni Anlıyor' sevgiyi, sevmeyi-sevilmeyi
bilenleri ve öğrenemeyenleri anlatıyor. 'Sevgim Beni
Anlıyor' da sevgi insanını, ülkemizde alışkın
olmadığımız bir tarzda görüyoruz. Çok sevdiği
köpeğinin avcılar tarafından öldürülmesi üzerine
büyük bir kedere ve hüzne boğulan Hafifbilek, bu
hislerini ölümsüzleştirmek adına yazmaya başlıyor.
Sonuçta da bir köpeğin ağzından yazılmış bir
roman ortaya çıkıyor. 'Sevgim Beni Anlıyor', Celal
Hafifbilek'in duru, yalın bir Türkçeyle kaleme
aldığı, dokunaklı bir roman.
ŞARKILARIN ŞARKISI
Silva Gabudikyan, çeviren: Raffi Hermonn / Emirali
Yağan, Belge Yayınları, şiir, 118 sayfa.
"İranlılar der ki, 'Ermeniler bir çatı altında
toplandıklarında, yer, içer, eğlenir, sonra da siyah
bir kuş hakkında şarkılar söyler ve ağlarlar. En
sonunda, ne güzel eğlendik derler.' Pek çokları için
'siyah bir kuş' olan turna, bizim için çok şey ifade
eder. Turna özlemdir, gurbettekinin sevgisi toprağına
olan özlemidir. Ayrılık kadar kavuşmayıda simgeler.
Biz Ermeniler 'Grung' türküsünü hep ağlamaklı
dinleriz. Gözyaşlarımız bizi geçmişimize bağlar,
yüce bir neslin evlatları olduğumuzu hatırlatır ve
geleceğe olan inancımızı besler." Silva
Gabudikyan, Ermeni edebiyatının en önemli
ozanlarından biri. Nazım Hikmet'in can dostu, yani
bizlere çok aşina bir insan. Ortak duygularımızı
ustalıkla dizelerine aktarıyor.
Eski Sayılar: 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21-27 28 29 30
AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA
|