TUZ-İNSANLIĞIN TUZLU TARİHİ
Mark Kurlansky, çeviren : Ali Çakıroğlu, Aykırı
Yayınevi, inceleme-araştırma, 407 sayfa.
Tuzun 14 bin kadar farklı kullanımı olduğunu biliyor
musunuz ve dünyada bu kadar önemli, bu kadar değerli
başka bir maddenin bulunmasının kolay olmadığını
da? Bazı şeyler gibi tuz da ancak eksik olduğunda
hissedilen, yaşamımızdan çıktığı anda değeri
anlaşılan maddelerden biri ve olağan koşullarda pek
de önemsenmez, hatta fark edilmez bile. Oysa tuz olmadan
dünya üzerinde yaşamın olması bile mümkün
değildir; hiçbir canlı türü tuz almadan uzun süre
varlığını sürdüremez; ve tuzsuz bir yaşam elbettte
düşünülemez. Krolonojik bir sıra içinde eski
Çin'den Afrika'ya, Avrupa'dan Amerika'ya uzanan ilginç
anektodlar eşliğinde okuyacağınız 'İnsanlığın
Tuzlu Tarihi' Mark Kurlansky'den keyifli bir sosyal tarih
çalışması niteliğinde.
LA FONTAİNE'İN MASALLARI
Orhan Veli, resimleyen: Dağıstan Çetinkaya, Yapı
Kredi Yayınları,
Doğan Kardeş Dizisi, masal, 96 sayfa.
Orhan Veli'nin, ilk basımı 55 yıl önce Doğan Kardeş
Yayınları tarafından yayımlanan ve o tarihten bugüne
birçok kez basılan La Fontaine'in Masalları adlı
çevirisi, Yapı Kredi Yayınları'nca "Doğan
Kardeş" dizisinde renkli resimler, düzeltmeler ve
eklerle yeniden yayımlandı. La Fontaine'in 17.
yüzyılda manzum olarak kaleme aldığı, Hindistan'dan
İran, Anadolu ve Avrupa'ya yayılmış, kahramanları
çoğunlukla hayvanlardan oluşan öğüt verici
masalcıkların çevirisi Orhan Veli'nin, kısa
yaşamına sığdırdığı güzel işler arasında yer
alıyor. Elli yılı aşkın bir süreden beri sevilerek
okunan, çocuklar ve gençler için yapılmış bu
çevirilerde Orhan Veli, Türkçe'nin olanaklarını,
zenginliklerini ustaca sergiliyor. Dağıstan
Çetinkaya'nın bu kitap için özel olarak yaptığı
renkli resimlerle bezenen 'La Fontaine'in Masalları'
şairine ve onları Türkçe söyleyen Orhan Veli'ye
yaraşır bir güzellikte okurlarıyla buluşuyor.
DÜŞÜNCELERİMİZİN GÜCÜ
Erhard F. Freitag / Carna Zacharias, çeviren: Gülderen
Pamir, Omega Yayınları, sağlık, 199 sayfa.
Erhard F. Freitag ve Carna Zacharias 'Düşüncelerimizin
Gücü' isimli uygulama kitabıyla, düşüncenin
gücünden doğru şekilde yararlanmayı, sorunların,
çaresizliklerin ve hastalıkların üstesinden gelmeyi,
mutlu ve başarılı bir yaşam sürmeyi öğrenmeleri
için insanlara yardımcı olmayı hedefliyorlar. Freitag
ile Zacharias'a göre, ister olumlu olsun ister olumsuz,
'düşüncelerin gücü' yaşam kalitesini belirler ve
özbilince, özgüvene ve inançlara güç katmayı
öğretir. 'Gittiğimiz Yer', 'Bilinçaltı Güç
Merkezi', 'Genel Duyarlılık Alıştırmaları',
'Başarılı Terapi Sonuçlarından Masal Gibi
Örnekler', 'Terapistlerin En Sık Karşılaştıkları
Sorular ve Yanıtları'...
gibi başlıklar altında bilincin kudretiyle sorunlara
çözüm bulmanın yollarını göstermeye çalışan
'Düşüncelerimizin Gücü' mutluluğu kendi içinde
arayan okuyuculara tavsiye edilir.
MODERNLEŞME VE MODERN TÜRK ŞİİRİ
Metin Cengiz, Telos Yayınları, inceleme-araştırma,
167 sayfa.
Türk şiirinin kuramsal sorunları ile ilgil ürünler
de veren bir şair olan Metin Cengiz, 'Modernleşme ve
Modern Türk Şiiri', isimli çalışmasında
günümüzde çok tartışılan, şiirimizin modernleşme
sürecini irdeliyor. Yazar, Türk şiirinin
modernleşmesini ele alırken, geçmişi yeniden
değerlendirmek kadar, yorumlayarak yeniden kurgulamayı
amaç ediniyor ve modernleşmenin iki yüzüne
değiniyor. Cengiz ayrıca, 'Modernleşme Tarihine Bir
Bakış' başlığı altında, şairler ekseninde
modernleşmeyi de ele alıyor. Bu çalışma Türk şiiri
ile ilgilenenler için bir başvuru kitabı niteliğini
taşıyor. İNCİ
John Steinbeck, çeviren: Ayşegül Çetin, Remzi
Kitabevi, roman, 96 sayfa.
"Meksikalı inci avcısı Kino dünyanın en büyük
incisini bulduğunda, yoksulluk içinde geçen
hayatının artık değişeceğine inanır. Sonunda
karısı ile kilisede nikah yapabilecek, oğlunu okula
yollayabilecektir. Bu hayalleri kuran Kino, incinin
uyandırdığı kıskançlığı göremez..."
Zenginliğin ve paranın getirdiği kötülükler
üzerine yazılmış bir öykü olan 'İnci', John
Steinbeck'in klasikleşmiş eserlerinden biri. Bu romanda
Steinbeck, hem uygar toplum ile az gelişmiş toplumun
değerlerini karşılaştırıyor hem de her ikisini
eleştirmekten geri durmuyor.
ÇIPLAK AYAKLIYDI GECE
Ahmet Ümit, Doğan Kitap, öykü, 160 sayfa.
Ahmet Ümit'in birinci baskısı 1992 yılında yapılan
ilk öykü kitabı 'Çıplak Ayaklıydı Gece' Doğan
Kitap tarafından yeniden basıldı. İlk kitabı
'Sokağın Zulası' isimli bir şiir kitabı olan ve
'Çıplak Ayaklıydı Gece'den sonra, 'Bir Ses Böler
Geceyi', 'Agatha'nın Anahtarı' ve 'Şeytan Ayrıntıda
Gizlidir' isimli öykü kitaplarının ardından
yazdığı romanlarla Türk polisiye edebiyatının en
önemli yazarı olanak kabul edilen Ahmet Ümit'in öykü
kitapları da romanları gibi zekice kurgulanmış
keyifli öykülerden meydana geliyor. On dört öykünün
yer aldığı Çıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet Ümit
hayranlarına tavsiye edilir.
KABBALLAH
Arzu Cengil, Ayna Yayınevi, inceleme-araştırma, 211
sayfa.
Yahudi Mistik Geleneği olan 'Kabballah'ta Arzu Cengil,
Kabballah'ı tek bir ağızdan değil, tarihe malolmuş
Kabbalistler ile yeni Kabbalistler'in yorumlarıyla
okuyucuya aktarıyor. 'Yaratma'yla 'yayılma'yı birarada
açıklama çabası olan bu geleneğin kökeni
bilinmeyene duyulan korkular nedeniyle binlerce yıl
saklı tutulmuş olsa da zamanının gelmesini bekleyen
Kabballah ile ilgili çalışmasında Arzu Cengil bu
düşünceye ait anlayışları sistemli bir şekilde
biraraya getirmeyi amaçlıyor.
HACI MURAT
Lev Tolstoy, çeviren: Nihal Yalaza Taluy, Can
Yayınları, roman, 156 sayfa.
Büyük Rus yazarı Lev Tolstoy'un 1896-1904 yılları
arasında yazdığı 'Hacı Murat' yazarın olgunluk
dönemi eserlerinden kabul edilir. On dokuzuncu
yüzyılın Kafkas halkları arasında efsaneleşen Şeyh
Şamil'le çekişen Hacı Murat'ın hikayesini anlatır
bu romanında Tolstoy. Zayıflıklarının ve gücünün
farkında olan bir kahramandır Hacı Murat; yurt edinme,
hayata tutunma, bağımsızlık, tutsaklık, ihanet ve
iktidar sarmalında biçimlenen bir davanın
kahramanıdır. O, Rusları da sevmez, Şeyh Şamil'i de;
ama acımasız bir coğrafya ile tarihin ortasında,
geniş yürekli insanlarının arasında taraf tutmak
zorunda kalır. Ancak onun için aslonlan direnmektir.
Hacı Murat, direnmeli ve ayakta kalmalıdır. Tolstoy,
bu romanında ölümüne direnen gerçek bir kahramanı
yazarak sonsuzluğu taşır.
DÜŞÜNCENİN DÜŞÜNCESİ
Mehmet Uysal, kendibasımı, inceleme-araştırma, 148
sayfa.
Mehmet Uysal, 'Toplumsal Aklın Hareketi' alt
başlığıyla yayımladığı
'Düşüncenin Düşüncesi' isimli çalışmasıyla
toplumsal aklın tarih boyunca hareketine yeni bir
yaklaşım getirmeyi amaçlıyor. Toplumsal akıl içinde
birbiriyle çelişen üç farklı alan ve üç farklı
doğru bilgi anlayışı olan; mutlak akılcı idealizm,
duyumcu-akılcı idealizm ve materyalizmi ele alan
Uysal'a göre toplumsal aklı tarih boyunca hareket
ettiren ve onun bilgi hazinesinin sürekli genişlemesini
sağlayan şey, bu üç farklı alan arasındaki
çelişkilerdir. Uysal bu düşünceden yola çıkarak
çalışmasını,
'İnsanlar Düşünerek Yaşamda Kalır', 'Akıl Nedir?',
' Akıl Nasıl Hareket Eder?', 'İnsanlar Toplumsal
Düşünür', 'Metafizik Aklın Kendisidir' ve 'İyilik
İlkesi' ana başlıkları altında topluyor.
SHOW / HİP-HOP'U, SOKAKLARI VE EMİNEM'İ ANLAMA KLAVUZU
Suat Bilgi, Stüdyo İmge, müzik-inceleme, 248 sayfa.
2001 yılında yayımlanan 'Eminem-Gerçek Slim Shady
Hakkında Küçük Bir Hikaye ve Tüm Şarkı
Sözleri'adlı kitabın ardından, giderek sadece
gençlerin değil, ailelerin de ilgisini çekmeye
başlayan Eminem'i anlamak için hazırlanmış bir
çalışma 'Show/Hip-Hop'u, Sokakları ve Eminem'i Anlama
Klavuzu'. The Eminem Show adlı albümünde yer alan
şarkı sözlerini ve bu sözlerin çevirilerini de
içeren çalışma hem Eminem'in kişiliğini hem de
sansasyonlara yol açan şarkı sözlerini açığa
çıkarmaya amaçlıyor. Suat Bilgi'nin bu
çalışmasında ayrıca, Eminem hakkında düşüncesini
belirtmiş yazarlara da yer verilmiş. 'Show'u okurken,
Altay Öktem'den, Can Dündar'a, Hikmet Temel Akarsu'dan
Deniz Durukan'a, Türk yazarlarının Eminem
yorumlarını öğrenebilirsiniz.
BATININ DELİ GÖMLEĞİ
Attila İlhan, İş Bankası Kültür Yayınları,
deneme, 506 sayfa.
"Aslında bu, geminin 'seyir defteri'ni incelemek
gibi bir şey! Bu geminin adı, Türkiye! 70'li yıllar
boyunca, bir iki kere 'kaptan' değiştirse de, rotası
hemen hemen aynı kaldı. Hele içinde 'seyrettiği'
atmosfer hiç değişmedi: Barometre sürekli
düşüktü, fırtına gösteriyordu; 'dost' bellenmiş
limanlardan verilen meteoroloji raporları güven verici
değildi hiç, saplantı denebilecek bir inatla
'rota'nın istedikleri doğrultuya döndürülmesinde
ısrar ediyorlar, aralıksız 'batacaksınız'
diyorlardı. Ben, geminin bir yolcusu olarak, sırası
düştükçe hem kaptanın tutturduğu doğrultu, hem
'dost' bellediğimiz limanların 'uyarıları', hem de
geçmiş yolculuklarıyla yaşanmış deneyimlerin
sonuçları üzerine, defterime bir şeyler karaladım
durdum. Okuyacaklarınız, bunlardır." Attila
İlhan 'Batı'nın Deli Gömleği' ismini verdiği
denemelerini işte böyle özetliyor. Okuması sizden!
ÇAĞDAŞ YOGA
Müheyya İzer, Dharma Yayınları, sağlık, 310 sayfa.
Evet, elbette bir felsefe ama aynı zamanda bilindiği
gibi önemli bir egzersiz biçimi. Pek çok çeşiti var
ve bu da genel bir kafa karışıklığına yol açıyor.
Yoga denilince Türkiye'de akla gelen ilk isimlerden
birisi olan Müheyya İzer'in ölümünden sonra
yayımlanan ve bu konuda kafası karışık olanlara yol
gösteren 'Çağdaş Yoga' isimli kitabı Dharma
Yayınları tarafından basıldı. 'Çağdaş Yoga', hem
yogayı merak eden ya da öğrenmeye yeni başlayanlar
için hem de deneyimli yoga uygulayıcıları için
gerekli olan bilgileri, çalışmaları ve programları,
kolay anlaşılır biçimde sunmasıyla önemli bir
çalışma niteliğinde. Resimler ve ayrıntılı
açıklamalar eşliğinde, sistemli bir şekilde,
Yoga'yı kendi kendine öğrenmek isteyenlere.
ATATÜRK'ÜN DIŞ POLİTİKASI
Tevfik Rüştü Aras, Kaynak Yayınları, siyaset, 216
sayfa.
1925 yılından Atatürk'ün ölümüne kadar 13 yıl
boyunca Dışişleri Bakanlığı yapmış olan Tevfik
Rüştü Aras'ın makalelerinden oluşuyor 'Atatürk'ün
Dış Politikası' adlı bu kitap. Kitapta yer alan
makaleler, Atatürk'ün dış politikasını mümkün
olduğunca ortaya koyan yazılardan seçilerek biraraya
getirilmiş. 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesi,
Atatürk'ün dış politikasını özetler nitelikte olsa
da bazı ayrıntılar hem tarihe hem de geleceği ışık
tutuyor bu makalelerde. Kitapta yer alan çeşitli
makalelerinde Aras, 'Türkiye-Sovyetler Birliği
dostluğunu özel bir önemle vurguluyor ve Atatürk
döneminde olduğu gibi bu ülkeyle yeniden yakın
ilişkiler kurulmasını tavsiye ediyor. Avrupa Birliği
ve Türkiye-Yunanistan ilişkileri, söz konusu
makalelerde ele alınan diğer konu başlıklarından
birkaçı.
TANRILARIN ÖYKÜSÜ
Derman Bayladı, Say Yayınları, mitoloji, 326 sayfa.
Derman Bayladı, 'Tanrıların Öyküsü' isimli
kitabında, efsaneler konusunda ilk akla gelen Yunan
Mitolojisi'nden bahsediyor. Ve sade bilgiler vermek
yerine, karanlık çağdaki insanın hayalinde
yarattığı ölümsüzlerin doğuşlarını, evreni
paylaşmalarını, aşklarını, kıskançlıklarını,
kavgalarını ve entrikalarını anlatıyor. Onlarla
ilişkili ölümlülerin, hayvanların, garip
yaratıkların, sıradan insanların yaşamlarını ilgi
çekici bir biçimde sunmaya çalışıyor. Kısaca
'Tanrıların Öyküsü', batı sanat düşüncesinin
hemen her alanında, resimde, heykelde, tiyatroda,
şiirde ve romanda etkili olan Yunan Mitolojisi'ni
tanımak isteyenler için bir kaynak kitap niteliğini
taşıyor.
ERKEĞİN KARANLIK YÜZÜ
Michael P. Ghiglieri, çeviren: Ülgen Yıldız, Phoenix
Yayınevi, psikoloji, 459 sayfa.
'Erkekler, çıldırmış bir toplumun kurbanları
oldukları için mi cinayet işlerler?', 'Toplu şiddet,
yoksulluğun bir sonucu mudur, yoksa aşırı
kalabalıklaşmanın mı?',' Neden tecavüz bütün
kültürlerde bu kadar yaygındır?' Michael Ghiglieri,
işte bu soruları ve iddiaları 'Erkeğin Karanlık
Yüzü' adlı çalışmasında saldırganlığın
kökenlerini bulma çabasıyla ele alıyor. Bilimsel
dergilerden kişisel görüşmelere kadar binlerce
kaynağa ek olarak, hem bir primatolog hem de bir asker
olarak edindiği kendi deneyimlerine de dayanarak, neden
erkeklerin dişlerden
daha saldırgan ve şiddete eğilimli olduklarını
açıklıyor: "Erkeklerin şiddet eğilimi büyük
oranda doğuştan gelir, milyonlarca yıllık evrimin bir
sonucudur." Bu cevaba inananlar ve inanmayanlar
için şimdilik tek bir seçenek var: Erkeğin Karanlık
Yüzü'nü okumak.
TOPLUMSAL HAREKETLER KONUŞUYOR
yayına hazırlayan: Leyla Sanlı, Alan Yayıncılık,
siyaset, 292 sayfa.
'Toplumsal Hareketler Konuşuyor' isimli bu derlemede bir
araya getirilen yazıların amacı; 1980'li ve 90'lı
yıllarda ortaya çıkan ve 'yeni toplumsal hareketler'
olarak tanımlanan hareketleri, kamusal alana
çıkışları, talepleri ve mücadeleleri açısından
değerlendirmek ve bu hareketlerin yarattığı heyecan
kadar, başarılı olamayanların da yarattığı düş
kırıklığının nedenlerini araştırmak olarak
belirlenmiş. Kitapta yer alan yazılar aynı zamanda
ilgilendikleri alanlarda aktif olarak yer almış, bu
mücadele alanlarının ortaya çıkardığı enerji ve
keşfetme duygusunu yaşamış kişilerin deneylerinin de
bir aktarımı. Etyen Mahçupyan, Gül Erdost,
Hrant Dink, Hüsnü Öndül, Mebuse Tekay, Melda Keskin,
Nimet Tanrıkulu, Oya Baydar, Senih Özay, Ümit
Kıvanç'ın kaleminden toplumsal hareketleri okumak
isteyenlere.
FARKLI GELİŞEN ÇOCUKLAR
Adnan Kulaksızoğlu, Epsilon Yayınevi, sağlık, 358
sayfa.
Prof. Dr. Adnan Kulaksızoğlu'nun zihinsel engelli ve
otistik çocukların özellikleri ve eğitimiyle ilgili
olarak hazırladığı 'Farklı Gelişen Çocuklar'
isimli kitabı, zihin engellilere hizmet veren ancak
alana dışarıdan gelen öğretmenler için bir rehber
niteliğini taşıyor. Farklı Gelişen Çocuklar'da,
çocuk psikolojisi ve gelişimi, otizm, down sendromlu
çocuklarla spastik çocukların gelişimleri ile
özellikleri, zihinsel engellilerde davranış
değiştirme, farklı gelişen çocukların aileleriyle
eğitim çalışmaları, çocukların bulunduğu
sınıflarda ders ortamının düzenlenmesi gibi konu
başlıkları ele alınıyor. Bu çalışma, gerek
eğitim uzmanları gerekse anne babalar için bir
başvuru kitabı niteliğinde.
EVRİMİN İKONLARI
Dr. Jonathan Wells, çeviren: Orhan Düz, Gelenek
Yayınları, inceleme-araştırma, 312 sayfa.
Berkeley'de öğrenim görmüş ve biyoloji alanında
doktora yapmış olan Dr. Jonathan Wells, 'Evrimin
İkonları'nda, aleyhteki kanıtlara rağmen ders
kitaplarında yıllarca yer edinmiş, biyolojik
kökenlere ilişkin tartışmalar bağlamında savunulan
savları açığa çıkarmayı amaçlıyor. Bu
çalışmasında, ders kitaplarında sözü edilmeyen
bilimsel keşifleri gözler önüne sermeye çalışan
Dr. Wells, evrim tartışmasına da yeni bir boyut
getiriyor. Evrim teorisini sorgulamaya açık olanlar ve
biyolojiyle ilgilenenler için.
KAPALI KİTAP
Gilbert Adair, çeviren: Aslı Biçen, Yapı Kredi
Kültür Yayınları, roman, 171 sayfa.
Pek çok romana imza atan ve Fransızcadan yaptığı bir
George Perec çevirisiyle de ödül alan ünlü İngiliz
yazar Gilbert Adair'in 'Kapalı Kitap'ı Yapı Kredi
Kültür Yayınları tarafından Türkçeye
kazandırıldı. Geçirdiği bir trafik kazasında
gözlerini kaybeden ünlü bir yazar, yıllar sonra
tekrar yazmaya karar verir. Ama ihtiyacı olan tek şey
vardır:
'Gözleri'. Yani gözleri olabilecek birileri. Kitabın
yazılmasıyla başlayan esrarengiz olaylar zinciri, her
gün yeni bir korku ve gerilim halkasının eklenmesiyle
uzayıp gidecektir. Ta ki geçmişe ait son halka
eklenene kadar.
TÜRKLER
Stephane Yerasimos, çeviren: Temel Keşoğlu, Doruk
Yayınları, inceleme, 215 sayfa.
Stephane Yerasimos, 'Doğu, Batı, İslam ve Laiklik' alt
başlığıyla yayımlanan 'Türkler' isimli kitabının
amacının; Avrupa ve Türkiye'nin tutkulu
ilişkilerinden oluşan yüzyılların karşısında ne
bir suçlama ne bir savunma yapmak olduğunu söylüyor.
Yerasimos bu incelemesinde, Batı ile Doğu arasında
Türk toplumunun kendine bir yol açtığı uçlar
karışımını aydınlığa kavuşturmaya, Türkler,
Araplar ve Batılılar arasındaki bu karmaşık üçgen
ilişkisini ele almaya ve çağdaş dönemin belirgin
özelliklerinin (nüfus artışı, kentlere göç, hızla
kentleşme, islamcı hareketlerin yüksekliği, mitsel
bir anavatan arayışı...) altını çizmeye
çalışıyor.
POZİTİVİZMİN TÜRKİYE'YE GİRİŞİ
Murtaza Korlaelçi, Hece Yayınları,
inceleme-araştırma, 336 sayfa.
Aguste Comte tarafından sistemleştirilen ve
Türkiye'den Brezilya'ya kadar uzanan geniş bir alan
içinde etkili olan, son iki yüzyılın en önemli
düşünce hareketlerinden birisi 'Pozitivizm'. Ve
başlangıçta her türlü dini düşünceye karşı
'bilimsel bir ideoloji' olarak ortaya çıkmışken zaman
içinde bir anlamda kendisi bir dine dönüşen bu
düşüncenin etkileri tüm dünya kültürleri üzerinde
halen görülmektedir. Mustafa Korlaelçi de
'Pozitivizmin Türkiye'ye Girişi' isimli
çalışmasında, genel olarak pozitivizm hakkında bilgi
vermenin yanında, düşüncenin Türkiye üzerindeki ilk
etkilerini ve temsilcilerini de ayrı ayrı ele alıyor.
LALELİ-MOSKOVA MEKİĞİ
H. Deniz Yükseker, İletişim Yayınları,
inceleme-araştırma, 288 sayfa.
H. Deniz Yükseker'in 'Laleli-Moskova Mekiği' isimli
araştırmasında, gerek Laleli'den gerek Moskova'dan
gözlemlerle, bu iki yer arasında kurulan 'gezegen'
kayıt dışı ekonominin dünyasına, canlı tasvirler
ve somut insan hikâyeleri aracılığıyla ışık
tutuyor. Bavul tüccarlarını çoğunun kadın oluşunun
iç yüzünün, 'Nataşa' sohbetlerinde kavranamayan çok
yönlü etkilerinin de incelendiği araştırmada,
kadın-erkek ilişkilerinin bu 'ticaret kültürü'nü
nasıl biçimlendirdiği, dönüştürdüğü gözler
önüne seriliyor. 'Laleli-Moskova Mekiği', hem bu
özellikleriyle hem de konusu itibariyle akademik bir
alan araştırmasının önüne geçiyor.
SPOR YÖNETİMİ
Prof. Dr. Kurthan Fişek, YGS Yayınları, spor, 479
sayfa.
Prof. Dr. Kurthan Fişek'in 'Spor Yönetimi' isimli
çalışması, eklerle birlikte beş bölümden
oluşuyor. Çalışmanın ilk bölümünü, sporun
evrensel boyutlarının saptanıp çözümlenmesine ve
sporun kısa bir tarihçesine ayıran Prof. Fişek,
ikinci bölümde spor yönetiminin dünyadaki kuramları
ve uygulamaları üzerinde duruyor. Kitabın üçüncü
bölümünün konusu Türkiye'de spor yönetiminin dünü
ve bugünü. Kitabın sonuç ve değerlendirmeye ayrılan
dördüncü bölümünde ise Prof. Fişek, Türkiye spor
örgütünün yapısal sorunlarını çözümleyerek,
Türkiye sporu için bir 'yönetim modeli' öneriyor.
Spor Yönetiminin son bölümü olan ekler, bir 'Türkiye
Spor Örgütü Kılavuzu' olarak düzenlenmiş. İlgi
alanı gerçekten spor olanlara...
ASKERLİK SANATI
Machiavelli, çeviren: Nazım Güvenç, Anahtar Kitaplar
Yayınevi, politika - strateji, 270 sayfa.
Machiavelli'nin düşünce tarihine, siyasal bilimin
kapısını açtığı kabul edilir genellikle. Ancak
askerlik düşüncesinde de modern çağın öncüsü ve
başlatıcısıdır bu büyük düşünür. Günümüz
büyük Avrupa devletlerin orduları onun düşüncesinin
doğrultusunda kurulmuştur. Nazım Güvenç de
Machiavelli'nin işte bu öncü durumundan etkilenerek
onun 'Askerlik Sanatı' adlı eserini Türkçeye
kazandırmış. Kitabın sunuş yazısında da
düşünürün, 2500 yıllık Batı düşüncesi
içindeki yerini ve rolünü analiz eden Güvenç,
antikçağdan günümüze savaş, ordu, kahramanlık,
disiplinlilik gibi kavramların, şövalyelik kurumunun
geçirdiği evrimi dilsel ve olgusal olarak ele alıyor.
Askerlik ve modern çağ üzerine daha ayrıntılı
düşünmek isteyenler için.
BALTACI MEHMET PAŞA VE KATERİNA
Murat Sertoğlu, Bilge Karınca Yayınları, tarihi
roman, 2 cilt, 1204 sayfa.
Fakir bir çamaşırcının kızı olan Katerina,
yanında çalıştığı rahibin metresiyken, yeni
tanıştığı ve kendisine aşık olan Rus Generali ile
Moskova'ya gider ve orada General'in köşkünde Çar
Deli Petro'yla tanışır. Kısa süre içinde Çar'ın
gözdesi olan Katerina, zamanla saraya yerleşir. Ve
etkilediği nüfuzlu erkeklerle düşmanlarını ortadan
kaldırır... Murat Sertoğlu, Katerina ile Baltacı
Mehmet Paşa'nın aşklarının iç yüzünü
anlattığı bu tarihi romanda; saray entrikalarının
iç yüzü ve kurnazlığı ile güzelliğini
birleştiren Çariçe Katerina'nın olağanüstü
maceraları gün ışığına çıkıyor. Bu büyük ve
yüzyıllarca konuşulan tarihi aşkı merak edenlere ve
tarihi romanlardan hoşlananlara duyurulur.
|