Yeni Kitaplar
Eski
Sayılar: 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21-27 28 29 30 31 32 33 34
KENDİNE AİT BİR ODA
Virginia Woolf, çeviren: Suğra Öncü, İletişim
Yayınları, anlatı, 127 sayfa.
Farklı üslubu ve yazım tekniğiyle 20. yüzyıl
edebiyatına damgasını vuran Virginia Woolf'tan bir
büyük anlatı 'Kendine Ait Bir Oda'. Yazıldığı
günden bugüne kadar kadın hareketinin elden
düşürmediği kitap belki de onun en kolay okunan
kitabıdır. Çünkü somut bir konuyu ele alır; kadın
ve edebiyat. Kadınların edebiyat alanında bir deha
çıkaramaması sorusunu ve suçlamasını inceler Woolf
ve çözümü de beraberinde sunar; "Para kazanın,
kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve
yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın."
Woolf'la tarihsel ilişkilerin kökenine inerek,
kütüphane raflarında gezinmek, kadın edebiyatının
tarihinde dolaşmak isteyenlere...
Daha önce Afa Yayınları tarafından beş baskısı
yapılan 'Kendine Ait Bir
Oda', İletişim Yayınları'nca yeniden raflardaki
yerini alıyor.
10 APTALCA HATA
Dr. Laura Schlessinger, çeviren: Fatoş Dilber, Altın
Kitaplar, strateji, 304 sayfa.
Bu kitap tüm dünyada yaşayan kadınlarla erkeklerin
sevgide huzur bulmaları için kaleme alınmıştır,
diyen Dr.Laura Schlessinger daha önce 'Kadınların
Yaşamlarını Bozmak İçin Yaptıkları On Aptalca
Hata' ile 'Erkeklerin Yaşamlarını Bozmak İçin
Yaptıkları On Aptalca Hata' adlı iki kitap
yayınlamıştı. Terk edilme korkusuyla eşinizden ya da
sevgilinizden sakladığınız sırlarınız mı var?
Kendi gereksinimleriniz ilişkinizden daha mı önemli?
Yeni ilişkinize rağmen eski ilişkilerinizi
sürdürüyor musunuz?
İşinizi ön plana alıp ailenizi ihmal mi ediyorsunuz?
Yoksa yıkıcı bir ilişki içinde misiniz? Dr.
Schlessinger, 'Çiftlerin Hayat Çizgisini Değiştiren
10 Aptalca Hata' isimli kitabında işte bu tür
soruların nedenlerini ve çözümlerini ortaya koymaya
çalışıyor.
ISLAK KALDIRIMLAR
Aydın Doğan, Yaba Yayınları, roman, 140 sayfa.
Aydın Doğan, gençlik yıllarının ürünü olan bu
romanını, 26 yıl sonra okurlarıyla paylaşıyor. Bir
dönem büyük bir heyacanla yazılan, fakat geçen süre
içerisinde unutulan kitap, teknik düzeltmeler haricinde
hiç bir ekleme yapılmaksızın raflardaki yerini
alıyor. 'Afişte Ölen Adam', 'Kör Pencere', ve
'Güneşli Bayır' adlı öykü kitaplarının yazarı,
'Islak Kaldırımlar'da 1960 sonrası Türkiye'sini
anlatıyor. Kitap, roman türünden hoşlanan okurlar
için.
ESANS YAĞLARI
Colleen K. Dodt, çeviren: Ali Dülger, Platform
Yayınları, sağlık, 184 sayfa.
Hoş kokulu esans yağları yorucu bir günden sonra
morali yükseltir, duyuları uyarır ve rahatlamayı
kolaylaştırır. Esans Yağları kılavuzu da, evde ve
dışarıda kullanmak için esans yağlarının,
hareketli yaşamların kalitesini büyük ölçüde
nasıl iyileştirileceğini gösteriyor. Kitap,
bitkilerden, çiçeklerden, köklerden, kabuklardan ve
reçinelerden elde edilen esans yağları üstüne
kapsamlı bilgileri, hangilerini düzenli olarak
kullanabileceğimizi, hangilerini dikkatli ve belli
ölçülerde kullanmamız gerektiğini ve hangilerinden
kesinlikle kaçınmamız gerektiğini anlatıyor. Doğal
yollarla mutlu ve sağlıklı kalma düşüncesine
inananlar için.
SİGMA PROTOKOLÜ
Robert Ludlum, çeviren: Meral Gaspıralı, Altın
Kitaplar Yayınevi, roman, 639 sayfa.
'Sigma Protokolü', dünyaca ünlü bestseller yazarı
Robert Ludlum'un son kitabı. Otuz Yıllık meslek
yaşamı boyunca yirmiden fazla bestseller romana imza
atan Ludlum'un ölümünden önce son yazdığı kitap
olma özelliğini de taşıyor. Birbirini hiç tanımayan
iki kişi. Tek ortak özellikleri ikisinin de ölümden
son anda kurtulmuş olmalarıydı. Bu ölüm kalım
savaşında onlara yardım edecek kimse yoktu ve ancak el
ele vererek hayatta kalacaklarını anlamışlardı. Bu
noktadan sonra karşılarında birden bire Sigma
Protokolünü bulurlar. Artık ya bu gizemi
çözeceklerdir ya da ölüm kaçınılmaz sonları
olacaktır.
RESMEN IRZA GEÇME
Halis Çiçek, Belge Yayınları, psikoloji, 237 sayfa.
Bir psikoterapi ve seksüelterapi uzmanı olan Halis
Çiçek 'Resmen Irza Geçme' isimli kitabıyla
toplumumuzda tabu sayılan, açıkça tartışılmaktan
kaçınılan konulardan birini masaya yatırıyor.
Çiçek, kadına ve çocuklara yönelik insanlık dışı
edimlere, resmiyet örtüsü altında, ensest ve pedofili
kapsamına girebilecek olaylara meşruluk
kazandırılmasına işaret ediyor. Kadına yönelik
şiddetin onaylanmasının ve sessiz kalınmasının bu
eğilimlerin yaygınlaşmasında etkili olduğunu
belirten Halis Çiçek'e göre eğitimsizlik ile
kültürsüzlük gelenekle birleşince de yaralar iyice
derinleşiyor. Bu büyük toplumsal sorun 'Resmen Irza
Geçme'de gerçek hayat öykülerinden yola çıkılarak
anlatılıyor.
İFFET/MAZİDEN GELEN SESLER
Fikret Arıt, Doğan Kitap, roman, 150 sayfa.
Doğan Kitap tarafından sürdürülen 'Aşka Davet'
dizisinin 17. kitabı, Fikret
Arıt'ın 'İffet'i. Alın teriyle ayakta durmaya
çalışan; herkesin kibar bir fahişe gözüyle
baktığı, erkeklerin ille birlikte olmak istediği bir
kadına, İffet'e, tutkun genç bir adamın Bedri'nin
aşkını anlatıyor Fikret Arıt romanında. 1950'li
yılların İstanbulu'nda, Gümüşsuyu'ndan
Büyükada'ya, Ayaspaşa'dan boğaza, o dönemin en
sosyetik mekânlarında geçen roman, gösterişli
hayatların arka yüzünü, büyük bir aşk
aracılığıyla gösteriyor. Yeni zenginlerin ilk
Amerikan hayalleri, ilk köşeyi dönme çabaları, ilk
sınıf atlama girişimleri içinde dürüstlükle ayakta
durmaya çalışan Bedri'yi ve zenginlik hayalleri kuran
kızları neler bekliyor? Fikret Arıt toplumsal
sorunlara ağırlık vererek aşkı gerçekçi bir
tutumla aktarmaya çalışıyor.
RASYONEL BİR YAŞAMIN 7 PRENSİBİ
Robert J. Ringer, çeviren: Sona Çetin, Kariyer
Yayıncılık, strateji, 278 sayfa.
'Rayonel Bir Yaşamın 7 Prensibi'nde, istekleri daha
kolay, daha hızlı ve daha büyük bir güvenle elde
etmeyi sağlayacak yedi tane temel prensip öneriyor
Robert J. Ringer. 'Hareketlerinizi Gerçekler Üzerine
Kurun',
'Yetkiler Üzerine Değil Değerler Üzerine Odaklanın',
'Nezaket, Adalet, Dürüstlük ve Alçakgönüllülük
Yönünde Tercihte Bulunun', 'Kişisel Kaynaklarınızı
Tüketen Unsurlardan Uzak Durun', 'Ağır Yüklerden
Kurtulun',
'İçgüdülerden Çok Aklınızla Hareket Edin','Kötü
Engellerden Ders Alın ve Devam Edin', işte bu yedi
prensip hayatın farklı kesitlerinden alınmış
örnekler ışığında veriliyor.. Bunları belirleme ve
uygulama yöntemlerini öğrenmek için de kitabı okumak
gerekiyor tabii.
AYRILIK ÇEŞMESİ
Kudsi Erguner, çeviren: Arzu Açan Erguner, İletişim
Yayınları, anlatı, 219 sayfa.
Diyarbakır'da doğup, 1973'te Paris'e yerleşen,
mimarlık ve müzikoloji alanlarında doktora yapan Kudsi
Erguner'in ilk olarak Fransızca yayınlanan bu
kitabını, eşi Arzu Açan dilimize kazandırmış.
Yazar, 'Ayrılık Çeşmesi'nde bir yanda bugün artık
kaybolan tekke geleneğinin nasıl bir gösteri sanatına
indirgendiğini anlatırken, diğer yanda tecrübeleri
ışığında Doğu ve Batı arasındaki anlayış
farklılıklarını gözler önüne seriyor. Kitapta,
'bizim kültürümüz' sandığımız bir çok şeyin
zaman ve coğrafya ile sınırlanamayacağını
görüyoruz.
ÇANAKKALE 1915 KANLISIRT
GÜNLÜĞÜ
Mehmet Fasih Bey'in Günlüğü, haz: Murat Çulcu,
Denizler Kitabevi, 206 sayfa.
Çanakkale Savaşı'na asteğmen rütbesiyle katılan
Mehmet Fasih Bey'in anıları Denizler Kitabevi
tarafından yayımlandı. Aslında Murat Çulcu'nun
günümüz Türkçesi'ne uyarladığı kitap, iki yıl
önce İngilizce olarak basılmış ve Çanakkale
Savaşları ile ilgili dünya literatürüne dahil
olmuştu. Gecikmiş de olsa kitabın Türkçe baskısı
aynı özenle yayınlandı. Mehmet Fasih Bey, Harb Okulu
öğrencisiyken, ilan edilen seferberlik üzerine kendini
cephede buluyor.
Fasih Bey'in düzenli notlarından oluşan kitap,
özellikle Çanakkale Savaşları'nın dehşetli siper
muharebelerini ve askerlerle ve subayların günlük
hayatlarını anlatıyor.
KIBRISLI TÜRK GENÇLERİ KONUŞUYOR
Çağla Güngör, Metis Yayınları, görüşme, 170
sayfa.
Türkiye'nin 1974'te Kıbrıs'a düzenlediği 'barış
harekatı' ile adadaki iki toplumun bölünmesi
kesinleşir. O tarihten itibaren Türkiye ve Yunanistan
başta olmak üzere uluslararası gündeme taşınan
Kıbrıs konusu için taraflar kimi zaman birbirini
suçlar, kimi zaman da müzakere masasına oturur. İşte
bu süre zarfında adada yepyeni bir kuşak yetişti:
Harekatla birlikte dünyaya gözlerini açanlar 30
yaşlarına merdiven dayadı. Bu kuşak gençlerden biri
olan yazar Çağla Güngör kitabında, kangren olmuş bu
yarayı adanın kuzeyinde yaşayan çoğu 74 doğumlu
gençlerin bakış açısıyla irdeliyor. Anne
babalarının acı hatıralarıyla büyüyen Kuzey
Kıbrıslı gençler, sorunlarla dolu bir tarihin
yükünü omuzlamış bir kuşağın çarpıcı bir
örneğini vermekle kalmıyor, adadaki
çözümsüzlüğün tek tek bireylerin yaşamlarını
nasıl etkilediğini anlatıyor. Kitap, Kıbrıs sorunun
yeniden gündeme geldiği bu günlerde, gerçek çözüm
ve barış çabalarına katkı sağlayacak nitelikte.
EN GÜZEL ESNAF VE SANATKAR
ÖYKÜLERİ
Hazırlayan: Tuncer Uçarol, TESK Eğitim yayınları,
öykü, 264 sayfa.
'En Güzel Esnaf ve Sanatkar Öyküleri'nde , Türkiye
Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu'nun Ankara
Edebiyatçılar Derneği ile birlikte düzenlediği
'2002 Yılı Tesk Öykü Yarışması'nda ödül kazanan
sekiz öykü ile Seçiciler Kurulu'nu sevdiği on üç
öykü bulunuyor. Kitap, ülkemizin dört bir yanından,
dökümcü, arabacı, bakkal, bakırcı, taş oymacası,
tornacı, kokoreççi, lületaşı ustası ve kunduracı
gibi çoğunlukla ölmeye yüz tutan mesleklerin
öykülerini anlatıyor. "Bizler bir kasabanın, bir
koca kentin kuytu bir köşeside yalnızca bir dükkan,
bir atölye, toz, pas, değiliz. Bizim de koskaca
dünyamız, bilge kişilerimiz, sevinç ve acılarımız,
koskaca umutlarımız var" diyor. Derviş Günday
kitabın önsözünde.
GEZİKOLİK
Füsun Önal, İnkîlap Yayınları, gezi, 187 sayfa.
Fusün Önal 'Gezikolik'te, Hollanda, Mısır, İspanya,
Portekiz, İtalya, Singapur gibi birçok ülkeyi kapsayan
gezi yazılarına yer vermiş. Kitap, yazarın 2000
yılında çıkan ilk gezi kitabı 'Var Mısın Benimle
Uçmaya'dan sonra çıkardığı ikinci gezi kitabı.
Önal, gezdiği ülkeleri ve oralarda yaşadıklarını
fotoğraflar eşliğinde anlatırken, okyucularına
tavsiyelerde bulunmayı da unutmuyor. Gezi yazılarından
hoşlananlar için.
GÜLÜN ÖTEKİ ADI
Mine G. Kırıkkanat, Om Yayınevi, deneme, 99 sayfa.
Gazeteci-yazar Mine G. Kırkkanat, Ortaçağ Avrupasında
zamanından önce öttüğü için başı kesilen,
insanlığın gelmiş geçmiş en içli, en ak, en
cömert sevgi mesajı kahramanlarının, Kathar
Şövalyeleri'nin öyküsünü anlatıyor Gülün Öteki
Adı'nda. Roma Kilisesi, engizisyon yangınını tarihte
ilk kez Kathar Şövalyeleri adına ateşlemiş. Yazar,
Katharların Oksitanya bölgesinde uğradıkları büyük
zulmü anlatırken ve bu yokoluşların tarih
sayfalarında dolaşırken, ister istemez bu inancın
kaynakları ile Şeyh Bedrettin mezhebi arasındaki
ilişkiyi de inceliyor.
AYDINLANMA FİLOZOFLARI
Gerald Hanratty, çevirenler: Tuncay İmamoğlu, Celal
Büyük, Anka Yayınları, felsefe, 111 sayfa.
Gerald Hanratty bu eserinde, John Locke, David Hume ve
George Berkeley'in düşüncelerini kaleme alıyor.
Aydınlanma düşüncesinin John Locke tarafından
başlatıldığını belirtirken, Hume felsefesiyle
hrıstiyanlara yönelik eleştirilerin uç noktalara
vardığını ve Berkeley'in, aydınlanma ürünü olan
deist ve materyalist düşünce akımlarına karşı
çıkan bir din savunucusu olduğunu söylüyor Hanratty.
Bu dönemde bir çok düşünce akımı ortaya
çıkmasına rağmen yazar, Aydınlanmayı sadece
empirist felsefe ile sınırlandırarak, bu düşüncenin
daha sonraki dönemlere olan etkisini vurguluyor.
UZAKTA BEYAZ
Can Bahadır Yüce, Can Yayınları, şiir, 69 sayfa.
"serin bir kıyıyı yaşamaktı bizde / üstünden
geçtiğimiz hatıralar ırmağı / kışlarda kapalı,
kısık... denizde / derin dağla masalla, bir leylak
sabahı" Genç şair Can Bahadır Yüce, ikinci
kitabı 'Uzakta Beyaz' ile şiir yolculuğuna devam
ediyor. İlk kitabı 'Yaslı Mızıka' ile 1999 Yaşar
Nabi Nayır Gençlik Ödülü'nün de sahibi olan şair,
geleneksel Türk şiiri ile
modern şiirin harmanlandığı bir kitap sunuyor
okurlara.
20. YÜZYILDA ORTADOĞU
EKONOMİLERİ TARİHİ
Roger Owen, Şevket Pamuk, çeviren: Ayşe Edirne,
Sabancı Üniversitesi Yayınları, araştırma-inceleme,
412 sayfa.
Ortadoğu ekonemileri tarihinin, ilk kez ulusal
ekonomiler perspektifinden ele alındığı kitapta,
Türkiye ve Mısır'dan diğer Arap ülkeleri ve
İsrail'e kadar Ortadoğu bölgesindeki ulusal
ekonomilerin, 1918 yılından günümüze kadar olan
gelişme süreci inceleniyor. Harvard Üniversitesi Tarih
Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Roger Owen ve
Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim
üyesi Prof. Dr. Şevket Pamuk bu kitapta ayrıca, ithal
ikameci sanayileşmeye ve son yılların küreselleşme
ve IMF kaynaklı yapısal uyum programlarına kadar
izlenen politikaları ve sonuçlarını da
değerlendiriyor. Ekonomiyle ilgilenenler için kuramsal
ve geniş kapsamlı bir kaynak.
BATININ MUHAFIZLARI
David Eddings, çeviren: Çiğdem İpek Erkal, Metis
Yayınları, fantastik roman, 396 sayfa.
David Eddings'in daha önce yine Metis Yayınları
tarafından çıkarılan Belgariad Beşlisi'nin devamı
niteliğindeki 'Malloryon Beşlisi'nin ilk kitabı
'Batının Muhafızları'. Beşlinin bu ilk kitabında,
Garion, Ejderha Tanrı Torak'ı öldürdükten sonra tüm
Batı Krallıkları barış ve huzur içinde yaşamaya
başlarlar. Ta ki Karanlık Çocuğu ile Işığın
Çocuğu arasındaki yeni bir karşılaşmanın
alametleri görülmeye başlanana kadar. Bu sırada
Garion iyi bir kral olmayı öğrenmeye çalışmakta,
Ayı Mezhebi Alorya'yı alt etmekte ve Polgara, Durnik
ile Vadi'ye yerleşip Emanet'i büyütmektedir. Ve bu
sırada Garion'un yollara düşmesine neden olan korkunç
bir olay meydana gelir.
PAZAR YAZILARI
Özdemir İnce, Gendaş Kültür Yayınları, deneme, 365
sayfa.
'Pazar Yazıları', yarım asıra yakın bir zaman
Türkiye'nin kültür ortamına ürünleri ve
eleştirileriyle önemli katkılarda bulunmuş bir
edebiyat adamının, kendi deyimiyle 'aydın kimliği'ni
gazetede sınavdan geçirdiği yazılar. Politikadan
sanata, yerel yönetim sorunlarından devlet işlerine;
genel meselelerden spesifik durumlara; tarihten güncel
olaylara kadar farklı konularda kaleme alınmış
birçok yazının bulunduğu bu kitapta, Türkiye'nin ve
dünyanın sorunlarının çok başka bir açıdan ve
özgün bir üslupla ele alındığını göreceksiniz.
Tabii ki Özdemir İnce'nin sanatçı duyarlığı
eşliğinde. Deneme sevenlere.
İKİ KERE DOĞANLAR
Guiseppe Pontiggia, çeviren: Eren Cendey, Can
Yayınları, roman, 222 sayfa.
'İki Kere Doğanlar', son kuşak İtalyan yazarlarının
önde gelen isimlerinden Guiseppe Pontiggia'nın
Türkçe'deki ilk kitabı. Pontiggia bu kitabında
engelli bir çocukla yaşama gerçeği gibi hassas bir
konuyu romanlaştırmış. Paolo, zor bir doğumun
sonunda, bir takım fiziksel ve zihinsel sorunlarla
dünyaya gelmiştir. Paolo'nun babası ve annesi ilk
başta bu durumun kalıcı olduğu gerçeğini kabul
etmekte güçlük çekerler. Ancak zamanla anlarlar ki,
engelli bir çocukla yaşayacak, çocuğun bir birey
olabilmesi için sürekli çaba harcayacaklardır.
Engelli çocukların bir bakıma, kabul edilme anlarıyla
birlikte 'iki kere doğduklarını' anlayacaklardır. En
önemlisi de kendilerini bir kez daha keşfedeceklerdir.
'İki Kere Doğanlar', işte bu zorlu savaşı bir
babanın ağzından aktaran bir roman.
COOL ANILAR III-IV
Jean Baudrillard, çeviren: Yaşar Avunç, Ayrıntı
Yayınları, anı,
256 sayfa.
Ünlü Fransız sosyolog ve iletişim kuramcısı Jean
Baudrillard, 'Cool Anılar I-II'de örneklerini verdiği
toplumsal analiz notlarını, 1990-2000 dönemini
kapsayan Cool Anılar III-IV'te de sürdürüyor.
Parçalar şeklinde kaleme alınmış bu notlarda, 'meta
kültürü' kuramana ilişkin son derece ilginç vaka
örnekleriyle 'simülasyon', 'simülakr' ve 'sanal' gibi
temel kavramların derinlikli bir analize tabi tutulduğu
'reel', 'düşsel' ya da 'kurmaca' durumlar, yer yer
çetrefil ama alabildiğine özel ve kendi ironisini
yapmayı bilen bir dille yansıtılıyor. Kendi deyimiyle
'zihinsel derinliklerde ve eğretilemeli sularda kavram
dalışları' yaptığını söleyen yazar, 'burçlar
cerrahisi'nden 'cep telefonlarının
münasebetsizliğine',
'makina statüsüne saygı duyduğunu söylediği
televizyon'dan 'kendisini beyin sayan bilgisayarın
kendini bilmezliğine', 'Tanrı'nın tartışmalı
varlığı'ndan 'aslında olmayan Körfez Savaşı'na
kadar geniş bir ilgi alanına yayılan birçok
kültürel görüngüyü her zamanki sarsıcı ve
düşündürücü diliyle deşiyor. 'Cool Anılar III-IV'
son on yılın belki de en ilginç anı kitabın. Merak
edenlere.
KÖR LAMBA
Yusuf Cevher, çeviren: Muammer Sarıkaya, Anka
Yayınları, öykü, 149 sayfa.
'Kör Lamba', Mısırlı öykücü ve senarist Yusuf
Cevher'in öykü serisinin 1989 yılında yayınlanan
birinci kitabı. Kitap çoğu yaşanmış olaylardan
alınmış 14 öyküden oluşuyor ve her bir öyküde, 2.
Dünya Savaşı yıllarında yaşanan karartma günleri,
şehir hayatının tekdüzeliği gibi sosyal içerikli
konular, kara mizah tarzında kaleme alınıyor. Öykü
kahramanları ise protez bacaklı bir vatman,
hizmetçilik eden bir çocuk, kötürüm bir dilenci,
berber çırağı ya da ailesinin isteğine karşı
gelemeyerek tanımadığı bir insanla evlenen genç bir
kız gibi sıradan insanlar. Öykü sevenlerin dikkatine.
YA SEN, YALNIZ MI YAŞIYORSUN?
Anne De Bartillat, çeviren: Filiz Nayır Deniztekin,
Varlık Yayınları, roman, 167 sayfa.
'Hayal gücü iyi çalışan iki kız, her şeyi silip
süpüren bir köpek, aklı bir karış havada bir çocuk
bakıcısı ve acımasız bir patronla nasıl yaşanır?'
Kaçıp giden kocasının üzüntüsünü unutturacak bir
yedek erkek istemeyen, ama büyük aşkı düşlemeye
devam eden, mükemmel olmasa da sevgi dolu ve cesur bir
'yalnız anne'nin dünyasını gözler önüne seriyor bu
roman. Anne De Bartillat'ın bu ilk romanı, yalnızlık
ve annelik üzerine yer yer gülerek yer yer duygulanarak
okunacak bir kitap.
Eski Sayılar: 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21-27 28 29 30 31 32 33 34
Lütfen
bize yazın: admin@vitrindekikitaplar.com
|