Ana Sayfa
-www.vitrindekikitaplar.com

Bir Gölgenin İntikamı Ferhat Ünlü/ Everest Yayınları/ 288 s.

Cesur, gösterişli ve tutkulu avukat Timuçin bir sabah evinin banyosunda ölü bulunur. Ölümünün ardında yatan sır ve belki de katilinin kimliği aynadan yansıyan gözlerinde gizlidir. Timuçin'in cesedinin bulunmasından sonra yalnızca yirmi yıllık karısı Aysun'un değil, yakın dostları Savaş ve Ercan'ın da hayatı tümüyle değişecektir. Yazar, yer yer zaman ötesi bir tempoyla, kimi yerde de gerçekçi bir hızla kurguladığı romanında, polisiyenin matematiksel kesinliğini suçun karmaşıklığı ile harmanlayan bir yazım tarzını kullanıyor ve farklı yaşamların öyküsünü şaşırtıcı imgelerle anlatıyor.

Barış Adlı Çocuk -Bütün Eserleri (Altı)
Sevgi Soysal/ İletişim Yayınları/ 150 s.

Tutkulu Perçem'den Hoşgeldin Ölüm'e uzanan yazarlık çizgisinde kişisel tedirginlikler, yerini siyasal ve toplumsal olanın, en çok da kadın olmanın, sorgulayıcı bir gözle mercek altına alınışına bırakır. Soysal, o dönemde genelde katı bir anlayışla algılanan birey-toplum çatışmalarını, "canlı" insan ilişkileri örneğinde yaşar kılar. "Düzenin", sadece rejim düzleminde değil, gündelik hayat düzlemindeki tahripkârlığını ve "anlamsızlığını", ince bir alaycılıkla resmeder. Bu canlılık ve candanlıktır, hayat çizgisiyle yazarlığı birbirine paralel gelişen Sevgi Soysal'ın eserlerini kalıcı kılan. Sevgi Soysal'ın 1968-1976 yılları arasında yazdığı öyküleri arasından kendi seçtiği on üç tanesini topladığı kitaptır Barış Adlı Çocuk. İnce gözlemleri ve sağlam duyarlılığıyla, bir öykü gibi kısa fakat anlamlı yaşamından bize bıraktığı son eseridir.

Hep Sonbaharı Yaşadık
Atilla Birkiye/ İş Bankası Kültür Yayınları/ 242 s.

"Yirmi beş yıl geçmiş. Yazma serüvenim ile birlikte okuma serüvenim de sürüp geldi. Tüm okuduklarıma ne çok şey borçluyum! Aslında okuduklarıma ve yazının/ dilin/ edebiyatın/ kitabın birlikteliğini paylaştıklarıma da ne çok şey borçluyum! Hocalarıma, gerek okuldaki gerekse 'okul dışı' hocalarıma ne çok şey borçluyum! Yazar olarak, aydın olarak, dünyayı sorgulamaya yönelik çabası olan biri olarak, felsefe/estetik okumuş biri olarak köklerimin hep Beşir Fuad'da olduğuna inandım. Hatta hep ilk denemeci olarak onu belledim. Okuma/yazma serüveni belli ki 'kolay kolay' bitmeyecek. Ortaçgil'in şarkısındaki gibi Bu su hiç durmaz..." diyen Atilla Birkiye, ağırlıklı olarak, 1994-2001 arasında "Işıldak ve Yelpaze" başlığıyla Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan köşe yazılarından oluşturmuş kitabını.

Yanıtsız Mektuplarda Hicran
Atilla Birkiye/ İş Bankası Kültür Yayınları/ 88 s.

Atilla Birkiye bu kez aşkı, şiir ile düzyazı iç içeliğinde, "bilinmez" genç bir kadına yazılan günce biçiminde kaleme alıyor. 1955 yılında İstanbul'da doğan Atilla Birkiye, İÜ Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi (1983). Cumhuriyet gazetesinde haftada bir "Işıldak ve Yelpaze" başlığıyla köşe yazıları yazdı (1994-2001).

Bir İmzanın Peşinden
Haluk Oral/ Dünya Kitapları/ 256 s.

Haluk Oral bir kazıcı gibi kültür tarihimize kayıt düşüyor. Biriktirdikleri kadar, ardından gittikleri de bu tarihin birer parçası olarak Bir İmzanın Peşinden'de yer aldı. Onun kurguladığı öyküler gerçeğin iz bırakan yanları olduğu kadar, bugünden düne bakışın anlamını, yarına ulaştırabileceklerimizin değerini de içeriyor. Sunulan bu bellek tarihi kayıt altına alırken yeni bir okuma şenliğini de içermektedir. Yazılanla okunanın yansıdığı yitik dünyaların renkli görünümü, bugüne uzanan serüveni, bir imzanın ardına düşen Haluk Oral'ın araştırmacı kişiliğinde yeniden can buluyor.

Ö z k a n P A P A T Y A
Genel Yayın Yönetmeni
admin@vitrindekikitaplar.com