| Reşat
Nuri'nin Romancılığı/ Fethi Naci/ Yapı Kredi
Yayınları/ 257 s. "Reşat Nuri'yi yalnızca bir 'halk
yazarı' sanan aydınlarımızın sayısı az
değil. Reşat Nuri'yi okudukça onda pek
farkına varılmamış güzellikler buldum,
romanımızın klasiklerinden biri olduğunu
gördüm." Başta Çalıkuşu olmak üzere
birçok romanıyla günümüzde de ilgiyle
okunan, Türk edebiyatının en popüler
romancılarından Reşat Nuri Güntekin üzerine,
roman eleştirisi denince akla gelen ilk isim
Fethi Naci'nin kaleminden kapsamlı bir
çalışma... Harabelerin Çiçeği'nden Son
Sığınak'a Güntekin'in romanları hakkında
bugüne kadar fark edilmemiş, dile getirilmemiş
bir çok saptamanın yanı sıra Güntekin'in 19
romanı eşliğinde, Kurtuluş Savaşı
yıllarından 40'lara, "ibretlik" bir
Türkiye panoraması...
Hayatın Bütününde
Başarı/ Tuncer Elmacıoğlu/ Hayat Yayınları/
228 s.
Evrendeki her şey gibi insan
hayatı da kendi içinde bir bütündür; ancak
bu bütünün farklı alanları vardır. Bu
alanlar; okul, aile ve iş hayatıyla, sosyal
hayattır. Bunlar arasındaki dengeyi, ince
çizgiyi iyi ayarlamak gerekir. Çünkü bu
alanlar arasında, sürekli bir etkileşim söz
konusudur. İnsanın evinde yaşadıkları iş
hayatını, işinde yaşadıkları ev hayatını
etkiler. Elimizdeki bu kitap, toplam beş
bölümden oluşuyor. Kitapta iç başarı, okul
başarısı, aile başarısı, sosyal başarı ve
iş başarısı gibi alanlara değinilirken,
çeşitli başarı formülleri de sunuluyor.
Beş Sevim Apartmanı/
Mine Söğüt/ Yapı Kredi Yayınları/ 127 s.
Pürtelaş Sokağı'ndaki
kediler bir gün canhıraş feryatlarla
ortalığı inlettiler. Pürtelaş Sokağı'ndaki
Beş Sevim Apartmanı'nda tuhaf şeyler oluyordu.
Beş pencereli, beş odalı, beş acaip insanın
oturduğu Beş Sevim Apartmanı'nda perdelerin
arkasında tuhaf şeyler olup bitiyordu. Cinler
âleminden gelenler, periler âleminden gelenler,
cinperi âleminden gelenler, orada beş garip
hikaye yazdılar... yazdılar... yazdılar...
Pardon, altı hikâye yazdılar. Bir de Doktor
Samimi ve onun günlüğü var. Rüyada günlük
görmek iyi bir kitap okuyacağınıza
işarettir. Rüyada günlük görülse de
görülmese de Beş Sevim Apartmanı'nı okumak
iyiye işarettir, onu okuyanın gönül gözü
açılır, peri kızları rüyasına girer. Yazar
bu ilk romanı ile okuyanı cin peri âlemine
götürüyor, uzun bir masal dinletir gibi,
anlatır gibi, gösterir gibi.
Bozkırkurdu/ Hermann
Hesse/ Çeviren Kamuran Şipal/ Yapı Kredi
Yayınları/ 209 s.
Uçarı bir yaşam insanı
olmaya kalkışan katıksız bir düşün
insanının, bu ikilemin gelgitleriyle oradan
oraya savrulan yalnız bir ruhun,
Bozkırkurdu'nun hikaâyesi. Aydın
geçinenlerin, bildikleriyle büyüklenenlerin,
bilmediklerini küçümseyenlerin, bunu yaparken
-bilinçli ya da bilinçsiz- yaşamı
kaçıranların yüzüne inen bir tokat.
Hesse'nin "düşündüren"
romanlarının hayranları ve Hesse'yi tanımaya
niyetlenenler için kaçırılmaması gereken bir
kitap.
Kapalı Kitap/ Gilbert
Adair/ Çeviren Aslı Biçen/ Yapı Kredi
Yayınları/ 171 s.
Geçirdiği bir trafik
kazasında gözlerini kaybeden ünlü yazar,
yıllar sonra tekrar yazmaya karar verir. Ama
ihtiyacı olan tek şey vardır
"Gözleri" olabilecek biri. Kitabın
yazılmasıyla başlayan esrarengiz olaylar
zinciri, her gün yeni bir korku ve gerilim
halkasının eklenmesiyle uzar gider. Ta ki
geçmişe ait son halka eklenene kadar. Ünlü
İngiliz yazarın elimizdeki bu kitabı
Türkçede ilk kez yayımlanıyor.
Seçme Eserler/ Alfred
Jarry/ Çeviren Işık Ergüden/ Dost Yayınevi/
267 s.
Gölgelerin arasında beliren
bir yüz, sırça küresinde uyuyan bir bilimci,
kat kat zamanı eskitmiş bir sahte peygamber...
Aşırılıklar hükümdarı Kral Übü'nün
sureti canlanıyor Düş taciri Alfred Jarry
sonsuz yaşam tasarısının en can alıcı üç
parçasıyla Türkçede... Gerçeküstücülerin
babası, münzevi, yıkıcı ve kırılgan...
Sıfırla sonsuzun teğet noktasındaki tanrısal
esinin bekçisi... Lokomotifle yarışan beş
kişilik bisikletin, katakimyanın ve zaman
makinesinin mucidi... Son nefesinde rahip yerine
bir adet kürdan isteyen bu çalımlı ölü,
durmadan pedal çevirdiği bir absent gecesinden
sesleni0yor bilimin uzak ufkuna.
Güneş Çarkında
Gölgeler/ Bülent Bozkurt/ Dost Yayınevi/ 147
s.
Bir dünya ozanı Shakespeare.
eserlerinden derlenerek burada bir araya
getirilen alıntılar ise 'dünya hallerinin'
tüm renklerini barındırıyor içinde. Aşktan
nefrete, bağlılıktan ihanete, yaşamdan
ölüme, bugünden sonsuzluğa uzanan bir çizgi
insanın evrensel diliyle yazılmış bir
varoluş menkıbesi. Türkiye'deki belli başlı
Shakespeare uzmanlarından biri olan Bülent
Bozkurt, ünlü ozanın bu özellikli
çalışmasında benzerine az rastlanır
zenginlikte bir tarihsel ve tematik bütünlük
içinde ulaşıyor bizlere. Güneş Çarkındaki
Gölgeler dile geliyor.
|
Bütün
Şiirleri/ Orhan Veli/ Yapı Kredi
Yayınları/247 s. Orhan Veli Türk şiirinin
zincirkıranı, kasket giydireni,
sivilleştireni, açık hava ozanı... Edebiyat
için verdiği mücadele ve şiire getirdiği
yeniliklerle "ırmağın yatağını daha
doğal bir vadiye indiren" Orhan Veli'nin
bütün şiirleri tekrardan yayımlanıyor.
Şiirin kendine öz dilini, veznini, ahengini
ortadan kaldıran, atonal bir şiir anlayışı
getiren Orhan Veli'nin bütün şiirlerini bir
arada okuyup şairi çok daha yakından tanımak
ve anlamak isteyenler için kaçırılmaması
gereken bir kitap.
Alçak Uçuş/ Mehmet
H. Doğan/ Yapı Kredi Yayınları/ 154 s.
Şiir ve edebiyat üstüne
ufkumuzu genişleten yazılarıyla,
kitaplarıyla, hazırladığı antolojilerle
tanıdığımız Mehmet Doğan'ın vaktiyle bir
asker pilot olduğunu pek az kişi bilir. Oysa
uçma tutkusu onu Adana Lisesi'nden Harp Okulu'na
taşımış; böylece gökyüzünde
dolaşmasını sağlayacak "kanatlar"
edinmiştir. Yazar bu kitapta ilk kanat
hareketlerinden jetlere geçişe, kol
uçuşlarından bulut uçuşlarına, akrobasiden
uçuş korkusuna kadar uçmanın çevresinde yer
alan her türlü düşünce ve kavramla birlikte,
anılarında dolaştırıyor bizi. Nasıl pilot
olmuş, neden bırakmış ve neden hâlâ bir
avcı uçağının sesini duyduğunda kendini o
pilotun yerine koyuyor? Elimizdeki kitap,
"uçmuş" bir yazarın gökyüzü kadar
engin anıları...
Dalmaçya, Normandiya,
Fas ve Cebelitarık Gezileri/ Tarık Minkari/
Doğan Kitap/ 247 s.
Günümüz Evliya Çelebi'si
Tarık Minkari, son gezilerinin keyfini yine
okuruyla paylaşıyor. Ve bu kitabı için
şöyle diyor "Biz antik kent Dubrovnik'ten
şık bir motoryatla yola çıktık, kuzeyde ta
Brijuni Takımadaları'na kadar gittik, kah
adaların arasında dolaştık kah limanlara
girdik, sıradışı güzel bir gezi yaptık. Siz
bu gezinin sırlarını öğrenmek istemez
misiniz? Normandiya'ya gittim. İkinci Dünya
Savaşı'nda "Ben neden buradayım?"
diye diye ölmüş yüz binlerce insanın
şehitliklerini ziyaret ettim. Siz yanımda olmak
istemez misiniz? Tarık Kayası'nı selamladım,
Peki siz bu gizemli yerleri tanımak istemez
misiniz?"
Batı'nın Deli
Gömleği/ Atilla İlhan/ İş Bankası Kültür
Yayınları/ 507 s.
"Aslında bu, bir geminin
seyir defterini incelemek gibi bir şey! Bu
geminin adı Türkiye! 70'li yıllar boyunca, bir
iki kere kaptan değiştirdiyse de rotası hemen
hemen aynı kaldı. Hele içinde seyrettiği
atmosfer hiç değişmedi Barometre sürekli
düşüktü, fırtına gösteriyordu; dost
bellenmiş limanlardan verilen meteoroloji
raporları güven verici değildi hiç, saplantı
denilebilecek bir inatla rotanın istedikleri
doğrultuya döndürülmesinde ısrar ediyorlar,
aralıksız 'batacaksınız' diyorlardı. Ben
geminin bir yolcusu olarak, sırası düştükçe
hem kaptanın tutturduğu doğrultu, hem dost
bellediğimiz limanların uyarıları, hem de
geçmiş yolculuklarda yaşanmış deneyimlerin
sonuçları üzerine, defterime bir şeyler
karaladım durdum. Okuyacaklarınız,
bunlardır." diyor Atilla İlhan kitabıyla
ilgili olarak.
Aylaklar/ Melih Cevdet
Anday/ İş Bankası Kültür Yayınları/ 265 s.
Aylaklar çürümenin,
yozlaşmanın, tükenişin romanı. Cumhuriyet
sonrasında, kocası, kızı, damadı, torunu ve
çevresinde topladığı rantiyelerle Paşa
babasından kalan konağı eski lüksüyle
yaşatmaya çalışan Leman Hanım... Eski
düzenin armağanı olan mülkleri, arazileri
satıp savarak geçinen ama gün geçtikçe,
içinde yaşadıkları konakla birlikte
çürüyen insanlar... Yitik saray
bürokrasisinin, artık tanıyamaz olduğu dış
dünyayı yok sayarak, kendisi de ayakta zor
duran Şükrü Paşa Konağı'nda direnişin
öyküsünü anlatan bu kitabı zevkle
okuyacağınızdan eminiz.
Allahın Süngüleri/
Atillâ İlhan/ İş Bankası Kültür
yayınları/694 s.
Reis Paşa bir yandan savaşı
yönetirken bir yandan da tasarladığı
geleceğin tohumlarını atıyor...Elimizdeki
kitap bu büyük direnişin öyküsünü
anlatıyor ve onun kahramanlarının etten
kemikten insan resimlerini çiziyor. Tarih
kitaplarında birer isim olan şahsiyetler
romanda adeta canlanıyor, hayat buluyor. Hepsi,
bazen soğuk Ankara tepelerinde, bazen
istanbul'un bir zengin konağında, bazen
tıklım tıklım direnişçi dolu trenlerde,
bazen meclise giden tozlu yollarda nefes
alıyorlar. Romanın görsel dili bizi Kurtuluş
Savaşı'nın en hummalı günlerinin ürpertici
atmosferine katıyor. Bu kitap Aynanın
İçindekiler dizisinin altıncı romanı...
|