TÜRKİYE
GELECEĞİNİ ARIYOR, ADI: İNSAN
Yaprak Özer, Hayat Yayınları, deneme, 333
sayfa.
'Türkiye Geleceğini Arıyor; Adı: İnsan' iki
buçuk yıldır insankaynaklari.com sitesinde 'Adı İnsan' adlı
köşesinde haftalık yazılar yazan Yaprak
Özer'in yankı uyandıran yazılarından
oluşuyor. Kitap, insan kaynakları ve yönetim
alanında yaptığı çalışmalarla tanınan
gazeteci yazarın dördüncü kitabı. Bilgi
çağını yakalamaya çalışan Türkiye'den
çarpıcı insan manzaralarını gözler önüne
seren çalışma, şirketlerin insan kaynakları
uygulamalarını, insan kaynakları
yöneticilerini, hataları irdelerken gözden
kaçan, duyulmayan başarı uygulamalarını da
gündeme taşıyor.
SUÇLU ÖYKÜLER
Kolektif, Okuyan Us Yayınları, öykü, 171
sayfa.
Okuyan Us'un Cinsel Öyküler ile başlattığı
dizi Aşık Öyküler ve Deli Öykülerden sonra,
Suçlu Öyküler ile devam ediyor.
Editörlüğünü Halil Gökhan'ın üstlendiği
kitapta, Ahmet Ümit, Akın Sevinç, Akif
Pirinçci, Elif Şafak, Esmahan Aykol, Giovanni
Scognamillo, Hüseyin Peker, Mehmet Ünver, Müge
İplikçi, Nalan Barbarosoğlu, Rıza Kıraç,
Türkay Demir ve Türker Erşen'in öyküleri yer
alıyor. Birbirinden 'Suçlu Öykü'lerle suç
tarihindeki
yerini alan kitap, türdeki bir çok usta kalemi
de bir araya getiriyor. Öyküden
vazgeçemeyenlere.
UZAK, HEP UZAK
Selim İleri, Doğan Kitap, deneme, 207 sayfa.
"Otuz beş yıl sonra, yine sonbahar
akşamı. Camgöbeği kapaklı kitabı
bıraktım. Kitaplık odasında tek başımayım.
Elden ne gelir? Bir şeyler düşünmeli, bir
şeyler yapmalıyım. Düşüncenin kırıntısı
yok. Bomboş. Uçsuz bucaksız. Deniz değil,
çöl. Çölün gecesi kadar soğuk. Ne
yapabilirim ki?" diyerek kaleme aydığı
yazılarında biraz sinemaya , biraz edebiyata,
biraz insanlara dokunuyor Selim İleri.
AYLAKLAR
Melih Cevdet Anday, Kültür Yayınları, roman,
265 sayfa.
Oyun, deneme ve en çok da şiirleriyle
tanıdığımız ve kısa bir süre önce
yitirdiğimiz Melih Cevdet Anday'ın yazdığı
dört romandan bir tanesi 'Aylaklar'. Cumhuriyet
sonrasında, kocası, kızı, damadı, torunu ve
çevresinde topladığı rantiyelerle, Paşa
babasından kalan konağı eski lüksüyle
yaşatmaya çalışan Leman Hanım... Eski
düzenin armağanı olan mülkleri, arazileri
satıp savarak geçinen ama gün geçtikçe,
içinde yaşadıkları konakla birlikte
çürüyen insanlar... Ayakta zor duran Şükrü
Paşa Konağı'nda direnişin öyküsü... Melih
Cevdet hayranlarına duyrulur.
KUNDAKTAN OKULA
ÇOCUKLARIMIZ
Aytaç Açıkalın, Elçin Gören Summak, Semih
Summak, Pegem A Yayıncılık,
strateji, 236 sayfa.
Dr. Açıkalın bu kitabında, meslektaşları
ile birlikte, anne babalara ve eğitimcilere
bebeklerin, çocukların ve yetişkinlerin
beyinlerini koruyup geliştirmelerinin önemini
vurguluyor. İnsan aklına ve bilincine ev
sahipliği yapan 'beyin', 'öğrenme', ve
'duygusal zekâ' konuları, yazarın
çalışmalarının temelini oluşturuyor. Son
aşamada insan kaynağının kaynağı diye
adlandırdığı anne babaları, beyin onarım
takımının elemanları olarak
ele alıyor ve duygusal zekâyı geliştirmenin
yollarını gösteriyor.
TARİHİMİZDE GARİP
VAKALAR
Reşad Ekrem Koçu, Doğan Kitap,
araştırma-inceleme, 143 sayfa.
"Eskiden rakıya aslan sütü derlerdi;
herkes içki içemez, rakıyı yüreği sağlam
insanlar içmelidir, derlerdi. Onun için eski
büyük gedikli meyhanelerdeki rakı
güğümlerinin üzerine pirinçten bir yürek
şekli konurdu." Osmanlı tarihini
kalabalık bir okur kitlesine açan ve sevdiren
popüler tarihçi Reşad Ekrem Koçu 'Tarihimizde
Garip Vakalar'da
yine Osmanlı'ya ve Eski İstanbul'a dair bir
çok ilginç manzarayı gözler önüne seriyor.
Tarih meraklılarına...
YARATICILIĞA YOLCULUK
Tülay Üstündağ, Pegem A Yayıncılık,
strateji, 152 sayfa.
Yirmi iki yıldır eğitim alanındaki
çalışmalarını sürdüren Tülay
Üstündağ'ın bu kitabı, ilköğretim
eğitimindeki yaratıcı çalışmaların
geliştirilmesini amaçlıyor. Kitabın başında
'Yaratıcılığın Tanımları,
Evde-Okulda-Sınıf ortamında Yaratıcılığın
Engelleri, Yaratıcılığın Olmazsa Olmazları,
Yaratıcı Bireyin Özellikleri ve
Yaratıcılığın Geliştirilmesi' ele
alınıyor. Sonraki bölümlerde ise konu,
'Yaratıcılık ve Teknoloji Eğitimi, Daha
Yaratıcı Bir Okulun Amaçları, Düşünme
Çeşitleri, Yaratıcı Drama, Yaratıcı
Düşünmeyi Geliştiren Teknikler: Beyin
Fırtınası, Altı Şapkalı Düşünme
Teknikleri' gibi başlıklar içerisinde
tartışılıyor. Kitap, eğitimciler için bir
başvuru kaynağı niteliğinde.
KARAKTER AŞINMASI
Richard Sennett, çeviren: Barış Yıldırım,
Ayrıntı Yayınları, araştırma-inceleme, 172
sayfa.
Richard Sennett 'Karakter Aşınması'nda
küreselleşme olgusunun, insan karakteri
üzerindeki etkilerini inceliyor. Ona göre
sermayenin, 'hızlı kâr'ın dışında başka
bir amacı yok. Kişilerden sürekli kendisini
yenilemesini, seyyar olmasını, risk almasını,
rekabet becerisini geliştirecek yırtıcı bir
karakter edinmesini, takım çalışmasında
uyumlu olmasını bekliyor. Çalışanlar için
esnekliğin anlamı ise yaşam boyu iş
güvencesinin olmaması; sürekli iş ve şehir
değiştirerek yön duygusunu yitirmek;
istikrarlı işlerin yerini geçici projelere
bırakması ve bir işten diğerine, dünden
yarına yaşam parçacıklarından beslenen,
rekabetin körüklediği 'güvensizlik' ve
'kayıtsızlık' duygusu... Ve bir de karakter
aşınması... Sennett küreselleşmenin daha
önce üzerinde çok çalışılmamış bir alan
olan iş yaşamımız ve kişiliğimiz
üzerindeki etkilerini farklı bir bakış
açısıyla inceliyor.
BİR MİLLET ÇILDIRIYOR
Fikri Akyüz, Birun Yayınları, deneme, 142
sayfa.
Kitap, Fikri Akyüz'ün Nisan 2002 ile Ekim 2002
tarihleri arasında, bölgesel yayın yapan
'Aydın Ses' gazetesi ile 'internethaber' adlı
sitede yayımlanmış 52 yazısının bir araya
getirilmesinden oluşuyor. 'Mini Etek ve Misvak',
'Enteller ve Zontalar', 'Türk, Öğün,
Çalış, Dellen!', 'Tecavüz Orucu Bozar Mı?',
'İlahi Pornocu' gibi başlıklar altında kaleme
alınan yazılar, bir yandan ülke gerçeklerine
farklı bir bakış sunarken bir yandan da ironik
üslubuyla dikkat çekiyor.
OSMANLI İMPARATORLUĞU
1700-1922
Donald Quartaet, çeviren: Ayşe Berktay,
İletişim Yayınları, araştırma-inceleme, 298
sayfa.
Son zamanlarda Osmanlı tarihinin yalnızca
siyasal yönü üzerinde durulmayıp ekonomik,
toplumsal, kültürel vb... yönleri de
derinlemesine araştırılıyor. Donald Quartert
bu kitapta, söz konusu yeni birikimden
yararlanarak farklı bir sentez sunuyor. Önce
Osmanlı tarihini bütünüyle gözden geçiren
yazar, Osmanlı İmparatorluğu'nu , özgün
yanlarını göz ardı etmeden, ama tamamen
benzersiz bir ülke olmadığını da
vurgulayarak karşılaştırmalı bir çerçeveye
yerleştiriyor. Bu çerçeve, Osmanlı
Devleti'nin devletlerarası ilişkilerdeki
yerinden popüler kültüre, tarım, imalat,
ulaşım ve demografi alanlarındaki
gelişmelerde n cemaatlerarası ilişkilere ve
Osmanlı mirasına çok geniş bir yelpazede
kendini gösteriyor.
|
DEFİNE
Mehmet Rauf, Selis Kitaplar, roman, 124 sayfa.
Servet-i Fünun akımının öncülerinden ve en
önemli temsilcilerinden biri olan Mehmet Rauf
denince akla ilk gelen kelime kuşkusuz 'Eylül'
olacaktır. Dönemin edebiyat dünyasında geniş
yankı uyandıran, ilk psikolojik roman olarak
kabul edilen 'Eylül', Mehmet Rauf'u üslup ve
roman tekniği bakımından Türk edebiyatının
seçkin bir noktasına getirmiştir.
Selis Kitaplar tarafından yayınlanan 'Define'
ise yazarın unutulmuş eserlerinden biri. Mehmet
Rauf bu eserinde 1918 yılı İstanbul'unda
geçen heyecanlı bir öyküye götürüyor
okurları. Klasik Türk edebiyatının keyifli
derinliklerinde geç kalmış bir maceraya
katılmak isteyenler için.
SAKLI GÜZELLİK
Lucinda Edmonds, çeviren: Semra Kalkan, Arion
Yayınevi, roman, 495 sayfa.
"Genç Leah Thompson'ın, Yorkshire'ın
taşrasında geçen hayatı, Rose, Miranda ve
Miles'dan oluşan Delancey Ailesi tarafından
yönlendiriliyordu. Fakat onların hiçbiri,
Leah'ın kaderinin bu denli duygu yüklü
gelişmelere sahne olacağını bilmiyordu. Leah
süper zenginliğin dünyasında, Milano'dan New
York'a ihtişam ve ihtirasın göz
kamaştırıcılığı arasında lüks içindeki
hayatını sürdürürken, savaş zamanında
Avrupa'nın gettolarında başlayan, onun
kaderinin de yazılı olduğu geçmişten gelen
bir hikâyenin içine çekilir." Sansasyonel
bir başarı kazanan ilk kitabı 'Sevgililer ve
Oyuncular' ile yaptığı çıkışı sürdüren
Lucinda Edmons'dan bir 'çoksatan' daha. 'Saklı
Güzellik', İngiltere'nin genç kuşak
yazarlarından Edmons'la tanışmak için iyi bir
fırsat olabilir. Türün ilgililerine duyurulur.
GECENİN YALNIZLIĞINDA
Selma Fındıklı, Remzi Kitabevi, roman, 158
sayfa.
"Meraga ile Tebriz'i ayıran Sahand
dağını aştığı gün, dönüşü olmayan bir
yolculuk başlamıştı Abdülkadir için.
Büyüleyici sesinden dökülen eşi bulunmaz
besteleri, Doğu saraylarında çınlayarak altı
yüz yıl sonrasına ulaşacaktı. Ama baba
ocağındaki özgürlüğünü bir daha asla
bulamayacak, yaşamı boyunca sultanların
yazgısını paylaşmak zorunda kalacaktı. Bin
dört yüz otuz beş ilkyazında, bir gece
yarısı Herat'ta can verirken bile..."
'Gecenin Yalnızlığında', bugüne kadar
değişik türlerde yazdığı otuzu aşkın
oyunu olan, öykü kitaplarıyla da
tanıdığımız Selma Fındıklı'nın beşinci
romanı.
GÜNDÖKÜMÜ I-II
Tomris Uyar, Yapı Kredi Yayınları, günlük,
959 sayfa.
Daha çok öyküleri ve çevirileriyle
tanıdığımız Tomris Uyar'ın yirmi beş yıl
boyunca tuttuğu günlükleri YKY tarafından
yeniden iki ciltte toplandı. 'Bir Uyumsuzun
Notları' alt başlığıyla yayımlanan
'Gündökümü'nde yazar, hayatını,
gözlemlediklerini, dostluklarını, hayata ve
topluma dair eleştirilerini gün be gün
yansıtıyor. Uyar'ın uyumsuzluğu ise daha çok
değişen koşullara ayak diremekten
kaynaklanıyor. Geride bıraktığımız
yüzyılın son çeyreğini bir kez de Tomris
Uyar'ın gözünden anımsamak isteyenlere
tavsiye edilir.
ALTININ LANETİ
Teoman Ergül, İnkılap Kitabevi, roman, 224
sayfa.
Kroisos, antik çağ Anadolu uygarlıklarının
belki de en önemlisi olan Lidya'nın son kralı.
Nam-ı diğer Karun; yaşadığı zamanda
dünyanın en zengin adamıydı. Onun döneminde
Lidya gücün ve zenginliğin doruğuna
ulaşmıştı. Ekonomik ve endüstriyel
buluşlar, para, uzun mesafeli ticaret, şiirsel
yapıtlar, müzik, heykelcilik, felsefe,
astronomi, coğrafya, metalurjinin ilerlemesi,
sefahat mezhepleri... Hemen hepsi bir buçuk
yüzyıl içinde Lidya Uygarlığı'nda hayat
buldu. Lidya ve onun başkenti Sardis antik
çağlar tarihinin bir dönemine damgasını
vurdu. Teoman Ergül de işte bu şehrin ve
uygarlığın ihmal edilmesinden, unutulmasından
etkilenerek 'Altının Laneti' isimli romanını
yazmış. 'Altının Laneti', Lidya ve Sardis'in,
Yunan ve İyon kentleri uygarlıklarının
gölgesinde bırakılmasına bir isyan niteliği
de taşıyor.
YEŞİLÇAM GÜNLÜĞÜ
Ayşe Şasa, Gelenek Yayınları, deneme, 217
sayfa.
1963 yılından başlayarak Türk sinemasında
senaristlik yapan, Murat'ın Türküsü, Son
Kuşlar, Ah Güzel İstanbul, Utanç ve Gramofon
Avrat gibi filmlere imza atan Şasa 1993'te
sinemayla ilgili Yeşilçam Günlüğü adlı
denemelerini yayınladı. İkinci baskısını
yapan kitap, son zamanlarda tasavvuf temeli
üzerine oturmuş yeni bir sinema anlayışının
imkanlarını araştırıyor. Sinemamızı
tasavvuf ilkesi ışığında ele alan yazılar,
sinema yazımı alanında bir ilk niteliğinde.
Türk sinemasını alternatif bir bakış
açısı üzerinden okumak isteyenlere.
PSİKOLOJİK SAVAŞ
Nevzat Tarhan, Timaş Yayınları,
araştırma-inceleme, 216 sayfa.
Psikolojik savaş, klasik anlamdaki savaşın
kazanılması veya kaybedilmesinde, savaştan
sonra da üstünlüğün devam etmesinde yahut
sorunlarınçözülmesinde insanların ruh haline
etkiederek sonuç almak olarak tarif ediliyor.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Timaş Yayınları
arasında piyasaya çıkan yeni kitabı,
'Psikolojik Savaş'ta askeri bir kavram olan bu
terimin günlük hayatımızda nasıl
kullanıldığını Türkiye ve dünyadan
örnekler
ışığında tarihten günümüze bilimsel
olarak inceliyor. Kitapta, psikolojik savaş
bilgileri dışında, bilgi savaşı,
elektromanyetik savaş, beyin kontrolü,
propaganda yöntemleri ve bilgisayar devrimi,
internet taarruzu, tarihsel bilgiler, gelişen
intihar eğilimleri, baskıcı kültürlerin
etkileri, itaat kültüründen demokratik
kültüre geçiş, insanın ruh hallerinin nasıl
etki altına alındığı gibi konular da
işleniyor.
SİS
Miguel de Unamuno, çeviren: Behçet Necatigil,
Kültür Yayınları, roman, 209 sayfa.
Büyük bir evde uşağı ve aşçısı ile
yaşayan, zengin, kimsesiz, genç bir adamdır
Augusto. Yegane dostu Victor ile satranç
oynamaktan başka neredeyse hiçbir uğraşısı
yoktur. Ta ki günlerden bir gün, her zamanki
gibi amaçsızca evden çıktığında, sisler
içinde önünden süzülüp giden güzel bir
kadın siluetinin ardına takılana kadar...
İspanyol yazar ve filozof Unomuno'nun
(1864-1936) ilk romanı olan 'Savaşta Barış'
1897'de yayımlanır. Yaşadığı dönemde
ülkesindeki faşist tırmanışa cephe alan
yazar, roman ve oyunlarında karakterlerin trajik
yaşamını vurgular ve hayatın anlamını
sorgular. Behçet Necatigil tarafından dilimize
kazandırılan 'Sis', insan psikolojisinin
ustalıklı bir dille betimlendiği bir yapıt.
İNGİLTERE İNGİLTERE'YE
KARŞI
Julian Barnes, çeviren: Serdar Rıfat
Kırkoğlu, Ayrıntı Yayınları, roman, 286
sayfa.
Julian Barnes, ironik tarih yazımını bu kez de
bir karşı ütopya denemesi çerçevesinde
ortaya koyuyor. Romanda 'İngiltere, İngiltere'
olarak adlandırılan fütüristik İngiltere
projesi, hem geçmişe yönelik derinlikli bir
kültür eleştirisini hem de insan varoluşunun
daha derin katmanlarının irdelenme çabasının
içeriyor. Söz konusu panaromada neler yok ki!
Minyatür bir İngiltere oluşturma amacıyla
satın alınan küçük Wight Adası. Her bir
üyesi alışılmadık unvanlar taşıyan bir
beyin takımı... Projenin hedefiyse şu:
Yabancı turistlerin akın akın gelip paranın
oluk gibi akacağı bir eğlence parkı olarak
kullanılmak üzere yeniden yaratılan ve
İngilizliği temsil ettiği varsayılan her
türlü kültürel obje ve yaşantı. Bir başka
deyişle, kapitalizm denen şeytani sistemin her
kılığa girebileceğini bir kez daha
kanıtlayan bir çeşit İngiltere Disneyland'ı.
Çoğu zaman matrak ve her satırıyla
düşündürücü bir roman.
KIRMIZI YAĞMURLAR
Mustafa Holoğlu, Mavi Ağaç Yayınları, şiir,
78 sayfa.
"aklıma sen gelirsin / boğaz köpüklü
mazilerde / bir de / malabadi köprüsü gelir /
ne ak umutlar yaşanmış taşlarında / paris'in
/ miraba köprüsü gelir aklıma / güngörmüş
gözlerim / aşkı yakalamasa da / kimliksiz
gelir aklıma / nerede düşürdüm / aşkımın
kaydını..." Kitabında 33 şiire yer veren
gazeteci-yazar Mustafa Holoğlu, aynı zamanda
şiir kitabının çıkmasına yardımcı olan
Fatih Kısaparmak'ın basın sözcülüğünü
yapıyor. Şair daha çok özlem, umut gibi
temaları işlediği şiirlerinde Anadolu
sevgisini de ön plana çıkarıyor.
ON İKİ SANDALYE
İlya İlf-Yevgeni Petrof, çeviren: Mehmet
Özgül, Evrensel Basım Yayın, roman, 424
sayfa.
Türkiye'de ilk kez basılan 'On İki Sandalye',
her Sovyet yurttaşının okuyup filmini
izlediği, pek çok dile çevrilmiş bir mizah
klasiği. Her şey, ölüm döşeğindeki yaşlı
kadının sırrını damadına açıklamasıyla
başlar. Çarlık yönetimi sırasında soylular
birliği başkanlığı yapan damat İppolit
Matveyeviç'in kulak kesilmesine sebep olan sır
şudur: Zengin dul, Sovyet idaresinin eline
geçmesin diye, sahip olduğu 150 bin ruble
değerindeki mücevheri, huzurevi olarak
kullanılan konaklarında gizlemiştir; yemek
odası takımını oluşturan on iki sandalyeden
birinin döşemesi altına... İlya İlf ve
Yevgeni Petrof adlı iki gazeteci tarafından
1928 yılında yazılan bu popüler mizah
romanında, yeni yeni oturmakta olan Sovyet
sisteminde hâlâ varlığını sürdüren
bürokratizm, yetkiyi kötüye kullanma, adam
kayırma, toplum değerlerine zarar verme gibi
uygulama ve davranışlar eleştiriliyor.
|
APOKALİPS'İN
ATLILARI
William Cooper, çeviren: Zeki Enis Akkan, Selis
Kitaplar, inceleme-araştırma, 277 sayfa.
'Apokalipsin Atlıları' isimli araştırmanın
temeli, Amerikalı bir deniz subayı olan William
Cooper'ın, yıllar boyunca eline geçen 'çok
gizli' belge ve bilgilerin ışığında bazı
gerçekleri farketmesiyle atılmış. Sermayeyi
elinde bulunduran bazı grupların, süper güç
Amerika'yı ele geçirmek suretiyle 'Dünya
Hükümeti' kurmaya yönelik faaliyette
bulunduğuklarını tespit eden Cooper, ordudaki
görevinden ayrıldıktan sonra yayımladığı
kitaplar, radyo programları ve konferanslarla
bilgilerini kamuoyuna açıklamaya başlar.
Bundan sonra aldığı tehditler altında
yaşamaya çalışan ve araştırmalarını
sürdüren Cooper 2001 yılında öldürülür.
'Gizli Örgütler ve Yeni Dünya Düzeni'
altbaşlığıyla yayımlanan Apokalips'in
Atlıları da William Cooper'ın
araştırmalarının kitaplaştırılmış hali.
Cooper'ın araştırmasında, kurulmaya
çalışılan yeni dünya düzeninin yanı sıra
tarihin içinden çıkıp gelen gizli
örgütlerin hikâyelerini de bulacaksınız.
DUMAN KULÜBÜ
Bahtiyar Kaymak, Mayıs Yayınları, şiir, 109
sayfa.
"gülerdi acemiliğine kadınlığındaki
hilal / bomba süsü verilmiş bir pankart gibi /
katlanıp bükülürken sen... acılar da ölür
/ bırakıp hüznünü dedin... arşivlerde
kaldı ihtilal..." Seçici kurulunda Sina
Akyol, Orhan Alkaya, Suat Çelebi, Veysel Çolak
ve Sadık Yaşar'ın yer aldığı 2002 Arkadaş
Z. Özger Şiir Ödülü'nün sahibi Bahtiyar
Kaymak. Kitaptaki şiirlerini 'aynayana',
'geceyigiyinmek', 'küldersleri' başlıkları
altında toplayan şair, zengin imge
kullanımıyla dikkat çekiyor.
BUSHLAR'IN GİZLİ TARİHİ
Adam Ironhouse, çeviren: Kemal Okuyan, Kim
Yayınları, araştırma-inceleme, 269 sayfa.
Bush ailesi, pek köklü tarihi olmayan
Amerika'nın aynı şekilde köklü olmayan
ailelerden birisi. 20. yüzyılın başlarından
itibaren aile, kendisine Amerika'nın yönetici
eliti arasında bir yer edinme mücadelesi içine
girdi ve bunu başardı. Başarmanın da
ötesinde üç nesil içinde içlerinden bir
senatör ve iki başkan çıkardılar. Kitap,
Bush ailesinin sadece ABD'de değil dünya
çapında yükselişinin perde arkasını,
güvenilir ve alternatif kaynaklara dayanarak
edindiği zengin bilgi ve ayrıntılarla
anlatıyor. Bush ailesinin gizli kapaklı
işleri, kirli bağlantıları ve sırları
Türkçede ilk kez bu kitapta bir araya geliyor.
HEİDEGGER VE NAZİZM
Derleyen: Ahmet Demirhan, Vadi Yayınları,
derleme, 270 sayfa.
Batı düşüncesinde 'metafiziksel' adını
verdiği bir damara son vererek
'varlığın' sesinin duyulmasına çalışan
ünlü bir filozofun; Almanya'da tarihsel bir
dönemle sınırlı olan Nazizm arasındaki
ilişki, niye bu kadar büyük bir ilgi
görüyor? Bu gibi sorulardan yola çıkan
'Heidegger ve Nazizm', Karl Löwith, Karl Jasper,
Thomas Sheehan, Herbert Marcuse ve Jürgen
Habermas gibi birçok düşünürün konu
hakkında düşüncelerine yer vererek
literatürde oldukça kısır ele alınan
Heidegger-Nazizim ilişkisini tarihsel olaylarla
bağlantılı bir şekilde inceliyor.
GÜN DOĞMADAN
Alpaslan Işıklı, İmge Yayınları, anı, 298
sayfa.
'Gün Doğmadan' Alpaslan Işıklı'nın genel
olarak siyasi olaylarla bağlantılı anılarına
yer verdiği yazılardan oluşuyor.
Cumhurbaşkanı Sezer tarafından atanmış bir
YÖk üyesi olan ve halen Siyasal Bilgiler
Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri
İlişkileri Bölümü Başkanlığı'nı
sürdüren yazar, kitabında yakın tarihimizde
yaşanılan gerçeklerden ve doğrudan
gözlemlenen olgulardan yola çıkıyor. Yakın
tarihimizi ve dolayısıyla bugünümüzü ve
yarınımızı ilgilendiren tahlillere ulaşmaya
çalıştığı kitabı, özellikle siyasete ilgi
duyanlara yönelik.
NASIL BİR EDEBİYAT
EĞİTİMİ
Yayına hazırlayanlar: Oya Adalı-Şeyda Ozil,
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Beyoğlu
Şubesi Yayını, araştırma, 253 sayfa.
Eğitimdeki sorunların, sorunla ilgili
kesimlerin tümünün katılacağı bir ortamda
tartışılmasını demokratik toplumun gereği
sayan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, bu
kitapta edebiyat eğitimini ele alıyor. Kitapta,
lise edebiyat eğitiminde yaşanan sorunlar,
Bakanlıkça yaplmak istenen değişiklikler,
çözüm önerileri tartışılıyor.
Uygulanmakta olan edebiyat eğitimiyle ilgili
öğretmen görüşleri, yabancı ülkelerdeki
uygulamalar, akademisyenlerin konuya
yaklaşımları ve görüşleri pek de sorulmayan
sorunun gerçek sahibi olan öğrencilerin
düşünce ve önerileri yer alıyor. Ayrıca
kitabın sonuna tartışmaya katılan herkesin
bilgisine sunulmak üzere Lise Türk Dili ve
Edebiyatı müfredat programı konulmuş. Kitap,
basın mensuplarına, öğretmenlere ve
kamuoyuna, soruna sahip çıkma olanağı
getiriyor. (Kitabı temin edebilmek için dernek
tel: 292 11 98)
KÜLTÜREL KAYNAKLARINA
GÖRE ALEVİLİK
İlyas Üzüm, Horasan Yayınları,
araştırma-inceleme, 155 sayfa.
Kitap, aleviliğin kültürel kaynakları
niteliğindeki menakıbnameler, deyişler ve
Buyruk esas alınarak hazırlanmış.
'Vilayetname-i Hacı Bektaş Veli'ye göre
İslami inanç ve ibadetler', 'Temel Alevi
Kaynağı Buyruk'ta Kuran Anlayışı', 'Demir
Baba Vilayetnamesi'ne Göre İslami İnançlar',
'Pir Sultan Abdal'ın Tanrı Anlayışı',
'Buyruk'ta Üç Sünnet-Yedi Farz kavramı ve
Alevi Yazarlarının Tutumu' başlıkları
altında altı makaleden oluşan inceleme,
araştırmacılara olduğu kadar alevilikle
ilgili bilgi sahibi olmak isteyenlere de
yardımcı olacak nitelikte.
EVLER MEVSİMLER
Sophie ve Xavier Bohl Raverdy, çeviren: Alp
Tümertekin, YKY araştırma-inceleme, 235 sayfa.
Mimar Xavier Bohl ve ressam Sophie Bohl Raverdy,
Paris'ten Ankara'ya dek yürüyerek yaptıkları
yolculuk boyunca yerel kimlik, yaşam koşulları
ve bölgesel niteliklerin ışığında yerel
mimarlık ürünlerinin çevreyle ilişkisini
kendi yaptıkları çizimler eşliğinde
inceliyorlar. Farklı yaşayış biçimlerini ve
coğrafi koşulların toplum yaşamına etkisini
ele alan bir yol günlüğü de eşlik ediyor bu
incelemelere. 'Evler ve Mevsimler' çeğdaş
mimarlığın çıkmazlarını ele alan bir
sorguluma ve bir yol öyküsü.
ERMENİ HARFLİ TÜRKÇE
METİNLER
Kevork Pamukciyan, Aras Yayınları,
araştırma-inceleme, 255 sayfa.
Ermeni alfabesinin Türkçe metinlerin
yazımında kullanılmasına
14. yüzyıldan itibaren yazma eserlerde, 18.
yüzyıldan itbaren de basılı eserlerde yaygın
olarak rastlanır. Şiir, destan, roman gibi
edebi eserlerde, çok dilli lügatlarda,
mezartaşı kitabelerinde, incil ve dier dini
kitaplarda karşılaştığımız Ermeni harfli
Türkçeyle pek çok gazete ve dergi de
yayınlanmıştır. Kevork Pamiukciyan'ın
Türkçe yayınlanmış makale ve ansiklopedi
yazılarını bir araya getiren 'Ermeni
Kaynaklarından Tarihe Katkılar' dizisinin 2.
cildi Ermeni harfli Türkçe Metinler üzerine
makaleleri kapsıyor. Bu kitapta yer alan 29
makalede Pamukciyan, Ermeni alfabesiyle Türkçe
yazılmı ş şiirleri, destanları, kitapları,
gazeteleri, halk hikâyelerini ve resmi belgeleri
tanıtıyor.
|