Ana Sayfa
-www.vitrindekikitaplar.com

Yönetmenden

PAS DEMİRİ YİYOR
Rauf Mutluay, Dünya Yayıncılık, deneme, 224 sayfa.

'Pas Demiri Yiyor', Rauf Mutluay'ın 1964-1974 yılları arasında 'Yeni Ufuklar' dergisinde yayımlanmış deneme ve eleştirilerinden oluşan bir seçme. Roman, şiir ve tiyatro üzerine yoğunlaşan denemelerinde öyküleyici bir yöntem olduğu göze çarpan Mutluay'ın kitabı altı bölümden oluşuyor. Aynı zamanda bir öğretmen olan yazarın, öğrencilerine dair gözlemlerinden beslenen denemelerinin de bulunduğu kitapta, günlük yaşama, yazma edinimine, yazınsallığa ilişkin denemeler, öykü, şiir, roman ve oyun üzerine eleştiriler de yer alıyor. Genellikle ayrıntılardan yola çıkan Mutluay, ele aldığı her sorunu keyifli bir üslupla irdelemeye çalışıyor.
POYRAZDA KIMILDAYAN SALINCAK
Ahmet Oktay, Alkım Yayınevi, şiir, 104 sayfa.

"Sadece bir rüya arar insan/gecenin ve alkolün göğsünde. Mazi/Ürkütür çünkü ve bir uçurumdur/ her otel odası. Yatıyor/binlerce cesedim/ diplerinde. Belki fasıl dinlerken radyoda. Ey sesin muamması!/ inliyordu yaylı tambur: Yatalak/bir hasta ya da dövülmüş bir çocuk. Zaman ve Hayal!/tükettiler beni. Her hatıra korkunç: Ayak seslerim/yankılanıyor koridorlarında/Işıklar Askeri Lisesi'nin peşimde ablamın hayaleti: Bir yaz/günü öldü benden uzakta(...)" Şiirin bin yıllık anayasası ile uğraşan Ahmet Oktay 'Poyrazda Kımıldayan Salıncak' adlı şiir kitabında hayatı irdeliyor. Oktay, 1963 yılından beri yazdığı şiirleri arasından seçtiklerini bu kitabında bir araya getiriyor.
'Gölgeleri Kullanmak', 'Sürdürülen Bir Şarkının Şairi', 'Söz Acıda Sınandı' kitapta yer alan şiirlerden bazıları.
Uluslararası İlişkilerde Sınır Tanımayan Sorunlar/ Derleyenler Ayhan Kaya-Günay Göksu Özdoğan/ Bağlam Yayıncılık/ 382 s.

Günümüzde uluslararası ilişkiler disiplininin kapsamı ve sorunsallarına ilişkin disiplinlerarası bir yaklaşımın yönlendirdiği çok yönlü tartışmalarda, egemen paradigmaların yeterli olup olmadığına ilişkin sorular öne çıkmaktadır. Özellikle de ulus-devlet kavramını belirleyici tekil bir aktör olarak değerlendiren geleneksel yaklaşıma karşın "sınır tanımayan sorunlar"ın dayattığı yeni bir kavrayış arayışı gündeme gelmiştir. Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Araştırma Merkezi (MURCIR) bünyesinde düzenlenen uluslararası bir atölye çalışmasından yola çıkarak derlenen bu kitapta, uluslararası ilişkiler disiplinine eleştirel bakışlarla birlikte bazı kuramsal çalışma alanları haline gelen konular ve sorunlar yer almaktadır.

Radar Altı İletişim-Günümüzün Kuşkucu Tüketicisine Ulaşmanın Yolları/ Jonathan Bond - Richard Kirshenbaum/ Çeviren Ayçan Akyıldız/ MediaCat Kitapları/ 272 s.

Tüketiciye ulaşabilmek için artık her şeyden önce, radara yakalanmamak gerekiyor. Bu kitap, günümüz tüketicilerinin reklamlardan kaçtıkları, ticari mesajlara karşı güvensiz oldukları gerçeğini temel alarak yeni bir reklamcılık ve pazarlama iletişimi yaklaşımı geliştiriyor. Ticari mesajların radara yakalanmadan tüketici zihnine nasıl ulaşabileceğini gösteriyor. Üstelik tüm bunları, son dönemin en yaratıcı ajanslarından birinin "kampanya hikâyeleri" üzerinden yapıyor. Tüketiciyle iletişim kurmak zorunda olan herkes için...

DÜŞMÜŞ OCAĞA YANIYOR!
Murat Çulcu, E Yayınları, tarih, 555 sayfa.

Murat Çulcu'nun, 'Her Sakaldan Bir Kıl' ve 'Sikkesiz Sultanlar' adlı kitaplarından sonra 'Türkiye'de MAFİA'laşmanın Kökenleri' adlı dizisinin üçüncü kitabı da raflardaki yerini aldı. 'Düşmüş Ocağa, Yanıyor!' da Murat Çulcu'nun diğer kitaplar gibi Osmanlı merkezi otoritesini temsil eden Sultan/Halife'nin mutlak iradesi ile 'otorite çatışmasına' girişen odakları merkeze alıyor. İlk kitapta Yeniçeri Ocağı ve Celâli İsyanları'na,
ikinci kitabında Karadenizliler ve Osmanlı Ayanları'na odaklanan Çulcu, bu kez tarihteki Arnavut mafioz düzeni ele alıyor ve inceliyor. 'Düşmüş Ocağa Yanıyor!', ağırlıklı olarak ocaklıların İstanbul'da oluşturdukları 'mafios düzen' ve 'mafios örgütlenme'yi anlatıyor. Günümüzde her türden komplo örgütünden, batan bankalara ve işlenen cinayetlere kadar her yere kök salmış bulunan ilişkilerin bin yıllık tarihinde eksik kalan halkalar böylelikle tamamlanıyor.