|
B-MİZAH YAZILARI
İzel Rozental, Okuyan Us Yayınları, mizah, 136
sayfa.
İzel Rozental, 'B-Mizah Yazıları' adlı yeni
kitabında, hayatında iz bırakmış
anılarını bir araya getiriyor. Bütün
anıların ortak özelliği ise 'B' harfi ile
ilintili bir tarafları olması. Niçin B harfini
seçtiğini ise Rozental şöyle açıklıyor:
" Hiçbir zaman A olamayacak, aksine hep
ikinci sırada kalmaya mahkum sevimli bir harf
seçtim. Ansiklopedik tanımıyla, kapantılı,
çift duduaksıl, ötümlü ünsüz. Bana göre
dolgun, dengeli, oldukça erotik 'B' harfi."
Yazarın karikatürcü kimliğini yansıtan
resimlerle de zenginleşen çalışma, 'F-Mizah
Yazıları'yla başlayan serinin ikinci kitabı.
Mizah severlerin dikkatine.
HER ŞEY NASIL BAŞLADI
Nikolay Buharin, çeviren: Anahid Hazaryan, Epos
Yayınları, roman, 423 sayfa.
Ekim Devrimi teorisyenlerinden olan Buharin'in
kendi yaşamını ve beraberinde Ekim Devrimi'nin
öyküsünü anlattığı otobiyografik romanı
'Her Şey Nasıl Başladı', Buharin tarafından
1937 yılında tutuklanmasından sonra yazılmaya
başlandı. Cezaevindeki tüm notları yarım
yüzyıldan fazla bir süre devlet arşivlerinde
saklı kalan yazarın bu kitabı, 20. yüzyılın
çalkantılı yılları boyunca şans eseri
korunabilmiş çarpıcı bir edebiyat eseri.
Devrimin altın çocuğu olarak nitelenen,
Komünist Parti'nin en genç ve en entellektüel
üyesi olan ve sonunda kurucuları arasında yer
aldığı Sovyetler birliğine komplo
hazırladığı gerekçesiyle 1938'de idam edilen
Buharin'in ilginç yaşam öyküsünü herkese
tavsiye ediyoruz.
TÜRK ORDUSUYLA FİLİSTİN'DE
Alexander Aaronsohn, çeviren: Necmettin Alkan,
Selis Kitaplar, tarih, 97 sayfa.
Siyonizm organizasyonu çerçevesinde Romanya'dan
Filistin'e göçmüş bir ailenin ferdi olan
yazar, Amerikan vatandaşlığına başvuran,
fakat henüz talebi kabul edilmemiş ve
gönülsüz de olsa, bulunduğu bölgede askere
alınmış bir Yahudi gencidir. Kısa bir süre
zor şartlarda askerlik hizmeti yaptıktan sonra
çekirge istilasının boyutlarını öğrenmek
üzere Lübnan'a müfettiş olarak gönderilen
Aaronsohn, edindiği zilenimleri notlar halinde
bu kitapta toplamış. Göçmen yahudilerin ilk
faaliyetleri, Osmanlı ordusundaki
gayrimüslimler, bölgedeki Alman nüfuzu,
İngilizlerin taktikleri
ve Amerikan teşebbüsleri kitabın genel
çerçevesini oluştururken, Birinci
Dünya Savaşı'nda Orta Doğu'nun içinde
bulunduğu kargaşayı da gözler önüne
seriyor.
UÇAN ÜNİVERSİTE
Ümit Şimşek, Morötesi Yayınları,
araştırma-inceleme, 113 sayfa.
Komşuları, onların topraklarını kendi
aralarında paylaştı. Sonra bir kültür
katliamı başladı. Kimi Ruslaştırmaya
çalıştı onları, kimi Almanlaştırmaya.
Sonra Naziler geldi Polonya ırkını tamamen
ortadan kaldırmak için. Onların
yapamadığını en sonunda Sovyetler yapmaya
kalktı yarım asır boyunca. Polonyalılarsa
bütün bunlara çılgınca eğitim
kampanyalarıyla karşılık verdiler.
Yeraltında sınıflar açıldı. Çatı
katlarından toplama kamplarına kadar her yer
bir okula dönüştü. Yeraltı yayınları
milyonlarca tiraja ulaştı. Sonunda
Polonyalıları yok etmek isteyenlerden
yeryüzünde eser kalmadı. 'Uçan Üniversite'
sömürgeci ordularını bilim ve sanatla tarihe
gömen bu milletin akıllara durgunluk veren
sivil direniş macerasını anlatıyor. Sayısız
savaşa rağmen dimdik ayakta kalan
Polonyalıların sanat ve kültürle zenginleşen
direnişlerini merak edenlere.
EKSİK ALFABE
Süreyya Berfe, Adam Yayınları, şiir, 88
sayfa.
'Eksik Alfabe' şair Süreyya Berfe'nin içine
büyük küçük tüm okurlarını katmayı
amaçlayarak giriştiği bir alfabe kitabı
niteliğinde. Kimi zaman şiir, kimi zaman
düzyazıya yaklaşan kalemi, şairi harflerden
yola çıkarak hayvanlar dünyasının çok
renkli çeşitliliğinde dolaştırıyor. Mehmet
Ulusel'in çizimleriyle görsel bir boyut da
kazanan çalışma, okurların düş
dünyalarına sesleniyor.
NAMASTE-HİNDİSTAN YOLCULUĞU
Özcan Yurdalan, Everest Yayınları, gezi, 312
sayfa.
"Evrenin sınırlarına kendi çapında
karşı koymak gezmek... Kendi içlerindeki
yolculuğun hesaplaşmasını yaratı süreci
olarak yaşayanlar sanatçılardır. Yeryüzü
yolculuklarının hesaplaşmasını kendi
içlerinde yapanlarsa gezginler..." diyerek
başlıyor kitabına Özcan Yurdalan. Everest
Yayınları Gezi Kitapları Dizisi'ne,
Yurdalan'ın 1992-2001 yılları arasında
Hindistan'da yaptığı yolculukların
hikâyesini anlatan 'Namaste-Hindistan
Yolculuğu' ile başlıyor. Namaste, yazarın
'Sarı Otobüs' gezi kitapları serisinin
üçüncü kitabı. Sarı Otobüs'ün önceki ilk
iki durağı ise İran ve Pakistan'dı. Kitap,
şaşırtıcı doğası, uçsuz bucaksız
coğrafyası, iç dinamikleri, çatışmaları ve
uzlaşmalarıyla pek çok farklı kültürün
birarada yaşadığı bir dünyanın
kapılarını aralıyor.
HİPERAKTİF ÇOCUKLAR VE RİTALİN
Prof. Dr. İsmail Ersevim, Özgür Yayınları,
sağlık, 204 sayfa.
Çocuk psikiyatrisi dalında elli yıllık bir
deneyime sahip ve son üç dört yıldır
Türkiye'de kullanılmaya başlanan Ritalin'in
ilk uygulayıcısı olan Prof. Dr. İsmail
Ersevim, çocuklarda hiperaktif bozukluğu ve
onun tedavisini anlatıyor bu kitabında.
'Hiperaktif Çocuklar ve Ritalin', öncelikle
ilaç alıp almama konusunda, insan denen
varlığın, küçük yaşlardan beri beyin ve
sinir sisteminin nasıl geliştiğini ve
çalıştığını, hormon ve enzim sistemlerini
özetleyerek, ondan sonra da 'hiperaktivite'
denen sendromun psikolojik ve nörolojik
temellerini ayırt ediyor. Ve hastalığın
klinik şekillerini ve hangilerinde ilaç
kullanıp kullanılmayacağını anlatıyor.
SIRLI TUĞLALAR
Sadık Yalsızuçanlar, YKY, anlatı, 310 sayfa.
"Sadece A vardı. Onunla birlikte bir şey
yoktu. Sonradan olan kendi görünümününe
aşık, sonraki aşk harmandan bi avuç buğday
alır gibi muğlak sırdı." Sırlı
tuğlalar, 'Harfler Kitabı', 'Anlatılar
Katalogu', ve
'Tekfener' başlıklarını taşıyan üç
bölümden oluşuyor. Yazar birinci bölümde
sözcüklerin evrenini kurarken, ikinci bölümde
düşünmeye dair zihin alıştırmaları
yapıyor. Üçüncü bölümdeyse çeşitli
öyküler yer alıyor. Sözcükler ve edebiyat
üzerine düşündüren sıradışı bir anlatı.
GÖLGELER ÇEKİLDİĞİNDE
Cahide Birgül, Kültür Yayınları, roman, 172
sayfa.
'Gölgeler Çekildiğinde' sürükleyici
anlatımı ve şiirsel söyleyişiyle ev
içlerindeki hayatların yalnızlıklarına dair
bir öykü anlatıyor. Yazdığı
tiyatro ve radyo oyunlarıyla da tanınan
Birgül, ayrıntıları
başarıyla kullanan bir ruhsal bilmece romanı
sunuyor okuyucularına. Yazarın 'Geceye
Uyananlar'adlı bir romanı daha bulunuyor.
SOKRATES'TEN ÖNCE VE SONRA
F. Macdonald Conford, çeviren: Ufuk Can Akın,
Ayraç Yayınevi, felsefe, 110 sayfa.
Antik Yunan düşüncesi tarihi üç önemli
dönemden oluşur: Sokrates'ten önceki
düşünürler, Sokrates'in kendisi ve Platon ile
Aristoteles tarafından ayrıntılandıran
Sokrates'in felsefe anlayışı. Sokrates
felsefede
bir kırılmaya ve dönüşüme neden olduğu
için, adı hem kendisinden önceki hem de
sonraki felsefe dönemleri betimlenirken
kullanılır. Bu gerçeğin altını çizen
Conford'un bir dizi konferansta sunduğu
bidirilerin metni olan kitap, Sokrates'in
yaşamının ve eserlerinin tarihteki dönüm
noktalarında neden belirleyici olduğunu ele
alıyor. Felsefeye ilgi duyanlara.
İNANÇ SOKAĞI'NDA
AYIŞIĞI
Gina B. Nahai, çevirenler: Pınar Güncan /
İdil Kemer, Çitlembik Yayınları, roman, 370
sayfa.
'İnanç Sokağı'nda Ayışığı' ile Türk
okurunun karşısına ilk kez çıkıyor
İranlı yazar Gina B. Nahai. Bu romanında
Nahai, Tahran'ın Yahudi gettosunda
doğan Roksanna'nın buradan İran
aristokrasisinin zengin dünyasına
yükselişine, Türkiye'nin genelevlerinden
ailesine ve kızına kavuştuğu Los Angeles'a
kadar izini sürüyor ve hayatın tüm
acımasızlığına rağmen ayakları üzerinde
durabilen, her yıkıma karşı hayatlarını
yeniden kurabilen, cesur kadınların hikayesini
anlatıyor. Ve Roksanna'nın bu yolculuğu
sırasında dönemin tarihi ve politik
olaylarında da geziniyor. En önemli özelliği
Marquez, Toni Morrison ve Isabelle Allende gibi
yazarlarla kıyaslanan büyülü gerçekçi
tarzı olan Gina B. Nahai okuyucusunu Doğu ile
Batı arasındaki büyülü bir yolculuğa
çıkarıyor.
PARİS SIKINTISI
Charles Baudelaire, çeviren: Erdoğan Alkan,
Varlık Yayınları, şiir,
160 sayfa.
'Kötülük Çiçekleri' ile modern şiire giden
yolu açan Charles Baudelaire, diğer adı
'Küçük Düzyazı Şiirler' olan 'Paris
Sıkıntısı' ile de modernliğin şiirini tam
olarak başlatır. Romantizm çıkışlı
olmasına karşın şiirleriyle sembolizm,
gerçeküstücülük ve varoluşçuluk
akımlarının öncüsü kabul edilen
Baudelaire'in düzyazı şiirlerden oluşan
'Paris Sıkıntısı' Erdoğan Alkan'ın
çevirisiyle Türkçeye kazandırılmış.
|
ANNEM
TEK BAŞINA MAÇA GİTTİ
Mine Kılıç, Beyaz Yayınları, deneme, 200
sayfa.
Gazeteci Mine Kılıç'ın ilk kitabı 'Annem Tek
Başına Maça Gitti', sorgulamaya, kendisiyle
hesaplaşmaya, kafasındaki duvarları yıkmaya
yatkın insanlara yönelik, güncel denemelerden
oluşuyor. "kafanızın içinde kaç duvar
var?" diye soruyor Mine Kılıç.
"Önce sayın, sonra teker teker
yıkın".
Kolayca kanıksanmış, içselleştirilmiş
kalıpların, sorgulanıp yıkılması
gerektiğine inanan Kılıç, Televizyon
dizilerine yansıyan 'kutsal Türk aile
yapısı'ndan, önyargılı müzik seçimlerine,
kadınları zavallı mutfak mahkumları olarak
gösteren reklamlara kadar pekçok şeyi
sorguluyor 'Annem Tek Başına Maça Gitti' adlı
kitabında. Ve 'Güçlü erkek, güzel kadın'
yaklaşımına, 'bas/ bariton otorite'ye,
şiddete, ikiyüzlülüğe 'hayır' diyor.
TIBBİYE'NİN VE BİR TIBBİYELİ'NİN ÖYKÜSÜ
(Osman Cevdet Çubukçu)
Nadire Berker / Selim Yalçın, Vehbi Koç
Vakfı, yaşamöyküsü, 262 sayfa.
'Tıbbiye'nin ve Bir Tıbbiyeli'nin Öyküsü'
adlı kitapta, ordinaryus Profesör
Doktor Osman Cevdet Çubukçu'un
yaşamöyküsünü anlatılıyor. Baştan sona
ilginç resimlerle bezenmiş bu öyküde sadece
bir yaşam değil, Türkiye'de üniversitenin
temelini oluşturan tıp fakültesinin ik
yüzyıllık mücadelesi ve Osmanlı-Türk
toplumunun değişen dünyada ayakta kalma
başarısı da anlatılıyor. Renkli kişilikler
yanında, Tıbbiye'yi ayakta tutan kahramanların
birkaçının da tanıtıldığı kitapta, tek
bir bilim insanınını ne kadar çok şeyi
değiştirip etkileyeceğini Prof. Dr.
Çubukçu'nun kişiliği aracılığıyla
görülüyor.
ÖLÜLER BEKLER
Dido Sotiriu, çeviren: Kriton Dinçmen, Arion
Yayınevi, roman, 270 sayfa.
"Şayet büyükler, felaket karşısında
çocuklarının nasıl kahrolduklarını ve acı
çektiklerini bilselerdi, belki de dünya daha
yumuşak olurdu. Neden, neden oluyor tüm bunlar?
Hangi millete ait olursa olsun, hiçbir baba
çocuğunun ağlamasını istemez; ve nasıl
oluyor da, tüm babalar, bir an içinde, diğer
babaların çocuklarının ağlamaları için
ellerinden geleni yapar?" 'Ölüler
Bekler'de İzmir'in Yunanlılar tarafından
işgalinden 3-4 yıl önce Aydın'da başlayıp
İstiklal Savaşı süresince İzmir'de devam
eden ve ondan sonra da Atina'ya sıçrayan savaş
ve savaş içindeki insan sorgulanmakta. Kitap,
1916-1917 'lerden İkinci Dünya Savaşı'na
kadar uzanan 25 yıllık bir zaman dilimini,
Aydınlı bir Rum ailenin, olayların
başlarında 11-12 yaşlarında olan
kızlarının gözü ile değerlendiriyor.
Ege'nin iki kıyısına dair yazdıklarıyla
tanıdığımız Sotiriu, bu sefer de savaşın
anlamsızlığıyla boğuşan bir Ege'yi
anlatıyor.
İKTİDAR VE TARİH
Büşra Ersanlı, İletişim Yayınları,
araştırma-inceleme, 312 sayfa.
Türkiye'de 'Resmî Tarih' Tezinin Oluşumu
(1929-1937) Türk Tarih Tezi'nin iktidarın
siyasî tasarruflarına bağlı olarak
yaratıldığı ve geliştirildiği
'altın çağ'ı 'İktidar ve Tarih; Türkiye'de
'Resmî Tarih' Tezinin Oluşumu
(1929-1937)' isimli kitabında ele alan Büşra
Ersanlı, Birinci ve İkinci Tarih
Kongreleri'nden başlayarak hem tarih
tartışmalarını hem de bu tartışmaların
ders kitaplarına nasıl yansıdığını
inceliyor. Afet İnan, Yusuf Akçura, Fuad
Köprülü, Dr. Reşit Galip, Zeki Velidi Togan,
Sadri Maksudi Arsal, Samih Rıfat ve Ahmed Refik
gibi önemli aktörlerin tartışmalardaki
rollerini ve yaklaşımlarını da ele alan
kitap, tek parti dönemi bilimselliğinden örnek
ders kitaplarının incelenmesine kadar uzanan
geniş bir alanı tarıyor. Ve 1930'lardan
1990'lara iktidar, ideolojinin tarih algısı ile
tarih yazıcılığı üzerinde yarattığı
deformasyonu etraflı bir şekilde tartışıyor.
Büşra Ersanlı'nın İktidar ve Tarih'i
alanında yapılmış ilk çalışma özelliğini
de taşıyor.
SAĞLIĞIMIZIN YAPI TAŞLARI SEBZE VE MEYVELER
Nejat Ebcioğlu, Remzi Kitabevi, sağlık, 208
sayfa.
Nejat Ebcioğlu, 'Sağlığımızın Yapı
Taşları Sebze ve Meyveler', adlı kitabıyla
çok tüketilen sebze ve meyveleri üreten
bitkileri okuyuculara tanıtmayı, bu sebze ve
meyvelerin değerlerini sayarak sağlığa olan
yararlarına dikkat çekmeyi ve böylelikle
bitkisel ürünlere olan ilgileri kısmen artan
insanları, az tükettikleri sebze ve meyvelere
yöneltmeyi amaçlıyor. Ebcioğlu'nun bu kitabı
ayrıca şehir hayatından vazgeçip kırsal
kesime yerleşen, sebze ve meyve yetiştirmek
isteyenlere de bir kaynak kitap olma amacını da
taşıyor. 'Sağlığımızın Yapı Taşları
Sebze ve Meyveler'de öncelikle bilinen ve en
çok tüketilen 76 sebze ve meyveyi ayrıntılı
bir şekilde tanıtılıp onu üreten bitkiler
sıralanıyor. Daha sonra da bu bitkilerin
yetiştirilme şekilleri, besin değerleri ele
alınıyor. Sağlığına ve doğaya düşkün
olan okuyuculara duyurulur.
1950 SONRASINDA HİKÂYECİLERİMİZ
Asım Bezirci, Evrensel Basım Yayın, inceleme,
263 sayfa.
Evrensel Basım Yayın tarafından ikinci
basımı yapılan Asım Bezirci'nin
'1950 Sonrasında Hikâyecilerimiz' adlı
kitabı, yirmi iki hikayeciye ilişkin
incelemeler ile onlardan altısıyla yapılmış
konuşmaları içeriyor. Asım Bezirci bu
kitabında Nezihe Meriç, Ferit Edgü, Orhan Duru
Şükran Kurdakul, Demirtaş Ceyhun, Tahsin
Yücel, Vüs'at O. Bener, Leyla Erbil, Tarık
Dursun K. gibi yazarları incelerken, Orhan
Kemal, Demir Özlü, Sevim Burak, Adnan
Özyalçıner, Beniç Duygulu, Saadet Timur ve
Necati Tosuner'le söyleşiyor. Türk
hikâyesinin son yarımyüzyılına damgasını
vurmuş hikâyecilerimizin büyük bir
bölümünü bilimsel bir görüş ve yöntemle
ele alan bu çalışmada Türk hikâyecilerinin
edebiyata kazandırdığı birçok eser de mercek
altına alınıyor.
SOSYAL ADALET VE ŞEHİR
David Harvey, çeviren: Mehmet Moralı, Metis
Yayınları, inceleme-araştırma, 294 sayfa.
Mekan çalışmalarında klasikleşmiş bir
yapıt olan 'Sosyal Adalet ve Şehir'de
David Harvey, kentsellikle ilgili kapitalist ve
sosyalist formülasyonların ayrı bölümler
halinde eleştirel bir incelemesini yapıyor. Ve
böylelikle bir anlamda tarihsel maddeciliğin
mekan çalışmalarına uygulanmasının ilk
örneğini vererek, sosyal adaletsizliğin mekan
üzerindeki bölünme ve farklılaşmalarla
nasıl örtüştüğünü gösteriyor. 'Sosyal
Adalet ve Şehir', kapitalizmin gelişimine
coğrafya üzerinde de bakılabileceğini,
kapitalizmin
aynı zamanda mekan üzerinde oynanan bir köşe
kapmaca olduğunu kanıtlayan bir çalışma.
Kitap kendi içinde, 'Farklı yerler, konumlar ve
bölgeler arasında adil bir dağıtım mümkün
mü?', ' Hangi araçlarla mümkün?', 'Bu
araçların kendisi adil mi?', 'Bir kente ilk
gelenleri "efendi", en son gelenleri
"parya" yapan nedir?' gibi soruların
yanıtlarını da barındırıyor. GEVEZE AYÇEKİRDEKLERİ
Ali Develioğlu, Cep Kitapları, şiir, 101
sayfa.
"Kentimde / Çamaşır ipleri gerilir /
Camdan cama / Beyaz donlara mandallanır /
Göğün mavisi / Paçalarından güneşin
ışıkları damlayan / Dar sokaklarında /
Büyük büyük adamlar yürür / Bilyeler
yuvarlanır / Kan çukurlarına ...
'Geveze Ayçekirdekleri' yaklaşık yirmi
yıldır Hollanda'nın Rotterdam kentinde
yaşamakta olan Ali Develioğlu'nun ilk şiir
kitabı. Hollanda 'da sanatın bir çok dalında
etkinlikler düzenleyen Sahne Sanat Kurumu'nun
başkanlığını yürüten Develioğlu'nun,
'Ringa Denizindeki Tutumlu Balıkçı' adıyla
Hollanda tarihini anlatan bir şiir kitabı da
bulunmaktadır.
KESEDEN BANKAYA TEZGAHTAN BORSAYA
Larry Allen, çeviren: Mahmut Tekçe, Kitap
Yayınevi, inceleme-araştırma, 250 sayfa.
Alt başlığı 'Küresel Finans Sisteminin
Öyküsü' olan 'Keseden Bankaya Tezgahtan
Borsaya' isimli çalışmasında Larry Halden,
18. yüzyıldan günümüze küresel finans
sisteminin gelişmini, bankacılığın
doğuşunu, modern kağıt para kullanımına
geçişi, anonim şirketlerin yaygınlaşmasını
döviz piyasalarının ortaya çıkışını
çarpıcı örenkler vererek inceliyor.
Ve Allen, bugün kapitalizm karşıtı
protestoların hedefi olan IMF ve Dünya Bankası
gibi kurumları da tarihsel bir bakış
açısıyla değerlendiriyor ve tarihteki
örnekleri inceleyerek ekonomik krizlerin
doğdukları yerlerden diğer ülkelere nasıl
sıçradığını gözler önüne seriyor.
EDEBİYATTA ÖLÜM VE
İNTİHAR
Müslüm Yücel, Elma Yayınları,
inceleme-araştırma, 190 sayfa.
Müslüm Yücel, 'Edebiyatta Ölüm ve İntihar'
isimli kitabında, ölüm ve intiharın izini
felsefe, din ve edebiyatta sürdürmeye
çalışıyor. Tek tanrılı dinlerin ölüme ve
intihara yükledikleri anlam ile işlevin,
edebiyata aktarımı, felsefenin bunlarla
kurduğu ilişki, kitap boyunca metinlerarası
bir yolculukta ele alınıyor. Peygamberler,
şairler, filozoflar ve yazarlar eşliğinde
süren yolculuk, yazarın yaşayanlardan çok
ölenlerle kurduğu yazınsal dostluğu açığa
vuruyor. Müslüm Yücel'in
'Edebiyatta Ölüm Ve İntihar'dan önce üç
yayımlanmış şiir ve iki araştırma kitabı
var.
|