ÖPÜNCE
GEÇMEZ
Enis Akın, Om Yayınları, şiir, 89 sayfa.
"yere yakınlaşmak arzusuyla sana suya
göğe sarıldım // sokaklardan kalkan sise
boşluğu yüzüme bir bak / gelmiş / ve
buralarda kalmış / bir at izi / ayaklanım
avunur avunmaz yüzüm yetinir yetinmez /
öpünce geçmez öpünce geçmez /
düşlerimdeki ülkeye uçup kaybolmadan önce /
kalbimi tut ve bırak tut ve bırak şimdi"
'Öpünce Geçmez', çeşitli edebiyat ve sanat
dergilerine denemeler yazan, söyleşi ve
çeviriler yapan Enis Akın'ın 'Hiç Ama
Birini', 'Öyleyse Ayrılalım' ve 'Puşt Ahali'
isimli kitaplarından sonra yayımlanan
dördüncü şiir kitabı.
AŞK VE
FANTAZYA
Asiye Cebar, çeviren: Ayşegül Sönmezay, Can
Yayınları, roman, 264 sayfa.
Sinemacı ve yazar Asiye Cabbar'ın 'Aşk ve
Fantazya' adlı romanı yazarın
'Cezayir Dörtlemesi'nin birinci kitabı olma
özelliğini taşıyor. Cabbar 'Aşk ve
Fantazya'da Cezayir'e ve sömürgeciliğe
kadınların gözünden bakarak cesur kalemiyle
daha önce yapılmayanı yapıyor, Cezayir'li
kadınların belleğini edebiyata taşıyor.
Cebar, yüzlerce insanın mağaralarda dumanla
boğulduğu, köylerin yakılıp yıkıldığı
bir dönemde oğullarının ve kocalarının
acılarını geleceğe gömerek direnişte yer
alan kadınların sözcülüğünü yaparken
aynı zamanda bunları kendi yaşamıyla da
bütünleştiriyor.
SURİYE
HATIRALARI
Ali Fuad Erden, İş Bankası Kültür
Yayınları, anlatı, 349 sayfa.
Emekli Orgeneral Ali Fuad Erden 'I. Dünya
Harbi'nde Suriye Hatıraları' isimli kitabında,
Cemal Paşa'nın kurmay başkan olarak
katıldığı Birinci Dünya Savaşı'nın
'Suriye Cephesi'ni anlatıyor. Erden'in bu
kitabı ilk kez 1954 yılında Dünya Gazetesinde
tefrika edilmiş ve aynı yıl 'Birinci Cilt'
kaydıyla yayımlanmış. Bir sonraki yıl yine
aynı gazetede 'Çölde Son Türk Destanları'
ismiyle tefrika edilen kitabın devamı ise
bugün yine İş Bankası Kültür Yayınları
tarafından yayına hazırlanıyor.
CUMHURİYET
DÖNEMİNDE İSTANBUL RUM PATRİKHANESİ
Elçin Macar, İletişim Yayınları,
araştırma-inceleme, 360 sayfa.
Elçin Macar'ın 'Cumhuriyet Döneminde İstanbul
Rum Patrikhanesi' isimli çalışması, İstanbul
Rum Patrikanesi'ni mercek altına alıyor. Ancak
Macar, sadece 'netameli' sayılmış bir konu
olarak İstanbul Rum Patrikhanesi'nin Cumhuriyet
tarihi içindeki serüvenini dile getirmekle
kalmıyor; konunun hiçbir derinliği olmadan,
günlük iç ve dış siyasî çekişmelerle
sınırlı olarak ele alınış tarzını terk
etmeyi de öneriyor. Macar, bu kitabıyla iki
milliyetçilik arasında sıkışmış,
ötekileşmiş, ideolojik açıdan suistimal
edilmiş bir kurum olan İstanbul Rum
Patrikhanesi'ne, hem teorik hem de metodolojik
açıdan bugüne kadar egemen olan anlayıştan
farklı bir yaklaşım getirmeyi amaçlıyor ve
yitirilmiş dinsel çeşitliliğin yakın
tarihteki izlerini sürüyor.
BEYOĞLU'NDA
BEYAZ RUSLAR
Jak Deleon, Remzi Kitabevi, anlatı, 239 sayfa.
1917 Ekim Devrimi'nden sonra dünyanın dört bir
yanına dağılan Beyaz Ruslar'ın İstanbul'a
gelip özellikle Beyoğlu'na yerleşen büyük
bir kısmının
hikayesini anlatıyor Jak Deleon 'Beyoğlu'nda
Beyaz Ruslar' isimli kitabında. Kaynağını
daha çok İstanbul'da yaşamış Beyaz Rusların
anılarından alan 'Beyoğlu'nda Beyaz Ruslar',
tekerleklerin taş parke kaldırım üstünde
çıkardığı seslerden Galata'ya
yaklaşıldığının anlaşıldığı,
Pera Palas'ın önündeki 'oto'ların
sayısının sabaha kadar sürecek baloları
ifade ettiği, gözleri vodkayla parlayan Beyaz
Rus kadınlarının, Beyoğlu'nun
tanımadığı bir yaşam biçimini simgelediği
zamanlara götürüyor bizleri.
ULUSU
DÜŞÜNMEK
Mustafa Topal, Özgür Üniversite Yayınları,
inceleme-araştırma, 326 sayfa.
Mustafa Topal 'Ulusun Gizi ve Ulusçuluğun
Büyüsü Üzerine Bir İnceleme' alt
başlığıyla yayımlanan 'Ulusu Düşünmek'
isimli çalışmasında, ulus kavramını ve
ulusçuluk, milliyetçilik, vatanseverlik ve
yurtseverlik arasındaki ince ayırım
noktasını inceliyor. Ve öncelikle de millet,
devlet, milli-devlet, milletleşme ile ilgili
birbirinin tam karşıtı sayısız tanımın
içinden çıkarak; etnik topluluk, ulusal
topluluk , milliyet, azınlık, gibi kavramları
yerli yerine oturtmaya çalışıyor Mustafa
Topal. Çalışmada ayrıca ulus kuramlarını da
belli bir sınıflandırmaya sokan Topal, konuyla
ilgili bazı kuramsal sonuçlara da varıyor.
CİNAYET VE
DİĞER UFAK TEFEK İŞLER
Derleyenler: Sabine Freitag / Andreas Fahrmeir,
çeviren: Faruk Ersöz, Kitap Yayınevi, tarihi
inceleme, 277 sayfa.
'Cinayet ve Diğer Ufak Tefek İşler' isimli
kitapta yirmi kadar çağdaş tarihçi
1400'lerden günümüze dek işlenmiş önemli
suçları inceliyor. Suçluluk konusunun
toplumları anlamada büyük bir potansiyel
içerdiğine inanan tarihçiler, bu noktadan yola
çıkarak hem tarihi suçları hem de
toplumların değişimi ve gelişimini
izliyorlar. 1929 yılında dul bayan Joan
Winkfield'i balta ve bıçak darbeleriyle
öldüren Ivo Caret; şatosundaki cin çağırma
seansları sırasında yüzlerce çocuğu kurban
eden Baron Giles de Rais; üvey oğlu Charles
Ready'i öldürmekle suçlanan Osmanlı
tebaasından Rızkullah Bey; Bonnie ve Clyde
filminin 1930'larda yaşamış olan gerçek
kahramanları...Ve daha pek çok ilgi çekici
cinayeti 'Cinayet ve Diğer Ufak Tefek İşler'de
bulabilirsiniz.
YENİ BİR
SOSYAL BİLİM İÇİN
Immanuel Wallerstein, çeviren: Ender Abadoğlu,
Aram Yayınları, felsefe, 160 sayfa.
"Kapitalist dünya-sistem sonuçları
öngörülemez bir dönüşüm evresine
girmişse, sosyal bilimin aydınlatıcı
bilgisine daha çok ihtiyaç var demektir.
Siyaset sahnesindeki aktörlerin tarihsel
seçimlerle karşı karşıya kaldıkları
çatallanma anlarında, ahlaki ideallerini hayata
geçirmeleri kolay değildir." I.
Wallerstein işte böyle bir çağda
yaşadığımızı söylüyor bu kitabında ve
yeni bir sosyal bilime olan ihtiyacımızı
vurguluyor.
|
YÜZ VE
SÖZ
Tahsin Yücel, Yapı Kredi Yayınları, deneme,
228 sayfa.
Edebiyatımızın büyük ustalarından Tahsin
Yücel, Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan
denemeleriyle yeniden okuyucu karşısında.
Cumhuriyet tarihimizin sorunlarından
günümüzdeki yönetim anlayışına, dilden
düşünceye, özelleştirme ve küreselleşme
gibi yeni değer ve kavramlardan eğitim
düzenine kadar, her tanıtım, her oluşum, her
sistem, yazınsal örnekler ile ince bir alayın
kılavuzluğunda, Yücel'in özgün
yaklaşımıyla sorgulanıyor
'Yüz ve Söz'de. Tahsin Yücel'in daha çok
politika ağırlıklı olan bu denemeleri
günümüz Türkiye'sinin derinlikli bir betimini
yapıyor. Tahsin Yücel için 'Yüz ve Söz',
"en azından bir düşünme çağrısı ve
hala direnenlerle birlikte bir direnme
edimi."
KIRILGAN
MUTLAK
Slavoj Zizek, çeviren:Mehmet Öznur, Encore
Yayınları, felsefe, 199 sayfa.
Bir Marksist materyalist olarak Zizek,
'Kırılgan Mutlak' adlı kitabında otantik
Hıristiyan mirasın fundamentalist garabetlere
bırakılmayacak kadar değerli olduğunu iddia
ediyor. Yazara göre bugünün tüm
fundamentalist ve New Age tinselciliklerine
karşı ayrışmış otantik psikanalitik ve
Marksist kolektiflerin ve Hıristiyanların aynı
saflarda çarpışması gereklidir artık.
'Kırılgan Mutlak', Zizek eşliğinde Komünist
Manifesto'dan Kapitalin vesvesesine, trajikten
trajikomiğe, doğrunun canavarlığına,
fantazmatik gerçeğe, bilgiden doğruya ve
tekrar geriye ve sonunda kozmik dengeden firara
eleştirel bir yolculuk.
BABİL'E
YOLCULUK
Feridun Andaç, Doğan Kitap, deneme, 212 sayfa.
Babil'eYolculuk, edebiyat dünyamızın saygın
kalemlerinden Feriudun Andaç'ın çeşitli
dönemlerde, kentler, ayrılıklar, tarih,
bellek, tutku ve aşk üzerine kaleme aldığı
yazılarından oluşuyor.'Aropol'e Dönüş',
'Akdeniz'de Zaman ve Mekanların Dili', 'Sinema
Düşüm-DüşSinemalarım' ve diğerleri ile
'Babil'e Yolculuk', yaşamın tanıklığını,
belleğin izlerini dile getiren denemelerin bir
bütünü. Feridun Andaç, Babil'e Yolculuk
aracılığıyla, iç yolculuğun, içe
bakışın yansılarını sergileyen her bir
yazının, yerin anlamını, hayatın ve
mekanların dilini anlatıyor. Yeni bir bakış
ve söyleyişle insanlığın binlerce yıllık
yeryüzü serüveninin temel izleği olan
yolculuğun, içteki ve dıştaki gezginliğin
dilini kuruyor.
KÜRESEL
İKLİM DEĞİŞİMİ
Dinyar Godrej, çeviren: Ohannes Kılıdağı,
Metis Yayınları, inceleme -araştırma, 140
sayfa.
Eğer başınıza bir tren kazası gelme
olasılığının yüzde 50 olduğunu bilseydiniz
ne yapardınız? Elbette bir dahatrene
binmezdiniz. Peki iklimlerin değişme
olasılığının bu orandan çok dahayüksek
olduğunu bildiğimz halde, neden önlem almak
için harekete geçmiyoruz? Dünyanın iklimi
hızla, içinde insanları ve diğer birçok
canlıyı yaşatmayacak bir, değişime gidiyor.
Hastalık belli, reçete belli. Dinyar Godrej de
'Küresel
İklim Değişimi' isimli kitabında öncelikle
bu konuda yapılması gerekenlerin
hayata geçmemesinin sebeplerini ele alıyor.
Godrej ayrıca, küresel iklim değişimininin
gösterdiği seyrini ve alınması gereken
önlemleri de anlatıyor.
DOĞUBATI
Aylık Düşünce Dergisi, sayı:22,
Şubat-Mart-Nisan sayısı.
Doğu Batı düşünce dergisinin 22. sayısı
'Edebiyat Üstüne' başlığını taşıyor.
Türkiye'de edebiyatın kısa bir serüvenini
özetleyen derginin bu sayısındaki yazar
kadrosu edebiyat dünyasının içerisinde yer
alan yazarlardan değil, daha çok bu alanı
dışarıdan gözlemleyen edebiyat sosyologu,
edebiyat tarihçisi ve siyaset bilimcilerinden
seçilmiş. Genel çizgileriyle, klasik dönemden
bugüne uzanan bir kronoloji sunuluyor
okuyucuya...Divan edebiyatı, Cumhuriyetin ilk
dönemleri, modern Türk edebiyatı ve günümüz
edebiyat dünyasının çeşitli evreleri masaya
yatırılıyor. Bu sayıda dikkate değer bir
başka özellik ise; son dönemdeki
edebiyatımızın popüler karakteri. Dergide,
iktidar kültürünün ve güç ilişkilerinin bu
alanı nasıl değiştirdiği ve
dönüştürdüğüne ilişkin çarpıcı
örneklere, Enis Batur, Ahmet Altan gibi isimlere
dair polemiklere genişçe yer verililiyor.
YENDİ
Steven Brust, çeviren: Emrah İmre, Artemis
Yayınları, fantastik roman, 218 sayfa.
'Yendi', 'Vlad Taltos' serisinin ikinci kitabı.
Ancak ilk kitabı okumayanlar da 'Yendi'yi
rahatlıkla okuyabilirler. Çünkü 'Vlad Taltos'
serisi kronolojik bir sıra izlemiyor. 'Yendi' de
Jhereg Ailesinin en yetenekli kiralık katili
Vlad Taltos'un geçmişine dönerek onun suç
yaşamının ilk yılları anlatılıyor. Vlad
artık kendi şirketini kurup kendisinin patronu
olmak istiyor ama işler düşündüğü gibi
gitmiyor. Sokak savaşları, aileler arası
komplolar, ejderhaların entrikaları, kurulup
uygulanmaları yüzyıllar süren kumpasların
perde arkalarıyla gerilim sürekli yükseliyor
Yendi'de. Ve bütün bunların arasında
kahramanımız Vlad hayatının aşkıyla
karşılaşıyor. Fantastik edebiyat
meraklılarına duyurulur.
ARJANTİN
VE IMF: ZAFERDEN TRAJEDİYE
Michael Mussa, çeviren: İ. Halit Elçi,
Yenihayat Kütüphanesi, inceleme-araştırma,
142 sayfa.
1999-2001 yılları arasında IMF'de Ekonomi
danışmanı ve Araştırma Bölümü Başkanı
olarak görev yapan Michael Mussa, Arjantin'de
önceleri iyi giden ancak 2001 yılının sonunda
tam bir trajediye dönüşen IMF programını
inceliyor 'Arjantin ve IMF: Zaferden Trajediye'
isimli kitabında. Bir zamanlar uyguladığı
istikrar programı ve reform çabalarıyla
Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalara örnek
gösterilen Arjantin'e ne oldu? Yanlış giden
şey neydi ve IMF yanlış politikaları
desteklerken, felaketi önleyebilecek
seçenekleri geliştiremezken ne tür hatalar
yaptı? Mussa, Türkiye için de çok önemli
olan işte bu tür kritik sorulara
ayrıntılarıyla cevap veriyor kitabında.
Mussa'nın anlattığı Arjantin'e bakarak
Türkiye'nin gidişatıyla ilgili sağlıklı
ipuçları yakalamak isteyenlere.
|