| Ben Sana
Mecburum/ Atilla İlhan/ İş Bankası Kültür
Yayınları/ 156 s. Bizi en ince yerimizden yakalıyor hep;
birimizi, bazılarımızı değil, hepimizi...
Kendini anlatıyor ama, dizelerinde hepimiz
kendimizi buluyoruz, üstelik onlarda sadece biz
varız sanarak. Öznel sevdalarımızı, bize ait
olanı duyuyoruz onun sesinde. Hepimiz onun
şiirinin kahramanlarıyız; bir türlü
layıkıyla söylemeyi beceremediğimiz üç
kelimeye sığdırıveriyor o "Ben sana
mecburum!" Atillâ İlhan şiirinin tek
teması aşk değil elbette; bu kitapta beş
bölümde topladığı şiirlerinde, dönemin
siyasi havasını, çalkantılarını, gerilimi,
direnişi, başkaldırıyı, imkânsız aşkları
ve özgürlük özlemini bulacaksınız.
Oyunculuk Tarihi 1-2/
Özdemir Nutku/ Dost Yayınevi/ 1004 s.
Ünlü tiyatro
araştırmacısı ve yazar Özdemir Nutku,
oyunculuğu tarihsel kaynaklarından itibaren
irdelediği kapsamlı çalışmasının bu ilk
cildinde, oyunculuğun ilk çağlardan beri var
olan temel disiplinleri, temel oyunculuk
teknikleri ve başlıca temsil biçimleri
üzerine eğiliyor. İlk ciltte oyunculuk
tarihini kökensel ve estetik kaynaklarına dek
çözümleyen yazar ikinci ciltte günümüz
oyunculuk disiplinlerine, çağdaş akım ve
anlayışlara kadar vardırıyor incelemesini.
Binlerce yıl öncesine temellenen bir pratik ve
kuramsal bütünlüğün günümüz tiyatro
dünyasında aldığı farklı biçimleri,
yarattığı etki ve sonuçları irdeleyen
tamamlayıcı bir çalışma. Oyunculuk tarihi
konusunda uzun süredir yokluğu hissedilen
kapsayıcı, nesnel ve ayrıntılı bir başvuru
kaynağı.
|
Modern
Düşüncenin Doğuşu/ Cemal Bali Akal/ Dost
Yayınevi/ 319 s. Avrupa 1492'de yeni dünyayı keşfeder
ve bir modernleşme-sömürgeleştirme sürecinde
onu hızla farklılaştırırken, kendisini ve
dünyanın geri kalanını değiştirip yeniden
düşünmeye çalışır. Bir yanıyla tüm
zamanların fatihlerini, diğer yanıyla
özgürlük yanlılarını temsil eden
"modern insan" doğar ve büyür. Bu
sürecin teoride ve pratikteki öncüsü
İspanya'dır. Şaşırtıcı olan ise günümüz
ve zihniyetimiz açısından anlam yüklü bu
başlangıç anı ve yerinin görmezden
gelinmesi, Vitoria, Las Casas, Suarez ve
diğerlerinin unutulmasıdır. Ama bütün
bunları yok saymak da modern düşünce ve
yapılanmayı kavramaktan vazgeçmek olacaktır.
Elimizdeki kitap moderniteyi modernite yapan bir
tarihi hatırlatmaktadır.
Aşk İhtiyacı/ Orhan
Mithat/ Berfin Yayınları/ 200 s.
İlk baskısı 1924 yılında
yapılan bu romanın yazarı, günümüzde
bilinmemekte. Konusu Osmanlı İmparatorluğu'nun
son dönemlerinde geçen bir aşk hikayesi olan
kitap, imparatorluğun düştüğü durumun
insanları nasıl etkilediğini konu alıyor.
Batı hayranlığı, çürüyen değerler
ortamını oluşturmuş ve iki kültür arasında
bocalayan insanların kimliği konak ve köşk
hayatının ayrıntılı ve çarpıcı
örneklerle süslendiği bir mekanda, yalın bir
dille sunulmuş. Aşk ve cinsel arzuların
birbirini yiyip bitirdiği, kara sevdanın
ölümlere sürüklediği insanların
yaşamlarını ve düşlerini, tarihi zaman ve
mekanı içerisinde aktaran yazar, Klasik Türk
Edebiyatı'nın özgün örneklerinden birini
yaratmış. Aşk bir ihtiyaçtır ama bu
ihtiyacın karşılanmasını ve kullanmasını
bilmek de o denli önemlidir. İşte bu kitap,
mağlup olan insanların ve kazanan Aşk'ın
romanı.
Ozan Dolu Anadolu/
Aşık İhsani/ Berfin Yayınları/ 189 s.
Bu kitap, Aşık İhsani'nin
yüze yakın halk ozanından yaptığı bir halk
şiiri seçkisi. 1970'li yılların ortamında,
halk şiirinin toplumsal kimliğinin unutulduğu
ya da unutturulduğu gerçeğinden hareketle,
Anadolu'nun farklı yörelerindeki halk
aşıklarının böyle bir seçkide
buluşturulması önemli bir eylem. Pir
Sultan'dan günümüze uzayıp gelen bu
geleneksel zincirin şiirlerini bu kitap
aracılığıyla bir arada okuyacaksınız. Bu
şiirler, aynı zamanda ülkemizin
koşullarının da bir panoraması.
|
Şimdi
Sevişme Vakti/ Sait Faik Abasıyanık/ Yapı
Kredi Yayınları/ 91 s. Sait Faik şiirlerindeki hüzünlü
öyküler, öykülerindeki yanık şiirler...
Şiirden öyküye, öyküden şiire, sevgiyi,
insanı, doğayı, kuşları, balıkları,
denizi, en çok da sevgiyi, denizi taşıdı
hayattan alarak. O'nun her satırı/dizesi insan
olma serüveninin en lirik anlatımıdır. Bu
kitapta yayımlanmış bütün şiirlerinin yanı
sıra, ardında bıraktığı manüskrilerde yer
alan, ilk kez gün ışığına çıkan bazı
şiirleri de yer alıyor.
Gılgameş/ İbrahim
Üçer/ Berfin Yayınları/ 133 s.
İnsanın insanlaşma sürecini
izlediğimizde, ilk ipuçlarını efsanelerde
buluruz. "Tarih Sümer'de Başlar"
söylemi, bu işin abecesi gibidir neredeyse.
Gilgameş bu dönemin en ünlü
kahramanlarındandır. Onun macerası insan
kimliğinin de macerasıdır. Tarihin ilk
kahramanı olarak bilinen Gılgameş ve arkadaş
olduğu Enkudi, birbirinin tamamlayan ve
birbirinin içinde olan, insan özelliklerini
vurgulayan, yaşama yerleştiren, olmazsa olmaz
kılan davranışları tanımlayan öncüler
olarak gözükür bizlere. Ülger'in yoğun bir
emek ürünü olan bu çalışması, yeni
çalışmalara da kaynaklık edecektir.
İnsanlığın tarihi, aynı zamanda emeğin de
tarihi değil midir?
Bıçak Kemikte/ Aşık
İhsani/ Berfin Yayınları/ 152 s.
Le Monde gazetesinde Aşık
İhsani ile ilgili olarak çıkan yazıda şöyle
deniyor "... İhsani ile söz konusu olan
başka şey. Bunu söylerken Bob Dylan'ı, Joan
Baez'i, Gospels'in politik olmuş kara derili
şarkılarını düşünüyorum. Ray Charles'ın
ya da John Holiday'in çığlık türküsü,
Charlie Mingus'un yakarı türküsü, Bob Dylan
ya da Joan Baez'in yakınma türküsü, Leo
Ferre, Branssens'in taşlama türküleri, İhsani
sözlerindeki şiddetle
karşılaştırıldıklarında adeta çekinden
kalırlar. Yalnızca Vietnam savaşına karşı
koyan dünya ozanlarında görülen açık
sözlü sertlik, İhsani şiirinin ilk göze
çarpan özelliğidir. İhsani bu öfkeyi, bu
sertliği halkına karşı olan her şeyi
yermekte kullanıyor. Kibarlar belki bu tondan
inciniyorlar ama bu akım, bu hakaret rayına
oturmuştur..." Çocukluğunda, bir köy
ağasına satılan, yoksulluk nedeniyle çile
üstüne çile çeken Aşık İhsani,
yaşadıklarına karşın çağdaş şiirler
yazıp söylemiş, başarılı olup ünlenmiş
bir şair. İlgilenenlere duyurulur.
|