Kalp(Y)azan
Sibel Türker/ Doğan Kitap/ 96 s."Bir
yaşlılık izi var öykülerde...
Yaşanmışlık var... Seçeneksizlik! Ölüm
var, bir öykünün sonunda sizi yerinizden
oynatacak kadar beklenmedik... Bir sorgu
odasındaki acı var. Çekip gidenlerin insanda
yarattığı o yitiklik duygusu... Müzayededen
alınmış bir lambanın solgun ışığına
saklanan bir şair. Bir gencin saflığı,
yaşlı bir aktörün hesaplaşmaları... Biraz
gözetleyen, biraz sorgulayan, bazen acımasız,
bazen hüzünlü öyküler bunlar. Sibel Türker
istediği zaman kalemine muzipçe göz
kırptırabilen, öykülerini anlatırken sonuna
dek sır vermeyen, gerektiğinde erkek sesiyle de
konuşabilen bir kadın yazar. Öykülerinde
farklılıklar yaratmayı seviyor ve bunu ustaca
yapıyor. Kalp(Y)azan birbirinden çok ayrı
yönlere giden ama aynı sıcaklıkta buluşan 10
öyküden oluşuyor. Ve edebiyatımızda yeni ve
özgün bir sesi müjdeliyor.
|
Öykü
Yazma Teknikleri-Yaratıcı Yazma Dersleri
Salih Bolat/ Papirüs Yayınevi/ 182 s.
Yazılı kültür sürecini bir davranış
biçimi olarak yaşayıp tamamlamadan, sözlü
kültürden görsel kültüre geçmiş olan
ülkemizde, son yıllarda "yazı"nın
özellikle yazınsal türlerdeki gelişmesine
bakıldığında, "kültür şoku"nu
atlatmaya başladığı söylenebilir. Gerçekten
de roman ve öyküdeki gelişme, bu gözlemi
doğrulamaktadır. Batılı ülkelerde,
özellikle ABD'deki üniversitelerin çoğunda,
"Yaratıcı Yazarlık (Creative
Writing)" bölümlerinin yer aldığı
düşünülürse, ülkemizde yapılmış böyle
bir çalışmanın, bütünüyle özgün bir
çalışma olmasa bile, geç kalınmış bir
çalışma olduğu söylenebilir.
|
Kül
ve Yel
Müge İplikçi/ Alkım Yay./ 230 s.Müge
İplikçi, Kül ve Yel'de bir ailenin yıllara
yayılan öyküsün, hatırlamak ve unutmak
temalarından hareketle anlatıyor. Romanın ana
kahramanı olan Fehime'nin, Yelkovankuşu adlı
semtte başlayan serüveni, manolya ağaçlı bir
evin odalarında farklı koku ve renklerle
şekillenmiştir. Alzheimer hastalığına
yakalandıktan sonra bir bakımevine kapatılan
Fehime, odasında sürekli olarak televizyon
seyreder. Ailesinin yaşadıklarını bir
hatırlayıp bir unutur. Ve o sırada çıkan
savaşı, Yelkovankuşu'nun hemen yakınlarında,
Şerbetçi'deki deri fabrikalarında 20 yıl
önce çıkan yangınla özdeşleştirir.
Yaşlı Fehime'de şimdiki zaman, geçmiş
zamanın içerisindedir; tıpkı, mekânın
mekânın içerisinde oluşu gibi.
|
Gökyüzünde
Ayaklanma
Adnan Özyalçıner/ Dünya
Yayıncılık/ 222 s.Öykü
yazınımızın dönüm noktası olan "1950
Kuşağı"nın içinde yer alır Adnan
Özyalçıner. Öykülerinde insanın insanla,
mekânla, toplumla çelişkilerini, duygu ve
düşünce dünyasını bir ressam titizliğiyle
ele alır. Her bir öyküsündeki ustaca kurgusu,
akıcı anlatımıyla, kısa bir yolculuğa
çıkarır okurunu. Yaşadığımız günlere,
toplumun/insanın değişimine tanıklığın
öyküleri... Yenilikçi anlayışın kuruluşuna
bir adım. Panayır'dan Sağanak'a uzanan
öyküler birikiminden kendi seçimiyle
hazırlanan Gökyüzünde Ayaklanma,
Özyalçıner'in öykü dünyasını bütünüyle
sergiliyor.
|
Asansörde
Eşek Var
Sacettin İnce/ Piramit Yayıncılık/
160 s.Bu ülkede mizah yazarı olmak
için ayrıca bir çabaya gerek yok! Sacettin
İnce, sadece Adana'da gazetecilik yaptığı
yıllarda başından geçenleri anlatmış. Ancak
öyle bir anlatım ki, insanın aklına, 'acaba
yeni bir Aziz Nesin mi doğuyor?'u getiriyor. Bu
kadarı da olmaz dedirten olayları, birebir
yaşayanların tepkileri hep, "Bunlar
gerçekten de yaşandı" oluyor. Kimi zaman
kahkahalarınızı tutamayacağınız, kimi zaman
hüzünleneceğiniz bir eser.
|