Ana Sayfa


Yönetmenden


***

07.05.2002
İçimizi Isıtan Şiirler Demeti:BEN SANA YANARKEN...
Ceyhun Yılmaz, Parantez Yayınları, Şiir, 64 Sayfa

Giderek makineleşen bir dünyada duygularımızdan çok mantığımızı dinliyoruz. Her gün biraz daha
robotlaşıyoruz. Nerdeyse mantığın kölesi olacağız...

Tam böyle karamsar düşüncelere kapılırken duygu yüklü şarkılar ve şiirler aklıma geliyor ve
gülümsüyorum birden. Birden içim ısınıyor ve başlıyorum bir şeyler mırıldanmaya: kimi şarkı, kimi
şiir...Ve insan olduğumu duyumsuyorum.

BEN SANA YANARKEN ŞİMDİ...SEN KİMBİLİR NEREDE YANIYORSUN?

Ceyhun Yılmaz'ın Parantez Yayınları'ından çıkan kitabı, kısa kısa şiirler, insanı sarıp sarmalıyor
daha ne olup bittiğini anlamadan.

Bazen bir karşı koyuş, bir meydan okuma dizelerinde:
Bu kadar mı kasvetin ey gece!
Hadi örtsene beni
Ne o yetmiyor mu karanlıkların yoksa
Gel gücün yeterse yıldızlarını üstüme ser

Bazen de tatlı; fakat sitem yüklü bir gülümseyiş:
Yalandan bakışmalar, sadece kirpiklere takılan
--------------------------------------------------samimiyetsizlikler
Sıkıldım sizden, sıkıldım el yapımı dostluklardan
Herkes de dişlerini yeni yaptırmış, herkeste bir takma tebessüm

Bazen sevdiklerine seslenir taa yüreğinin derinliklerinden:
Hala sen varmışsın gibi
iki yastıkla yatıyorum

Kimseye söyleme gidişini, ben söylemedim.
Elimde senin siparişin olan torbalarla geliyorum eve.
Ağlaya ağlaya öpüyorum yattığın yastığı yorganı
Sanki beni az önce öpücükle yolcu etmişssin gibi
-------------------------------------------çıkıyorum sokaklara,
Üst komşuya hava atarak. Bir fiyaka görsen.
Ne garip bu insanlar!
Bütün mahalle, hatta alttaki bakkal bile seni geçen
-------------------------------------------------Kasım öldü sanıyor
Ne garip bu insanlar!
Hala her sabah bana selam veriliyor.
Sanki yaşıyormuşum gibi......

Bazen minik bir kediyle sohbet:
Bir minicik sokak kedisi karşıladı beni
Ezelden beri ıslak sokakta
Direnmeyelim dedim bu hayata
Dur dedi usta
Karnım çok aç
Biraz daha sonra ölelim...

Ve kitaba adını veren şiiri:
Gözlerine bakarken umurumda değil mevsimler
Gülüşün hep deniz kenarı bana
Sen bir adım attığında göreceksin
Elinde o balonlarla bekleyen adam benim
Aldığım en derin nefessin sen
Dudaklarının dudaklarımdaki işgali hala yüreğimde
Nefes alıyorum ama hala bulamadım seni

"Ben sana yanarken şimdi...sen kimbilir nerede üşüyorsun?"

Daha mı? Yok, okadar da değil! Kitaptaki tüm şiirleri alamayız buraya! Bunlar tadımlık, doyumluk
isteyen kitabı alacak ve TÜRK EĞİTİM VAKFINA da katkıda bulunacak.

Şair yazmaz........içinde bir şiir vardır zaten şairin...

Ağzına, eline, kalemine... sağlık CEYHUN YILMAZ! Şiirlerinin devamını bekliyoruz...bir yüreğin
birden çok yüreği düşünüp yazdığı şiirleri...Umarım çok beklemeyiz...üşümeyiz beklerken... ve sen
yanarken bir yerlerde.

***

22.04.2002

Bir Solukta Okunan Anılar Yumağı: ANNE KAFAMDA BİT VAR
Tarık Akan, Can Yayınları, Anı,198 Sayafa

12 Eylül öncesi ve hemen sonrasını yaşamış herkesin belleğinde,yeniden yaşamak istemeyeceği
anılar çoktur. Yeniden yaşanmak istenmeyen, baskının, terörün, hukuk dışılığın ürünü bu anılar,
okuyanları, dinleyenleri şaşırtabilir. Şaşırtmalıdır da. AB'ye girme sürecinde epey umutlanmış
gençlerin bu anıları okuyunca şaşmaması şaşırtır aslında beni. Çünkü bunlar, çağdaş ve
demokratik toplumlarda olmaması gereken olaylardır.

Tarık Akan, işte bu türden anılarını sağlam bir kurgu ve akıcı bir dille anlatmış, Anne Kafamda
Bit Var'da. Can Yayınları'ndan sunulan kitap, birbirine sımsıkı bağlanmış sekiz bölümden ve
198 sayfadan oluşmaktadır. Kitabın geliri, yazarı tarafından Nazım Hikmet Kültür ve Sanat
Vakfı'na bırakılmıştır.

Kitap Tarık Akan'ın 12 Eylül sonrasında, 1981 başlarında, Almanya'da yaptığı bir konuşma
yüzünden yurda dönüşünde tutuklanmasıyla gelişen olayları anlatır. Ünlü snatçı, şimdi olmayan,
ancak tarihin çöp sepetinde bulabileceğimiz bir gazetenin yanlı ve kasıtlı olduğunu düşündüğüm
bir haberine dayanılarak tutuklanır. Düzmece ve yalan yanlış mektuplarla da desteklenen bu
ihbar ve iftira kampanyası, sanatçının boşu boşuna, günlerce acı çekmesine, dahası, dayanılması
güç acılara tanıklık etmesine yol açar. O da bunları, zamanı gelince, pürüzsüz bir dille kaleme
alır.

Tutuklanma, baskılar, işkence; dostluklar, dayanışma, direnme, çözülme ve tanıdık adlar...Hepsi
bu kitapta.

Hiç durmayın, kalkın!Hala okumadıysanız, hemen şimdi alın ve bir solukta okuyun; yanılmadığımı
göreceksiniz

***

BEREKETLİ TOPRAKLAR ÜZERİNDE
Orhan Kemal, Tekin Yayınları, roman, 398 sayfa.

Türk romanının kült eserlerinden biri olarak kabul edilen Orhan Kemal'in 'Bereketli
Topraklar Üzerinde' adlı kitabı Tekin Yayınları'nca tekrar yayımlanıyor. Türk toplum yapısına
ilişkin dönemsel bir gerçekliği, temelde Anadolu köylüsünün maddi şartlar nedeniyle dışa
açılma zorunluluğuna ve bu zorunlulukta girdiği yeni üretim ilişkisini, ezilişi ve insanların yok
oluşunu anlatıyor. Daha iyi yaşama hevesiyle köylerini bırakarak Çukurova gurbetine
çalışmaya giden üç köylünün, kapalı köy ekonomisinin belirlediği basit bireysel dünyaları ve
geleneksel değerleriyle, şehrin bozulmuş insani dünyası karşısında direnme çabasını gözler
önüne seriyor. Türkiye'nin 1930'lu yıllardaki panoramasının ayrıntılı biçimde yer aldığı
'Bereketli Topraklar Üzerinde',okumayanların mutlaka okuması gereken bir kitap.


Ö z k a n P A P A T Y A
Genel Yayın Yönetmeni
admin@vitrindekikitaplar.com

AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA