-----------------------------------------------------------------------------------Ana Sayfa------------------------------------------------www.vitrindekikitaplar.com

Yeni Kitaplar

Eski Sayılar: 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21-27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41
KEDİLER VE KADINLAR
Ayşe Şule Süzük, Seyir Yayıncılık, öykü, 121 sayfa.
"Gözlerimiz bu dünyaya açılalı beri, neler yaşadık, nelere tanık olduk birlikte! ... Kır çiçekleri, bahçe çiçekleri, saksı çiçekleri... Bahçemdeki çiçekleri anlatmak istedim size... Ama hangi birini anlatmalı? Nerden başlamalı?... Yoksa şöyle mi yapmalı; en iyisi siz alın götürün birini sahi!" Seyir Yayıncılık tarafından yayınlanan ve Ayşe Şule Süzük'ün
ilk kitabı olan 'Kediler ve Kadınlar' on dört hikayeden oluşuyor.
Çiekleri ve kedileri sevenlere...

BAŞARMAK İÇİN YÖNETMEK
Colin Turner, çeviren: Özlem Hanbey, Kariyer Yayınları, strateji, 231 sayfa.
Colin Turner 'Başarmak İçin Yönetmek' isimli kitabında girişimci organizasyonlarınızın başarıya ulaşması için 'Nasıl girişimci yöneticiliğinin pnensiplerini ve pratiğini ygulayacağınızı', 'işletmelerde ve kişisel dinamiklerdeki değişimi ayakta tutacak altı temel öğeyi', 'daha etkili bir şirket yönetimi için yetkilerin nasıl arttırılacağını' ve 'savunucularınızın birliği için kendi elemanlarınızı ve müşterilerinizi nasıl motive edeceğiniz'i ayrıntılarıyla anlatıyor. Ve bu konularda çeşitli stratejiler üretiyor. Başarı olmak için her şeyi göze alan girişimciler için.

İVAN İLYİÇ'İN ÖLÜMÜ
Lev Tolstoy, çeviren: Nihal Yalaza Taluy, Can Yayınları, roman, 84 sayfa.
"Yalan, ölümün arifesinde çevresini kaplayan bu yalan;..., İvan İlyiç için son derece acı vericiydi. İşin tuhafı; çevresindekiler ona bu hokkabazlıkların yaparken kaç kez 'Bırakın şu yalanları! Ölmekte olduğumu siz de biliyorsunuz, ben de biliyorum. Yalan söylemekten vazgeçin bari!' diye bağıracak gibi oluyordu. Ne var ki hiçbir zaman kendinde bunu yapacak gücü bulamıyordu." Geç kalan bir konuk gibi İvan İlyiç'in kapısını çalar ölüm ve o artık hastalığı boyunca ölmeyi bekleyecektir. Bu bekleyiş sırasında ise İvan İlyiç, ölüm kadar yaşamı da düşünecektir. Tolstoy 1884-1886 yılları arasında yazdığı bu romanında, İvan İlyiç'in kişiliğinde insanoğlunun ölümle kurduğu ilişkiye bakıyor. Hayatın ve ölümün neresinde durduğumuzu anlamak, kurduğumuz ilişkilerdeki duyarlılık üzerine bir kez daha düşünmek için...

ZAFER VAAT ETMEYEN TOPRAKLAR
Namık Doymuş, Doğan Kitap, tarihi roman, 258 sayfa.
"Bakışları önündeki kilimin renklerine takılı olan Yıldırım Bayezid, beklenmeyen sertlikte kaldırdı başını. 'Ben ki Osman Bey'in oğlu Orhan Bey'in torunu ve Murat Bey'in oğluyum. Hainlerin ihanetine uğradım ve kazanmak üzere olduğum bir savaşı kaybettim. Ben, topraklarıma zorla girip geçici bir zafer kazanmış olan eski koyun çobanının uşağı olmak için değil, devletimi yönetmek için yetiştirildim. Boynum kıldan incedir. Savaşı kazanmış olan sensin. Bizim için geçerli olan, onurlu bir ölümdür..." 'Zafer Vaat Etmeyen Topraklar', Namık Doymuş'un dördüncü romanı.

19. YÜZYILIN LEVANTEN SEMTİ PANGALTI
Rinaldo Marmara, Şişli Belediyesi, araştırma-inceleme, 92 sayfa.
Araştırmacı Rinaldo Marmara, '19. Yüzyılın Levanten Semti Pangaltı'da, Şişli ilçesinin semtlerinden biri olan Pangaltı'dan yakın tarihimize ilişkin bir kesit içinde insan manzaralarını sergiliyor. Çoğunlukla Latin kökenli Avrupalılar'dan oluşan ve özellikle İstanbul'un tarihi, kültürel yapısına büyük katkısı olan Levantenler'in yerleşim alanlarından biri olan Pangaltı'nın hikâyesi İstanbul'un gizemli kapılarından birinin daha aralanmasına neden oluyor.

POGO
Ayça Seren Ural, Stüdyo İmge, roman, 215 sayfa.
Üniversite öğrencisi Değer, bir partide tanıştığı Savaş'ın ölmesiyle başlayan olaylar zinciri içinde, Bodrum'da başka bir aşka yelken açar. Ancak Değer, olayların akışı içinde kendini, çok sevdiği arkadaşı Rüzgar'la birlikte fahişelik yaparken bulur. Fahişelik ise; mafya, soygun ve cinayeti doğurur. Ancak yaşadıkları her şeyi bir eğlence olarak gören iki genç kız, düştükleri en zor durumların içinden bile ustalıkla sıyrılmayı başarırlar. Ayça Seren Ural, ilk romanı 'Pogo'da, 90'lı yılların ikinci yarısından başlayarak gençlik içerisinde punk kültüründe ifadesini bulan ve kuralsız dans anlamına gelen 'Pogo'nun etkilediği jenerasyonun hikayesini anlatıyor.

PSİKANALİZ VE SHAKESPEARE
Norman N. Holland, çeviren: Özgür Karacam, Gendaş Kültür, deneme, 488 sayfa.
'Psikanaliz ve Shakespeare', psikanaliz, Shakespeare ve hümanist düşünceye ilgi duyanlar için yazılmış bir deneme kitabı. Amerikan Psikanalist Akademisi üyesi ve Psikolojik Sanat Araştırmaları Enstitüsü başkan yardımcısı olan Norman N. Holland'ın yazdığı kitap hem Shakespeare üzerine bir inceleme hem de psikanalitik sanat kuramının geçmişini ve geleceğini irdeleyen bir nitelik taşıyor. 1920'li yıllardan sonra benlik psikolojisinin gelişmesiyle birlikte, psikanalitik sanat ve edebiyat eleştirisinin yeni bir boyut kazanması ile yaratıcılığın insan ruhundaki çatışma dışı alanlarla daha çok ilişkilendirilmeye başlaması Holland'ı bu değişimi ayrıntılı bir biçimde değerlendirmesine yol açmış. Ve Holland, psikanalitik sanat-edebiyat eleştirisinin gelişimini, 20. yy. edebiyat eleştirisindeki yerini inceleyerek Shakespeare'e ilişkin bireşime ulaşıyor.

STÈPHANE MALLARMÈ
Hazırlayan ve çeviren: Ömer Aygün, YKY, şiir, 151 sayfa.
Fransız şair Paul Verlaine'dan sonra 'Şairlerin Prensi' kabul edilen Stephane Mallarme,'nin şiirleri, düzyazıları ve mektupları Ömer Aygün tarafından Türkçeleştirildi. Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlanan kitapta Ömer Aygün aynı zamanda ünlü şairin, çocukluğunu, çalkantılı hayatını, edebiyata yaklaşımını, tamamlayamadığı eseri Hirodias'ı, aşklarını da ele ayrıntılı bir şekilde ele alıyor. Bir döneme damgasını vuran Mallarme'ye ilgi duyanlar için iyi bir kaynak kitap niteliğini taşıyan inceleme, şairin şiire yaklaşımını daha iyi anlamak için de güzel bir fırsat olabilir.

SAPAK
Gün Zileli, İletişim Yayınları, anı, 295 sayfa.
'Yarılma' ve 'Havariler'den sonra, Gün Zileli'nin anılarının üçüncü ve son kitabı olan 'Sapak' İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. Daha önce birçok siyaset kitabına, romana ve çeviri kitaplara imza atmış olan Gün Zileli, 'Sapak'ta da soğukkanlı, hayata ve kendine karşı mesafeli üslubuyla anılarını yazmaya devam ediyor. Yazar bu kez, 1983 ile 1992 yılları arasında, yani 80'ler sonrasında solun dünyasına ait gözlemlerle dolu yaşantısını aktarıyor ve böylelikle bir anı / tarih dizisini tamamlamış oluyor.

İBN ARABİ
Claude Addas, çeviren: Atila Ataman, Gelenek Yayınları, yaşamöyküsü,
375 sayfa.
'İbn Arabi (Kibrit-i Ahmer'in Peşinde)', Claude Addas'ın ünlü tasavvuf felsefecisi ve şairi İbn Arabi'nin yaşamöyküsü üzerine yaptığı bir çalışma. İbn Arabi üzerine çalışmalarıyla tanınan Michel Chodkiewicz'in kızı olan ve kendisi de tasavvuf felsefesi üzerine çalışmalarıyla tanınan Addas'ın en önemli, kapsamlı çalışması 'İbn Arabi'. yaşamında ve düşüncelerinde izlediği yol, okuyanı sadece kendi içine taşıyan büyük düşünür İbn Arabi'yi tanımak ve onun farklı yollarından yürümek isteyenlere...

GÜL VE DÜŞÜN
Musa Dinç, Güldikeni Yayınevi, mizah, 146 sayfa.
Gülmece yazarı Musa Dinç'in Güldikeni Yayınevi tarafından basılan 'Gül ve Düşün' isimli son kitabında, Anadolu'dan derlediği masalları kendi üslubuyla yeniden kaleme almış. Kimi zaman mitolojik, kimi zaman gerçekçi, kimi zaman da hayalci özellikler taşıyan bu masalların en en önemli özelliği güldürüken düşünmeyi amaçlaması. Hemen her yaşta okuyucuya hitap eden kitapta, tüm masallara keyifli karikatürler eşlik ediyor. Musa Dinç 'Gül ve Düşün'deki on beş masal aracılığıyla, günümüzün sosyo-ekonomik şartlarından bunalan Türk okuyucusunun yüzünü güldürmeyi amaçlıyor.

BİR DELİNİN GÜNCESİ
N. V.Gogol, çeviren: Mehmet Özgül, Say Yayınları, öykü, 383 sayfa.
Daha çok 'toplumsal yargı'denen mizahi öyküleriyle tanınan Nikolay V. Gogol'un altı öyküsünden oluşan 'Bir Delinin Güncesi' raflardaki yerini altı. Rus edebiyatında gerçekçiliğin kurucusu olarak kabul edilen ama fantastik öğeler içeren öyküleri de en az mizahi öyküleri kadar değerli olan Gogol'un bu tür öykülerine de yer veren 'Bir Delinin Güncesi'nde yer alan öyküler şöyle: 'Taras Bulba', 'Petersburg Öyküleri-Bir Delinin Güncesi', 'Kaput', 'Burun', 'Fayton' ve 'Neva Caddesi'.

KUŞÇU
Mo Hayder, çeviren: Yeşim Şallı, Epsilon Yayınları, roman, 376 sayfa.
"Londra'nın güney batısında, Greenwich'te beş kadın cesedi tüm polis teşkilatının uykularını kaçırır. Katil, kadınları öldürmekle kalmamış cesetleri tüyler ürpertici bir şekilde gömmüştür. Otopsi sonuçları
korkunç bir katille karşı karşıya olunduğunu göstermektedir. Hırslı
ve yetenekli Müfettiş Jack Cafferey, katili ortaya çıkarmaya çalışırken geçmişte kalan, engel olabileceğini düşündüğü bir ölümün gölgesiyle de mücadele etmek zorundadır..." 'Kuşçu', bir ilk kitap olmasına rağmen, Mo Hayder'e en iyi polisiye roman yazarlarından biri tanımlamasını kazandırmış bir roman. Polisiye roman meraklılarına tavsiye edilir.

ANLAMAK VE ANLATMAK
Oya Adalı, Pan Yayıncılık, strateji, 352 sayfa.
Oya Adalı'nın Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Dilbilim Bölümünde verdiği derslerin kitaplaştırılmış hali 'Anlamak ve Anlatmak'. Kitap, genelde okuma uğraşı içinde olan tüm okurlara, özelde de yüksek öğretimde Türk Dili öğrenimi gören, Türkçe-Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği bölümlerinde okuyan öğrencilere ve eğitimin her düzeyinde Türkçe-kompozisyon dersi okutan eğitimcilere yardımcı olmak için hazırlanmış. Adalı'nın bu kitabı yayımlamaktaki amacının ise, düşünsel metinleri okuyup doğru ve eksiksiz olarak anlayabilme, düşünsel bir metin geliştirebilme, yazınsal metinleri okuyup algılamanın temel becerilerini edinebilme, konuşma, dinleme, okuma ve yazma etkinlikleriyle söz dağarcığını, dil deneyimini genişletebilme, ve Türkçenin olanaklarını, inceliklerini tanıma olduğunu belirtiyor.

SOSYOLOJİ
W. J. H. Sprott, çeviren: Mehmet Karaoğlu-Ülker Yükselbaba, Seyir Yayıncılık, sosyoloji, 178 sayfa.
Sosyolojinin en temel kavramlarını ve konularını tartışan 'Sosyoloji' adlı çalışma, üniversite seviyesinde sosyolojiye giriş kitabı şeklinde düzenlenmiş. W. J. H. Sprott bu çalışmasında, toplumsal ilişkilerin, toplumların, toplulukların, birliklerin, devletlerin ve ulusların niteliklerini tartışırken toplumsal yapının temel özellikleini tanımlayarak, toplumsal sorunlar, ekonomik ve siyasi kalıplar, yeni bir ahlaki düşünce ortamı, toplumsal ilişkilerin kabul edilen kanallarını oluşturan toplumsal kuruluşlar sistemini kapsamlı bir şekilde inceliyor. Dünya sosyoloji literatürüne önemli katkıları olmuş birçok sosyologun görüşlerine yer veren bu çalışma, insanı ve toplumu anlama çabasında olan herkese bir önbirikim sunuyor. Kitap, sosyolojinin bir bilim olarak kuruluşunun yakın dönemde olması nedeniyle, bu alanda eksik olan eser eksikliği içinde bir boşluğu daha doldurma niteliğini de taşıyor.

STRATEJİK DÜŞÜNME
Avinash K. Dixit / Barry J. Nalebuff, çeviren: Nermin Arık, Sabancı Üniversitesi Yayınları, strateji, 379 sayfa.
Oyun Teorisi dersleri veren Avinash K. Dixit ile Barry J. Nalebuff'ın 'Stratejik Düşünme / İş, Politika ve Günlük Yaşamın Rekabetçi Yanı' isimli çalışmaları Sabancı Üniversitesi Yayınları tarafından yayanlandı. İş hayatını bir kararlar dizisi olarak ele alan kitabın yazarları, oyunu kurallara göre oynamanın tüm yaşamın temel stratejisi olduğunu vurguluyorlar. Bu nedenle de bir 'oyun' olan hayatta, tüm oyuncuları birer strtejist olarak kabul ediyorlar. Amacı, stratejik IQ'yu geliştirmek olan kitap, fikirleri, savaş stratejisi, pazarlama stratejisi gibi herhangi bir alanla sınırlandırmıyor. Teorik argümanlar yerine aydınlatıcı örneklerin yer aldığı kitapta, sadeleştirilmiş aritmetiği, grafiği ve tabloları izlemekten keyif alan tüm okuyuculara yönelik, sade bir dil kullanılıyor. Stratejik IQ'sunu geliştirmek isteyenlere ve hayatı kazanılması gereken bir oyun olarak görenlere tavsiye edilir.

TABULA RASA
Özdemir İnce, İş Bankası Kültür Yayınları, eleştirel deneme, 149 sayfa.
Özdemir İnce, 'Tabula Rasa'da 'gelgeç modalar'ın önemsizleştirdiği, unutturduğu temel yasaları yeniden ele alıyor ve 'sanatsal yaratının cami avlusuna bırakılmış bir çocuk olmadığını anımsatmak' amacıyla kaleme aldığı denemelerinde, okura şiiri okumanın, şiire yaklaşmanın yollarını aktarıyor. Yazar, kitabın 'Şiirin Dört Atlısı' başlıklı bölümünda ise dört şairin: Metin Eloğlu, Turgut Uyar, Edip Cansever ve Cemal Süreya'nın şiirlerini ve genel olarak çağdaş şiirin sorunlarını ele alıyor. Tabula Rasa, bugüne kadar yirmi bir şiir kitabı, dördü kuramsal olmak üzere
on bir deneme kitabı yayımlanan Özdemir İnce'nin otuz üçüncü kitabı. Şiir üzerine, Türk edebiyatının yaşayan büyük ustalarından, Özdemir İnce'yle birlikte düşünmek isteyenlere.

BEŞ SEVİM APARTMANI
Mine Söğüt, Yapı Kredi Yayınları, roman, 127 sayfa.
"Pürtelaş Sokağı'nda kediler bir gün canhıraş feryatlarla ortalığı inlettiler. Pürtelaş Sokağı'ndaki beş Sevim Apartmanı'nda tuhaf şeyler oluyordu. Beş pencereli, beş odalı, beş acayip insanın oturduğu Beş Sevim Apartmanı'nda perdelerin arkasında tuhaf şeyler olup bitiyordu. Cinler aleminden gelenler, periler aleminden gelenler, cinperi aleminden gelenler, orada beş garip hikâye yazdılar...yazdılar...yazdılar." Daha önce Öküz dergisindeki yazılarından ve 'Adalet Cimcoz Bir Yaşam Öyküsü Denemesi' adlı çalışmasından tanıdığımız gazeteci Mine Söğüt'ün ilk romanı 'Beş Sevim Apartmanı'. Söğüt'ün fantastik alt yapılı bu romanı okuyucuyu cinperi alemine sürüklüyor.

SU, TÜYÜN ÜZERİNDE BEKLER
Enis Batur, Deneme, Sel Yayıncılık, 277 sayfa.
Enis Batur'un 1999 yılında ilk basımı yapılan 'Su, Tüyün Üzerinde Bekler' isimli deneme kitabının genişletilmiş ikinci baskısı Sel Yayıncılık tarafından yayımlandı. "Godot yoksa güzel bir kadın mıydı? Korkunun tek umarı mı korkuluk? Ölüm mü insana verilmiş en büyük ceza, ölümsüzlük mü? Gecenin kaç çucuğu vardır? Zaman nereden gelir, kaydırağımı onarabilir mi?" Su, Tüyün Üzerinde Bekler'in ilk basımında bu sorular ekseninde denemelere yenileri ekleniyor ve soruların belki de en can alıcısı ekleniyor metinlere: Cehennem yoksa burası mı? Kitabın yeni basımına eklenen metinler daha önce Cogito, P, Hürriyet Pazar, Sanat Dünyamız dergilerinde yayımlanmıştı.

EGE ERNART-BİR ÖNCÜ REKLAMCI VE SIRADIŞI YAŞAMI
Kemal Sezer, Reklamcılık Vakfı Yayınları, söyleşi, 149 sayfa.
Reklam dünyasının dehalarından Ege Ernart'ın sıradışı yaşamının portresini çıkaran bir nehir söyleşisinin kitaplaştırılmış hali 'Ege Ernart-Bir Öncü Reklamcı ve Sıradışı Yaşamı'. Kemal Sezer'in söyleşisinde Ege Ernart'ın, çocukluğu, ilkgençliği, şairliği, tiyatro ve sinema yaşamı, reklamcılığı, onunla yaşamı paylaşanların ağzından sıradışılıkları, şiirleri ve reklamcılık üzerine çarpıcı görüşleri ortaya çıkıyor. İmza attığı büyük kampanyalar dışında ayrıca yetmişe yakın İcraatın İçinden programının yazarı ve yaratıcı olarak da dikkat çeken bir kişi Ege Ernart. Kitap, reklam dünyasının bu önemli ve gözler önünde olmaktan hoşlanmayan ismi ile tanışmak, onu daha yakından tanımak isteyenler için iyi bir fırsat olabilir.

KELLİĞE ÖVGÜ
Kyreneli Synesios, çeviren: Cânâ Aksoy, Sel Yayıncılık, yaşam, 64 sayfa.
Kyreneli Synesios'un 'Kelliğe Övgü' isimli kitabı, özellikle erkekler dünyasında rastlanan bir kabusun geçmişine ışık tutuyor. 'Kelliğe Övgü'nün çıkış noktası yine bir 'övgü' kitabı; Synesios kendisinden iki yüz yıl önce yaşamış olan Bursalı Dion'un 'Saça Övgü' adlı kitabında ileri sürdüğü görüşleri çürütmek için yazmış 'Kelliğe Övgü'yü. Synesios, her şeyden önce, kellik gibi birçok erkeğin korkulu rüyası olan bir 'nasipsizliği' bir erdem olarak görüp yücelterek yerleşik inançları sarsıyor. Yazar seçtiği konuyu öylesine ciddiye alıyor ki, kellik onun dünyasında başlıbaşına bir tefekkür konusu oluyor. Ve her şeyin felsefe konusu olabileceği o çağda kellik de nasibini alıyor.
'Kelliğe Övgü' Sel Yayıncılık'ın Yaşam Kitapları dizisinin ilk kitabı olarak okuyucuların ilgisine sunuluyor.

KIRLANGIÇLARIN ÖMRÜ
Stella Aciman, Karakutu Yayınları, roman, 148 sayfa.
Stella Aciman, Mart 2002 tarihinde yayımlanan 'Bella' isimli ilk romanından sonra 'Kırlangıçların Ömrü' isimli ikinci romanıyla okuyucunun karşısına çıkıyor. 'Kırlangıçların Ömrü', var olmayan; ama hep varmış gibi yaşanılan Elvan ile Marsel'in aşkını anlatıyor. Aşklarının tutarsızlığına eklenen yaşamın yalan hali, birbirine âşık olan bu iki kişinin ikincil kimliklerini su yüzüne çıkartıyor. İnişlerin ve çıkışların oluşturduğu gri kaos, dibe vuran düşlerin ancak kanatılarak anlaşılabileceğini ortaya koyuyor. Çünkü Elvan ve Marsel iki tutunamayan, 'sınırda yaşayan',
düş yorgunudur. "Terliklerime bulaşmış çamur... Geceliğimin danteli
ylıyor yolları... Kaç kişi yeşil bakardı benim gibi kaderine... Yaşam denen kibrit kutusundaki ince çöplerden biri ben miyim ?
Ne zaman yakacaklar beni? Ne zaman, ne zaman, nerde, nerde, ne zaman..."

Eski Sayılar: 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21-27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41

Ö z k a n P A P A T Y A
Genel Yayın Yönetmeni
admin@vitrindekikitaplar.com